Samsun BAM 3. HD 2024/566 E. 2024/843 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/566
2024/843
30 Nisan 2024
T.C.
SAMSUN
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/566
KARAR NO : 2024/843
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ....
ÜYE : ....
ÜYE : ....
KATİP : ....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/02/2024
NUMARASI : 2023/1108 Esas 2024/185 Karar
DAVACI : ....
VEKİLİ : ....
DAVALI : ....
VEKİLİ :....
DAVANIN KONUSU : Alacak
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Samsun ilinde yapacak olduğu fabrika ile ilgili olarak emlak arayışında olduğunu, bu sırada emlak siteleri üzerinden bulduğu ..... ili ...... ilçesi, ..... Mah. .... Ada, ....parselde kayıtlı 3.394,41m2 arsa için ilanı veren ve mal sahibi ile aracılık eden .... isimli işletmeden ....isimli emlakçı ile yapılan görüşmelerde arsanın satımı ile alakalı olarak 17.250.000,00TL'ye telefon üzerinden anlaşıldığını ve sözleşmenin kurulduğunu ortaya koymak adına davalı şirketin emlakçı tarafından bildirilen ibana "Samsun Tekkeköy .... ada .... parsel 3393 m2 arsa alım kaporası" işlem açıklaması ile 100.000 TL kapora gönderildiğini, müvekkili şirketin yanlış yönlendirilmesi ve arsadan kaynaklı sebeplerle alım satım ilişkisinin gerçekleşmediğini, bunun üzerine davalı şirkete ödenen kaporanın iadesinin yapılmadığını, müvekkili tarafından davalı tarafa ödenen kaporanın TBK 177 maddesi uyarınca bağlanma parası olarak değerlendirilmesi ve her halukarda sözleşme kurulmak ise iade edilmesi gerektiğini, müvekkili ile davalı taraf arasındaki sözleşmenin sözlü olarak kurulduğundan aslında hiç olmayan bir sözleşme olup buna bağlı sözleşmenin feri niteliğinde olan kaporanın da geçersiz olduğunu, 07/09/2023 tarihinde arabulucuya başvurduklarını ancak herhangi bir sonuç alamadıklarını belirterek, davalı tarafa ödenen kaporanın arabuluculuğa müracaat tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini taleple dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, davanın süresi içerisinde açılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından .... ili, ...... ilçesi, ..... Mahallesi .... ada,.... parselde kayıtlı taşınmazın satılması hususunda müvekkili ile ön satış sözleşmesi yapıldığını ve müvekkiline 100.000 TL verildiğini, davacı her ne kadar dava konusu 100.000 TL'nin kapora olduğunu iddia etmekte ise de bu iddianın yersiz olduğunu, bedelin cayma parası ya da ceza koşulu olması gerektiğini, söz konusu paranın ödenmesi sırasında alıcı öngörülen semeni ödememesi halinde ödediği parayı geri alamayacağını, satıcının ise gayrimenkulü devretmemesi halinde aldığı bu miktarı diğer tarafa ödemek durumunda olduğunu, söz konusu ödemenin amacının alıcıyı semeni ödemeye, satıcıyı ise resmi şekilde gayrimenkulü devretmeye yönelmek olduğunu belirterek, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı şirket vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafın taşınmazın devri için 17.250.000,00-TL'ye anlaşıldığını iddia ettiği, anlaşılan miktarın yüklü bir miktar olduğu, 100.000,00-TL'nin kapora bedeli olarak kararlaştırılmış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, taşınmaz satışına ilişkin sözleşmeler için resmi şeklin öngörüldüğü, sözleşme yapılmadan verilen paranın bağlanma parası olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, taşınmazın satışı hususunda sözlü olarak yapılan anlaşma gereği ödenen paranın cayma parası ya da ceza koşulu olarak kabul edilmesi gerektiği, davacının halı bir sebep olmaksızın sözleşmeden döndüğü satış işlemleri için davalı ile bir araya gelmekten imtina ettiği, davacıya iadesi gereken bir meblağın bulunmadığı, verilen kararın hatalı olduğu, mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davasıdır.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar davalı şirket vekili tarafından, davacı tarafın taşınmazın devri için 17.250.000,00-TL'ye anlaşıldığını iddia ettiği, anlaşılan miktarın yüklü bir miktar olduğu, 100.000,00-TL'nin kapora bedeli olarak kararlaştırılmış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, taşınmaz satışına ilişkin sözleşmeler için resmi şeklin öngörüldüğü, sözleşme yapılmadan verilen paranın bağlanma parası olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, taşınmazın satışı hususunda sözlü olarak yapılan anlaşma gereği ödenen paranın cayma parası ya da ceza koşulu olarak kabul edilmesi gerektiği, davacının halı bir sebep olmaksızın sözleşmeden döndüğü satış işlemleri için davalı ile bir araya gelmekten imtina ettiği, davacıya iadesi gereken bir meblağın bulunmadığı, verilen kararın hatalı olduğu gerekçesi ile istinaf edilmiştir.
Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, usulünce tartışıldığı, tarafların taşınmaz satışı hususunda harici olarak anlaştıkları ve davacının davalıya 100.000,00-TL gönderdiğinin ihtilaf konusu olmadığı, taşınmaz satışının resmi şekle bağlı olduğu ve davacı tarafından davalıya ödenen miktarın cezai şart veya cayma parası olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, aynı yöndeki Yerel Mahkeme değerlendirmesi ile verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, gerekçede hata edilmediği, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davalının İstinaf Başvurusunun Esastan REDDİNE,
2.Alınması gerekli 6.831,00 TL harçtan, istinafa başvuran davalı tarafından yatırılan 2.508,60 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 4.323,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına.
Karar kesin olduğundan harç tahsil müzekkerenin İlk Derece Mahkemesince yazılmasına.
3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara tebliğine.
Dair, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi
.30/04/2024
....
Başkan
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Katip
....
¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 30/04/2024
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41