SoorglaÜcretsiz Dene

Samsun BAM 5. HD 2023/1588 E. 2024/357 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1588

Karar No

2024/357

Karar Tarihi

14 Şubat 2024

T.C.

SAMSUN

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

5. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1588

KARAR NO : 2024/357

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ....

ÜYE :....

ÜYE : ....

KATİP : ....

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ( HAKEM SIFATIYLA )

TARİHİ : 07/06/2023

NUMARASI : 2023/21 HAKEM ESAS - 2023/15 HAKEM KARAR

İSTİNAF KANUN YOLUNA BAŞVURAN

DAVACI : ....

VEKİLİ :....

DAVALI : ....

VEKİLİ : ....

DAVANIN KONUSU : Alacak

KARAR TARİHİ : 14/02/2024

KARARIN YAZ. TARİH :14/02/2024

Taraflar arasındaki davada mahkemece verilen hüküm aleyhine istinaf kanun yolu başvurusunda bulunulmuş olmakla, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine açılan dava neticesinde Ankara 16. İdare Mahkemesinin .... Esas, .... Karar sayılı kararı gereğince, davalı kuruma 22.12.2014 tarihinde 1.063.916,11-TL ana para ve faizi, 25.09.2014 tarihinde de 86.413,60-TL yargılama gideri ve vekalet ücreti olmak üzere toplam 1.150.329,71-TL ödeme yapıldığını, söz konusu kararın Danıştay 10. Daire Başkanlığının 15.06.2017 tarih ve ....E.-....K.sayılı kararı ile bozulduğunu, Ankara 16.İdare Mahkemesinin 18.01.2018 tarih ve .... E.-.... K.sayılı kararı ile bu kez davanın reddine karar verildiğini, dolayısıyla davalı tarafa yapılan ödemenin yasal dayanağının ortadan kalktığını ileri sürerek, 1.063.916,11-TL'sinin ödeme tarihi olan 22.12.2014, 86.413,60-TL'sinin ise 25.09.2104 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın İdari Yargı görev alanına girdiğini, davalının ....na bağlı döner sermaye işletmelerinden alınan hazine payını %1 indirirken eşitlik ilkesine aykırı bir şekilde ....na bağlı olmayan döner sermaye işletmelerinden yüksek oranda hazine payı almaya devam etmesi işlemine karşı müvekkilince yapılan başvurunun reddine karşı açtıkları davada Ankara 7.İdare Mahkemesinin 25/03/2010 tarih .... Esas .... Karar sayılı kararıyla kısmen kabul edilerek davalı'nın işleminin başvuru tarihi olan 09/03/2009 tarihinden sonrası için iptal edildiğini, bunun üzerine açılan tam yargı davasında Ankara 16.İdare Mahkemesinin .... Esas .... Karar ile davanın kabulüne ilişkin ilamın Ankara 7.İdare Mahkemesi kararının bozulması sebebiyle bozma gerekçesi dikkate alınarak yeniden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Danıştay 10.Dairesinin .... Esas ....Karar sayılı ilam ile bozulduğunu, bunun üzerine Ankara 16.İdare Mahkemesinin .... Esas .... Karar sayılı ilam ile davanın tamamen reddine karar verildiğini, ancak Ankara 7.İdare Mahkemesinin kabule ilişkin kısmının onandığını, karar düzeltmeden geçerek kesinleştiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucu daha önce verilen 19.01.2022 tarih, .... Hakem Esas, ....Hakem Karar sayılı, davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin .... Esas, .... Karar sayılı kararı ile; ''... taraflar arasında yapılan sulh anlaşması eldeki davanın konusunu kapsamadığından mahkemece işin esasının incelenerek karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı ...'' gerekçesiyle yerel mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Dairemiz kaldırma kararından sonra yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucu mahkemece; ''Tüm dosya kapsamından; Davacı İdare'nin Ankara 16.İdare Mahkemesi'nin .... E.-.... K.sayılı ilamı gereğince davalı Üniversiteye 22.12.2014 tarihinde 1.063,916,11 TL ana para ve faizi, 25.09.2014 tarihinde de 86.413,60 TL yargılama gideri ve vekalet ücreti olmak üzere toplam 1.150.329,71 TL ödeme yaptığı, mahkeme kararının Danıştay 10.Daire Başkanlığının 15.06.2017 tarih ve .... E.-.... K.sayılı kararı ile bozulması üzerine Ankara 16.İdare Mahkemesinin 18.01.2018 tarih ve ....E.-....K.sayılı kararı ile bu kez davanın reddine karar verildiği, davacı İdarenin de ödemenin yasal dayanağının ortadan kalktığından bahisle işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır.

Mahkememizin .... Hakem esas .... Hakem karar sayılı 19/01/2022 tarihli ilamı ile davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, davacı vekili tarafından işbu karara karşı İstinaf yasa yoluna başvurulduğu, Samsun BAM 5. Hukuk Dairesinin .... Esas .... Karar sayılı 02/03/2023 tarihli ilamı ile ''Taraflar arasında imzalanan ''Sulh Anlaşması'' incelendiğinde, Ankara 16. İdare Mahkemesinin .... Esas, .... Karar sayılı kararı gereğince, Samsun Defterdarlığı Muhasebe Müdürlüğünce Samsun 19 Mayıs Üniversitesi hesabına ödenen 2.489.800,39-TL asıl alacağın işlemiş faizi ile birlikte 8 taksitte geri ödenmesinin kararlaştırıldığı, Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü tarafından davalı kuruma 22.12.2014 tarihinde 1.063.916,11-TL ana para ve faizi, 25.09.2014 tarihinde de 86.413,60-TL yargılama gideri ve vekalet ücreti olmak üzere ödenen toplam 1.150.329,71-TL için ise Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin .... E. Sayılı dosyasında açılmış ve derdest olan davanın işbu anlaşmanın dışında bırakıldığının belirtildiği görülmüştür. Bu itibarla, taraflar arasında yapılan sulh anlaşması eldeki davanın konusunu kapsamadığından mahkemece işin esasının incelenerek karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığından davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren yerel mahkemeye gönderilmesine ve davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.'' gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmiş, mahkememizce dava yeni bir esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.

Davacı Bakanlığın ....na bağlı döner sermaye işletmelerinden alınan hazine payını %1'e indirdirdiği, davacı Üniversite'nin ise ....na bağlı olmayan döner sermaye işletmelerinden yüksek oranda Hazine payı alınmasına devam edilmesi işlemine karşı yapılan başvurunun reddi üzerine açtığı davada Ankara 7. İdare Mahkemesi'nin ....Esas .... Karar sayılı ilam ile ''dava konusu işlemin 09/03/2009 tarihinden itibaren davacı Üniversite'nin ödeyeceği hazine hissesi oranının %1 olarak değiştirilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin kısmı yönünden iptaline, 09/03/2009 tarihinden önceki kısım yönünden ise davanın süre aşımı nedeniyle reddine'' şeklindeki karar ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın Üniversite tarafından temyiz edilmesi sonucu Danıştay 10. Dairesinin .... Esas .... Karar sayılı ilam ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmın onanmasına, 09/03/2009 tarihinden geriye doğru 60 günlük süreye isabet eden döneme ilişkin reddedilen kısım yönünden bozulmasına, 01/01/2007 tarihi ile 08/01/2009 tarihi arasındaki kısmın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmın onanmasına karar verilmiş, Üniversite'nin tashihi karar talebi Danıştay 10.Dairesinin .... Esas 2014/6253 Karar sayılı ilamı ile reddedilmiş, böylece Ankara 7.İdare Mahkemesinin 2009/875 Esas 2010/546 Karar sayılı ilamının ''dava konusu işlemin 09/03/2009 tarihinden itibaren davacı Üniversite'nin ödeyeceği hazine hissesi oranının %1 olarak değiştirilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin kısmı yönünden iptaline'' kısmı kesinleşmiştir.

Ankara 7. İdare Mahkemesi, Danıştayın kısmen bozma kısmen onama kararı üzerine bu kez ....-.... Esas Karar sayılı ilam ile Danıştay ilamına uygun olarak 09/03/2009-08/01/2009 tarihleri arasında kalan kısım yönünden de işlemin iptaline karar vermiş, kararın davacı Maliye Bakanlığı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay 10.Dairesinin .... Esas .... Karar sayılı ilam ile bu kez eşitlik ilkesine aykırı davranılmadığını, taktir yetkisinin hukuka uygun kullanıldığı gerekçesiyle Ankara 7.İdare Mahkemesinin kararı bozulmuştur. Burada dikkat edilmesi gereken husus işbu bozma kararının kapsamının Ankara 7.İdare Mahkemesinin ....Esas Karar sayılı ilamında kabul edilen 09/03/2009 ile 08/01/2009 arası dönem olduğudur. 09/03/2009 tarihi sonrası dönem ise yukarıda izah edildiği üzere derecattan geçerek kesinleşmiştir.

Danıştay 10.Dairesinin ....Esas ... Karar sayılı bozma kararı üzerine Ankara 7.İdare Mahkemesi .... Esas Karar sayılı ilam ile davanın reddine karar vermiş, davalı Üniversite tarafından temyiz edilmesi sonucu Danıştay 10.Dairesinin .... Esas ....Karar sayılı ilamı ile ''açılan dava sonucunda başvuru tarihi olan 09/03/2009 tarihinden itibaren oranın %1'e düşürülmesi talebinin cevap verilmeyerek zımmen reddine dair işlemin iptaline ilişkin verilen kararın kesinleştiği, bu iptali hükmünün kesin hüküm teşkil ettiği açıktır... dolayısıyla hakkında kesin hüküm olan bir konuda yeni bir karar verilmesi hukuken mümkün görülmemektedir...sadece dava konusu işlemin başvuru tarihi olan 09/03/2009 tarihinden geriye doğru 60 günlük süreye isabet eden döneme ilişkin kısmı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kesinleşen kısımda dahil olmak üzere tümüyle davanın reddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır...'' gerekçesiyle karar bozulmuştur. Görüldüğü üzere Danıştay 10.Dairesi tarafından 09/03/2009 sonrası dönemin kesinleştiği bu ilam ile bir kez daha vurgulanmıştır.

Davalı Üniversite Ankara 7.İdare Mahkemesinin ....Esas .... Karar sayılı ilamı sonrası fazla ödediğini ileri sürdüğü 2.489.800,39 TL'nin tahsili için bu kez Ankara 16. İdare Mahkemesine dava açmış, .... Esas .... Karar sayılı ilam ile taleple bağlı kalınarak 2.489.839,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine şeklinde davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karar üzerine davacı tarafından işbu davaya konu ödemeler yapılmıştır. Verilen karara karşı Maliye Bakanlığı'nın temyizi üzerine Danıştay ....Dairesinin .... Esas Karar sayılı ilam ile hüküm onanmış, Maliye Bakanlığının tashihi karar talebi sonucu ise bu kez Danıştay ....Dairesinin ....esas ....Karar sayılı ilam ile Ankara 7.İdare Mahkemesince verilecek karar dikkate alınarak yeni bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Bozma üzerine Ankara 16.İdare Mahkemesi .... Esas Karar sayılı ilam ile bu kez dava reddedilmiş, bunun üzerine işbu dava açılmıştır. Ancak Danıştay 10.Dairesinin .... Esas ....Karar sayılı ilamı ile ''İdare Mahkemesince temyize konu kararın dayanağını ve uyuşmazlığın esasını oluşturan davacıya hangi dönemde ve hangi oranda kesinti uygulanacağı hususunda Ankara 7.İdare Mahkemesince verilen kararın bozulmasına dair Danıştay ....Dairesinin .... Esas ....Karar sayılı bozma kararı uyarınca Ankara 7.İdare Mahkemesince verilecek karar dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi gerekirken anılan bozma kararının gerekçesi esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.'' gerekçesiyle bozulmuştur. Kararda ayrıca beklenmesi istenilen Ankara ....İdare Mahkemesinin davanın reddine ilişkin .... Esas ... Karar sayılı ilamının Dairenin ..../.... Esas ....Karar sayılı ilam ile kısmen bozulduğu kısmen onandığı bilgisi de verilmiştir.

Yargılama aşamasında taraflar arasında 16/05/2019 tarihli sulh anlaşması yapılmış, anlaşma kapsamında ödemelerin tamamen ödendiği Samsun Valiliği Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğünün yazı cevabı ve ekindeki muhasebe işlem fişlerinden ve davalı Üniversitenin 05/04/2021 tarihli yazısı ve eki belgelerinden anlaşılmıştır. Ancak sulh anlaşmasının ikinci maddesinin son paragrafında "Başhukuk Müşavirliği ve Muhakamat Genel Müdürlüğü tarafından ödenmiş olan, faiz+yargılama gideri (vekalet üc. dahil) 1.150.379,21 TL için ise Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas dosyasında açılmış ve derdest olan iş bu dava anlaşma dışında bırakılmıştır..." şeklindeki ibareden iş bu dava konusu ödemenin kapsam dışı bırakıldığı tespit edilmiştir.

Yukarıda yapılan açıklama ve yargı kararlarına göre davacı ....nın işbu davada yaptığı ve tekrar iadesini istediği ödemenin dayanağı Ankara ...İdare Mahkemesinin .... Esas.... Karar sayılı ilamı olup, ilamda açıkça 09/03/2009 tarihi ile 31/12/2009 tarihleri arasındaki ödemelerin dava konusu edildiği, bu kısma ilişkin Ankara 7.İdare Mahkemesinin .... Esas ....Karar sayılı ve 09/03/2009 sonrasına ilişkin talebin kabulüne ilişkin kararın Danıştay...Dairesi tarafından onanmak ve tashihi karar talebi reddedilmek suretiyle kesinleştiği gibi aynı husus Danıştay ... Dairesi'nin .... Esas .... Karar sayılı ilamıyla da sabit olmakla davalı İdarenin 09/03/2009 sonrası için Hazineye %1'lik katkı payı ödemesi gerektiği kesinleşmiştir.

  1. Davanın dayanağı, asıl alacak miktarı kesinti tutarı 09/03/2009. 31/12/2009 dönemi arası %5 olarak ve 3.292.870,00 TL olarak tespit edilmiş ise de Ankara .... İdare Mahkemesi'nin .... Esas...Karar sayılı dosyasında taleple bağlı kalınarak 2.489.800,39 TL kabul edilmiştir. 09/03/2009 sonrasında ise %1'den fazla kesinti yapılamayacağı da kesinleşen İdare mahkemesi kararı gereğidir. Açıklandığı üzere asıl alacakla ilgili olarak sulh sözleşmesi yapılmış ancak iş bu davaya konu faiz ve yargılama giderinin sulh sözleşmesi kapsamında kalmadığı tespit edilmiştir.

Yukarıda açıklanan yargısal süreçler sonucu nihayetinde Ankara .... Mahkemesi'nin .... Esas .... Karar sayılı ilamıyla yargısal süreç özetlendikten sonra "...Ankara ... İdare Mahkemesi'nin 25/03/2010 tarihli .... Esas ....Karar sayılı kararıyla 09/03/2009 tarihinden itibaren davacı ....nin ödeyeceği Hazine hissesi oranın %1 olarak değiştirilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin kısmı yönünden iptal edildiği ve yukarıda aktarılan yargısal süreç neticesinde kesinleştiği dolasıyla Ankara ... İdare Mahkemesi kararında hüküm altına alınan 09/03/2009 tarihinden itibaren davacı Üniversitenin dönersermaye işletmesi aylık gayri safi hasılatından elde edilen tutardan hazine payı olarak yatırılan oranın %1 olarak uygulanmaması nedeniyle nedeniyle fazla ödenen 2.489.800,39 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine..." şeklinde karar verilmiştir. Kararın her ne kadar kesinleşmediği anlaşılmakta ise de dava konusu yapılan 09/03/2009-31/12/2009 dönemine ilişkin kesintiye yönelik İdari Yargı kararlarının derecattan geçmek suretiyle kesinleştiği görülmekle Ankara .... İdare Mahkemesi'nin ....Esas .... Karar sayılı ilamının kesinleşmesinin beklenmesi gerekli görülmemiştir. Böylece asıl kısım yönünden davalı İdarenin haklı olduğu anlaşıldığına göre iş bu davanın konusunu teşkil eden fer'ileri yönünden de davalı İdare haklıdır. Yani asıl alacağın talep edilemeyeceği yerde fer'ilerininde talep edilemeyeceği anlaşılmakla davanın reddi gerekmiştir.

Yargılama aşamasında davanın konusunun kalmadığı anlaşılmakta ise de, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin hangi tarafa yükleneceğinin tespiti yönünde dava açılırken haklılık durumunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacı İdare davasının dayanağını Ankara ...İdare Mahkemesinin .... Esas .... Karar sayılı ilam ile verilen red kararına dayandırmış ise de, yukarıda açıklandığı üzere yapılan ödeme 09/01/2009 ile 31/12/2009 dönemine ilişkin olup, bu döneme ilişkin davalı .... başvurunun reddi üzerine açılan davada Ankara ...İdare Mahkemesinin .... Esas .... Karar sayılı ilam ile davanın dava konusu edilen kısım yönünden kabulüne karar verilmiş, kararın bu kısmı Danıştay .... HD'nin .... Esas ....Karar sayılı ilamı ve sonrasındaki Danıştay 10. HD'nin .... Esas .... Karar sayılı ilamı gereği kesinleşmiştir. Davacı İdare ise Danıştay 10. HD'nin dava konusu yapılan kısmın onanmasına ilişkin .... Esas .... Karar sayılı ilamına rağmen davanın tamamen reddine ilişkin Ankara 16. İdare Mahkemesi'nin .... Esas-Karar sayılı ilamına dayanarak davayı açmıştır. Yani esasında kesinleşmiş olmasına rağmen ayrım yapılmadan verilen red kararına dayanılmış, sulh kapsamında kalan asıl alacak dışında kalan kısım talep edilmiş olup, asıl alacağın talep edilemeyeceği yerde fer'ilerinin de talep edilemeyeceği ve dayanılan İdare Mahkemesi kararının kesinleşen kısma ilişkin olması karşısında davacının iş bu davayı açmakla haklı olmadığı kanaatine varılarak dava değerine göre tespit edilen vekalet ücretinin davacı İdareden tahsili ile davalı İdareye verilmesine, davacının yaptığı yargılama giderinin üzerine bırakılmasına, davalının yaptığı yargılama giderinin ise davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.

3533 Sayılı Yasanın 1.maddesine göre ''umumi mülhak ve hususi bütçelerle İdare edilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı devlete veya belediyeye veya hususi idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan ihtilaflardan adliye mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunanlar bu kanunda yazılan tahkim usulüne göre halledilir''. Aynı yasanın 4.maddesinde ise ''katma bütçe ile idare edilen daireler, belediyeler, özel bütçe ile idare olunan veya sermayesinin tamamı devlet, belediye veya özel idarelere ait daire ve müesseselerin veya bu daire veya müesseselerden biriyle ikinci maddede yazılı dairelerden biri arasında çıkan uyuşmazlıklar bulunduğu yerin ve taşınmaza ilişkin uyuşmazlıklarda taşınmazın aynına yönelik olanlar hariç olmak üzere o taşınmazın bulunduğu yerin ve taraflar değişik yerlerde bulunuyorlarsa davalı durumda olan daire ve müessesenin veya davalılar birden çok olduğu taktirde bunlardan birinin bulunduğu yerin en yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi tarafından hakem sıfatıyla çözümlenir'' hükmüne göre tarafların sıfatı ve davanın niteliği nazara alındığında hakem sıfatıyla çözümlenmesi gerektiği kanaatine varılmış, bu yöne ilişkin itiraz yerinde görülmemiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. '' şeklindeki gerekçe ile, davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; aşamalardaki beyanlarını tekrarla, dava konusu paranın ödenmesine dayanak olan Ankara 16. İdare Mahkemesi kararının bozulması sonrasında mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiğini, eldeki davanın davalıya ödene tutarların hukuki dayanağının ortadan kalkması sebebiyle iade istemine ilişkin olar açıldığını, davanın açıldığı tarih itibariyle davalının müvekkili idareden alacaklı olduğuna ilişkin bir mahkeme kararı bulunmamasına rağmen müvekkili idareden tahsil ettiği paralar bulunduğunu, dolayısıyla müvekkilinin dava açmakta haklı olduğunu, Ankara 16. İdare Mahkemesinin .... E-K sayılı kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, Ankara 16. İdare Mahkemesinin .... Esas, .... Karar sayılı ilamının bozulması üzerine davalıya hukuki dayanağı olmayan ödeme yapılmış olduğunu, davalıya yersiz olarak ödenen paranın aslı ve ferisi diye bir ayrımın söz konusu olmadığını, davalıya yapılan ödemenin dosya bakımından asıl alacak olduğunu, dosyaya sundukları sulh anlaşmasında da görüleceği üzere davalı idarenin borçlu olduğunu kabul ederek Hazine ve Maliye Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı tarafından ödenen tutarı sulh yoluyla ödemeyi kabul ettiğini, eldeki davanın kabulünün gerektiğini belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek inceleme yapılmıştır.

Dava, alacak istemine ilişkindir.

Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve dairemizce de benimsenen gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 3533 Sayılı Kanun'un 6/2-a ve HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Davacı harçtan muaf olup, istinaf harcı alınmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

  3. İstinaf başvurusu nedeni ile davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. 6100 sayılı HMK'nun 359/4 maddesi uyarınca işbu kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 3533 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/02/2024

Başkan .... Üye ... Üye .... Katip ....

¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsamsunAlacakkonusuhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim