Sayıştay 1. Dairesi 10369 Kararı - Özel İdareler Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1
Sayıştay Kararı
10369
23 Ekim 2014
Özel İdareler
Daire Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır
-
Daire: 1
-
Karar Tarihi: 23.10.2014
-
Karar No: 10369
-
İlam No: 30
-
Madde No: 7
-
Kamu İdaresi Türü: Özel İdareler
-
Hesap Yılı: 2013
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
SAYIŞTAY İLAMLARININ TERKİN EDİLMESİ
6085 sayılı Sayıştay Kanununun “İlamların infazı” başlıklı 53 üncü maddesinde; “(1) Sayıştay ilamları kesinleştikten sonra doksan gün içerisinde yerine getirilir. İlam hükümlerinin yerine getirilmesinden, ilamların gönderildiği kamu idarelerinin üst yöneticileri sorumludur.
(2) İlamlarda gösterilen tazmin miktarı hüküm tarihinden itibaren kanuni faize tabi tutularak, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tahsil olunur.”
Aynı Kanunun “Temyiz” başlıklı 55 inci maddesinde; “(1) Sayıştay dairelerince verilen ilamlar Sayıştay Temyiz Kurulunda temyiz olunur. Bu Kurulca verilen kararlar kesindir.
(…)
(3) Temyiz süresi ilamın ilgiliye tebliğinden itibaren altmış gündür.
(…)”
Denilmektedir.
Bu hükümlere göre; Sayıştay dairelerince verilen kararlar (ilamlar), ilgililerce temyize başvurulması durumunda Sayıştay Temyiz Kurulu kararıyla; temyize başvurulmaması veya süresi içinde başvuru yapılmaması halinde temyiz süresinin geçmesiyle kesinleşmiş olmaktadır.
Temyiz sürecinin sona ermesiyle kesinleşen daire kararlarının ise, doksan gün içerisinde yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu yükümlülük, ilamın gönderildiği kamu idaresinin üst yöneticisine ait olup, yükümlülüğün yerine getirilmesi sırasında tazmin tutarlarına daire kararı (hüküm) tarihinden itibaren kanuni faiz işletilmesini de içermektedir.
….. İl Özel İdaresi ….. yılı hesaplarına ait olan ve temyiz sürecini tamamlayan ilam hükümleri, kesinleşme tarihinden itibaren 90 gün içinde infaz edilmemiş ve ilamların infazını sağlamakla sorumlu olan üst yönetici Vali ….. 23.12.2013 tarih ve 56755009-840-24940 sayılı oluruyla muhasebe kayıtlarından çıkarılmıştır.
Bu işlemiyle üst yönetici, tazmin hükmü içeren söz konusu ilamları infaz ettirmeyeceğini kendi beyanıyla ortaya koymuş olduğundan; ilamlardaki kamu zararlarına ve bunların kanuni faizlerine ilişkin sorumluluk, 6085 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kendisine ait olmaktadır.
Konuya sorumlu savunması, valilik oluru ve savunma ekindeki mahkeme kararları açısından da bakıldığında; yapılan işlemdeki mevzuata aykırılık durumu değişmemektedir.
661 sayılı KHK, 02.11.2011 tarihinde yürürlüğe girdiğinden, çok büyük bir bölümü bu tarihten önceki ödemelere ait olan tazmin hükümlerine menfi ya da müspet yönde bir katkısı olmamaktadır. Bu tarihten sonraki ödemelere ilişkin bir etkisinin olduğu düşünülüyorsa, bunun yöntemi mahkeme kararını uygulamamak değil; kanun yollarına başvurmak suretiyle Sayıştay nezdinde sorunu çözmektir. Yine 6009 sayılı Kanunun geçici 8 inci maddesine yönelik itirazların da, tazmin hükümlerinin, Sayıştay mercilerince madde hükmü çerçevesinde tekrar değerlendirilerek karara bağlanması gerekmektedir. Aksi takdirde, her mahkeme kararına karşı bir çözüm üretme söz konusu olur ki; bu durum, hem mevzuatta yer bulamaz, hem de herkesin kendi hukukunu oluşturmasına sebep olur.
Sayıştay dairelerinin aynı konuda farklı kararlar vermesi, tüm yargı organlarında meydana gelebilen olağan bir durumdur. Bu kararlar, olaya münhasır olup, başka olay ve yargılamaları bağlamamaktadır. Görünürde bunun, mahkeme kararlarına taraf olanlar arasında bir adaletsizliğe sebebiyet verdiği düşünülse de; gerek adli, gerek idari, gerekse mali yargıda temyiz, içtihadı birleştirme, yargılamanın iadesi gibi hukuk yollarıyla bunun önüne geçilmiştir. Dolayısıyla, bu tarz mahkeme kararları nedeniyle mağdur olduğunu düşünenler için mevzuatta yeri olmayan ve Anayasanın 138 inci maddesine aykırı olan Sayıştay ilamlarının terkin edilmesi yöntemi seçilemez.
Öte yandan 6085 sayılı Kanunun 78 inci maddesi gereği adli, idari ve askeri mahkemelerce verilen hükümler; Sayıştayın denetim yapmasına ve hükme bağlamasına engel değildir.
Kesinleşen ilamların, zorunlu veya mücbir sebeplerle takip ve tahsil imkânı kalmaması iddiası, tüm hukuk yollarının tüketilmesi durumunda alacakların tahsil edilememesi durumunda ortaya konulabilecek ve belgelendirilmesi gereken bir argümandır. Üst yönetici tarafından bu süreçler işletilmediğinden; 5018 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinin işletilmesi olanaksızdır.
Anayasada Sayıştayın kararlarının kesin hüküm niteliğinde olduğunun açıkça belirtilmesi ve bu karara karşı yargı organları dahil hiçbir makam ve merciye başvurma yolunun öngörülmemiş olması Sayıştay kararının yargısal anlamda kesin hüküm niteliğinde olduğunu da göstermektedir. Dolayısıyla idari makamların bu kesin hükmü sonuçsuz veya etkisiz kılacak şekilde bir karar alması söz konusu olamaz.
Yukarıda açıklandığı üzere, mevzuata aykırı olarak kesinleşen Sayıştay ilamlarına ilişkin tazmin hükümlerinin, muhasebe kayıtlarından çıkarılması ve beraberinde bunların faizlerinden de vazgeçilmesi sonucu oluşan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ….. TL’lık kamu zararının;
Üst Yönetici ….., 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile tazminen tahsiline, temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle,
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:10