Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/1299
2024/1607
1 Ekim 2024
T.C.
SAMSUN
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1299
KARAR NO : 2024/1607
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :....
ÜYE : ....
ÜYE : ....
KATİP : ....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/05/2024
NUMARASI : 2024/132 Esas, 2024/574 Karar
DAVACILAR : ....
VEKİLİ : ....
DAVALI : ....
VEKİLİ : ....
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıların murisi ...'ın 03.02.2021 tarihinde davalı bankadan ticari kredi kullandığını ve kredi tahsisi esnasında hesabından ".... Kobi Hayat" açıklaması düşülerek 1.575-TL prim tahsilatı yapıldığını, murisin 01.04.2021 tarihinde vefat ettiğini ve kredinin hayat sigortasından karşılanmasını beklerken poliçe düzenlenmediğini ve 1.575-TL'nin 06.04.2021 tarihinde hesaba iade edildiğini öğrendiklerini, oysa primin peşin olarak tahsil edildiğini ve sigorta korumasının prim tahsilatı ile başlamış kabul edilmesi gerektiğini beyanla, davacıların davalı bankadan çekilen 175.000-TL bedelli kredi ve ferilerinden doğan borçtan sorumlu olmadıklarının tespitini ve ....'ın vefatından sonra hesaptan çekilen tutarların iadesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle: ....'ın 03.02.2021 tarihinde davalı bankadan 175.000-TL bedelli esnaf kooperatif kredisi kullandığını, fakat hayat sigorta poliçesi düzenlenmesi yönünde bir girişimde bulunmadığını, hesabından prim tahsilatı amacıyla alınan 1.575-TL'nin diğer hesabına aktarıldığını ve bu tutarın poliçe düzenlenmeyince hesabına iade edildiğini, borçlunun Hayat Sigorta poliçesi düzenlenmesi için imza vermediğini ve böyle olunca sigorta bilgi formu, hastalık soru formu, check-up ve sağlık beyanı gibi işlemlerin tamamlanmadığını, bu işlemler tamamlanmadan ve poliçe düzenlenmeden prim tahsilatı yapılamayacağını beyanla, davanın reddini istediği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabul-kısmen reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, eksik inceleme sonucu hatalı karar verildiğini, verilen kararın TTK VE TBK hükümleri göz ardı edilerek verildiğini, murisin kredi nedeniyle üzerine düşeni yapmış ve prim borcunu ödeyerek sözleşme ilişkisini kurduğunu, ancak davalı bankanın poliçeyi düzenlemediğini, davalının ağır kusurlu olduğundan bahisle, mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İstinaf başvurusunda bulunan davalı vekili dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müteveffanın Esnaf Kefaletten kredi kullanarak ferdi kaza sigortası dışında hayat sigorta poliçesi düzenlediğini, ancak murisin işlemleri tamamlamadığından kesilen paranın iade edildiğini, iadenin kötü niyetli yapılmadığını, işlemleri tamamlanmayan poliçenin geçersiz olduğunu, müvekkil ile muris arasında usulüne uygun sözleşme düzenlenmediğini, eksik inceleme sonucu hatalı karar verildiğinden bahisle, mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, davacıların murisi ....'ın davalı bankadan ticari kredi kullandığını ve murisin hesabından ".... Kobi Hayat" açıklaması ile prim tahsilatı yapıldığını, muris öldükten sonra prim iadesi yapıldığını belirterek, hayat sigortası kapsamında davalı bankaya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
Yerel mahkemece 29/05/2023 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin .... E. .... K. Sayılı kararı ile" davalı bankaca prim tahsilatı yapılmasına rağmen muris hakkında hayat sigorta poliçesi düzenlememesine yönelik tarafların kusur durumuna göre bir karar verilmesi gerekirken yerel mahkemece taraflar arasında hayat sigorta sözleşmesi kurulmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmeyerek" kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin Dairemiz kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada "murisin, gerekli belgelerin temini ile sigortacıya ulaştırılması ve poliçenin düzenlenmesi vd. sigorta işlemlerini takip etmemesi sebebiyle müterafik kusurlu olduğunun kabulü ve tazminat tutarından kusur indirim yapılması gerekmektedir. Bu sebeplerle, murisin %31,37 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiş, 1 ilâ 7. taksitler için ödenen toplam tutarın (168.335,12-TL'nin) %31,37'sinin 52.806,72-TL'ye tekabül ettiği ve ilk üç taksit için ödenen toplam tutarın da 52.812,34-TL olduğu nazara alınarak, ilk üç taksit için ödenen tutarın murisin kusuru sebebiyle tereke üzerinde bırakılması, 4 ilâ 7. taksitler için ödenen tutarların (toplam 115.522,78-TL'nin) ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte terekeye iadesine " dair karar verilmiştir.
Karar davacı ve davalı tarafından istinaf edilmiştir.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, murisin hesabından 04.02.2021 tarihinde prim tahsilatı yapılarak hayat sigorta poliçesi kapsamında sözleşme ilişkisinin kurulması nedeniyle sigortacının rizikodan sorumlu tutulmasında, yerel mahkemece murisin, gerekli belgelerin temini ile sigortacıya ulaştırılması ve poliçenin düzenlenmesi vd. sigorta işlemlerini takip etmemesi sebebiyle müterafik kusurlu olduğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik bulunmamasına; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı ve davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davacı ve Davalı vekillerinin İstinaf Başvurusunun ayrı ayrı Esastan REDDİNE.
2.İstinaf başvurusunda bulunan davacı taraftan istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca alınmasına yer olmadığına,
İstinaf başvurusunda bulunan davalı taraftan alınması gerekli 7.891,36 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.977,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.913,76 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına.
Karar kesin olduğundan harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesi'nce yazılmasına.
3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara tebliğine.
Dair, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.01/10/2024
....
Başkan
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Katip
....
¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 01/10/2024
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15