SoorglaÜcretsiz Dene

Sakarya BAM 7. HD 2022/2398 E. 2024/966 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/2398

Karar No

2024/966

Karar Tarihi

31 Mayıs 2024

T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/2398

KARAR NO : 2024/966

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ :15/09/2022

NUMARASI :2022/311 Esas - 2022/657 Karar

DAVACI :EBAT METAL TİCARET VE NAKLİYAT LİMİTED ŞİRKETİ - ...

VEKİLİ :Av. ... - ...

DAVALI :... - ...

VEKİLİ :Av. ... - ...

DAVA :İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ :17/08/2018

KARAR TARİHİ :31/05/2024

KR. YAZIM TARİHİ :14/06/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirketin İstanbul ilinde uzun yıllar sanayi kuruluşlarında ve fabrikalarda metal malzeme temini alanında faaliyet gösteren bir firma olduğunu, davalı borçlu şirket ile de uzun yıllar bu hususta ticaretlerinin devam ettiğini, davalı borçlu şirketin son zamanlarda siparişini verip teslim aldığı malzemenin bedelini ödemekte güçlük çekmesi nedeniyle bir süre davacı şirket tarafından idare edildiğini, önceki ticaretleri dikkate alınarak durumunun çözüleceği ve davalının borçlarını ödeyeceği düşünülerek ticarete devam ettiğini, davacının 30/05/2018 tarihine gelindiğinde artık davalıya vadeli malzeme verilmeyeceğini, bedeli peşin ya da çek- senet gibi ödeme araçlarının kendisine teslimi ile çalışabileceğini ifade ettiğini ve bu tarihten sonra tarafların bu şekilde çalışmaya başladığını, davalının birikmiş borcunu ödeme konusunda gayret göstermemesi üzerine tarafların 27/06/2018 tarihinde yaptıkları hesaplaşma sonucunda davalının peşin çalışmaya başladığı 30/05/2018 tarihi itibariyle davacı şirkete 790.139,19.-TL borcunun bulunduğunun mutabakat altına alındığını, davalının beyan ettiği süre içerisinde ödeme yapmaması üzerine davacı, davalı şirket yetkilisi ... ile görüşmek için iş yerine gittiğinde şirket muhasebe görevlileri, avukatları ve ortaklarının şirketin devri, bazı ortakların ayrılması gibi konularda toplantı halinde olduklarını tespit ettiklerini, bunun üzerine davacı tarafından mahkememize başvurularak 2018/215 D.iş dosyası üzerinden ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, davalı şirketin menkul ve gayrimenkul malları ile 3.kişilerde bulunan hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verildiğini, işbu kararın Gebze 4.İcra Müdürlüğünün 2018/41431 Esas sayılı dosyası ile infaz edildiğini, borçlu şirketin adresinde yapılan haciz işleminde, borçluya ait menkuller haczedilerek borçluya yediemin olarak bırakıldığını, davalı tarafın haciz işlemlerine itirazda bulunduğunu, bunun üzerine mahkememizin ihtiyati haciz dosyasında duruşma açıldığını ve 09/08/2018 tarihinde yapılan duruşmada davalının itirazlarının reddedildiğini, davalının Gebze 4.icra Müdürlüğünün 2018/41431 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine de itirazda bulunduğunu, itirazın süresinde olması nedeniyle icra müdürlüğünce icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini beyanla; davalının yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının %20 oranında icra-inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirketin uzun yıllar ticaret yaptığını, 30/05/2018 tarihi itibariyle 790.139,19.-TL borçlu olduğunun doğru olduğunu, davacının 30/05/2018 tarihinden sonrada ticaretin devam ettiğini bu tarihlerden sonra gönderilen paranın sonradan alınan malların ücretleri olduğunu, eskiye dayalı ödeme olmadığını iddia ettiğini, borcu olan bir insanın borcu dururken mal alıp peşin ödeme yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı ile 30/05/2018 tarihinden sonra da ticari ilişkinin devam ettiğini, fakat bu ticari ilişkide davacının iddia ettiği kadar mal alınmadığını, müvekkilinin bugünkü tarih itibari ile davacıya 207.814,52.-TL borcu bulunduğunu, taraflarınca gerek ihtiyati hacze gerekse icra takibine itiraz edilmesinin sebebinin davacının 30.05.2018 tarihli mutabakata göre o tarih itibarı ile alacak talep edilmesinden dolayı olduğunu, davacının iddia ettiği kadar mal alınmadığını. müvekkili şirketin davacıdan almış olduğu mal karşılığı ödemelerini yapmış olduğunu, bakiye 207.814,52 TL borcu bulunduğunu, bu borcun da icra takibinde talep edilen dönem ile ilgili olmadığını, defterler üzerinde yapılacak inceleme sonucunda bunun ortaya çıkacağını beyanla davanın reddi ile davacının % 20 kötü niyet tazminatı ile yargılama gideri ve vekalet ücreti ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince; "... Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, Davalı borçlunun Gebze (4.) İcra Müdürlüğü'nün 2018/41431 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 784.315,49.-TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,

-Davalı borçlu itirazında haksız olduğundan takip konusu edilen ve hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si olan 156.860,10.-TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,

-Davacı alacaklının takip yapmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden, reddedilen kısım yönünden davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Müvekkiller tarafından mutabakat tarihi olan 30.05.2018' ten sonra yapılan ödemelerin vadesi önce gelen bu borca yönelik yapıldığının (TBK madde 102/1) kabulü gerektiğinden davacının davasının reddi gerektiği ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesi haksızdır, alacaklı kötü niyetli olup aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir" beyanı ile yerel mahkeme kararının müvekkil şirket aleyhine olan kısmının kaldırılarak, kötüniyet tazminat taleplerinin kabulü davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; "davalı taraf istinaf dilekçesinde itirazın iptali davasına dayanak icra takibinde belirtilmeyen faturalara işbu davada dayanılamayacağını ve bu nedenle davanın reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir. davalı taraf bu yöndeki beyanlarının herhangi bir hukuki geçerliliği bulunmadığından reddine karar verilmesi gerekmektedir. Davalı şirket yetkilisi ...'ın duruşmada içeriklerini kabul ettiği mahkeme dosyasına tarafımızca sunulan whatsapp yazışmalarında müvekkil şirket ile davalı firmanın ticaretlerinin mutabakat tarihi olan 30.05.2018 tarihinden sonra da devam ettiği açıkça ortadadır. Hal böyle iken davalı tarafın istinaf dilekçesinde aksi yöndeki iddialarının iyi niyetli olmadığı açık olup bu sebeple de istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği ayrıca dosya kapsamında aldırılan tüm bilirkişi raporlarında müvekkil şirketin davalı firmadan dava tarihi itibari ile 784.315,49-TL alacaklı olduğu belirtilmiş olup dosya kapsamında aldırılan tüm bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup aksi yöndeki istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmektedir" beyanı ile yerel mahkeme kararının onanmasına, davalının istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/09/2022 tarih, 2022/311 Esas - 2022/657 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü/kısmen reddine karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosyanın incelemesinde; davacının sanayi kuruluşlarında ve fabrikalarda metal malzeme temini alanında faaliyet gösteren bir firma olduğu, davalı borçlu şirket ile de davacının uzun yıllar bu hususta ticaretlerinin olduğu, davalı borçlu şirketin davacı ile olan ticaretlerinin son zamanlarında siparişini verip teslim aldığı malzemenin bedelini ödemekte güçlük çektiği, davacı şirket tarafından bu durumun bir süre idare edildiği, davacı tarafından önceki ticaretleri dikkate alınarak davalının ödeyememe durumunun çözüleceği ve davalının borçlarını ödeyeceği düşünülerek ticarete devam edildiği, davacının 30/05/2018 tarihine gelindiğinde artık davalıya vadeli malzeme verilmeyeceği, bedeli peşin ya da çek- senet gibi ödeme araçlarının kendisine teslimi ile ticari ilişkinin devam edileceğinin bildirildiği, bu tarihten sonra tarafların bu şekilde çalışmaya başladığı, davalının birikmiş borcunu ödeme konusunda gayret göstermemesi üzerine tarafların 27/06/2018 tarihinde yaptıkları hesaplaşma sonucunda davalının peşin çalışmaya başladığı 30/05/2018 tarihi itibariyle davacı şirkete 790.139,19.-TL borcu bulunduğunun mutabakat altına alındığı, davalının beyan ettiği süre içerisinde ödeme yapmaması üzerine davacı tarafından Gebze 4.İcra Müdürlüğünün 2018/41431 Esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, başlatılan takibe itiraz edilmesi üzerine, itirazın hükümden düşürülmesi için eldeki davanın açıldığı, davalı tarafından açılan davanın kabul edilmediği, ilk derece mahkemesince açılan davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Uyuşmazlık, davacının cari hesap ekstresinde belirtilen faturalar uyarınca mal teslim edip etmediği, varsa davacının alacağının ne kadar olduğu noktasındadır.

İcra Takibine İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (2004 sayılı kanun 62.madde)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. (2004 sayılı kanun 67.madde)

Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır. (HGK 2017/(19)11-1309 Esas. 2021/377 Karar)

Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1). HMK'nın 222/2.maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir. Öte yandan aynı Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17/09/2019 tarihli 2017/19-919 E. 2019/886 K. sayılı "...6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 89. (6762 sayılı TTK’nın 87) maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddelerde cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.

Dosya arasına alınan Gebze 4. İcra Müdürlüğünün 2018/41431 esas sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı alacaklı tarafından borçlu aleyhine Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/215 D.İş E. 2018/217 D.İş K. Sayılı ihtiyati haciz kararına istinaden toplam 805.072,44 TL alacak için ilamsız takip yolu ile icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine borçlu vekilinin icra müdürlüğünün dosyasına, ödeme emrine, ödeme emrinde belirtilen borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz ettiği, Gebze 4. İcra Müdürlüğü'nce itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.

Dosya arasına alınan bilirkişi raporunda özetle; davacının, icra takibinde asıl alacak olarak 30/05/2018 tarihine kadar muaccel olmuş fatura alacağının ödenmesini talep ettiği, talimat yazısında belirtiği gibi dava dosyası ile davacının defter kayıtları ve mali tabloları üzerinde gerekli incelemelerin yerine getirilmesi neticesinde, davalının yapmış olduğu ödemeler düşüldükten sonra davacının 30/05/2018 tarihine kadar defter kayıtlarına aldığı faturalardan ötürü davalıdan muaccel olan alacağının 790.139,19.-TL olduğunun tespit edildiği, bu tutarın davanın dayandığı icra takibinde talep edilen asıl alacak rakamı ile uyuştuğu, icra takibinde 30/05/2018 tarihi itibariyle muaccel alacak talep edilmiş olmakla birlikte taraflar arasındaki ticari ilişkinin bu tarihten sonra 22/07/2018 tarihine kadar devam ettiği, 30/05/2018 tarihinden sonra da davacının davalıya satış yaptığı ve davalının ödemelerde bulunduğu, davacının defter ve kayıtlarına göre taraflar arasında son işlemin olduğu 22/07/2018 tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağının 784.315,49.-TL olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.

Dosya arasına alınan bilirkişi ek raporunda özetle; davacı tarafa ait 2016,2017,2018 senesi ticari defterlerin incelendiği, yevmiye kebir ve envanter defterlerinin noter açılış ve yevmiye defterlerinin noter kapanış tasdiklerinin süresinde yerine getirildiği, davacının kayıtlarının davalıdan alacaklı olduğunu gösterdiği, bu alacak tutarının 30/05/2018 tarihi itibariyle 790.139,19.-TL olduğu, icra takibinde yazılan "27/06/2018 itibariyle" kelimesi çerçevesinde yapılan incelemede, bu tarihteki davacı alacağının 788.236,87 TL olduğunun tespit edildiği, icra takip tarihi olan 01/08/2018 tarihi itibariyle davacının alacaklı olduğu tutarın 784.315,49 TL olduğu, dosyaya sunulmuş olan faturaların içeriğinde (tamamına yakınında) irsaliye numarasının bulunduğunun görüldüğü, ancak dosyaya irsaliyelerin sunulmadığı, irsaliyeler sunulmadığı için fatura konusu malların teslim edilip edilmediğinin anlaşılamadığı, icra takip tarihi olan 01/08/2018 tarihiyle talep edilen % 19/5 faiz oranı TCMB tarafından açıklanan avans faiz oranına tekabül ettiği yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.

Dosya arasına alınan bilirkişi raporunda özetle; davalının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı, taraflar arasında sevk irsaliyesi imzalatmadan mal teslimi konusunda teamül oluştuğu, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre 2018 yılı Mayıs ve Haziran ayı sonuna göre tarafların hesaplarının 1,00.-TL farkla mutabık olduğu, 2018 Temmuz ayı sonu hesap bakiyesine göre, davalının davacıya 207.814,52.-TL borçlu olduğu, taraflar arasındaki teamüle göre takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 784.315,49 TL asıl alacak bakiyesi bulunduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.

Eldeki davada, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, icra dosyası, dosyada alınan bilirkişi raporları, isticvap beyanları, BAM kaldırma ilamı, Whatsapp yazışmalarına ait belgeler, tanık beyanı hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, bu nedenle sahibi lehine delil özelliği taşıdığı, davalı taraf ticari defterlerinin usulüne aykırı tutulduğu, bu nedenle de sahibi delil özelliği bulunmadığı, davalının getirtilen BA kayıtlarına göre mutabakat sonrası için davacıdan mal alımına ilişkin BA formu verilmediği, davacının sunduğu sevk irsaliyelerinde teslim alan imzası bulunmadığı, davalının mal teslimini inkar ettiği, davalı şirket temsilcilerinin alınan isticvap beyanlarında da mal teslimini inkar ettikleri; dairemizce daha önce mahkemece verilen kararın kaldırılmasına yönelik kaldırma ilamı gereği tanığın alınan beyanında; Whatsapp yazışmalarında geçen malların teslim edildiğinin beyan edildiği, yine tanık beyanında mutabakat sonrasında tarafların peşin çalışmaya başlanıldığının belirtiliği; dosya arasına alınan ve tarafların ticari defterlerini inceleyen bilirkişi raporlarından, davacının 784.315,49.-TL asıl alacağının bulunduğunun anlaşıldığı, netice olarak davacının 784.315,49.-TL asıl alacak yönünden davasını ispat ettiği, davalının takip öncesinde temerrüde düşürüldüğünün ispatlanamadığı, bu nedenle davacının işlemiş faiz talebinin haksız olduğu anlaşılmakla; açıklanan tüm bu neden ve gerekçelerle yerel mahkemece davacının davasının kısmen kabulüne, alacak likit olup davalı borçlu itirazında haksız olduğundan, kabul edilen asıl alacak için davalının %20 oranında icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine, davacının takip yapmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden reddedilen kısım yönünden davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine şeklinde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hukuki değerlendirme ve varılan sonucun yerleşik Yargıtay İçtihatlarına ve Daire'mizin uygulamalarına da uygun olduğu, yapılan tahkikatın yeterli ve ilk derece mahkemesi gerekçesinin davalının istinaf nedenlerini karşılar nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, davalının istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. HMK'nın 353/1. b.1 maddesi uyarınca; davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

  3. Alınması gereken 53.576,59. TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 13.395,00. TL'nin mahsubu ile kalan 40.181,59. TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

  4. İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

  5. İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

  6. İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  7. 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine,

İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31/05/2024

...

Başkan ...

¸e-imzalıdır

...

Üye ...

¸e-imzalıdır

...

Üye ...

¸e-imzalıdır

...

Katip ...

¸e-imzalıdır

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

temyizkabulünesakaryareddineİptaliSatımdanvekiliKaynaklanan)numarasıİtirazınkısmen(Ticari

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim