SoorglaÜcretsiz Dene

Sakarya BAM 7. HD 2022/2356 E. 2024/88 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/2356

Karar No

2024/88

Karar Tarihi

19 Ocak 2024

T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/2356

KARAR NO : 2024/88

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...)

ÜYE :... (...)

ÜYE :... (...)

KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ :02/06/2022

NUMARASI :2018/645 Esas - 2022/346 Karar

DAVACI :... - ...

VEKİLİ :Av. ... -...

DAVALI :AYYILDIZ GAYRİMENKUL MİMARLIK İNŞAAT MÜTEAHHİTLİK MARKET SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. - ...

VEKİLİ :Av. ... - ...

DAVA :İtirazın İptali

DAVA TARİHİ :13/09/2018

KARAR TARİHİ :19/01/2024

KR. YAZIM TARİHİ :31/01/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin her türlü ahşap ve metal malzemelerle sabit ve döner merdiven ile küpeştelerin araç ve gereç imalatı, alım - satımı ve pazarlamasını gerçekleştiren bir firma olduğunu, davalı - borçlu şirketin, yüklenicisi olduğu iş ile ilgili çelik omurga merdiven imalatı ve malzemelerinin temini ile nakliyesinin davacı şirket tarafından gerçekleştirildiğini, 28/04/2018 tarih ve ... seri numaralı 23.600,00 TL bedelli fatura ve 28/04/2018 tarih ve ... seri numaralı sevk irsaliyesinden de anlaşılacağı üzere işin davalıya tesliminin sağlandığını, davalı tarafın faturayı ticari defter ve kayıtlarına işlemiş olduğunu ve fatura muhteviyatına itiraz etmeksizin içeriğini kabul ettiğini, TTK' nın 21/2. maddesinde “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmünün öngörüldüğünü, fatura içeriklerinin davalı tarafça kabul edildiğini ticari defter kayıtlarının bilirkişi marifeti ile incelenmesi ve tarafların bağlı bulunduğu Körfez Vergi Dairesi ve Ostim Vergi Dairesi'nden celp edilecek BA ve BS formları ile anlaşılacağını, davacının tüm uğraş ve çabalarına rağmen 23.600,00 TL alacağını alamadığını, davalının hak edişlerinin geç ödendiğinden bahisle ve türlü bahanelerle davacı şirketi ödeme hususunda sürekli oyaladığını, davalı şirket aleyhine Körfez İcra Müdürlüğü' nün 2018/1327 Esas sayılı dosyası ile toplamda 23.600,00 TL alacak yönünden ilamsız takip başlatıldığını, ödeme emrinin 07/09/2018 tarihinde davalı borçlu tarafından tebellüğ edildiğini, davalının borca itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bakiye alacağının olduğunu iddia ettiğini, ancak bu iddianın kötü niyetli bir mükerrer tahsil amacından öteye gidemediğini, davacı tarafa hak ettiği ödemelerin tümünün eksiksiz olarak yapıldığını, ödeme belgelerinin ibraz edileceğini beyanla davanın reddine, reddolunan miktarın %20 sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince; "...Davanın kabulü ile, Davalının Körfez İcra Müdürlüğü' nün 2018/1327 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, Alacak likit olduğundan 23.600,00 TL asıl alacak üzerinden hesap edilecek %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ATK'nın yaptığı inceleme neticesinde imzanın, davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı hususunda herhangi bir tespit yapamadığını, davalı şirketin çeki davacı şirkete keşide ve teslim ettiğini, çekin ödemesinin de yapıldığı hususunda ihtilafın olmadığını, bu nedenle; davanın başından bu yana ödeme almadıklarını iddia eden davacı şirketin bu iddiasını hiç bir delil ile destekleyemediğinin de açık olduğunu, gerek rapora konu çek yönünden, gerekse dosyaya sunulan para makbuzları yönünden ödemenin gerçekleştirildiğini ve aksinin ispat edilemediğini, Körfez İcra Dairesi'nin 2018/1327 E sayılı dosyası üzerinden ikame edilen icra takibinin geri bırakılmasına karar verilmesini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini

belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının tüm dosya kapsamında 23.600,00 TL fatura borcuna istinaden ödeme yaptığını ispat edemediğini, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire ve ortaya koyduğu gerekçeye göre vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı sabitti belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/06/2022 tarih, 2018/645 Esas - 2022/346 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava faturadan kaynaklanan itirazın iptaline ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.

İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nun 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosyanın incelenmesinde; davacının 28/04/2018 tarih ve ... seri numaralı 23.600,00 TL bedelli fatura bedelinin ödenmediğinden bahisle icra takibi başlattığı, başlatılan takipteki ödeme emrine davalının süresinde itiraz ettiği, davacının anılan itirazın iptali için eldeki davayı açtığı, davalı tarafın verdiği cevap dilekçesinde fatura konusu ilişkiyi kabul edip ödeme iddiasında bulunduğu, ödeme belgelerini dosyaya sunduğu, ödeme belgelerinden olan makbuzların ödeyen ve tahsil eden kısımlarında davacının adının yazması nedeniyle mahkemece kabul edilmediği, yine ödemeye ilişkin olduğu belirtilen çekin ve çekteki davacıya ait olduğu iddia edilen ilk ciroya ait imzanın davacı tarafça kabul edilmemesi üzerine yapılan imza incelemesinde imzanın davacı şirketin yetkilisine ait olmadığının tespit edildiği, tarafların ticari defterlerinde faturanın kayıtlı olması, anılan belgelerden başka ödemeye ait kayıt olmaması nedeniyle mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı tarafın istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.

Uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasında, itirazın iptali davasının hukuki niteliği üzerinde de durulması gerekmektedir.

İtirazın iptali davası müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Madde metninde de açıkça belirtildiği üzere takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı genel mahkemede açılır ve genel hükümlere göre görülür. Alacaklı bu davada genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava etmektedir.

İtirazın iptali davası, itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Öyle ki, genel hükümlere göre harca tabi olan itirazın iptali davasında alacaklı taraf isterse takip talebinde bulunurken yatırmış olduğu binde beş harcı geri alabilir ve itirazın iptali davası harcına mahsubunu isteyebilir (492 sayılı Harçlar Kanunu m. 28/a, 29/I, III).

Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.

Diğer taraftan, İİK’nın 67. maddesinin son fıkrasında alacaklının itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açmamışsa umumi hükümler dairesinde alacağını dava etme hakkının saklı olduğu ifade edilmiştir. Bu da bir yıllık süre içinde açılan itirazın iptali davası ile süre geçirildikten sonra açılan alacak davaları arasında her ikisi de genel hükümlere tabi olmakla birlikte ispat yöntemleri ve hukuki sonuçları bakımından bir fark olduğunu ortaya koymaktadır. Zira süresi içinde açılan dava itirazın iptali davasıdır ve itirazın iptali davasının kazanılması hâlinde borçlunun itirazı iptal edilmiş olur. Bunun üzerine alacaklı itiraz üzerine durmuş olan icra takibine devam edilmesini isteyebilir. Süresinden sonra açılan davada ise itirazın iptali değil alacağa hükmedilmesi istenecektir ve verilen kararın takibe etkisi bulunmamaktadır. Şu durumda itirazın iptali davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu alacak olduğunda ve itirazın iptali davası için bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.

Genel hükümlere göre her türlü ispat olanağının varlığı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. (HGK 2017/(19)11-1309 e. 2021/377 k. Sayılı ilamı)

Dava konusu fatura ve sevk irsaliyesinin düzenleme tarihi itibariyle somut ... bakımından uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır.

Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir.

Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.

TTK’nın 23. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.

Bu nedenle, bir satış/hizmet ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini/hizmet verdiği, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.

Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. (HGK 2017/(19)11-944 e. 2021/197 k. Sayılı ilamı) Yine davalının davacı tarafından gönderilen faturayı alıp kayıtlı olduğu vergi dairesine BA olarak bildirmiş olması halinde de fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir. (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3854 esas 2019/1521 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/8630 esas 2023/2818 karar sayılı ilamı)

İkrar, görülmekte olan bir davada, taraflardan birinin, diğer tarafça ileri sürülen ve kendisi aleyhine hukuki sonuç doğurabilecek nitelik taşıyan maddi vakıanın doğruluğunu kabul etmesidir (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, C. II, Ankara, 2001, s. 2037 vd.; Postacıoğlu, İlhan E./Altay, Sümer: Medenî Usul Hukuku Dersleri, İstanbul, 2014, s. 595 vd.; Üstündağ, Saim: Medeni Yargılama Hukuku, C. 1- 2, İstanbul 2000, s. 628 vd.). Başka bir deyişle ikrar, açıklayan tarafından hasmının karara bağlanmasını istediği hakkın veya hukuki durumun meydana gelmesine esas olan ve hasmınca ileri sürülen maddi olayların tümünün veya bir bölümünün doğru olduğunun bildirilmiş olması demektir.

İkrardan söz edilebilmesi için, bir tarafın bir vakıa ileri sürmüş olması, diğer tarafın da bu vakıanın doğru olduğunu bildirmesi gerekir. İkrarın konusu, ancak karşı tarafın ileri sürdüğü vakıalar olabilir. Başka bir deyişle sadece tarafların iddia ve savunmalarını dayandırdıkları maddi vakıalar ikrara konu teşkil edebilir. Bir tarafın, kendisinin ileri sürdüğü bir vakıanın doğruluğunu bildirmesi ikrar niteliği taşımayacağı gibi, karşı tarafın ileri sürdüğü hukuki sebepler de ikrara konu olamazlar.

Somut ... yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa; yukarıda detaylandırıldığı üzere, alacak iddiasının faturadan kaynaklanması nazara alındığında, ispat yükü kural olarak davacıdadır. Davacı alacaklı olduğunu ispat etmek zorundadır. Ancak davalı tarafın dosyaya sunduğu 24.12.2018 tarihli cevap dilekçesinde fatura konusu ticari ilişki kabul edilmiş ve ödeme iddiasında bulunulmuştur. Bu şekilde davalının fatura konusu ilişkiyi ikrar etmesi ve ödeme iddiasında bulunması nedeniyle davalı ispat yükünü üzerine almıştır.

Davalı tarafından dosyaya sunulan 4 adet para makbuzunda, parayı ödeyen kısmında ve parayı alan kısmında davacının adının yazması karşısında ve anılan makbuzların davacı tarafından kabul edilmemesi, davacının ticari defterlerinde yer almaması, davalının ödeme tarihi olan 2018 yılına ait ticari defterlerinde anılan ödemelerin görülmemesi, takipten sonraki dönem olan 2019 yılı ticari defterinde görülmesi ve anılan kayıtların davacının defterleriyle çelişmesi nazara alındığında 6100 sayılı yasanın 222/3.maddesi düzenlemesine göre bu makbuzlar yönünden mahkemece ödeme hususunun kabul edilmemesi yerindedir.

Yine davalı tarafından davacıya anılan fatura için verildiği iddia edilen çekin yine davacının defter kayıtlarında yer almaması, davalının 2018 defterlerinde yer almaması, takip ve davadan sonraki dönem olan davalının 2019 yılı defterlerine işlenmesi, davacının çekteki imzaya itiraz etmesi, dosyaya alınan 13.03.2022 tarihli grafoloji uzmanlarının raporuna göre anılan çekteki cironun davacı yetkilisine ait olmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde anılan çek yönünden de faturaya ilişkin ödeme kabul edilmemesi isabetlidir.

Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; davacının ve taraf vekillerinin adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.

Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. HMK'nın 353/1. b.1 maddesi uyarınca; davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

  3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.612,11. TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 404,00. TL'nin mahsubu ile kalan 1.208,11. TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

  4. İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

  5. İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

  6. İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  7. 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

  8. Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/01/2024

...

Başkan ...

¸e-imzalıdır

...

Üye ...

¸e-imzalıdır

...

Üye ...

¸e-imzalıdır

...

Katip ...

¸e-imzalıdır

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kesinsakaryaİptalivekilinumarasıİtirazın

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim