Sakarya BAM 7. HD 2024/1039 E. 2024/995 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
bam
2024/1039
2024/995
11 Haziran 2024
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1039
KARAR NO : 2024/995
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/03/2024
NUMARASI : 2023/686 Esas - 2024/152 Karar
DAVACI : GELECEK VARLIK YÖNETİMİ ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : SAKARYA TİCARET SİCİLİ MÜDÜRLÜĞÜ - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
TASFİYE MEMURU : ... (T.C. NO: ...) - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA TÜRÜ : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 08/12/2023
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 12/06/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; resen ticaret sicilinden silinmiş olan Sakarya Yılmazoğulları Yapı Malzemeleri İnşaat Taşımacılık Hizmetleri Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhinde yürüttükleri Sakarya 4. İcra Dairesi'nin 2021/8740 Esas sayılı takip dosyası açısından adı geçen şirketin ihyasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın KABULÜNE, Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... ticaret sicil numarasında kayıtlı Sakarya Yılmazoğulları Yapı Mal. İnş. Taş. Hiz. Tur. San. Tic. Ltd. Şti'ni Sakarya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2021/8740 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olarak İHYASI ile sicile TESCİLİNE, Tasfiye memuru olarak şirketin önceki müdürü olan ...'ın (TCKN: ...) atanmasına ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle tasfiye memurunun, olanağının bulunmaması ve şirkete ait tasfiyeye konu mal varlığının da bulunmaması sebebi ile tasfiye memurluğunu kabul etmediğini ancak yerel mahkeme tarafından kararında bu yönde bir değerlendirme ve araştırma yapılmadığını, yerel mahkeme tarafından eksik inceleme ve araştırma yapılarak davanın kabulüne karar verildiğini, usule uygun olarak sicilden terkin edilen şirket yönünden hatalı hüküm kurulduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı taraf her ne kadar tasfiye memuru olmak istemediği yönünde beyanda bulunmuş olsa da tasfiye memuru olarak atanacak kişinin belirlenmesinde takdir mahkemenin olduğunu ve mahkeme tarafından bu takdir hakkı kullanıldığını beyan ile; tasfiye memurunun istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.
DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/03/2024 Tarih - 2023/686 Esas - 2024/152 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
DAVA; TTK'nın geçici 7. maddesi gereğince sicilden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerle sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. Aynı maddenin 1. fıkrasının b bendi uyarınca, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, terkin sebebi olarak sayılmış olup, anılan maddenin 4. fıkrasının a bendi ile Ticaret Sicili Müdürlüklerince; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü'ne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11.bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden resen silineceği düzenlenmiştir.
Bu tür davalarda hak düşürücü süre ve hukuki yarar konularında Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin emsal İçtihatlarında; "... Dairemizin 14.02.2017 tarih ve 2017/363 E. - 2017/814 K. Sayılı ilamında da ifade edildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirkete ait tasfiye edilmemiş malvarlığının bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler. Somut uyuşmazlıkta sicil kaydı silinen şirket eski müdürü tarafından, şirkete ait taşınmazların tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket malvarlığının tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak ihya istemekte hukuki yararının bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir." (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 14/10/2021 tarih, 2021/2387 Esas- 2021/6034 Karar), şeklinde karar verildiği görülmektedir.
Tüzel kişiliği olan bir şirketin ticaret sicilinden terkin işlemi yapıldıktan sonra, ortaklığın tüzel kişiliği sona erer. Bu terkinden sonra ortaklığın alacakları, borçları yada ortaklığın sorumluluğunu gerektiren bir durum ortaya çıkarsa, tasfiye memurları, ortaklığın pay sahipleri veya alacaklılar sicildeki terkin kaydının kaldırılmasını isteyebilirler.
Eldeki uyuşmazlıkta; Sakarya Yılmazoğulları Yapı Mal. İnş. Taş. Hiz. Tur. San. Tic. Ltd. Şti'nin Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... Sicil Numarasıyla kayıtlıyken 11/08/2015 tarihinde 6102 sayılı TTK'nun Geçici 7. maddesi uyarınca re'sen sicilden terkin edildiği, dosya kapsamı delillere göre terkin işleminin usulüne uygun yapıldığı ve bunun aksi bir iddianın da bulunmadığı görülmektedir. Davacının ihyası istenen şirket aleyhinde Sakarya 4. İcra Dairesi'nin 2021/8740 Esas sayılı takip dosyası kapsamında alacak talebinde bulunduğu, bu nedenle davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, Anayasa Mahkemesi'nin 22/06/2023 tarih, 2023/33 Esas, 2023/117 Karar sayılı kararı ile; 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verildiği, bu nedenle eldeki davanın süresinde açıldığı, davalının tasfiye memuru atanmasında usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı, şirketin faal olmaması ve mal varlığının bulunmamasının şirket eski ortağı olan davalının tasfiye memuru atanmasına engel olmadığı anlaşılmakla tasfiye memurunun istinaf isteminin esastan reddi gerekmiştir.
Gerekçeli karar başlığında; davacının adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; tasfiye memuru vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
HMK'nın 353. (1). b). 1) maddesi uyarınca; Tasfiye Memurunun İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
-
İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/06/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25