SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1166

Karar No

2024/1633

Karar Tarihi

8 Ekim 2024

T.C.

SAMSUN

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1166

KARAR NO : 2024/1633

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ....

ÜYE : ....

ÜYE : ....

KATİP : ....

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 02/05/2023

NUMARASI : 2022/491 2023/537

DAVACI : ....

VEKİLİ : ....

DAVALILAR : ....

VEKİLİ : ....

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı/borçlu şirket .... ile davacı şirket arasında hazır beton üretim, teslim ve satış sözleşmesi imzalandığını, davalı borçlu ....'in ise iş bu sözleşmeye garantör olarak imza attığını, sözleşme gereği davalı/borçlu şirketin müvekkil şirketlerden çeşitli ürünler sipariş ettiğini ve şirkete teslim ettiğini fakat 28.08.2021 düzenleme tarihli 27.11.2021 faiz başlangıçlı 9.302,40 TL tutarlı, 31.08.2021 düzenleme tarihli 30.11.2021 faiz başlangıçlı 4.200,03 TL tutarlı, 14.09.2021 düzenleme tarihli 14.12.2021 faiz başlangıçlı 20.720,16 TL tutarlı, 28.09.2021 düzenleme tarihli 28.12.2021 faiz başlangıç tarihli 19.040,15 TL tutarlı, 14.10.2021 düzenleme tarihli 13.01.2022 faiz başlangıç tarihli 9.240,07 TL tutarlı, 21.10.2021 düzenleme tarihli 20.01.2022 faiz başlangıç tarihli 6.720,05 TL tutarlı, 07.12.2021 düzenleme tarihli 08.03.2022 faiz başlangıç tarihli 3.177,03 TL tutarlı toplam 72.399,89 TL kısmi ve işlemiş faiz miktarı 5.310,30 TL toplamı olarak 77.710,19 TL takip çıkış miktarlı Samsun İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyası ile davalı borçlular hakkında icra takibi başlatıldığını davalıların borca, borç ilişkisine, faize, takibe ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, davalı tarafla yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, taraflarca akdedilen sözleşme gereği teslim edilen malların bedelinin davalılarca ödenmediğini, davalıların itiraz dilekçesinde faize itiraz etmişlerse de bu iddiaların mesnetsiz olduğunu beyanla davalılar hakkında Samsun İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin satış değil eser sözleşmesi olduğu, akdedilen sözleşmede ücretin götürü bedel şeklinde kararlaştırıldığını, ücretin götürü bedel olarak belirlendiği sözleşmede 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun m.480/1 maddesinin dikkate alınması gerektiğini, somut olayın özelliğine göre istisna fıkra olan TBK m.480/2 maddesinin taraflar için uygulanmasının beklenemeyeceğini, davacının basiretli tacir olarak pandeminin tüm Türkiye'ye yayılmasından itibaren neredeyse iki ay sonra yapılan dava konusu sözleşmenin uyarlanmasını istemeyeceğini, istese dahi bu talebini mahkeme yoluyla ileri sürmesi gerektiğini, davacının kararlaştırılan birim fiyatı yukarıda açıklanan hiçbir şart gerçekleşmediğinden kendi başına arttırarak müvekkile fatura kesmesinin kötü niyetli olup bundan sonra da edimini yerine getirmiş olduğundan dolayı söz konusu haksız talebini mahkeme yoluyla ileri sürmesinin mümkün olmadığını, davacının kararlaştırılan bedeli çek ve kredi kartı yoluyla ödediğini beyanla itirazın iptali davasının esas ve usulden reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece Mahkemesi tarafından davanın reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.

İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

İstinaf başvuru talebinde bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, taraflar arasındaki ticari ilişkinin cari hesap niteliğinde olmasına rağmen, ilk derece mahkemesince de hüküm altına alınan ve davacının alacaklı olduğu anlaşılan faturaların takip konusu yapılmaması nedeniyle istemin reddine karar verilmesinin ortada olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin cari hesap olarak işletildiği hüküm altına alınmış omasına rağmen talep edilen alacak tutarının takibe konu faturalardan kaynaklanmadığı görüşünün anlaşılamadığını, borçlu yanca yapılan ödemelerin cari hesap ilişki nedeniyle tarih yönünden öncelikli borçlardan düşmekte olup, kalan bakiye borç miktarının ise sonraki tarihli faturalara intikal ettiğini ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

DELİLLER :

Tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Dava, fatura alacağına dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.

Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, davalı şirket .... ile davacı şirket arasında 20/05/2020 tarihli hazır beton üretim, teslim ve satış sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile taraflar arasında cari hesap ilişkisi oluşturulduğu, davalı borçlu ....'in ise iş bu sözleşmeye garantör olarak imza attığını, sözleşme gereği davalı/borçlu şirketin müvekkil şirketlerden çeşitli ürünler sipariş ettiğini ve şirkete teslim ettiğini fakat icra takibine konu fatura bedellerini davalıların ödemediğini belirterek icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir.

Yerel mahkemece; "takibe konu faturaların davalı defterinde kayıtlı olduğu, tarafların 2021 yılı ticari defterlerindeki mal satışına ilişkin kayıtların davalı tarafından itiraz edilen takibe konu olmayan 14 adet e arşiv faturası dışında birbiri ile örtüştüğü, takibe konu faturalar kapsamında dosya arasında bulunan BA-BS formlarında yer alan bilgilerin de birbiri ile uyumlu oldukları, faturaların davalı tarafından defterine itiraz edilmeksizin kaydedildiği, böylelikle içeriğinin kesinleştiği, takibe konu faturalar toplamının 72.399,89 TL olup davacı ve davalı defterine göre davalının fatura kesim tarihlerinden sonra olmak üzere 2021 yılında 185.000,00 TL tutarında ödeme yaptığı, davalının ödeme husunda üstüne düşen ispat külfetini yerine getirdiği, davacının yemin deliline de dayanmadığı dikkate alınarak takibe yapılan itirazın haklı olduğu değerlendirilmiş ve davanın reddine" şeklindeki gerekçe ile davanın reddine dair verilen karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.

Davacı tarafça itirazın iptali davası açılmış olması nedeniyle itirazın iptali davasının özelliği açısından da değerlendirme yapılması gerekmektedir.

İtirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK' nun .... esas, .... karar sayılı ilamı)

Ayrıca taraflar arasında cari hesap ilişki olduğu iddia edildiğinden cari hesap sözleşmesi ile her iki tarafı tacir olduğundan fatura ve faturaların delil olma niteliği, ticari defterler ve ispat yükü üzerinde de durmakta yarar vardır

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89 ve 6762 sayılı eTTK’nın 87. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddelerde cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.

Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz.

Kural olarak davacı, cari hesabın dayanağı olan faturalarda gösterilen malları teslim ettiğini kanıtlamak zorundadır. Davalının da bu mallar karşılığında yaptığı ödemeleri kanıtlayan belgeleri mahkemeye sunması gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun .... esas, .... karar sayılı ilamı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun .... esas, .... karar sayılı ilamı)

Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşme ilişkisini inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.

Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.

Davalı, dava ve takip konusu iki faturaya süresinde itiraz etmemiş ve faturayı da ticarî defterlerine kaydetmişse mal ve hizmetlerin kendisine teslim edildiğini kabul etmiştir. Davacı şirket, alacağının varlığını kanıtlama yükümlülüğünden kurtulmuş olur; buna karşılık davalı, borcu ödediğini kanıtlamakla yükümlü hâle gelir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin .... esas,.... karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin .... esas, .... karar sayılı ilamı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun .... esas, .... karar sayılı ilamı)

Somut uyuşmazlıkta: istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde;Taraflar arasında 20/05/2020 tarihli sözleşmesi imzalandığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. Taraflar arasındaki ilişki açık hesap ilişkisi olup davacı, cari hesabın dayanağı olan faturalarda gösterilen malları teslim ettiğini kanıtlamak, Davalı da bu mallar karşılığında yaptığı ödemeleri kanıtlamak zorundadır. Bilirkişi raporlarında da belirildiği üzere icra takibine konu faturaları davalı ticari defterine kaydetmiş ve bu faturalara da itiraz etmemiş olup davacı şirket, alacağının varlığını kanıtlama yükümlülüğünden kurtulmuştur. Davalı tarafça faturalara süresinde itiraz edilmediği ve ticari defterine de kaydedildiğinden, bu durumda davalının borcun ödendiğini ispatlaması gerekmektedir. Davalı taraf faturalara konu borcu daha önceden çek ve kredi kartı ile ödediğini belirtmiş olup, iki tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda bilirkişi raporlarından davalı tarafın 2021 yılında 185.000,00 TL çek ve kredi kartı ödemesi, sözleşme tarihinden sonra olmak üzere 2020 yılında da 3 adet toplam 225.000,00 TL çek ödemesi yaptığı, bu ödemelerin icra takibine konu fatura bedellerinden fazla olduğu, iş bu davanın itirazın iptali davası olması nedeniyle davacı tarafça takip konusu yapılmayan ve davalı defterinde kayıtlı olmayan 14 adet fatura yönünden inceleme yapılamayacağı (benzer yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun .... esas, .... karar sayılı ilamı,) dolayısıyla verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı vekilinin İstinaf Başvurusunun Esastan REDDİNE.

2.Davacı taraftan alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL'nin davacı taraftan alınarak hazineye gelir kaydına,

Karar kesin olduğundan harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesi'nce yazılmasına.

3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara tebliğine.

Dair, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi

. 08/10/2024

....

Başkan

....

¸e-imza

....

Üye

....

¸e-imza

....

Üye

....

¸e-imza

....

Katip

....

¸e-imza

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 08/10/2024

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülensamsunileriistinafdelillerinreddinebaşvuranİptaliistinafadeğerlendirilmesikonusutaraflargerekçesebepleriİtirazınhükümeimza

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim