Sayıştay 1. Dairesi 10789 Kararı - Yüksek Öğretim Kurumları Çeşitli Konular

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

10789

Karar Tarihi

15 Ekim 2020

İdare

Yüksek Öğretim Kurumları

Daire Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır

  • Daire: 1

  • Karar Tarihi: 15.10.2020

  • Karar No: 10789

  • İlam No: 4

  • Madde No: 1

  • Kamu İdaresi Türü: Yüksek Öğretim Kurumları

  • Hesap Yılı: 2019

  • Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

KARAR

Kanalizasyon ve su tesisi harcamalarına katılma payından kaynaklanan borcun zamanında ödenmemesi sonucunda … Belediyesine gecikme zammı ödendiği görülmüştür.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde kamu gideri;

“Kanunlarına dayanılarak yaptırılan iş, alınan mal ve hizmet bedelleri, sosyal güvenlik katkı payları, iç ve dış borç faizleri, borçlanma genel giderleri, borçlanma araçlarının iskontolu satışından doğan farklar, ekonomik, malî ve sosyal transferler, verilen bağış ve yardımlar ile diğer giderleri, ... ifade eder.” olarak tanımlanmıştır.

“Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8’inci maddesinde;

“Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” hükmü yer almaktadır.

“Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesinde;

“...Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” denilmektedir.

Yine aynı Kanunun “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesinde de;

“...Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar...” hükmü yer almaktadır.

Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Kamu zararının belirlenmesi başlıklı” 6’ncı maddesinde;

“Kamu zararının belirlenmesinde;

….

g) Kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfet getirilmesi,

esas alınır.” hükmü yer almaktadır.

… Belediyesinin … tarihli ve … sayılı yazısında …e ait Kanalizasyon ve Su Tesisi Katılma Paylarının … TL’lik 4 eşit taksit halinde ödenmesi gerektiği belirtilmiş, ilk iki taksit … tarafından ödenmiştir. Daha sonra Hukuk Müşavirliğince verilen istişari görüş üzerine 3. ve 4. taksitler, 5 Aralık 2017 tarihli ve 30261 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7061 sayılı Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 86’ncı maddesi ile Belediye Kanununa eklenen ve 01.01.2018 tarihinde yürürlüğe giren Ek 2’nci maddesi kapsamında değerlendirilerek ödenmemiştir. Anılan Ek 2’nci maddede; “... Belediyeler temiz şebeke suyu hizmeti vermediği yerleşim yerlerindeki kamu kurumlarından herhangi bir ad altında ücret talep edemez. Kamuya ait eğitim kurumları, yurtlar, okul pansiyonları ve hastanelerden abonelik, açma kapama, bağlantı, teminat, güvence bedeli, katılma payı ve benzeri ad altında herhangi bir ücret talep edilemez” hükmü yer almaktadır. Hukuk Müşavirliğince verilen görüş üzerine Üniversitenin … Kampüsünün temiz suyunu kendisi karşıladığı, bu nedenle 3. ve 4. taksitlerin ödenmeyeceği … Belediyesine bildirilmiş, ancak Belediye tarafından tüm taksitlerin ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Hukuk müşavirliğinden tekrar istenen istişari görüşte yine 3 ve 4. taksitlerin ödenmemesi gerektiği bildirildiğinden söz konusu katılma paylarının 3 ve 4. taksitlerin ödemesi gerçekleştirilmemiştir.

… Belediyesince bildirilen Üniversiteye ait Kanalizasyon ve Su Tesisi Harcamalarına Katılma Payının, 7061 sayılı Kanunun 86’ncı maddesi ile Belediye Kanununa eklenen Ek 2’nci maddenin yürürlüğe girdiği tarih olan 01.01.2018 tarihinden önceki dönemi kapsadığı için bu madde kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından, ilgili katılma payının zamanında ödenmemiş olması dolayısıyla gecikme zammı ödenmesine yol açılmıştır. Yukarıda yer verilen “kamu gideri” tanımından da görüleceği üzere bir giderin kamu gideri olarak tanımlanabilmesi için kanuna dayalı olması gerekmektedir. Mevzuatta gecikme zammı şeklinde öngörülmüş bir gider bulunmadığı için yapılan ödeme kamu zararı niteliğindedir.

Savunmaların incelenmesinde Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla savunması alınan …’nun Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı Muhasebe Müdürlüğünde Strateji Geliştirme Birimlerinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik uyarınca Harcama Birimlerince hazırlanarak ödenmek üzere Muhasebe Yetkilisine gönderilen evrakların Muhasebeleştirme işlemlerinin yapılması ve BKMYBS (Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Bilgi Sistemi) üzerinden girişinin kontrol edilmesi aşamasında ve evrakların arşivlenmesinde görevli olduğu, ödeme emri belgesi üzerindeki imzasının Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla atılmadığı anlaşıldığından sorumluluğu bulunmamaktadır.

Bu nedenle, Kanalizasyon ve Su Tesisi Harcamalarına Katılma Payının … Belediyesine zamanında ödenmemesi sonucu gecikme zammı ödenmesi nedeniyle oluşan … TL kamu zararının Harcama Yetkilisi … ve Gerçekleştirme Görevlisi …’e müştereken ve müteselsilen,

6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine,

(Daire Başkanı …’nün; “5018 ve 6085 sayılı Kanunlar sonrası getirilen yeni sorumluluk anlayışına göre yapılan bir harcamaya kamu zararı diyebilmek için kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması, sorumluların mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri ile illiyet bağı kurulması gerekir.

Bu aşamada değişen mevzuat karşısında sorumlularca bir kamu zararına sebep olmamak açısından gerekli gayretin gösterildiği ilgili idare ile yazışmalar yapıldığı Hukuk Müşavirliğinden görüş alındığı ancak bu sürecin uzamasından kaynaklı olarak gecikme cezası ödenmek durumunda kalındığı anlaşılmaktadır diğer bir ifade ile ortada bir kasıt veya ihmalin olduğunu söylemek güçtür.

Ayrıca öncelikle kamu geliri, kamu kaynağı ve kamu zararı kavramlarından ne anlaşılması gerektiğini irdelemek gerekmektedir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununda; “Kamu geliri: Kanunlarına dayanılarak toplanan vergi, resim, harç, ceza gelirleri, sosyal güvenlik primi kesintileri ile diğer gelirleri, Kamu kaynakları: Borçlanma suretiyle elde edilen imkânlar dahil kamuya ait gelirler,” şeklinde tanımlanmakta, “Gelirlerin dayanakları” başlıklı 37. maddede; “Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin gelirlerinin kanuni dayanakları bütçelerinde gösterilir. Bütçelerde yer alan gelirler, ilgili kanunlarında belirtilen usullere göre tarh, tahakkuk ve tahsil edilir. Genel bütçe gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsili Maliye Bakanlığı veya tarh ve tahakkuka ilgili mevzuatına göre yetkili idareler tarafından yapılır” denilmekte, 38. maddede de “Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur” denilmektedir. Yani kanunlarında belirtilen usullere göre tarh, tahakkuk ve tahsil edilen ceza gelirleri esasen bir kamu geliri, dolayısıyla kamu kaynağıdır.

5018 sayılı Kanunda, “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır” şeklinde tanımlanmış, 71. maddesinde;

“Kamu zararının belirlenmesinde;

a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,

c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,

d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,

e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

f) (Mülga:22/12/2005-5436/10 md.)

g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,

Esas alınır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Anayasa gereği merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile mahalli idarelerin bütün gelir ve giderleri ile mallarını denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamakla görevli olan Sayıştay’ın, gecikme cezalarına, bunun aynı zamanda bir kamu kaynağı olma niteliğinin bulunduğunu göz ardı ederek sadece üniversite bütçesinden yapılan gereksiz bir harcama niteliği üzerinden değerlendirme yapması ve bu tahsilatla esasen bir anlamda kamu geliri elde edilmiş olmasına karşın bunu kamu zararı olarak kabul etmesi doğru olmaz.

Her ne kadar Kamu Zararının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik de kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak unsurlar arasında, Kanunda yer alan unsurlara ilaveten “Kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfet getirilmesi” düzenlemesine yer verilmiş ise de, bu düzenleme o kamu idaresinde görevli memurların, gerekli tedbirleri almamaları nedeniyle kendi kurumlarına verdikleri zararların tahsili ile ilgili bir düzenleme niteliğinde olup, aynı zamanda bir kamu geliri olan gecikme cezalarının Sayıştay yargısı açısından da bir kamu zararı olarak kabulünü gerektirmez. Kaldı ki yasa koyucu kamu zararının tanımını yapmış, sadece kamu zararının, bu zarara neden olan kamu görevlisinden veya diğer gerçek ve tüzel kişilerden tahsiline ilişkin usûl ve esasları belirleme yetkisini yürütmeye bırakmıştır. Yapılan harcamanın kamu zararı olup olmadığına karar verecek merci Sayıştay’dır. Aynı zamanda kamu gelirlerini denetleyip sorumluları hakkında kesin hüküm verecek olan Sayıştay, kanunlarında belirtilen usullere göre tarh, tahakkuk ve tahsil edilmesi gereken ceza gelirleri tahsil edilmez ise kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olanlar hakkında kamu zararına sebep oldukları için hüküm verecektir.

İlgili kanunlarında belirtilen usullere göre belediye tarafından tahsil edilen idari para cezasının muhatabı üniversite olduğundan, bu tutarın üniversite bütçesinden ödenmesi zaruridir. Dolayısıyla bu ödemeyi yapanların sırf ödeme işlemi nedeniyle sorumlu tutulması mümkün değildir. Yönetmelik hükmü gereği bir işlem yapılacaksa rücu işlemini başlatmakla görevli personelin bu görevini yerine getirmemesi nedeniyle bir sorumluluğu söz konusu olabilir. Bunun da 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 12’nci maddesi çerçevesinde gerekli incelemenin yapılmasını teminen ilgili idareye yazılması ve Sayıştay’ın yargısal niteliği olmayan raporları ile takibi ve çözümlenmesi gerekir.” ve,

Üye …’ün; “5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde kamu zararı; “.. kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlanmıştır. Mevcut olayda Kanalizasyon ve Su Tesisi Harcamalarına Katılma Payının 3. ve 4. taksitlerinin vadesinde ödenmemesi sonucunda … Belediyesi’ne gecikme zammı ödenmiştir. Dolayısıyla bir kamu kurumu tarafından başka bir kamu kurumuna ödeme yapılması sonucu toplam kamu kaynağı değişmediğinden kamu zararı söz konusu değildir. Bu nedenle tazmin hükmü verilmemesi, ancak Kamu Zararının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde;

“Kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfet getirilmesi” kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak unsurlar arasında sayıldığından gecikme zammı ödenmemesi için gerekli özeni göstermeyen sorumlular hakkında işlem yapılması için konunun İçişleri Bakanlığı’na yazılmasına karar verilmesi gerekir.” şeklindeki görüşlerine karşın),

Anılan Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca işbu ilamın tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim