Sayıştay 1. Dairesi 10484 Kararı - Özel İdareler Yargılama Usulleri

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

10484

Karar Tarihi

25 Haziran 2015

İdare

Özel İdareler

Daire Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır

  • Daire: 1

  • Karar Tarihi: 25.06.2015

  • Karar No: 10484

  • İlam No:

  • Madde No: 1

  • Kamu İdaresi Türü: Özel İdareler

  • Hesap Yılı: 2012

  • Konu: Sorumluluk ve Yargılama Usulleri ile İlgili Kararlar

KARAR

YARGILAMANIN İADESİ

….. İl Özel İdaresi ….. yılına ilişkin ek yargı raporunun Dairemizce görüşülmesi sonucunda;

….. İl Özel İdaresi ….. yılı hesabı ile ilgili olarak düzenlenen yargılamaya esas raporun 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 49 uncu maddesi gereğince yargılanması sonucu düzenlenen 26.06.2014 tarih ve 215 sayılı ilamın 7 nci maddesinde; İl Özel İdaresi Genel Sekreterine 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvele göre maaş ödenmesi sonucu oluşan toplam ….. TL kamu zararının;

Gerçekleştirme görevlisi ….. ile harcama yetkilisi …..,

Müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

Bu defa asıl ilamın 7 nci maddesiyle tazminine hükmedilen konu hakkında İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ….. tarafından gönderilen 18.03.2015 tarihli ve 16711 Sayıştay evrak kayıt numaralı dilekçede; “Anayasa Mahkemesi, 13.11.2014 tarih ve 2014/172 Esas, 2014/170 Karar sayılı ilam ile 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı Cetvelin “A- Aylıklarını 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa Göre Alanlar” bölümünün (1) numaralı sırasının (d) bendinde yer alan “diğer illerin il özel idaresi genel sekreteri” ibaresi ile (e) bendinde bulunan “büyükşehir belediyesi bulunmayan illerin il özel idaresi genel sekreter yardımcısı” ibaresini, Anayasa’ya aykırı oldukları gerekçesiyle iptal etmiştir.

….. İl Özel İdaresinde Sayıştay Denetçileri, yapılan denetimde İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ….. ….. TL kamu zararı tespit etmiş ise de; Sayıştay 1. Dairesi 15.01.2015 tarih ve 10420 karar sayılı ilam ile Anayasa Mahkemesinin iptal kararı göz önünde bulundurularak ilişilecek bir hususun bulunmadığına karar vermiştir.” denilmek suretiyle söz konusu tazmin hükmünün, yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılmasına ve İl Özel İdaresi Genel Sekreterince ödenen ….. TL’nın iadesine, karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.

6085 sayılı Sayıştay Kanununun “Yargılamanın iadesi” başlıklı 56 ncı maddesinde;

“(1) 52 nci maddenin birinci fıkrasında yazılı ilgililer tarafından yargılamanın iadesi istenebileceği gibi Sayıştay dairelerince de doğrudan doğruya buna karar verilebilir.

(2) Yargılamanın iadesi sebepleri şunlardır:

a) Hesapta maddi hata, isim yanlışlığı veya eksikliği bulunması, noksanlık veya mükerrerlik olması.

b) Hükme etki yapmış olan bir belgede sahtecilik bulunması.

c) Denetleme veya hesap yargılaması sırasında görülmeyen yanlış veya usulsüz bir işlemin hükümden sonra meydana çıkmış olması.

ç) Denetleme veya hesap yargılaması sırasında bulunmayan hükme tesir edebilecek bazı belgelerin hükümden sonra ortaya çıkması.

d) Hükme esas tutulan bir ilamın bozulma suretiyle ortadan kalkmış olması.

e) Bilirkişi veya uzmanın gerçeğe aykırı rapor düzenlediğinin ortaya çıkması.

(3) Yargılamanın iadesi isteminde bulunma süresi ilamın tebliği tarihinden itibaren beş yıldır.

(4) Yargılamanın iadesi isteminde bulunmak ilamın icrasını alıkoymaz. Yargılamanın iadesi dilekçesini inceleyen daire gerekli gördüğü takdirde, kanunen geçerli teminat karşılığında, icranın geciktirilmesine karar verebilir.

(5) Yargılamanın iadesi istemi, hükmü veren dairece incelenir ve ilk olarak yargılamanın iadesi talebinin kabulüne veya reddine karar verilir. Kabul kararı verilmesi halinde iade edilen hususlarla sınırlı olmak üzere hesap yargılaması yapılır.

(6) Türkiye Büyük Millet Meclisince kesin hesap kanunu tasarısının karara bağlanmış olması şahıs borçlarına etkili değildir.”

Hükümlerine yer verilmiştir.

Sayıştay Dairelerince yargılamanın iadesine karar verilebilmesi için ilgili hesapta yukarıda belirtilen maddede sayılan sebeplerin bir veya birkaçının mevcut olması gerekmektedir.

Anayasa Mahkemesi 13.11.2014 tarih ve E:2014/172 K:2014/170 sayılı Kararı ile, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı Cetvelin “A- Aylıklarını 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa Göre Alanlar” bölümünün (1) numaralı sırasının (d) bendinde yer alan “diğer illerin il özel idaresi genel sekreteri” ibaresi ile (e) bendinde bulunan “büyükşehir belediyesi bulunmayan illerin il özel idaresi genel sekreter yardımcısı” ibaresini, Anayasaya aykırı oldukları gerekçesiyle iptal etmiş; iptal hükümlerinin, kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesine hükmetmiştir.

Söz konusu iptal kararı, Resmi Gazetede 10.01.2015 tarihinde yayımlanmış ve geçerlilik süresi de 6 ay sonrası için belirlenmiştir. Bu tarihe kadar kanun koyucunun iptal edilen hükümlerin yerine konulacak bir düzenleme yapması gerekmektedir.

Dairemizce Anayasa Mahkemesi Kararından önce mevcut yürürlükteki hükümlere göre karar verilmiştir.

Bu itibarla, 6085 sayılı Kanunun yukarıda anılan maddesi gereğince yargılamanın iadesini gerektiren bir sebep mevcut olmadığından, yapılacak işlem bulunmadığına,

Üye ….. “Dairemiz, 11.10.2011 tarih ve 666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) Sayılı Cetvel’in “A- Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa Göre Alanlar” bölümünün (1) numaralı sırasının;

  1. (d) bendinde yer alan “.diğer illerin il özel idaresi genel sekreteri.” ibaresinin,

  2. (e) bendinde yer alan “.büyükşehir belediyesi bulunmayan illerin il özel idaresi genel sekreter yardımcısı.” ibaresinin,

Anayasanın 91 inci maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurmuş, mahkeme de, 03.11.2014 tarih E:2014/172, K:2014/170 sayılı karar ile sözkonusu hükümleri iptal etmiş, iptal kararı da 10.01.2015 tarih ve 29232 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Bu iptal kararından sonra daireye intikal eden aynı nitelikteki raporların görüşülmesi sonrasında tazmin kararı vermemiş, ancak Anayasa Mahkemesine müracaattan önce dairede görüşülen benzer tüm raporların görüşülmesi sonucunda tazmin hükmü verilmiştir. İşte bu ek rapordaki itiraz sahibi de iptal kararı öncesi hakkında tazmin hükmü verilmiş sorumlulardan olup, göndermiş olduğu dilekçesinde dairemizce verilen tazmin hükmüne esas KHK hükmünün Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden bahisle konun yargılamanın iadesi sebebi kabul edilerek hakkında verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

6085 sayılı Sayıştay Kanununun 56 ncı maddesinde yargılamanın iadesi sebepleri sayılmış, ancak bu sebepler arasında Anayasa Mahkemesinin iptal kararı vermiş olması yer almamıştır. Bu anlamda bakıldığında sorumlunun yargılamanın iadesi talebinin reddedilmesi gerektiği söylenebilir. Ancak öğretide olağanüstü kanun yolu olarak kabul edilen yargılamanın iadesi usulünün sebepleri dikkate alındığında, mevcut gerçek delillere ve adaletin tesisine açıkça aykırı karar verilmiş olması ve sorumlunun özellikle emsallerine göre mağdur edilme ihtimalinin önüne geçilmesi amacıyla çok istisnai hallerde bu kanun yolunun kullanılması gerektiği sonucuna ulaşılabilir. Ayrıca toplum vicdanını rahatsız edilmemesi ve adaleti sağlanması için, hükme esas tutulan bir ilamın bozulma suretiyle ortadan kalkmış olmasını bile, yargılamanın iadesi sebebi sayıp, kesinleşmiş bir kararın kaldırılması usulünü kabul eden bir hukuk sisteminin, verilen tazmin kararının diğer bir deyişle hükme esas tutulan kanunun iptal edilmiş olmasını yargılamanın iadesi için hiçbir şekilde yeterli kabul etmemesi, dolayısıyla sadece dairenin iptal başvurusunu geç yapmış olmasından dolayı, aynı görev karşılığı aynı maaşı almış kişiler hakkında farklı hüküm tesis edilmesi, hakkaniyet ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmaz. Birbirleriyle aynı durumda bulunan özel idare genel sekreter ve yardımcılarına aynı düzenleme karşısında farklı ücret ödenmesine rıza göstermek, aynı durumda bulunan kişilere ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlâli sonucunu da doğurur. Belki bu noktada Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği kuralına değinmek de yerinde olur. Zira 6216 sayılı Kanunun 66 ncı maddesi gereği iptal kararları geri yürümez. Ancak bu kuralı katı ve mutlak bir düzenleme olarak kabul etmektense olaya göre eşitlik, hakkaniyet, adalet kavramları göz önünde bulundurularak uygulamak yerinde olur. Geri yürümemede asıl amaç kamu düzenini ve kazanılmış hakları korumaktır. İptal kararı öncesinde haklarında tazmin hükmü verilmiş olanların yargılamanın iadesi ile bu ödemelerinin iade edilmesinin kamu düzenini bozucu bir yanı olmadığı da açıktır. Aksine iptal kararı öncesi haklarında tazmin hükmü verilmiş olanların bu durumlarının düzeltilmemesi hukuka ve devlete olan güveni sarsar. Diğer bir husus da Sayıştay yargısında dava konusu ihtilafı yine Sayıştayın ortaya koyuyor olması hususudur. Sayıştay yargısına intikal eden konular, Sayıştay denetimi sonrasında ortaya çıkmakta, diğer mahkemelerdeki gibi ihtilaf taraflarca ileri sürülmemektedir. Bu nedenle ihtilafı ortaya koyan irade, kamu zararını tespit ederken uyguladığı kanun veya KHK nın Anayasaya aykırılığını bir anlamda yine kendisi iddia etmektedir. Bu tespitin geç yapılmış olmasından dolayı, tespit öncesi ve tespit sonrası diğer bir deyişle iptal öncesi ve iptal sonrası benzer nitelikteki sorumlular hakkında farklı hüküm verilmesi hakkaniyet ve adalet kavramıyla bağdaşmaz.

Tüm bu nedenlerle benzer durumdaki sorumlularla ilgili olarak haklarında farklı karar verilmiş olan (2013 yılı öncesi tüm sorumlular hakkında tazmin hükmü verildiğinden eşitlik ve adalet kavramlarının zedelenmediği açık olduğundan) 2013 yılı hesaplarıyla sınırlı olarak sorumluların yargılamanın iadesi talebi kabul edilerek tazmin hükmünün kaldırılması uygun olur.

Kaldı ki, 6216 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinde; “Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse mahkeme buna uymak zorundadır” hükmü yer almaktadır. Sorumluların itirazı, ilamın kendilerine tebliğ edildiği tarih ve başvuru tarihi açısından incelendiğinde, süre açısından henüz hükmün kesinleşmediği de görülmektedir. Her ne kadar iptal başvurusu başka bir idarenin hesabının yargılanması sırasında verilmiş ise de, konunun aynı olduğu her iki kurumun da İl Özel İdaresi olduğu, konunun da Genel Sekreter ve Yardımcılarına, iptal edilen KHK ya göre yapılan ödeme olduğu görülmektedir. Bu nedenle henüz kesinleşmemiş olan esas hakkındaki bu kararın iptal kararı dikkate alınarak hükme bağlanması uygun olur.”

Şeklindeki karşı oyuna karşın oy çokluğuyla,

Ayrıca kararın ilgililerine bildirilmesine oy birliğiyle,

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:13

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim