SoorglaÜcretsiz Dene

Sakarya BAM 7. HD 2023/1702 E. 2024/957 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1702

Karar No

2024/957

Karar Tarihi

31 Mayıs 2024

T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1702

KARAR NO : 2024/957

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...)

ÜYE :... (...)

ÜYE :... (...)

KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ :23/12/2021

NUMARASI :2019/163 Esas - 2021/779 Karar

ASIL DAVA

DAVACI :... (T.C.No: ...) - ...

VEKİLİ :Av. ... - ...

DAVALI :LEDAPHARMA İLAÇ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. - ...

VEKİLİ :Av. ... - ...

DAVA :Tazminat

DAVA TARİHİ :13/04/2019

BİRLEŞEN DAVA :Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/322 Esas sayılı dosyası

DAVACI :EGEDERM PHARMA OTC SAĞLIK VE MEDİKAL ÜRÜNLERİ GIDA İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...

VEKİLİ :Av. ... - ...

DAVALI :LEDAPHARMA İLAÇ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. - ...

VEKİLİ :Av. ... - ...

DAVA :Maddi ve Manevi Tazminat

DAVA TARİHİ :05/07/2019

KARAR TARİHİ :31/05/2024

KR. YAZIM TARİHİ :25/06/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan davalıdan yüklü miktarlarda Serum fizyolojik 6 lik flankon ve Bestdrops marka (bal-limon mentolü- portakal C vitaminli) pastiller ile pause geciktirici sprey formları müvekkilce kalitesine güven duyularak satın alınmış olduğunu, bu ürünlerin tamamının bedellinin davalı şirkete ödendiğini, davalı yanın, müvekkile satmış olduğu ürünlerin tamamının gizli ayıplı olduğunu, müvekkillinin, davalı şirketten satın almış olduğu ürünleri sürekli ticari ilişkide bulunduğu bir kısım eczanelere satmış olduğunu, bu ürünlerin eczanelerin müşterilerinin memnuniyetsizliği nedeniyle eczaneler tarafından iade edilmeye başlandığını, müvekkillinin eczanelere satılan ürünlere yönelik şikayetler gelmesi üzerine bu durumun sadece bir kısım ürünler yönünden olduğunu düşünerek üretici firmaya bildirdiğini, davalı şirketin 03/09/2018 tarih ve ... numaralı irsaliyeli fatura ile zayi olan ürünlerin yerine yenisini gönderdiğini, davalı şirketten satın alınan ürünlerin/Son kullanım tarihi 2020 olduğunu, ancak buna rağmen ürünleri satın alan eczaneler sefüm fizyolojik 6 lık flankonların ve pause geciktirici sprey formlarının akıtma yaptıklarını, bu nedenle içlerinin boş olduğunu ve kutularının ıslanarak birbirine yapıştığı yönünde ve yine yukarıda çeşitleri verilen tüm pastillerin ambalajı içerisinde erime yapmasından kaynaklanan müşteri şikayetleri aldıklarını, bu nedenle taraflarınca satılan ürünlerin iadesini ve bedellerinin ödenmesini talep edildiğini, müvekkilinin ticari ilişki içerisinde olduğu eczaneler, davalı şirketin ürünlerini müvekkile iade etmekle kalmamış, bu aşamadan sonra da müvekkili ile olan ticari ilişkilerine son verildiğini, davalı şirkete, TBK nin 223 ve 231 Maddeleri uyarınca, satış konusu malların gizli ayıplı olduğuna ve zararlarının tahsiline ilişkin Mersin 7. Noterliğinin ... sayılı ihtarnamesi ile usulüne uygun şekilde derhal ayıp ihbarında bulunulduğunu, Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/610 D. İş sayılı dosyasından yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda müvekkilline davalı şirket tarafından satılan tüm ürünlerin ayıplı mal niteliğinde olduğunu, pastillerin ambalaj içerisinde erime yaptığını ve serum fizyoloji ile geciktirici spreylerin ambalajlamadan kaynaklı akıtma yaptıklarının raporda açıkça belirtildiğini, şimdilik 1.000-TL maddi, 20.000-TL manevi tazminatın davalı şirkete bildirim tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usulüne uygun bir ayıp ihbarının olmadığınını, 2018/610 D.İş dosyası ile tespit yapılan yerin müvekkilin ürünlerinin teslim ettiği yerin olmadığını, davacı tarafından sunulan irsaliyeli faturalardan da bu hususun anlaşılacağını, satılan ürünlerde herhangi bir ayıbın olmadığını, bir zarar meydana geldi ise de davacının saklama koşullarından kaynaklanmış olabileceğini, satın alma üzerinden 1,5 yıl gibi bir sürenin geçtiğini, ayrıca davacının adresinin Mersin olduğunu, Mersin gibi iklimi sıcak bir şehirde bu tip ürünlerin( pastillerin) sıcakta içeriğinde bulunan mentol nedeniyle erime olabileceğini, delil tespit raporunda pause marka ürünlerin kolilerinin ters olarak konulduğunun görüldüğünü, istiflemenin usulüne uygun yapılmaması nedeniyle saklama koşullarının davacı tarafça sağlanmamış olduğunun anlaşıldığını, davacı tarafça davaya konu oldukları belirtilerek sunulan irsaliyeli faturalardan görüleceği üzere, müvekkili şirketin satışını yaptığı ürünlerde alıcının davacı olmadığını, davacıya satılmamış olan ürünlerin hukuka aykırı olarak davacı tarafça, müvekkili aleyhine yapılan delil tespitine konu edilerek, dava konusu edildiğini, raporda davacının iddia ettiği gibi "gizli ayıbın” tespit edilemediğini, davacı tarafın müvekkilinin ayıp iddiasını kabul ederek kimi ürünleri iade aldığına dair iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın bu iddiasına dayanak olarak sunduğu faturanın davacı adına düzenlenmediğini, davanın reddini talep etmiştir.

Davacı vekili (birleşen) dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın Özgür İtriyat isimli firması ile tek başına yetkili olduğu Egederm Pharma Otc Sağlık ve Med Ürünleri Gıda İnş. San. Ve Tic Ltd Şti isimli şirketi bulunduğunu, müvekkilinin sahibi olduğu ... isimli firması yönünden Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/163 Esas sayılı dosyası ile davalının satmış olduğu gizli ayıplı ürünlerden kaynaklanan maddi ve manevi zararlar nedeniyle dava açtıklarını, davalı şirketin faturaların bir kısmını Özgür İtriyat bir kısmını Egederm Pharma Otc Sağlık ve Med Ürünleri Gıda İnş. San. Ve Tic Ltd Şti adına düzenlediğini, usul ekonomisi bakımından davalar arasındaki hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle davaların birleştirilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davalıdan yüklü miktarlarda Serum fizyolojik 6 lık flankon ve Bestdrops marka (bal-limon, mentollü- portakal C vitaminli ) pastiller ile pause geciktirici sprey formlarının alındığını, ürünlerin tamamının bedelinin davalıya ödenmiş olduğunu, ancak ürünlerin tamamının gizli ayıplı olduğunu, müvekkili şirketin almış olduğu ürünleri sürekli ticari ilişkide bulunduğu bir kısım eczanelere sattığını, eczaneler tarafından müşterilere satılan bu ürünlerle ilgili müşterilerden şikayet geldiğini, eczanelerin ürünleri müvekkili şirkete iade ettiklerini, müvekkili şirket yetkilisinin eczanelere satılan ürünlere yönelik şikayet gelmesi üzerine bu durumun sadece bir kısım ürünler yönünden olduğu düşünerek üretici firmaya bildirdiğini, davalı şirketin 03/09/2018 tarih ve ... numaralı irsaliyeli fatura ile zayi olan ürünlerin yerine yenisini gönderdiğini, davalı şirketten satın alınan ürünlerin son kullanım tarihinin 2020 olduğunu, ürünleri satın alan eczanelerin serum fizyolojik 6 lık flankonların ve pause geciktirici sprey formlarının akıtma yapmaları nedeniyle içlerinin boşalıp kutularının ıslanarak birbirine yapışması tüm pastillerin ambalajı içerisinde erime yapmasından kaynaklanan müşteri şikayetleri nedeniyle ürünleri iade ettiğini ve bedellerinin ödenmesini talep ettiklerini, eczanelerin müvekkil şirketi ile olan ticari ilişkilerine son verdiklerini, bu durumun müvekkili şirketin ticari itibarının sarsılmasına ve gizli ayıplı ürünlerin satılamaması nedeniyle kazanç yoksunluğuna yol açtığını, davalı şirkete, TBK nın 223 ve 231 Maddeleri uyarınca, satış konusu malların gizli ayıplı olduğuna ve zararlarının tahsiline ilişkin önce whats-up üzerinden bilahare Mersin 7. Noterliğinin ... sayılı ihtarnamesi ile derhal ayıp ihbarında bulunduklarını, davalı şirket tarafından taleplerinin kabul edilmediğini, müvekkiline ait her iki şirkete kesilen faturalardaki ürünler bakımından, davalı şirketten satın alınan stoktaki tüm mallarda bozulmaların meydana gelmesi nedeniyle Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/610 D. İş sayılı dosyası delil tespiti yaptırdıklarını, ürünlerin ayıplı olduğunun tespit edildiğini, raporda davalı şirket tarafından satılan tüm ürünlerin, ayıplı mal niteliğinde olduğunun tespit edildiğini, ürünleri gizli ayıplı olduğunu, satışa konu ürünlerde mevcut olan ayıbın, sözleşmenin kurulduğu esnada gözden geçirmeyle fark edilecek ayıplardan olmadığını, müvekkilinin, satılan ürünlerdeki gizli ayıbı/ kullanıma elverişsizliği bilmesinin veya bilecek durumda olmasının söz konusu olmadığını, zira, müvekkilinin ayıba yönelik üstlendiği bir sorumluluğunun da bulunmadığını, müvekkilinin eczanelere sattığı ürünlere yönelik şikayetler gelmesi üzerine söz konusu durumu öğrenir öğrenmez davalı firmaya whatsapp yolu ile bildirdiğini, davalının sattığı ürünlerdeki gizli ayıbı kabul ederek ürünlerin bir kısmını iade aldığını, 03/09/2018 tarih ve ... seri numaralı faturanın üzerine " zayi olan malların yerine gönderilen ürünler " yazılmak suretiyle yenisini gönderdiğini ancak eczanelere satışı yapılan diğer tüm ürünlerin iade edilmeye devam etmesi nedeniyle, davalı yana bildirimde bulunulmasına rağmen davalının ağır kusuruna yönelik sorumluluklarını yerine getirmediğini, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin davaların zamanaşımı (2) yıl ise de, alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkının, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmayacağını borçlunun borcunu ikrar etmesiyle zamanaşımının kesileceğini, zamanaşımı kesildikten sonra yeni bir sürenin başlayacağını ve yeni zamanaşımı süresinin, borçlunun borcunu kabul (ikrar) ettiği günden başlayarak (10) yıl olduğunu, satıcının, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu olması halinde de iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamayacağını, müvekkili şirket yetkilisinin gizli ayıbı öğrenir öğrenmez davalıya whatsapp üzerinden bildirdiğini, eczanelerden iade alınan ürünlere yönelik faturaların ve davalı şirket tarafından gizli ayıplı ürünler yerine gönderilen yeni ürünlere ilişkin faturaların 2018 tarihli olduğunu, ürünlerin gizli ayıplı olması nedeniyle eczanelerden iade alınması ve diğer tüm ürünlerin satışının yapılamaması, yapılan ihtar ve delil tespitine ilişkin masraflar nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını menfi, müsbet, munzam ve diğer tüm zararların (maddi -manevi) zararların tazminini talep ettiklerini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla menfi, müsbet, munzam ve diğer tüm zararların tazmini için şimdilik 1.000,00 TL maddi zarar ile müvekkili şirketin ticari itibarının sarsılması ve ayıplı ürünleri satılamaması nedeniyle yoksun kaldığı kar nedeniyle uğradığı zararlar nazara alınarak 20.000,00 TL manevi zararın davalı şirkete bildirim tarihinden itibaren işleyecek olan ticari işlerde uygulanmaya başlanılan temerrüt faiz oranı ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince; "... asıl dava açısından; maddi tazminat yönünden; Maddi tazminat talebinin kabulü ile; 43.389,76 TL'nin 15/10/2018 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, manevi tazminat yönünden; Manevi tazminat talebinin reddine, birleşen dava yönünden; Maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden reddine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece, taleplerinin reddine ilişkin karar tüm unsurları ile birlikte açıklanmadığı gibi gerekçelendirilmediğini, reddedilen talepler yönünden tesis edilen hüküm fıkrası ile maddi olgular arasında bir bağlantı kurulmadığı, bu durum, müvekkil yönünden hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olup adil bir yargılamanın yapılmadığı sonucunu doğurmakla usule aykırılığını; her ne kadar müvekkil Egederm Pharma Otc. Sağlık ve Med. Ürünleri Ltd. Şti. yönünden geçerli bir ayıp ihbarının bulunmadığı gerekçesiyle birleşen davadaki maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş ise de; taraflar arasındaki sözleşmeye, içeriğine, yapılan ayıp ihbarı karşılığında zayi ürünlerin yerine düzenlenen iade faturasına ve bedele yönelik bir ihtilaf bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilaf, işin ayıplı yapılıp yapılmadığı, ayıp var ise niteliği ve ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı noktasında toplandığını, dosyaya ibraz edilen bilirkişi heyeti raporu ve istikrar kazanmış Yargıtay ve BAM kararları nazara alındığında, müvekkil Egederm Pharma Ltd. Şti. yönünden yapılan tüm bu işlemlerin ayıp ihbarı niteliğinde olduğu kabul edilmesi gerektiğini, Yerel Mahkemece aşamalarda alınan her iki bilirkişi raporunda, müvekkil davacılara satılan ürünlerin gizli ayıplı olduğu ve ayıp ihbarının süresinde yapıldığı açıkça belirtildiğini, bilirkişi raporları ile müvekkillere satılan ürünlerin gizli ayıplı olduğu sabit olup, davalı yan bu durumu Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/610 D. İş sayılı dosyasına ilişkin bilirkişi raporunun tebliği ile öğrendiği, davalı yan, ayıbın gizli olduğundan haberdar olmuş ve 19/12/2018 tarihli dilekçesi ile itirazlarını bildirdiğini, davalı yana, yasal süresi içerisinde gerekli ayıp ihbarın yapıldığının kabulü gerektiğini; manevi tazminat taleplerinin reddine yönelik hükümler yönünden ise davalı yanın, ayıplı ürün göndermesi nedeniyle müvekkil firmalar ile eczaneler arasındaki ticari ilişki son bulmuş, müvekkillerin ticari itibarı sarsıldığını gibi hem maddi hem de manevi yönden zarara uğradığını beyan ederek; kısmen reddolunan esas dava ile tamamen reddine dair karar verilen birleşen davadaki aleyhe hükümlerin kaldırılması ile esas dava ile birleşen davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; reddedilen davacı talepleri yönünden karara itirazları bulunmadığını, Kararın, asıl dava yönünden davacı ....'ın 43.389,76 TL tutarındaki maddi tazminat talebinin kabulü, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve arabuluculuk ücretinin müvekkkilden tahsiline dair kısımları usul ve yasaya aykırılığını, lehlerine takdir edilen vekalet ücreti hatalı ve eksikliğini, Mahkemece, dava değeri konusunda hataya düşülerek, vekalet ücreti bu şekilde yalnızca 1.000'er TL şeklinde takdir edilmiş ise de; davacı şirket davayı 20.000 TL manevi tazminat talebi ile ikame etmiş olup, 08.09.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile de maddi tazminat talebine dair dava değerini arttırmış, tamamlama harcını da yatırarak 1.000 TL olan maddi tazminat talebini arttırarak 77.436,98 TL olarak ıslah etmiştir, bu durumda, lehe 77.436,98 TL ve 20.000 TL üzerinden ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerekirken, usul ve yasaya aykırı şekilde yalnızca 1.000'er TL vekalet ücretine hükmedildiğini, Asıl dava yönünden davacı ...'ın 43.389,76 TL tutarındaki maddi tazminat talebinin kabulüne dair kararda aktif husumet itirazları dikkate alınmadığını, davacının dava ehliyeti bulunmamakta olup, davanın aktif husumet yönünden reddi gerekmekte iken; mahkemece bu itirazları dikkate alınmamış; usul ve yasaya aykırı şekilde, dava konusu edilen faturaların kimin adına düzenlendiği dikkate alınmadan hazırlanan bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, usulüne uygun yapılmış bir ayıp ihbarı olmamasına rağmen, mahkemece yanılgıya düşülerek, dosyada mübrez ihtarname usulüne uygun kabul edildiğini, hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişi heyetinde hukukçu bilirkişi bulunmakta olup, rapor hüküm kurmaya elverişli bulunmadığını, müvekkil şirketin davacıya sattığı ürünlerde hiçbir şekilde ayıp söz konusu olmayıp, eğer satış sonrası ürünlerde bir zarar meydana gelmiş ise, davacının kendi sorumluluğundaki taşıma ve depolama koşulları nedeniyle, davacı uhdesindeyken meydana geldiğini, bilirkişi raporunda da kabul edildiği üzere; keşif yapılan, dava konusu ürünlerin olduğu yer müvekkilin ürünleri teslim ettiği yer değildir, hükme esas alınan raporda yer alan “deponun saklama koşullarının uygun olduğu” yönündeki kanaatin hiçbir geçerliliği olmadığı keza, müvekkil şirket tarafından ürünlerin satışının üzerinden yaklaşık dört yıl geçmesine rağmen yerinden inceleme yapılarak bilirkişi raporu düzenlenmiş olup ürünlerdeki sorunun depolama koşullarından kaynaklanmadığı ve ambalajlamadan kaynaklandığı belirtilmiş ise de bilirkişiler tarafından, inceleme yapılırken son kullanma tarihi dahi geçmiş ürünlerdeki söz konusu sorunun ambalajlama hatasından kaynaklandığına ilişkin tespitin neye göre yapıldığı belirtilmemiş, dayanak gösterilmemiş ve ayrıntılı açıklanmadığını, rapor kendi içinde çelişkiler barındırmakta; rapor içeriğinde üründeki ayıbın ambalajlamadan kaynaklandığı belirtilmekte iken; sonuç ve kanaat kısmında üretim hatası olduğu sonucuna varılmakt öte yandan üründeki sorunlar ambalajlama hatasından kaynaklı ise; bunun gizli ayıp sayılamayacağı açık olup nitekim ilk incelemenin yapıldığı ve bilirkişi raporu hazırlanırken esas alınan, Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/610 D.İş sayılı dosyasından alınan raporda da herhangi bir gizli ayıp tespit edilemediğini, raporda davacı ... adına düzenlendiği tespit edilerek listelenen ve hesaplamada dikkate alınan faturalar, dava konusu edilen faturalar değildir, dava dilekçesi ekinde davacı tarafça sunulmadığını, taleple bağlılık ilkesi gereği bu faturaların incelemeye konu edilmemesi, bu faturalara dayalı hüküm kurulmaması gerektiğini beyan ederek, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; yerel mahkeme kararının "Maddi tazminat talebinin kabulüne" dair kısmının müvekkil lehine kaldırılarak, davanın tümden reddine, Lehe hükmedilen vekalet ücreti eksik şekilde hesaplandığından bu hususta hüküm kurularak hükmün düzeltilmesine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararı ile reddedilen talepleri ile müvekkil davacılar aleyhine tesis edilen hükümlere yönelik 19/02/2022 tarihli istinaf dilekçesinde belirtildiği tüm hususları aynen tekrar ile müvekkiller yönünden istinaf dilekçelerinin kabulü halinde, davalı yan lehine takdir edilen vekalet ücret yönünden bir kısım hükümlerin kaldırılma ihtimali de söz konusu olabileceğini, bununla birlikte, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı lehine takdir edilen vekalet ücretleri de haksız ve yersiz olup manevi tazminat talepleri reddedildiğinden talep edilen 20.000,00 TL üzerinden miktar üzerinden avukatlık ücretinin hesaplanması gerekirken maktu vekalet ücreti ile hesaplama yapılarak davalı lehine 5.100,00TL vekalet ücreti tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğu, birleşen dosya yönünden de; tüm davanın reddine dair karar verilmiş olup, bu kararın yerinde olduğu düşünüldüğünde dahi, vekalet ücreti tarifenin ikinci kısım ikinci bölümündeki maktu ücretler esas alınarak belirleneceğinden, davalı yanın 77.436,98 TL ve 20.000,00TL yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti hesaplanması gerektiğine yönelik talepleri usule ve hukuka aykırılığını;

Usul yönünden ise; davalı yanca, yargılama aşamasında bu yönde hiçbir beyan bulunmadığı kaldı ki, davalı yanın müvekkil davacılara satmış olduğu gizli ayıplı ürünlere yönelik gerek Mersin 2. Ticaret Mahkemesi 2020/610 D. İş sayılı dosyasında ve gerekse Yerel Mahkemece iki defa ayrı ayrı zamanlarda yaptırılan bilirkişi heyeti incelemesinde, bilirkişiler tarafından ayrıntılı olarak incelemeler yapılmış, düzenlenen raporda taraflar arasında mevcut faturalar ayrıntılı olarak belirtilmiş ve neticeten davalı yanın, müvekkillere satmış olduğu ürünlerin miktar ve bedelleri açıklayıcı şekilde belirtilerek gizli ayıplı olduğu kanaatine ulaşıldığı, davalı yanın bu iddiaları haksız ve yersiz olup istinaf nedenleri her türlü dayanaktan yoksunluğunu, delil tespitine ilişkin rapor, davalı şirkete tebliğ edilmiş, davalı şirket ayıbın gizli olduğundan ikinci kez mahkeme kanalıyla da haberdar olduğu, dolayısıyla, davalı yanın, ayıbın gizli ayıp olmadığına ve ayıp sürelerine yönelik istinaf gerekçeleri haksız ve yersiz olduğunu,

Asıl dava yönünden; dosyaya ibraz edilen bilirkişi heyeti raporları hükme elverişli olup her iki rapor incelendiğinde, her iki müvekkilin gerekli ayıp ihbarında bulunduğu, ürünlerdeki ayıbın gizli ayıp olduğu, müvekkillere teslim edildiği anda ortaya çıkmadığı, üretim hatasından kaynaklandığı ve depo koşullarından kaynaklanmadığını, davalı yan iddialarını ispatlayamadığını beyan ederek, esas dava yönünden kısmen reddolunan ve birleşen dava yönünden tamamen reddine yönelik aleyhe olan tüm hükümlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; asıl dava yönüden; Davacı tarafça yapılmış herhangi bir ayıp ihbarı bulunmadığını, Birleşen davada; davacı Egederm firmasının ayıp ihbarında bulunmamış olması nedeniyle, mahkemenin ret gerekçesi yerinde olduğu nitekim davacı taraf ayıp ihbarında bulunduğuna dair bir delil sunamamış ve ayıp ihbarının yapıldığını ispatlayamadığını, iddia edildiği gibi, müvekkilin ayıp iddiasını kabul etmesi söz konusu olmadığı, delil tespit dosyasından alınan raporda gizli ayıp tespit edilmediğini, bilirkişi raporundaki davacı lehine tespitleri kabul etmediklerini, manevi tazminat yönünden; davacıların maddi tazminat taleplerinde haklı oldukları varsayılsa bile, manevi tazminat talebinde bulunabilmesi için kişilik haklarının ihlal edildiğini ispat etmesi gerekmektedir ancak bu yönde bir delil sunulmadığı gibi, iddialar ispat edilemediğini, davacılar vekili, manevi tazminat taleplerine gerekçe olarak, iddianın genişletilmesi yasağına aykırı şekilde; müvekkil şirket tarafından davacı aleyhine başlatılmış olan icra takibini göstermektedir ancak bu icra takibinin huzurdaki dava ile hiçbir ilgisi yoktur, söz konusu icra takibi dava konusu faturalara ilişkin olmayıp; çek alacağına ilişkindir, bu icra takibinin borçlusu sadece asıl davanın davacısıdır, birleşen davanın davacısı değildir, öte yandan bu icra takibi, davacı tarafça ihtirazi kayıtsız ödenerek dosya kapatılmış olup, davacının kendi borcuna dayalı olarak manevi tazminat talep etmesi izahtan varestedir beyanında bulunarak, davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 23/12/2021 tarih, 2019/163 Esas - 2021/779 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; asıl ve birleşen davalar satılan malın ayıplı olması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosyanın incelenmesinde; asıl dosya davacısı ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki bulunduğu, davacının davalı şirketten Serum fizyolojik 6 lık Flankon ve Bestdrops marka (bal-limon mentolü- portakal C vitaminli ) pastiller ile Pause geciktirici sprey formları satın alındığı, bu ürünlerin tamamının bedellinin davacı tarafından davalı şirkete ödendiği, davalı tarafından davacıya satılan ürünlerin tamamının gizli ayıplı olduğu, davacının davalı şirketten satın almış olduğu ürünleri sürekli ticari ilişkide bulunduğu bir kısım eczanelere sattığı, satılan bu ürünlerin eczane müşterilerinin memnuniyetsizliği nedeniyle eczaneler tarafından iade edildiği, davacının eczanelerden satılan ürünlere yönelik şikayetler gelmesi üzerine bu durumun sadece bir kısım ürünler yönünden olduğunu düşünerek üretici firmaya bildirdiği, davalı şirketin 03/09/2018 tarih ve ... numaralı irsaliyeli fatura ile zayi olan ürünlerin yerine yenisini gönderdiği, davacının gizli ayıplı ürünler nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığı, uğranılan zararların tazmin edilmesi için eldeki asıl dosya ve birleşen dosyada ayrı ayrı maddi ve manevi tazminat talep ettiği, davalı tarafından asıl dosya ve birleşen dosyadaki taleplerin kabul edilmediği ve açılan davaların reddine karar verilmesinin talep edildiği, yerel mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın ise reddine karar verildiği, verilen karara karşı asıl ve birleşen dosya taraflarınca istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

06/12/2018 tarihli 7155 sayılı Kanun'un 5-(A)-1 maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinden sonra gelmek üzere "Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" maddesi eklenmiştir.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18-(A)-2 maddesindeki "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü gereğince arabuluculuğa tabi davalarda dava açılırken, arabulucuya başvurulması ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi gerekir. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir.

Öte yandan;

6100 sayılı HMK'nın 115-(2) maddesi: "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir."

Dosya içeriğine göre; Asıl davanın 13/04/2019 tarihinde, birleşen davanın ise; 05/07/2019 açıldığı ancak birleşen dava yönünden arabuluculuk son tutanağı aslı ya da arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğin dosya içinde bulunmadığı görülmüştür.

Eldeki davada; asıl ve birleşen davalarda davacının talebi, davalı ile olan ticari ilişkide davalı tarafından kendisine satılan ürünlerin gizli ayıplı olması nedeniyle uğradığı zararlar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davanın 7115 sayılı Yasa'nın 20. maddesi ile TTK’na eklenen 5/A maddesinin yürürlüğe girmesinden sonra açıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Bahse konu maddeye göre, TTK’nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

Bu durumda, mahkemece davacı vekiline birleşen dava yönünden arabulucuya başvurulup başvurulmadığı hususu sorularak, arabulucuya başvurulduğunun bildirilmesi halinde, arabuluculuk tutanak aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğin bir haftalık kesin süre içinde dosyaya sunulması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde ise dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, bu araştırma yapılmadan karar verilmesi nedeniyle kamu düzeni (dava şartı) yönünden yapılan incelemede gerekli araştırma ve değerlendirilme yapılmak üzere mahkeme kararının kaldırılmasının gerektiği anlaşılmıştır.

Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.

Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacıların ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1. a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,

  2. Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/12/2021 tarih, 2019/163 Esas ve 2021/779 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

  3. Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  4. İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,

  5. İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

  6. Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,

  7. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  8. İİK'nın 36/5 maddesi gereğince davalı vekilince Mersin 7. İcra Dairesinin 2022/2624 Esas sayılı dosyasına sunulan teminatın yatarına iadesine,

İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.31/05/2024

...

Başkan ...

¸e-imzalıdır

...

Üye ...

¸e-imzalıdır

...

Üye ...

¸e-imzalıdır

...

Katip ...

¸e-imzalıdır

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kesinsakaryadavacıvekiliTazminatnumarasıbirleşen

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim