Sayıştay 1. Dairesi 10445 Kararı - Özel İdareler İş Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

10445

Karar Tarihi

11 Mart 2015

İdare

Özel İdareler

Daire Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır

  • Daire: 1

  • Karar Tarihi: 11.03.2015

  • Karar No: 10445

  • İlam No: 190

  • Madde No: 3

  • Kamu İdaresi Türü: Özel İdareler

  • Hesap Yılı: 2013

  • Konu: İş Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

İŞÇİ ÜCRETİ VE SORUMLULUK

İl Özel İdaresinde çalışan işçiler adına sözleşme imzalamaya yetkili olan ….. Sendikası ile İl Özel İdaresinin üyesi bulunduğu ve toplu iş sözleşmesi yetkisini devrettiği ….. Sendikası arasında imzalanan ve ...-... ...-... dönemlerini kapsayan Toplu İş Sözleşmeleriyle, 01.03.2005 tarihinden önce işe giren işçiler için 1/A ve bu tarihten sonra işe giren işçiler için 1/B olmak üzere iki farklı ücret skalası belirlenmiştir.

Daha sonra “eşit işe eşit ücret” saikiyle ….. İl Genel Meclisi,.. tarih ve ... sayılı kararıyla, 01.03.2005 sonrası işe başlayan işçilerin ücretlerinin de 1/A skalasından ödenmesine karar vermiştir. Ödemeler de, buna göre yapılmıştır.

07.11.2012 tarihine kadar yürürlükte olan 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanununun “Toplu iş sözleşmesinin tanımı ve muhtevası” başlıklı 2 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Toplu iş sözleşmesi, hizmet akdinin yapılması, muhtevası ve sona ermesi ile ilgili hususları düzenlemek üzere işçi sendikası ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren arasında yapılan sözleşmedir.”

Aynı Kanunun “Yetki” başlıklı 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında; “Bir işveren sendikası, üyesi işverenlere ait işyerleri, sendika üyesi olmayan bir işveren ise kendi işyeri veya işyerleri için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.”

Denilmektedir.

Bu hükümler, 07.11.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 2 ve 41 inci maddeleriyle de, aynen muhafaza edilmiştir.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca; işçi ile işveren arasındaki iş sözleşmenin içeriğinin (Ücret, izin, çalışma süresi, yolluk vb.) toplu iş sözleşmesiyle belirlenmesi ve toplu iş sözleşmesinin, işveren adına üye olduğu işveren sendikası (Üye değilse kendisi) tarafından yapılması, gerekmektedir.

Dolayısıyla, sözleşme yapma yetkisini, üyesi olarak ….. devreden İl Özel İdaresinin herhangi bir organı, Vali ya da İl Genel Meclisi, kendi başına, Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinde değişiklik yapma hakkı ve yetkisine sahip değildir. Toplu İş Sözleşmesinde, herhangi bir değişikliğe ihtiyaç olması durumunda bunu yapacak olanlar, Toplu İş Sözleşmesi tarafları, ….. ve …..’tir.

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 10 uncu maddesiyle, İl Genel Meclisinin görev ve yetkileri tayin edilmiş ve bu görev ve yetkiler arasında İl Özel İdaresi işçi ücretleri ile ilgili herhangi bir görev veya yetkiye yer verilmemiştir. Aynı Kanunun 36 ncı maddesi ve bu maddenin atıf yaptığı 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesiyle ise; İl Genel Meclisine, sadece sözleşmeli personelin alacağı ücreti tayin etme yetkisi verilmiş, bu hususta işçilerle ilgili herhangi bir sorumluluğa yer verilmemiştir.

Bu itibarla; 2005 yılından sonra işe giren işçilere, 1/A skalasından ücret ödenmesine cevaz veren ... tarih ve ... sayılı kararın, hiçbir yasal dayanağının olmadığı ve açık bir şekilde mevzuata aykırılık teşkil ettiği anlaşılmıştır.

Toplu iş görüşmesi ve sözleşme süreci, işçi hizmet akdi ile ilgili tüm hususların görüşüldüğü, gerektiğinde konuyla ilgili uzman personelden istifade edildiği, görüşmenin tek bir sendika tarafından yapılması nedeniyle ilgili hizmet kolu işçileri açısından sürecin, toplu iş görüşmesinden ziyade konuyla ilgili ülke genelindeki politikanın belirlenmesi olduğu, ücret skalasının böyle bir politika ürünü olduğu ve İl Genel Meclisi kararının, münferiden alınmış bir karar olduğu göz önünde bulundurulduğunda; söz konusu kararla, birden çok faktörce belirlenmiş ve kendi içinde adaletin sağladığı sürecin işleyişi, yetkisiz bir şekilde bozulmuş ve bu sürece zarar verilmiş olmaktadır.

Toplu iş sözleşmesi sürecinde detaylı irdelenmesi kaçınılmaz olan ücretler hususunda; kıdeme (işe giriş tarihine) göre bir belirleme yapılmıştır. İl Genel Meclisinin “eşit işe eşit ücret” teziyle aldığı karar, belki aynı iş için aynı ücretin ödenmesini sağlasa da; işin, kıdem ve tecrübe nedeniyle daha iyi ve çabuk yapılması, kıdemin önemsenmesi ve bunun ücretle teşvik edilmesi gibi hususları bertaraf etmiştir. İşverenin işçiye eşit davranma yükümlülüğünden; her işçinin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamı çıkmaz. İşçiler arasındaki kıdem farkı, ücretlerde de farklı uygulamayı gerektirebilir. Aynı kıdeme sahip işçilere farklı kurallar uygulanmadığına göre, karar karşısında eşitliğin ihlal edildiği de söylenemez.

Ayrıca, ...-... dönemini kapsayan Toplu İş Sözleşmesindeki ücret skalası, ...-... dönemini kapsayan Toplu İş Sözleşmesinde de devam etmiş olup; bu durum, söz konusu işlemin, bilinçli bir şekilde yapıldığını ve bir hatanın olmadığını, ortaya koymaktadır. Dolayısıyla tarafların irade beyanlarında herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Haliyle İl Genel Meclisi kararı da, Sözleşme taraflarının irade beyanlarını, yok saymış olmaktadır.

Harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin, ödemeye dayanak teşkil eden meclis kararında dâhili olmasa da; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 31, 32 ve 33 üncü maddeleri uyarınca kararın, mevzuata uygunluğunu araştırıp, ödemeyi ona göre yapmaları gerekirdi.

Giderin gerçekleşme ve ödenme sürecinde hiçbir işlemde imzası olmayan ve alınan İl Genel Meclisi kararında dâhili bulunmayan ….., sorumluluğunun bulunmadığına,

Belirtilen nedenlerle, mevzuata aykırı ödeme yapılmasından kaynaklanan ve hesabı aşağıda gösterilen ….. TL kamu zararının;

Harcama yetkilisi ….. ile gerçekleştirme görevlileri …..,

Müştereken ve müteselsilen,

(Üye ….., “4857 sayılı Kanunun “Eşit davranma ilkesi” başlıklı 5 inci maddesinde; “İş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamaz.

İşveren, esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmî süreli çalışan işçiye, belirsiz süreli çalışan işçi karşısında belirli süreli çalışan işçiye farklı işlem yapamaz.

(…)”

Denilmektedir.

İl Genel Meclisi, ... tarih ve ... sayılı kararıyla, 01.03.2005 sonrası işe başlayan ve ... tarihli protokol hükümlerinden yararlanamayan üç işçinin, Toplu İş Sözleşmesi gereği 1/B skalasından ödenmesi gereken ücretlerinin, 1/A skalasından ödenmesine karar vermiştir.

Alınan bu kararla, aynı işi yapan ve aralarında sadece işe giriş tarihi farkı olan işçiler arasındaki ücret dengesizliği giderilmiş ve yukarıda belirtilen Kanun hükmünün ifade ettiği eşit davranma ilkesinin gerekleri yerine getirilmiştir.

Bu nedenle, mevzuatına uygun olduğu anlaşılan ….. TL ile ilgili olarak ilişilecek husus bulunmadığına, karar verilmesi gerekir.” şeklinde görüşüne karşın)

Temyiz yolu açık olmak üzere, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile tazminen tahsiline, oy çokluğuyla,

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim