Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/1308
2024/1440
16 Eylül 2024
T.C.
SAMSUN
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1308
KARAR NO : 2024/1440
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ....
ÜYE : ....
ÜYE : ....
KATİP : ....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/06/2024
NUMARASI : 2023/1346 Esas-2024/768 Karar
DAVACI : ....
VEKİLİ :....
DAVALI : ....
VEKİLLERİ : .....
DAVANIN KONUSU : Tazminat
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 11.05.2023 tarihinde müvekkilinin maliki olduğu .... plakalı araç ile ....'İN maliki, ....'İN sevk ve idaresinde olan .... plakalı araç arasında maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağı göz önüne alınarak hazırlanan eksper raporuna göre davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ....'in maliki olduğu .... plakalı aracın %25 kusurlu olduğu kanaatine ulaşıldığını, ancak polis tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağı incelendiğinde ve kazanın oluş biçimi göz önüne alındığında, eksper tarafından yapılan kusur değerlendirmesinin hatalı olduğunu, söz konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin de hatası bulunmuş ise de karşı taraf sürücüsü ....'in de aracını hız limitlerinin üstünde sürerek en az müvekkili kadar hatası bulunduğunu, yeniden kusur raporu alınmasını gerektiğini, kaza sonucunda müvekkilinin aracında araç değer kaybı ve hasar kaybı meydana geldiğini, değer kaybının ve hasar kaybının ödenmesi için kazada %25 kusurlu olan ve 915465050 poliçe numarası ile sigortalanan .... plakalı aracın sigorta şirketi olan .... e-mail üzerinden 25.08.2023 tarihinde başvuru yapıldığını, sigorta şirketi tarafından cevap verilmediğini, ayrıca 05.10.2023 tarihinde kep üzerinden hasar kaybı ve değer kaybı başvurusu yapıldığını, tekrardan cevap verilmediğini, sigorta şirketinin değer ve hasar kaybını ödememesi üzerine 05.10.2023 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapıldığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50TL değer kaybı, 50TL hasar kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmesini mahkememizden talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemekle, kazaya karışan .... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Avantaj Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun kazanın poliçe vadesi içinde meydana gelmesi şartıyla poliçe teminat miktarı ile sınırlı olup yargılama öncesi dava dışı kasko sigortacısına 12.904,71 TL ödeme yapıldığını, kaza tarihi itibariyle sorumlu oldukları bakiye limitinin 107.095,29 TL olduğunu, poliçe azami teminatının muaccel ve maktu borç olmayıp ödenecek azami teminat miktarını belirlediğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun, Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel Şartları gereğince “Karayolu”nda meydana gelen zararlarda poliçe limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlı olduğunu, dava öncesi dava dışı kasko sigortacı tarafından davacının aracı onarılarak zararın giderildiğini, müvekkili şirket tarafından ise yapılan dava dışı kasko sigortacısına yapılan ödeme ile sorumluluğunu yerine getirdiğini, Atk'dan kusur tespiti gerektiğini, talebin sebepsiz yere zenginleşmeye sebebiyet verecek nitelikte olduğunu, gerçek zararının uzman bilirkişiler marifeti ile tespiti gerektiğini, zarar hesabında anlaşmalı tamirhane iskontosunun uygulanması gerektiğini, davacının aracının K.T.K 2.1 maddesine göre eşdeğer parça kullanımına uygun olduğunu, zarar hesabının KDV dahil edilmeden yapılması gerektiğini, sigorta poliçesi düzenleme tarihi 04.12.2021'den sonrası olduğundan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5. Maddesinde yer alan hüküm gereği, 04.12.2021 tarihinde yapılan değişiklik dikkate alınarak EK.1'de yer alan formülasyona göre değer kaybı hesaplaması yapılması gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde davanın reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekilinin dilekçesinde özetle; yerel mahkemece hatalı ve eksik inceleme ile hazırlanmış, çelişkilere sebebiyet veren bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini beyanla, verilen kararın kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli ve değer kaybı bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili, davalıya sigortalı aracın müvekkiline ait araca çarpması sonucu aracın hasar gördüğünü ileri sürerek, hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin zararın tahsilini istemiş olup, yerel mahkemece davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu bulunmasına, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan REDDİNE,
2.Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,
3.İş bu kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürü'nce taraflara tebliğine,
Dair, davanın belirsiz alacak davası olması nazara alınarak HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.16/09/2024
....
Başkan
....
¸e-imza
.....
Üye
.....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Katip
....
¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 16/09/2024
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32