Samsun BAM 3. HD 2022/2142 E. 2023/1749 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/2142
2023/1749
10 Kasım 2023
T.C
SAMSUN
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2142
KARAR NO : 2023/1749
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/11/2022
NUMARASI : 2022/68 2022/1097
DAVACI : ....
DAVALI : ...
VEKİLİ : ...
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı asıl borçlu ...'nin davalı bankadan işletme kredisi kullanması için ...ilçesinde bulunan 3 adet taşınmazı ipotek verdiğini, ipotek işlemleri için bankaya giderek imza attığını, fakat sonradan öğrendiğine göre düzenlenen ve ilgili bölümleri sonradan doldurulan kredi genel sözleşmesine kefillik için imza atıldığının bildirildiğini, kendisinin kredi sözleşmesine kefillik için imza atmadığını, 27/07/2009 tarihli sözleşmedeki imzanın altına yazılan yazıların kendisine ait olmadığını, bu nedenle davalı ile arasında bir borç ilişkisi doğmadığını, sonradan dava dışı firmaya kullandırılan kredi tutarının 220.000TL olduğunu öğrendiğini, bu kredinin ilk 42 taksidinin ödendiğini, kalan 18 taksitin borç tutarının ise 83.760,15 TL olduğunu, bunun için ipotekli taşınmazların ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takiple satılarak davalı bankanın alacağına mahsup edildiğini, kalan alacak içinde... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile yapılan takip sonucu kalan tek taşınmazın satış işlemlerinin yapıldığını, İİK'na göre borçlunun evinin haczi caiz olmayan mallar listesinde olduğundan ihale aşamasına gelen halen oturduğu evin satışının durdurulması gerektiğini belirterek, davalı borçlu olmadığının tespitine, dava dışı firmanın davalı bankadan kullandığı 338.046,59TL'nin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın... Şubesi ile dava dışı asıl borçlu .... arasında imzalanan 27/07/2009 tarihli sözleşmeye istinaden borçluya krediler kullandırıldığını, kredi sözleşmelerine davacı ...'nın borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imza attığını, borçlunun borcunu ödemeyerek sözleşmeye riayet etmemesi üzerine ihtarname çekilerek hesapların kat edildiğini ve asıl borçlu ile davalı hakkında .... İcra Dairesinde ilamsız takip yolu ile icra takibi başlatıldığını, davacının tebliğ edilen ödeme emrine itiraz etmediğinden borcun kesinleştiğini, aradan 9 yıl geçmesine rağmen davacının icra baskısı ile iş bu davayı açtığını, davacının sahibi olduğu 3 adet taşınmazı dava dışı firmanın kullandığı kredilere karşılık ipotek verdiğini ve kredi sözleşmesine müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imza attığını, sözleşmenin kefalete ilişkin 62, 63 ve 64 sayfaları incelendiğinde sözleşmenin yazılı şekilde yapıldığı ve kefalet limitinin 338.046,59TL olarak belirlendiğinin görüleceğini, davacının sözleşmenin sonradan doldurulduğu yönündeki iddiasının kötü niyetli olduğunu, iddiasını yazılı delil ile ispat edemediğini, davacının sadece 220.000TL kredi kefil olduğu yönündeki iddiasının doğru olmadığını, bilirkişi incelemesini talep ettiklerini belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın eksik inceleme sonucu hatalı olarak verildiğini, dosyadan aldırılan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığından bahisle, mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, dava dışı asıl borçlunun davalı bankadan işletme kredisi kullandığını, davacının 3 adet taşınmazını ipotek verdiğini, davacının krediye kefil olmadığını, sözlemeyi kefil sıfatıyla imzalamadığını, imzanın altındaki yazıların davacıya ait olmadığını ileri sürerek, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep etmiştir.
Yerel mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, takibin dayanağı Genel Kredi Sözleşmesi 27/07/2009 tarihli olup, sözleşmenin geçerli olduğu tarihte yürülükte bulunan 818 sayılı BK'nın 484. maddesine göre kefalet sözleşmesinin geçerli olması için yazılı şekilde yapılması ve kefilin sorumlu olacağı miktarın sözleşmede açıkça gösterilmesi gerektiği, davacının imzasının bulunduğu 27/07/2009 tarihli sözleşmede kefaletin yazılı olduğu, kefalet limitinin 338.046,59-TL olduğu görülmüş olup, buna göre davacı kefaletinin kefalet sözleşmesinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunun hükümlerine uygun olduğu ve geçerli olduğu açıktır.
24/07/2009 tarihli 8539 yevmiye numaralı ipotek senedinde davacının dava dışı borçlu....'nin...merkez ve şubeleri ile yapmış olduğu yada ileride yapacağı her türlü sebepten doğmuş ve doğacak borçları lehine 500.000,00 TL bedelli ipotek verildiği anlaşılmış olup, şu halde ipotek tahsilatlarının BK'nın 492. maddesi (TBK 598) de nazara alınarak dava dışı asıl borçlunun başkaca borçlarından mahsup edilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığından, yerel mahkemece bankacı bilirkişiden alınan rapora göre davacının kefalet sözleşmesinden kaynaklı olarak davalıya borçlu olduğu tespit edildiğinden yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davacının İstinaf Başvurusunun Esastan REDDİNE.
2.Davacı taraftan alınması gerekli 269,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına.
Harç tahsil müzekkeresinin Dairemiz Yazı İşleri Müdürü tarafından yazılmasına.
3.İş bu kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine.
Dair, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.10/11/2023
Başkan.... Üye... Üye... Katip...
e-imzalı e-imzalı e-imzalı e-imzalı
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 10/11/2023
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:12