Sayıştay 1. Dairesi 10452 Kararı - Özel İdareler İş Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

10452

Karar Tarihi

19 Mart 2015

İdare

Özel İdareler

Daire Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır

  • Daire: 1

  • Karar Tarihi: 19.03.2015

  • Karar No: 10452

  • İlam No: 362

  • Madde No: 1

  • Kamu İdaresi Türü: Özel İdareler

  • Hesap Yılı: 2012

  • Konu: İş Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

İşçi Ücreti

…İl Özel İdaresi adına …Sendikası ile …Sendikası arasında … -… tarihleri arasında geçerli olmak üzere … tarihinde 3. Dönem Toplu İş Sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşmenin özel idare kökenli olup …Sendikasınca imzalanan sözleşmeden ilk defa yararlanacak olan işçilerin haklarını düzenleyen Geçici 4 üncü maddesinde;

“Başka kamu kurumlarından kanunla devredilen işçilerin bu sözleşmeden doğan her türlü hak ve menfaatlerinin hesaplanmasında devredildiği işyerinde geçen çalışma süresi bu işyerinde geçmiş gibi dikkate alınır. (yıllık ücretli izin hakkı, kıdem ve ihbar tazminatının hesaplanmasında dikkate alınan çalışma süresi, pozisyon değişikliği sınavında aranan çalışma süreleri vb).

Ancak bu maddeye dayanılarak başka işverenin veya aynı işveren olmakla birlikte … Sendikası üyeliğinden önce başka işkolunda çalışılan çalışma süreleri için derece-kademe ilerlemesi talebinde bulunulamaz.” denilmektedir.

Söz konusu düzenleme ile bu işçilerin pozisyonlarına uygun olarak hizmetleri izin kıdem gibi yönlerden değerlendirilmiş, ancak aynı işyeri olan il özel idaresinde geçen hizmetleri, başka işkolu ve sendikada geçtiği için derece ve kademe ilerlemesi bakımından değerlendirilmemiştir. Ayrıca özel idare kökenli işçilerin mali hakları 3. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin yukarıdaki hükümleri de dikkate alınarak düzenlenmiş ve ödemeleri yapıla gelmiştir.

Bu düzenlemeye paralel bir düzenleme …–… tarihlerini kapsayan ve aynı taraflar arasında … tarihinde imzalanan 4. Dönem Toplu İş Sözleşmesinde de yer almıştır. 4. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin Geçici 3 üncü maddesinde aynen;

“Başka kamu kurumlarından kanunla devredilen işçiler ile idarenin başka bir iş kolundaki işyerinden işkolu değişen işçilerin bu sözleşmeden doğan her türlü hak ve menfaatlerinin hesaplanmasında devredildiği işyerinde veya işkolundaki geçen çalışma süresi bu işyerinde geçmiş gibi dikkate alınır(yıllık ücretli izin hakkı, kıdem ve ihbar tazminatının hesaplanmasında dikkate alınan çalışma süresi, pozisyon değişikliği sınavında aranan çalışma süreleri vb). Ancak yapılacak intibak nedeniyle bu toplu iş sözleşmesinin yürürlük tarihinden geriye doğru herhangi bir fark ödemesi yapılmayacaktır.” denilmektedir.

Bu düzenlemeyle birlikte Türkiye’de bu sözleşmeye imza koyan tüm il özel idarelerinde çalışan ve birleşme öncesi özel idarede büro işçisi olarak görev yapan işçilerin geçmiş hizmetleri … tarihi itibariyle sayılmış ancak geriye doğru herhangi bir fark ödemesi yapılmamış ancak, intibaklarının yapıldığı tarih (bu tarih 4. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin imzalandığı tarih olan …’den sonra olduğu için ) ile sözleşmenin geçerli olduğu tarih arasında kalan süreler için toplu ödeme yapılmıştır.

… İl Özel İdaresinde çalışan ve 2005 öncesinde özel idare çalışmış olan … büro işçisinin, … Sendikasına geçtikleri tarihten itibaren intibaklarının yapılması, intibak sonrası tespit edilen derece ve kademe üzerinden ödenecek ücretin üyelik tarihinden itibaren ödenmesi gerektiği gerekçesiyle … tarihinde (örnek karardaki dava tarihi) açtıkları tespit davası sonucunda; … 1. ve 2. İş Mahkemeleri tarafından bilirkişi mütalaası doğrultusunda kabul edildiği ve işçilerin … Sendikası üyeliğinden önceki hizmetlerinin işçilerin intibak işlemlerinde değerlendirilmesi gerektiğine hükmedildiği, bu hükme istinaden davacı vekili, işçiler itibariyle alacak hesabı yapmak suretiyle icra takibine başvurduğu, İdarenin, söz konusu mahkeme kararını temyiz etmekle birlikte, işçilerin intibaklarını mahkeme kararı doğrultusunda yaptığı ayrıca, icra takibine konu edilen işçi alacaklarının da ilgililere ödendiği,

Yerel mahkemenin kararının, Yargıtay 22.Hukuk Dairesinin … tarihli kararı ile (örnek karar) davacının edim davası açmasına engel bir durum yokken, tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddi gerekirken işin esası incelenerek yazılı bir biçimde karar verilmiş olunduğundan usulden bozulduğu, dolayısıyla idarece işçilere yapılan ödemenin dayanağı olan … 1. ve 2. İş Mahkemesi kararlarının ortadan kalktığı anlaşılmaktadır.

Yerel mahkemece verilen kararlar çerçevesinde, işçilere …’den itibaren ödemelerin yapılmasına başlanılmış ancak, ödemeler sırasında bazı hesap ve intibak hatalarının yapıldığı dolayısıyla fazla ödemelere neden olunduğu yönünde oluşan şüphe üzerine, yapılan işlemlerde herhangi bir hata veya eksiklik bulunup bulunmadığının tespiti için, sendika temsilcileri, özel idare büro görevlileri(insan kaynakları ve eğitim müdürlüğünde işçi maaşları kısmında çalışan işçi ve memur personel) ve kurum avukatından oluşan bir komisyon oluşturulmuştur. Söz konusu komisyonun … tarihli raporunda yerel mahkemenin bilirkişi eliyle hazırlattığı intibak fark ödemesi adı altındaki hesaplamalarda hatalar tespit edildiği halde, hatalı intibak işlemlerinin düzeltilmesine ilişkin herhangi bir işlem tesis edilmeyerek bu şekilde ödemeler yapılmıştır.

İşçilere yapılan ödemelerin dayanağı olan yerel mahkeme kararlarının Yargıtay’ca bozulması sonrasında, işçilere yapılan ödemeler geri alınmadığı gibi, bozulan karar çerçevesinde yerel mahkemelerde yargılama süreci yeniden başlatılmamıştır. Bununla birlikte, … tarihinde Hukuk Müşavirliğinin de uygun görüşü alınmak suretiyle bu uyuşmazlık konusu, Köy Hizmetleri kökenli …işçi ile ilgili olan ve idare aleyhine sonuçlanıp Yargıtay’ca da onaylanmış bulunan, başka bir uyuşmazlık konusu ile ilgili protokole dâhil edilerek çözüme bağlanmıştır.

Bu itibarla,

a) Hatalı hesaplama yapıldığı, yapılan intibak işleminin mahkemece öngörülen hakkın verilmesi kapsamında olmadığı işçi temsilcilerinin de yer aldığı uzman komisyon tarafından tespit edilmiş ve idareye bildirilmiş olmasına rağmen bu hususlarla ilgili olarak herhangi bir işlem yapılmamış olması nedeniyle, ödemenin hatalı intibak işlemlerinden kaynaklanan kısmından Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisinin sorumluluğu bulunmaktadır.

b) Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin kararı çerçevesinde yerel mahkeme kararlarının yok hükmünde olduğu dikkate alındığında yargılama sürecinin yeniden başlatılması, bu arada da işçilere yapılan ödemelerin geri alınması gerekirken, hukuki süreç tamamlatılmadan ve idarenin görünür hiçbir menfaati olmamasına rağmen, uzlaşma konusu yapılması nedeniyle ödemenin hatalı intibak işlemleri dışında kalan kısmından Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisi ile birlikte;

  • Protokol hükümleri çerçevesinde uzlaşma maddelerindeki usul ve şartlarla işçi alacaklarının ödenmesine ilişkin kararın uygulanmasına Olur veren ve Uzlaşma Protokolünü imzalayan Vali ...,

  • Kararların uygulanması için … tarihli karar yazısını Vali’ye takdim eden ve Uzlaşma Protokolünü imzalayan Genel Sekreter …,

  • Kararların uygulanması için ilgili karar yazısını Vali’ye takdim eden … ile

  • … adet işçiye ilişkin dava sürecinde açılan davanın tespit davası olup eda davası olmadığından özel idarenin bir edada bulunmasının karara bağlanamayacağını ileri sürmeyen ve dolayısıyla usulden reddi gerektiğine dair bir talepte bulunmayan, Yargıtay’ın bozma kararından sonra dava konusu hususun yeniden yerel mahkemede görülmesi için gerekli hukuki işlemleri yapmayan, uzlaşma talebini yerinde bularak protokol hükümleri çerçevesinde işçi alacaklarının ödenmesinin uygun olacağı şeklinde görüş veren Hukuk Müşaviri …’in de sorumluluğu bulunmaktadır.

Bu kapsamda işçilere ödenen ve ayrıntısı aşağıdaki tabloda gösterilen toplam … TL kamu zararının;

a) Hatalı olduğu tespit edilen intibak işlemlerinin düzeltilmeksizin uygulanmasından kaynaklandığı anlaşılan … TL’sinin, Harcama Yetkilisi … ile Gerçekleştirme Görevlisi …’na,

b) Geriye kalan … TL’sinin;

Harcama Yetkilisi …, Gerçekleştirme Görevlisi …, Vali …, Genel Sekreter …, Genel Sekreter Yardımcısı … ile Hukuk Müşaviri …’e

müştereken ve müteselsilen,

6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile birlikte ve temyiz yolu açık olmak üzere ödettirilmesine,

Üye …’ün; “1. ve 2. İş Mahkemesinin idare aleyhindeki kararı Yargıtay tarafından bozulmuş ve yerel mahkemelerde yargılama süreci yeniden başlamıştır. Dolayısıyla idare ile davacı işçiler arasında uyuşmazlığın devam ettiği aşikardır. Bu konuda idarenin uzlaşma usulü yönünden bir açıklık bulunmamakla birlikte, 5302 sayılı kanunun 7/e maddesi hükümleri çerçevesinde uzlaşma yetkisinin bulunduğu konusunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Dolayısıyla dava süreci devam eden bir uyuşmazlık konusunda, idarenin uzlaşmaya gitmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gibi, dosya başı uyuşmazlık miktarı dikkate alındığında uzlaşma limitleri dahilinde olduğu, dolayısıyla idarenin gerek uzlaşma yetkisi gerekse uzlaşma yapılan hususla ilgili olarak hukuka aykırı bir işlemin bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Belirtilen nedenlerden dolayı, denetçi tarafından kamu zararı olarak belirtilen toplam … TL’den;

a) Gerek mahkemenin ilk kararında, gerekse mahkeme kararının uygulama aşamasında hatalı intibak işlemleri yürütülürken bir dizi hataların yapılarak ilgililere dava konusu edilenden fazla bir ödemede bulunulduğu, bunun idarece bir kısmına önceden muttali olunmasına rağmen uzlaşma aşamasında, bu hataların varlığı ve miktarı konusunda detaylı bir araştırma yapmadan uzlaşmanın sonuçlandırılması nedeniyle toplam … TL fazla ödemeye neden olunduğu ve bu kamu zararının;

Harcama Yetkilisi …, Gerçekleştirme Görevlisi …, Uzlaşma Protokolünü imzalayan Vali …, Genel Sekreter …, Genel Sekreter Yardımcısı …’ne müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine karar verilmesi,

b) Geriye kalan … TL’sinin; kanunen verilen yetki ve sınırlar çerçevesinde uzlaşmaya konu yapıldığı dikkate alınarak idarece tesis edilen işlemin mevzuata uygun olduğuna hükmedilmesi gerektiği,” şeklindeki karşı görüşüne karşın,

Üye …’ın; “Söz konusu kamu zararının sorumluları Uzlaşma Protokolünü imzalayanlar değildir. Zira söz konusu Uzlaşma Protokolü konuya ilişkin olarak sadece alacakların ödenmesi konusunda bir iradeyi yansıtmakta olup hesaplama ve ödenecek miktar konusunda herhangi bir hüküm vermemektedir. İdarece söz konusu hususlar dikkate alınarak hesaplamanın yapılması, kanuni kesintiler yapıldıktan sonra ödemenin yapılması gerekeceğinden Uzlaşma protokolünü imzalayanların sorumluluğa dahil edilmemesi gerekir.

Hukuk Müşaviri …, hukuk müşavirliğince verilen görüşlerin istişari nitelikte olması nedeniyle, Uzlaşma Protokolüne ilişkin verdiği görüşler dolayısıyla sorumlu olmasa da dava sürecini takipte yeterli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle sorumlu tutulması gerekir.” şeklindeki sorumluluğa ilişkin farklı görüşüyle,

oy çokluğuyla,

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim