Samsun BAM 5. HD 2024/648 E. 2024/928 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
bam
2024/648
2024/928
20 Mayıs 2024
T .C.
SAMSUN
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/648
KARAR NO : 2024/928
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ....
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/02/2024
NUMARASI : 2023/29 HAKEM ESAS - 2024/4 HAKEM KARAR
İSTİNAF KANUN YOLUNA BAŞVURAN
DAVACI : ....
VEKİLİ : ...
İSTİNAF KANUN YOLUNA BAŞVURAN
DAVALI : ...
VEKİLİ : ...
DAVANIN KONUSU : Rücuen Tazminat
KARAR TARİHİ : 20/05/2024
KARARIN YAZ. TARİH : 20/05/2024
Taraflar arasındaki davada mahkemece verilen hüküm aleyhine istinaf kanun yolu başvurusunda bulunulmuş olmakla, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçi ...'in emekli olması sebebiyle hak kazandığı kıdem tazminatının müvekkili tarafından ödendiğini, kıdem tazminatına esas sürenin bir bölümünün davalı kurum bünyesindeki çalışmanın karşılığı olduğunu ve bu döneme isabet eden kısımdan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 30.000,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili duruşmadaki belirli hale getirme beyanı ile; 114.206,34-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, öncesinde müvekkili kurumda işçi olarak çalışan dava dışı işçinin 2011 tarihinde 6111 sayılı Yasa uyarınca Milli Eğitim Bakanlığına geçiş yaptığını, kanun gereği kıdem tazminatından davacının sorumlu olduğunu, müvekkiline rücu edemeyeceğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, ''1-Tüm dosya kapsamından; dava dışı işçi ...'in ilk olarak 06/08/1996 tarihinde davalı Belediyeye bağlı taşeron şirket olan .. Şti bünyesinde çalışmaya başladığı, 17/09/1999-30/06/2001 tarihleri arasında... Şti.'de, 19/07/2001 ile 14/05/2009 arası ise ... Belediye Başkanlığında çalıştığı, belediyenin kapanması ile çalışmaya .... Belediyesinde devam ettiği, 15/01/2011 tarihinde 6111 sayılı yasa gereği Milli Eğitim Bakanlığına naklen atandığı, 14/10/2021 tarihinde işten ayrılarak emekli olduğu, davacı kurumun dava dışı işçi Hamid Gider'e 24 yıl 3 ay 2 gün çalışması karşılığı kıdem tazminatı ödediği, dava dışı işçinin davalı kurumda çalıştığı dönem için yapılan ödemeden davalının sorumlu olduğundan bahisle tahsili için işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
2. 6111 Sayılı Yasanın 166/1 maddesi ''İl özel idarelerinin sürekli işçi kadrolarında çalışan ihtiyaç fazlası işçiler, Karayolları Genel Müdürlüğünün taşra teşkilatındaki sürekli işçi kadrolarına, belediyelerin (bağlı kuruluşları hariç) sürekli işçi kadrolarında çalışan ihtiyaç fazlası işçiler, Milli Eğitim Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün taşra teşkilatındaki sürekli işçi kadroları ile sürekli işçi norm kadro dâhilinde olmak üzere ihtiyacı bulunan mahalli idarelere atanır.'' hükmünü içermektedir. Aynı yasanın 166/6 maddesinde ise ''Devredilen işçilerin ücret ile diğer malî ve sosyal hakları; toplu iş sözleşmesi bulunan işçiler bakımından yenileri düzenleninceye kadar devir işleminden önce tabi oldukları toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre, toplu iş sözleşmesi olmayan işçiler bakımından 2010 yılı Kasım ayında geçerli olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenir. Devre konu işçiler bakımından devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devralan kurum sorumlu tutulamaz. Kıdem tazminatına ilişkin hükümler saklıdır'' hükmü mevcuttur.
3. a)İş Kanununun 112/1. b maddesi ''Aynı alt işveren tarafından ve aynı iş sözleşmesi çerçevesinde farklı kamu kurum veya kuruluşlarında çalıştırılmış olan işçilerden iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanlara, 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında farklı kamu kurum ve kuruluşuna ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı esas alınarak çalıştırıldığı son kamu kurum veya kuruluşu tarafından, işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir.''
b)''(Ek fıkra: 10/9/2014-6552/8 md.) ... işçinin yazılı talebi hâlinde, kıdem tazminatının söz konusu kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen süreye ilişkin kısmı, kamu kurum veya kuruluşuna ait çalıştığı son işyerindeki ücretinin yılları itibarıyla asgari ücret artış oranları dikkate alınarak güncellenmiş miktarı üzerinden hesaplanmak suretiyle son kamu kurum veya kuruluşu tarafından işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir....''
c)''(Ek fıkra: 10/9/2014-6552/8 md.) İkinci fıkranın (b) bendi veya üçüncü fıkra uyarınca farklı kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden kıdem tazminatı ödenmesi hâlinde, kıdem tazminatı ödemesini gerçekleştiren son kamu kurum veya kuruluşu, ödenen kıdem tazminatı tutarının diğer kamu kurum veya kuruluşlarında geçen hizmet süresine ilişkin kısmını ilgili kamu kurum veya kuruluşundan tahsil eder. Ancak, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri arasında bu fıkra hükümlerine göre bir tahsil işlemi yapılmaz.'' hükümleri mevcut olup, ayrıca bu hususların yönetmelikte düzenleneceği de hüküm altına alınmıştır.
4. Nitekim Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmeliğin 6/2 maddesinde ''Farklı kamu kurum veya kuruluşlarda çalıştırılan işçilerden son alt işvereni ile yapılmış olan iş sözleşmeleri kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona erenlerin birinci fıkraya göre tespit edilen sürelere ilişkin kıdem tazminatları, çalıştırıldığı son kamu kurum veya kuruluşu tarafından ödenir.'' düzenlemesi, 8/4 maddesinde ise ''Farklı kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden kıdem tazminatı ödenmesi halinde, kıdem tazminatı ödemesini gerçekleştiren son kamu kurum veya kuruluşu, ödenen kıdem tazminatı tutarının diğer kamu kurum veya kuruluşlarında geçen hizmet süresine ilişkin kısmını ilgili kamu kurum veya kuruluşundan tahsileder. Ancak, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II) ve (III) sayılıcetvellerinde yer alan kamu kurum veya kuruluşlarıarasında bu fıkra hükümlerine göre bir tahsil işlemi yapılmaz'' düzenlemesi mevcuttur.
5. 6111 Sayılı Yasanın 166/6. maddesinde ''...Devre konu işçiler bakımından devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devralan kurum sorumlu tutulamaz. Kıdem tazminatına ilişkin hükümler saklıdır'' hükmü mevcut ise de, kıdem tazminatına ilişkin ibarenin işçi yönünden hüküm ifade etmesi gerektiği, yukarıda alıntılanan yönetmelik hükmü de nazara alındığında davacı ve davalı kurumun kıdem tazminatı ödemesinden işçiye karşı birlikte sorumlu olması gerektiği, davalı Belediyenin yönetmeliğin 8/4 maddesinde belirtilen Kurumlar arasında yer almaması sebebiyle de davacı Bakanlığın dava dışı işçinin davalı Belediyede çalıştığı süreye ilişkin hak kazandığı işçilik alacağı kalemlerini davalı Belediyeden talep edebileceği kanaatine varılmıştır.
6. Davacının dava dışı işçinin davalı Belediye'de çalıştığı döneme ilişkin hak kazandığı işçilik alacağını davalıdan talep edebileceği anlaşılmakta ise de, hesaplama yönteminin ne şekilde yapılması gerektiği de tespit edilmelidir. Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 2022/4335 esas 2023/2559 karar sayılı ilamıyla ve Samsun BAM 5.Hukuk Dairesinin 2023/1377 esas 2024/57 karar sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere işçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin fesih edildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçi çalıştırdıkları dönemle ilgili olarak yükleniciler işverene karşı sorumludur. Bu nedenle giydirilmiş son ücret üzerinden ödenen kıdem tazminatından her bir kurum dava dışı işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak sorumlu olmalıdır.
7. Alınan 19/01/2024 tarihli bilirkişi raporundan; dava dışı işçinin ilk olarak 06/08/1996 tarihinde ...Şt'de çalışmaya başladığı, davacı kurumun kıdem tazminatı hesaplarken dikkate aldığı gün sayısının SGK'ya bildirilen süreden az olması sebebiyle taleple bağlılık gereği davacının ödeme ve hesaplama yaptığı 24 yıl 3 ay 2 gün üzerinden hesaplama yapılarak giydirilmiş brüt ücretin kıdem tazminatı tavanından fazla olması sebebiyle hesaplamada 8.284,51 TL kıdem tazminatı tavanı nazara alınarak davalı belediyenin sorumlu olduğu kıdem tazminatı çalıştırdığı süreye göre 114.206,34 TL tespit edilmiş, rapor yasal ve yeterli kabul edilmiştir.
8. Davacı vekili yargılama sırasında talebini 114.206,34 TL olarak belirli hale getirmiş, davalı vekili davanın reddini talep etmiş, dava dışı işçinin ... Şti ve... Ltd Şti'ndeki çalışmalarından bu şirketlerin davalı belediyenin işlerini üstlenen alt iş taşeronları olması ve... Belediye Başkanlığının da sonrasında kapatılarak davalı Belediye Başkanlığına devredilmesi sebebiyle bu şirketler ve belediyedeki çalışmalardan da davalı belediyenin sorumlu olması gerektiği kanaatine varılarak davanın 114.206,34 TL yönünden kabulü gerekmiştir.
9. Dava dilekçesi ile ödeme tarihinden itibaren yasal faiz talep edilmiş ise de, dava tarihinden önce davacının temerrüde düşürülmesi gerekmektedir. Dava dosyasında temerrüdün oluştuğuna dair herhangi bir bilgi belge bulunmamaktadır. Ödeme yapılması ise temerrüt olarak değerlendirilemez. Bu nedenle dava tarihinden itibaren yasal faize hükmetmek gerekmiştir.
10-Davalı ....... Belediyesi vekili zamanaşımı definde bulunmuş ise de 1475 sayılı Kanunun 14. maddesinin 2. fıkrasında devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden 4857 sayılı Yasanın 6. maddesinde sözü edilen devreden işveren için öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresi kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmadığı anlaşılmakla reddi gerekmiştir (Yargıtay 22. HD'nin 2018/4089 Esas 2018/9860 Karar sayılı ilamı).
11-Davalı vekili belirlenen miktardan damga vergisi düşülmesini talep etmiş ise de, esasen davacı kurum tarafından yapılan ödeme sırasında tüm miktar üzerinden damga vergisinin tahsil edildiği anlaşılmış, diğer itirazlarda yerinde görülmemiş olmakla aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçe ile, davanın kabulüne ve 114.206,34-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ödeme tarihinden itibaren faize karar verilmesi gerekirken dava tarihinden faize karar verilmesinin yerinde olmadığını, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, eksik ve yetersiz inceleme ile oluşturulan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, istinaf isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davanın zamanaşımına uğradığını, 6111 sayılı kanunla davacı kuruma devredilen işçinin iş aktinin feshi sebebiyle davacı kurumca ödenen tutarın davacı kurumun sorumluluğunda olduğunu, kıdem tazminatının devirden önce doğmuş bir borç olmaması sebebiyle müvekkiline yüklenmesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla davanın reddinin gerektiğini, aksi halde ise TBK'nun 167. madde hükmünün dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğini, dava dışı işçinin giydirilmiş brüt ücretinin bordrolar kontrol edilerek yeniden hesaplanması gerektiğini, davanın kısmi dava olarak kabulünün gerektiğini, dolayısıyla ıslahla artırılan kısım yönünden ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini, rücuya konu bedel hesaplanırken yapılan maddi hesap hataları olduğunu ileri sürerek, istinaf isteminde bulunmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, rücuen tazminat talebine ilişkindir.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve dairemizce de benimsenen gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1. Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353/1. b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2. Davacı harçtan muaf olup harç alınmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
3. İstinaf başvurusu sebebiyle davalı taraftan alınması gereken 7.801,43. TL nispi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 1.950,35. TL harcın mahsubu ile bakiye 5.851,08. TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4. Taraflarca istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
5. 6100 sayılı HMK'nun 359/4. maddesi gereğince işbu kararın yerel mahkeme tarafından taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 3533 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.20/05/2024
Başkan... Üye... Üye... Katip...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02