Samsun BAM 3. HD 2023/1301 E. 2024/63 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2023/1301
2024/63
8 Ocak 2024
T.C.
SAMSUN
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1301
KARAR NO : 2024/63
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ....
ÜYE : ....
ÜYE : ....
KATİP : ....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/04/2023
NUMARASI : 2022/128 Esas, 2023/521 Karar
DAVACI : ....
VEKİLİ : ....
DAVALILAR :....
VEKİLİ :....
VEKİLİ : ....
DAVANIN KONUSU : Tazminat
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06/02/2018 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu dava dışı .... sevk ve idaresinde bulunan .... plakalı araç ile davalı ....'in sevk ve idaresinde bulunan .... plakalı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin malul kalacak şekilde yaralandığını, kazanın oluşumunda .... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, arabuluculuğa başvurduklarını ve olumsuz sonuçlandığını, oluşan zarardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek, 1.000TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; taleplerin zamanaşımına uğradığını, usule ilişkin itirazlarının yanı sıra kazaya karşıtığı iddia edilen araç sürücülerinin kusur oranı eldeki dava bakımından ehemmiyet arz etmekte olup kusur durumunun net ve kesin olarak tespiti gerektiğini, davacı tarafça maddi zararına ilişkin olarak herhangi bir bilgiye yer verilmediğini, davacının maddi zararını somutlaştırması ve uğradığını iddia ettiği maddi zararını ispat etmesi gerekmekte olup bu yönü ile de maddi tazminat istemlerinin reddi gerektiğini, talep edilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; taleplerin zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak davasının açılamayacağını, usule ilişkin itirazlarının yanı sıra davayı kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketin sigortalının kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, kusur ve maluliyet tespitinin yapılabilmesi için ATK'dan rapor aldırılması gerektiğini, akabinde aktüer bilirkişiden TRH-2010 Mortalite tablosu dikkate alınarak rapor aldırılması, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderinin poliçe kapsamı dışında olduğunu, müterafik kusur ve hatır taşıması durumunun mevcudiyeti durumunda belirlenen tazminattan indirim yapılması gerektiğini, sigorta tazminatı ödeme yükümlülüğünün ancak sigorta şirketine ihbarı ile başlayacağını, müvekkili şirkete usulüne uygun olarak ihbar yapıldığının ve tazminatın hesabına esas olabilecek tüm belge ve bilgilerin ibraz edildiğinin ispat görevinin davacı tarafa ait olduğunu, ancak bu yükümlülüklerin yerine getirilmesiyle müvekkili şirketin temerrüdünden bahsedilebileceğini, bu nedenle her durumda faiz taleplerinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabul-kısmen reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan raporun hükme esas alınamayacağını, ATK'dan rapor alınması gerektiğini, eksik inceleme sonucu karar verildiğinden bahisle, mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İstinaf başvurusunda bulunan davalı .... vekili dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının ev hanımı olduğunu, düzenli gelirinin olmadığından maddi zararının söz konusu olmadığını, avans faize hükmedilmesinin ve faiz başlangıç tarihinin de hatalı olduğunu, manevi tazminatın yüksek takdir edildiğini, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağından bahisle, mahkemece verilen kararın kaldırılarak davacının davasının tümden reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, trafik kazası sebebiyle oluşan maluliyete dayalı maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, davacının yolculuk ettiği araçla, davalıların işleteni, sürücüsü ve ZMM sigortacısı olduğu .... plakalı araç arasında meydana gelen kazada davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Yerel mahkemece, maddi ve manevi tazminat davasının kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen karar davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf istemi yönünden yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesi'nin karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 341/2 maddesi gereğince karar tarihli itibariyle kesinlik sınırının 17.830,00 TL olduğu, davalı vekili tarafından istinafa konu edilen geçici iş göremezlik tazminat tutarının 2.176,37 TL olduğu, kabul edilen dava değerinin kesinlik sınırının altında olduğu anlaşılmakla, davalının maddi tazminat yönünden istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmadığından davalının istinaf isteminin usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf istemi yönünden yapılan incelemede;
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, davacı hakkında kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanan OMÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin 22/09/2022 tarihli raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olmasına, davacının sürekli maluliyetinin bulunmamasında ve iyileşme süresinin 45 gün olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmaması nedeniyle davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı ve davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf istemlerine yönelik yapılan incelemede;
Manevi tazminat, zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünda tutularak, 6098 sayılı B.K'nun 56.maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedileceği öngörülmüştür.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, davacının 45 gün geçici maluliyeti, tarafların ekonomik sosyal durumu, kaza tarihindeki paranın alım gücüne göre belirlenen manevi tazminat tutarında bir isabetsizlik bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı ve davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davacı ve Davalı .... vekillerinin İstinaf Başvurusunun ayrı ayrı Esastan REDDİNE.
2.Davacı taraftan alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 247,70 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına.
Davalı ....'den alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL'nin ilgili davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına.
Karar kesin olduğundan harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesi'nce yazılmasına.
3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara tebliğine.
Dair, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.08/01/2024
...
Başkan
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Katip
....
¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 08/01/2024
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:56