Samsun BAM 3. HD 2024/284 E. 2024/316 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/284
2024/316
16 Şubat 2024
T.C.
SAMSUN
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/284
KARAR NO : 2024/316
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/10/2022
NUMARASI : 2022/1117 Esas 2022/1017 Karar
DAVACI : ...
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNAN : ...
DAVALI : ....
VEKİLİ : ...
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacılar aleyhine Çarşamba İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyasından takibe girişildiğini ve takip sebebi olarak da Çarşamba İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyasına yapılan ödemeye istinat edildiğini, .... esas sayılı takipte davacıların murisi ....'in bankadan çekilen krediye kefil olduğu belirtilerek borçlu gösterildiğini, oysa diğer takip borçlusu ....'in, yaşlılığından ve tecrübesizliğinden istifade ederek ....'in kefil olmasını sağladığını, yoksa ....'in kefil olma ehliyetinin bulunmadığını, kredinin .... tarafından çekilip kullanıldığını, dolayısıyla ....esas sayılı dosya borcunu ödediğini ileri sürerek davacılar aleyhine takip başlatılan davalının, ....'e halefen davacılardan rücu isteminde bulunamayacağını beyanla, davacıların Çarşamba İcra Müdürlüğü'nün ....esas sayılı takip dosyası sebebiyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitini ve davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini taleple dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili davalının, ....'in bankadan çektiği krediye kefil olduğunu ve kredi borcu ödenmeyince .... ve davalı aleyhine Çarşamba İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyasından başlatılan takipte davalının maaşından kesintiler yapıldığını ve kesintiler toplamının 34.858-TL olduğunu, davalının da ödediği tutarın rücusu için kredi borçlusu .... ile diğer kefil .... mirasçıları ....esas sayılı takip dosyasından takibe giriştiğini, davacıların kefaletin geçersizliğine ilişkin iddialarının asılsız olduğunu ve davalıyı bağlamayacağını beyanla, davanın reddini, davacıların tazminata mahkum edilmelerini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda, HMK'nın 77/1.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf isteminde bulunan Av. ... 'ın istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olup, bozulması gerektiğini, vekaletname her aşamada ibraz edilebilecek eksikliği tamamlanabilir bir belge olduğu, dava dilekçesinden de görüleceği üzere 20'den fazla vekaletin dava dosyasına sunulması zorunluluğu ortaya çıktığını, bu denli çok taraflı davalarda vekalet eksikliğinin ortaya çıkabileceği değerlendirildiğinde tarafına kusur izafe edilerek dava harçları ve vekalet ücreti yüklenmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, vekalet ücreti ve istinaf başvuru giderlerini karşı tarafa yüklenmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, menfi tespit davasıdır.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Dairemizce istinaf istemi açısından incelemede;
Yerel Mahkemenin ... Esas,.... Karar sayılı kararı ile davacı tarafa verilen kesin süre içerisinde vekaletname eksikliğinin ikmal edilmediği gerekçesi ile HMK'nın 77/1. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, davacı vekili olduğunu beyan eden Av. ...'ın 09.08.2023 tarihli dilekçesi ile ilgili dosyadan ...'ün taraf sıfatının, kendisinin ise vekil kaydının silinmesini talep ettiği, ancak daha sonra 13.11.2023 tarihli dilekçe ile davacı vekili olduğunu beyan ederek verilen kararı istinaf ettiği, Dairemizin .... Esas ....Karar sayılı kararı ile dosyada vekaletname bulunmaması sebebi ile HMK'nın 77. maddesi uyarınca kararın ve dava dilekçesinin davacı asile tebliğ edilmesi için dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar verildiği, Yerel Mahkemece davacı asile usulüne uygun olarak tebligat yapıldığı, tebligatta ayrıca, tebliğden itibaren 2 haftalık kesin süre gelip onay vermediği takdirde Av. ... tarafından yapılan işlemlere (istinaf istemi) onay vermeyeceğinin kabul edilerek, yapılan işlemin yapılmamış sayılacağı usulünce ihtar edilmiş, davacı asil tarafından Av. ... tarafından yapılan işlemlere onay verilmediği, Yerel Mahkemenin 03.01.2024 tarihli ek kararı ile Av. ... tarafından yapılan istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği, verilen ek kararın davacı asile ve davacı vekili olduğunu beyan eden ...'a tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Yerel Mahkemenin 03.01.2024 tarihli ek kararı davacı vekili olduğunu beyan eden Av. ... tarafından, vekaletnamenin her zaman tamamlanabilir bir belge olduğu, davanın ilk açıldığı tarihte 20 tane davacının bulunduğu, bu haliyle vekaletnamelerin sunulmasının zor olduğu, davanın reddi, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretine ilişkin kararın yerinde olmadığı gerekçesi ile istinaf edilmiştir.
Yukarıda bahsedildiği şekilde vekaletnamesini sunmayan ve asil tarafından da onay verilmeyen istinaf isteminin yapılmamış sayılmasına yönelik yerel mahkemenin ek kararının, HMK'nın 77.ve devamı maddeleri hükümlerine ve özellikle TBK'nın yetki ve yetkisiz temsile ilişkin hükümlerine uygun olduğu, netice itibariyle verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekili sıfatıyla hareket eden Av. ...'ın istinaf istemi yerinde bulunmamıştır.
Dairemizce dosya kapsamı uyarınca istinaf isteminin HMK'nın 329. maddesi kapsamında değerlendirilmesi açısından ise,
HMK'nın 351. maddesinin at'fı nedeniyle, Bölge adliye mahkemelerince uygulanması mümkün bulunan 6100 sayılı HMK'nın 329. Maddesinde: '1) Kötüniyetli davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, yargılama giderlerinden başka, diğer tarafın vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir. Vekâlet ücretinin miktarı hakkında uyuşmazlık çıkması veya mahkemece miktarının fahiş bulunması hâlinde, bu miktar doğrudan mahkemece takdir olunur.
(2) Kötüniyet sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, bundan başka beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezası ile mahkûm edilebilir. Bu hâllere vekil sebebiyet vermiş ise disiplin para cezası vekil hakkında uygulanır.' hükmü düzenlenmiştir.
Yasal düzenleme uyarınca, istinafa konu dava dosyası krinolojik olarak incelendiğinde, davanın menfi tespit davası olup, birden fazla davacı tarafın bulunduğu, dava değerinin 34.858,00 TL olduğu, açılan davada, işbu davadaki davacı ...'ün vekaletnamesinin bulunmaması nedeniyle, davacı vekiline usulünce kesin süre içerisinde HMK 'nın 77. maddesi kapsamında vekaletnamesini sunması ihtar edildiği halde sunmadığı, kesin sürenin içerik ve şeklinin yasaya uygun olduğu, bunun üzerine işbu davacı hakkındaki davanın ana davadan ayrılarak, istinaf incelemesine konu işbu esasa kayıt edildiği ve ....esas,.... karar sayılı ve 11/10/2022 tarihli karar ile vekaletname sunulmaması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Belirtmek gerekir ki, karar tarihinden sonra davacı vekili 09/08/2023 tarihinde İlk Derece Mahkemesine dilekçe verilerek özetle; ...'ün hakkındaki davanın sehven kayıt edildiği, taraf sıfatının ve vekil olarak vekil kaydının silinmesinin talep ettiği, yerel mahkemece talebin istinafa konu karar tarihinden çok sonra yapılması ve işten el çekilmiş olması nedeniyle işlem yapılmadığını ilişkin dilekçe şerh edildiği de anlaşılmaktadır.
Bunun üzerine davacı vekili olarak hareket eden Av. ... 13/11/2023 tarihli istinaf dilekçesi ile özetle, yukarıdaki dilekçesinden hiç bahsetmeyerek mahkeme kararının esas ve usule aykırı olduğu, vekaletnamenin her aşamada sunulabileceğini, kendisinin kusurlu olmadığını, aleyhine harç ve vekalet ücretine hükmedilmeyeceğini belirterek kararı istinaf etmiştir.
Dairemizce .... esas, .... karar sayılı geri çevirme kararı ile özetle, istinaf istemin de vekaletsiz yapılmış olması sebebiyle, asilin istinaf istemine onay verme ihtimali düşünülerek kararın asile tebliğe çıkartılarak, belirtilen 2 haftalık kesin süre içerisinde istinaf istemine onay verip vermeyeceği belirlendikten sonra hareket edilmesi gereği bildirilerek dosya İlk Derece Mahkemesine iade edilmiştir.
Dairemizin geri çevirme kararı üzerine yerel mahkemece davacı asile, usulüne uygun olarak kararın Av. ... tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle, 2 haftalık kesin süre içerisinde gelip yazılı onay vermesi, aksi takdirde istinaf isteminin yapılmamış sayılmasına usulünce ihtar edilmiş olmasına rağmen, davacı asil gelip beyanda bulunmaması nedeniyle yerel mahkemece bu kez ikinci kez olmak üzere 03/01/2024 tarihinde istinaf isteminin tekrar yapılmamış sayılmasına karar verildiği, bu kararın tekrar vekalet sunmayan Av. ... tarafından aynı gerekçelerle istinaf edildiği, kararın istinaf isteminin asile de tebliğ edildiği halde yazılı onay sunulmadığı ve dosyanın istinaf isteminin incelenmesi nedeniyle yeniden Dairemize gönderildiği anlaşılmaktadır.
Aşamalardaki bu oluş incelendiğinde, vekaletnamesini her zaman sunabileceğini belirten vekilin, birden fazla kesin içerikli ihtarnameye rağmen vekaletnamesini sunmak yerine, kararı ısrarla yetkisi ve vekaleti olmadığını bilecek konumda olmasına rağmen, istinaf kanun yoluna başvurduğu, davacı sayısının fazla olmasına rağmen yalnızca bu davacı hakkındaki davanın tefrik edilmiş olmasına ve ihtarnamelerin bu davacı nedeniyle Avukat sıfatı bulunması nedeniyle, kendisine çıkartılmış olması nedeniyle, tüm dosya kapsamı uyarınca davacı vekili sıfatıyla hareket eden ve fakat hiç bir aşamada vekaletname sunmayan ... 'ın istinaf kanun yoluna başvurusu açısından, hak arama özgürlüğü sınırlarının aşıldığı ve bu açıdan kötü niyetli kanun yoluna başvurduğu değerlendirilmesi gerektiği sonuç ve kanısına varılmıştır.
Bu açıdan HMK'nın 329. madde kapsamında kötü niyet koşulunun vekaletsiz olarak kanun yoluna başvuran Av.... açısından gerçekleşmiş olması nedeniyle, Dairemizce işbu yasa kapsamında kendisinin 4.000,00 TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın HMK'nın 446. maddesi uyarınca gereğinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
İstinaf isteminde bulunan Av....'ın İstinaf Başvurusunun usulden REDDİNE,
-
İstinaf kanun yoluna başvuranın HMK'nın 351. maddesinin at'fı nedeniyle uygulanması gereken 329. maddesi uyarınca takdiren 4.000,00 TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasına,
Para cezasının HMK'nın 446 .maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
- Alınması gerekli 427,60 TL harçtan, istinafa başvuran tarafından yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 157,75 TL harcın istinaf isteminde bulunan Av. ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,
Karar kesin olduğundan, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince yazılmasına,
Dair, HMK'nın 329. ve 362/1-a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.16/02/2024
...
Başkan
...
¸e-imza
...
Üye
...
¸e-imza
...
Üye
...
¸e-imza
...
Katip
...
¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 16/02/2024
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59