Sayıştay 1. Dairesi 10311 Kararı - Özel İdareler İş Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1
Sayıştay Kararı
10311
6 Mart 2014
Özel İdareler
Daire Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır
-
Daire: 1
-
Karar Tarihi: 06.03.2014
-
Karar No: 10311
-
İlam No: 198
-
Madde No: 12
-
Kamu İdaresi Türü: Özel İdareler
-
Hesap Yılı: 2012
-
Konu: İş Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Yıpranma Primi
4857 sayılı İş Kanununun “Saklı Haklar” başlıklı 45 inci maddesinde; “Toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmelerine hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatillerde işçilere tanınan haklara, ücretli izinlere ve yüzde usulü ile çalışan işçilerin bu Kanunla tanınan haklarına aykırı hükümler konulamaz.
Bu hususlarda işçilere daha elverişli hak ve menfaatler sağlayan kanun, toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi veya gelenekten doğan kazanılmış haklar saklıdır.”
“Tatil Ücretine Girmeyen Kısımlar” başlıklı 50 nci maddesinde; “Fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmaz.”
hükümleri yer almaktadır.
Yetkili Sendika ile idare arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesinin yıpranma primini düzenleyen 96 ncı maddesinde ise;
“Senelik izin, ücretsiz izin ve raporlu günlerde ödenmemek, müktesep hak sayılmamak ve başkaca ödemeyi etkilememek kaydıyla;
(…) pozisyonlarında çalışan işçilere, çıplak yevmiyelerinin %20’si diğer işçilere ise %15’i oranında yıpranma primi ödenir.”
hükmüne yer verilmek suretiyle, senelik izin, ücretsiz izin ve raporlu günler dışında kalan hafta tatili ve genel tatil günleri için yıpranma priminin ödenebilmesine imkan tanınmıştır.
İlk bakışta toplu iş sözleşmesinin 96 ncı maddesi düzenlemesinin 4857 sayılı Kanunun emredici bir kuralı olan 50 nci maddesi hükmüne aykırı olduğu düşünülse de, iş hukukunda emredici hukuk kurallarının özel bir uygulaması ortaya çıkmış ve emredici kurallar mutlak ve nisbi emredici kurallar olarak ikiye ayrılmıştır.
Yasada yer alan “aksi kararlaştırılamaz”, “zorundadır”, “şarttır”, “vazgeçilemez” gibi terimler hükmün mutlak emrediciliğine bir işaret sayılmakla birlikte, bu ve benzer ibarelerin yer aldığı her kanun hükmünün mutlak emredici nitelikte olduğu söylenememektedir. Zira “sosyal kamu düzeni kuralları” adı verilen ve temelde işçiyi koruma amacıyla konulmaları nedeniyle, sözleşmelerle sadece işçi lehine değiştirilebilen kurallar bulunmaktadır ve bunlara nisbi emredici kurallar denilmektedir. Bu tür kurallara aykırı fakat işçi lehine olan toplu sözleşme hükümleri geçerli, buna karşılık söz konusu kurallara aykırı ve işçi aleyhine olan toplu iş sözleşmesi hükümleri ise geçersiz olacaktır. Hangi hükümlerin ne nitelikte olduğu her zaman açık olarak belirlenemese de, gerek öğretide gerekse yerleşmiş yargısal içtihatlarla oluşturulmuş olan kural odur ki, İş Kanunu hükümleri işçi lehine asgari şartları düzenler ve yasal kesinliğin bulunmadığı durumlarda her somut olay için işçi lehine yorum ilkesi doğrultusunda değerlendirme yapılması gerekir.
Kaldı ki, 4857 sayılı Kanunun 45 inci maddesinde, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatillerde işçilere tanınan haklarda, işçilere daha elverişli hak ve menfaatler sağlayan kanun, toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi veya gelenekten doğan kazanılmış hakların saklı olduğu açıkça ifade edilmiştir.
Bu itibarla, İl Özel İdaresinde çalışan sürekli işçilere çalışılmayan hafta tatili ve genel tatil günleri için de yıpranma primi ödenmesi işleminin yasal düzenlemelere uygun olduğuna,
4857 sayılı İş Kanununun “Tatil Ücretine Girmeyen Kısımlar” başlıklı 50 nci maddesinde; “Fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmaz.”
Toplu İş Sözleşmesinin “Yıpranma Primi” başlıklı 96 ncı maddesinde; “Senelik izin, ücretsiz izin ve raporlu günlerde ödenmemek, müktesep hak sayılmamak ve başkaca ödemeyi etkilememek kaydıyla; (...) pozisyonlarında çalışan işçilere, çıplak yevmiyelerinin %20’si diğer işçilere ise %15’i oranında yıpranma primi ödenir.”
hükümleri yer almakladır.
Toplu iş sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte olan mülga 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanununun “Toplu İş Sözleşmesine Konulamayacak Hükümler” başlıklı 5 inci maddesinde; “Toplu iş sözleşmelerine, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, milli egemenliğe, Cumhuriyete, milli güvenliğe, kamu düzenine, genel asayişe genel ahlaka ve genel sağlığa aykırı hükümler ile kanunlarda suç sayılan fiilleri teşvik, tahrik ve himaye eden veya kanun veya tüzüklerin emredici hükümlerine aykırı hükümler konulamaz.”
2822 sayılı Kanunu yürürlükten kaldıran 18.10.2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 33 üncü maddesinin beşinci fıkrasında; “Toplu iş sözleşmeleri ve çerçeve sözleşmeler, Anayasaya ve kanunların emredici hükümlerine aykırı düzenlemeler içeremez.”
denilmek suretiyle toplu iş sözleşmelerinin, kanunun emredici hükümlerine aykırı olamayacağı kabul edilmiştir.
İş hukukunda emredici kuralların, mutlak ve nispi emredici kurallar olarak ikiye ayrıldığı öğretide kabul edilmiş bir husustur. Kanunda yer alan “aksi kararlaştırılamaz”, “zorundadır”, “şarttır”, “vazgeçilemez” gibi terimler, hükmün mutlak emredici nitelikte olduğunu gösterir. Nispi emredici kurallar, toplu iş sözleşmelerinde işçi lehine avantaj sağlayacak şekilde düzenlenebilirse de, toplu iş sözleşmeleriyle mutlak emredici hükümleri ihlal edecek düzenlemeler getirilemez. Aksi takdirde, söz konusu hükümler geçersiz olur.
O halde, söz konusu olayda çözülmesi gereken temel sorun, 4857 sayılı Kanunun 50 nci maddesinde yer alan, “Fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmaz.” şeklindeki hükmün, mutlak emredici nitelikte bir hüküm olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasıdır.
Maddenin yazılış biçimine bakıldığında, söz konusu hükmün, mutlak emredici nitelikte olduğu, madde metninin, “hesaba katılmaz” şeklinde bitirilmesinden ve aksine bir düzenlemeye cevaz vermemesinden anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla mutlak emredici nitelikte bir kural olması nedeniyle toplu iş sözleşmesine nazaran uygulanma önceliği bulunan, 4857 sayılı Kanunun 50 nci maddesi uyarınca hafta ve genel tatil günleri için verilen ücretlere, yıpranma priminin dahil edilmemesi gerekmektedir.
Bu itibarla, İl Özel İdaresinde çalışan sürekli işçilere çalışılmayan hafta tatili ve genel tatil günlerinde yıpranma priminin ödenmesi işleminin yasal düzenlemelere uygun olduğuna,
Üye … ve Üye …’in, “4857 sayılı İş Kanununun“Tatil Ücretine Girmeyen Kısımlar” başlıklı 50 nci maddesinde; “Fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmaz”
TÜHİS ile Türkiye Yol İş Sendikası arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesinin “Yıpranma Primi” başlıklı 96 ncı maddesinde; “Senelik izin, ücretsiz izin ve raporlu günlerde ödenmemek, müktesep hak sayılmamak ve başkaca ödemeyi etkilememek kaydıyla; (...) pozisyonlarında çalışan işçiler, çıplak yevmiyelerinin %20’si diğer işçilere ise %15’i oranında yıpranma primi ödenir.”
hükümleri yer almakladır.
Toplu İş Sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte olan mülga 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanununun “Toplu İş Sözleşmesine Konulamayacak Hükümler” başlıklı 5 inci maddesinde; “Toplu iş sözleşmelerine, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, milli egemenliğe, Cumhuriyete, milli güvenliğe, kamu düzenine, genel asayişe genel ahlaka ve genel sağlığa aykırı hükümler ile kanunlarda suç sayılan fiilleri teşvik, tahrik ve himaye eden veya kanun veya tüzüklerin emredici hükümlerine aykırı hükümler konulamaz.”
denilmiş ve 2822 sayılı Kanunu yürürlükten kaldıran 18.10.2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 33 üncü maddesinin beşinci fıkrasında da; “Toplu iş sözleşmeleri ve çerçeve sözleşmeler, Anayasaya ve kanunların emredici hükümlerine aykırı düzenlemeler içeremez.” hükmüne yer verilmek suretiyle toplu iş sözleşmelerinin kanunun emredici hükümlerine aykırı olamayacağı kabul edilmiştir.
İş hukukunda emredici kuralların mutlak ve nispi emredici kurallar olarak ikiye ayrıldığı öğretide kabul edilmiş bir husustur. Kanunda yer alan “aksi kararlaştırılamaz”, “zorundadır”, “şarttır”, “vazgeçilemez” gibi terimler hükmün mutlak emredici nitelikte olduğunu gösterir. Nispi emredici kurallar, toplu iş sözleşmelerinde işçi lehine avantaj sağlayacak şekilde düzenlenebilirse de, toplu iş sözleşmeleriyle mutlak emredici hükümleri ihlal edecek düzenlemeler getirilemez. Aksi takdirde söz konusu hükümler geçersizdir.
O halde söz konusu olayda çözülmesi gereken temel sorun; 4857 sayılı İş Kanununun 50 nci maddesinde yer alan, “Fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmaz.” şeklindeki hükmün mutlak emredici nitelikle bir hüküm olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasıdır. Maddenin yazılış biçiminden söz konusu hükmün emredici nitelikte olduğu, “hesaba katılmaz” şeklinde bitirilerek, aksine bir düzenlemeye cevaz verilmediği yani mutlak emredici nitelikli kural niteliğinde düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, mutlak emredici nitelikte bir kural olması nedeniyle, Toplu İş Sözleşmesine nazaran uygulama önceliği bulunan 4857 sayılı İş Kanununun 50 nci maddesi uyarınca hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlere yıpranma priminin dahil edilmemesi gerektiğinden, … İl Özel İdaresinde çalışan sürekli işçilere çalışılmayan hafta tatili ve genel tatil günleri için de yıpranma primi ödenmesi sonucunda oluşan kamu zararının sorumlulara ödettirilmesine karar verilmesi gerekmektedir.” şeklindeki karşı oylarına karşın,
oy çokluğuyla,
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:05