SoorglaÜcretsiz Dene

Sakarya BAM 7. HD 2022/2237 E. 2024/859 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/2237

Karar No

2024/859

Karar Tarihi

17 Mayıs 2024

T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/2237

KARAR NO : 2024/859

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 12/05/2022

NUMARASI : 2018/155 Esas - 2022/418 Karar

DAVACI : AK SİGORTA A.Ş. - ...

VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVALI : KARALAR SOSYAL HİZMETLER İNŞAAT NAKLİYAT SANAYİ TİC. LTD. ŞTİ. - ...

VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Rücuen Tazminat)

DAVA TARİHİ : 09/03/2018

KARAR TARİHİ : 17/05/2024

KR. YAZIM TARİHİ : 14/06/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde, işletenin davalı taraf olduğu ... plakalı aracın ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 04.07.2013 ile 04.07.2014 tarihleri arasında teminat altına alındığını, müvekkili şirket nezdinde sigortalı, ... plakalı araç ile 14.06.2014 tarihinde sürücüsü ... sevk idaresinde iken cadde üzerinde yaya olarak yürüyen dava dışı malul kalan ...'ın eşi ...'a araç içeresinden seslenerek sözlü cinsel tacizde bulunduğunu, sözlü cinsel tacize ...'ın sözlü olarak karşı koymaya çalıştığı esnada tesadüfen yol üzerinde bulunan kahvehanenin önünde oturan ... eşinin sesini duyarak, hızla giden araca durmalarını işaret ettiğini, önce yavaşlayan aracın sonrasında hızlanarak kasti bir şekilde ...'a çarptığını, ...'ın aracın kendisine çarpmasının etkisi ile aracın kaput kısmına tutunduğunu, araç sürücüsü ...'ın kaputa tutunan ...'a rağmen durmadığını, aracını hızla sürmeye devam ettiğini, 100 metre kaput üzerinde şahsı sürdükten sonra sola doğru manevra yaparak ...'ı kaput üzerinden düşürerek kasten yaradıktan sonra olay yerinden durmadan kaçtığını, yaşanan olayın Kocaeli Cumhuriyet Basavcılığı'nın 2014/11244 Soruşturma, 2014/8968 Esas ve 2014/4797 numaralı iddianamesi ile kayıt altına alındığını; ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın, ağır kusurlu ve kasti olarak dava dışı ...'ı yaralanmasına sebebiyet verdikten sonra olay yerini terk ederek kaçtığını, savcılık tarafından yürütülen iddianame sonucu Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan 2015/50 Esas numaralı dosyada ... Plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu sayıldığını, davalıya ait aracın sürücüsünün kasten dava dışı ...'a çarpması sonucu Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Kocaeli İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği Derince Eğitim Araştırma Hastanesi tarafından hazırlanan Engelli Sağlık Kurulu Raporu ile %84 kalıcı malul olduğunun tespit edildiğini, dava dışı ...'ın %84 maluliyeti sebebi ile maluliyet ve bakıcı gideri tazminatı talepli olarak müvekkili şirkete karşı İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/589 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, dava devam ederken dosyanın sulhen sonuçlandırıldığını ve maluliyet tazminat talepleri için 29.01.2016 tarihinde toplam 300.000,00 -TL ödendiğini, aynı dava dosyasında bakıcı giderlerinin tazmini için dava dışı ...'ın davaya devam ettiğini, yapılan sulh görüşmeleri neticesinde 31.08.2016 tarihinde bakıcı gideri tazminatı olarak toplam 298.000,00-TL ödendiğini, böylece toplamda 598.000,00-TL ödendiğini, olayın gerçekleştiği 14.06.2014 tarihinde ... plakalı aracın maliki davalı Karalar Sosyal Hizm. İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. olduğunu ve işleten sıfatı ile meydana gelen zararlardan sorumlu olduğunu, ... plakalı araç sürücüsünün şahsa kasti çarptığından, ağır kusurlu olduğundan ve olay yerini terk ettiğinden davalı işletene 06.01.2017 tarihinde rücu talep yazısı gönderildiğini, davalı tarafın, gönderilen rücu talep yazısına verdiği cevapta; konu aracın Motorlu Araç Uzun Dönem Kiralama Sözleşmesi ile 02.06.2014 tarihinde ...'e 2 yıllığına kiraya verildiğini, uzun dönem kiralama olduğunu ve işleten sıfatının bu sebeple değiştiğini belirterek sorumluluğu ve ödeme yapmayı kabul etmediğini, davalı kiralama şirketi tarafından davacı müvekkili şirkete gönderilen rücu talebine cevap yazısı ile araç kiralama sözleşmesinin çelişkilerle dolu olduğunu, itiraz yazısında 2 yıllığına kiraladığından bahsetmiş olsa da evrak üzerinde 362 gün olarak belirtildiğini, kiralama tarihi itiraz yazısında 02.06.2014 olarak belirtilmiş iken, ekte sunulan kiralama sözleşmesinde tarih 08.02.2014 olduğunu, kaldı ki Araç Kiralama Sözleşmesinde, kiralayan olarak görünen ...'ın ise 14.06.2014 günü yaşanan olay ile Derince Polis Merkez Amirliğince bilgisine başvurulduğunu, davacı şirketten konu aracı olaydan 4 ay önce 2 günlüğüne kiraladığını; kiraladığı gün kaza yaptığını ve firmaya geri teslim ettiğini belirttiğini, davalı şirketin sunmuş olduğu kiralama sözleşmesi incelendiğinde "Kiralama Süresi" kısmında açıkça tahrifat yapıldığının görüldüğünü, 2 gün yazan süre önüne 36 sayısı eklenerek 362 güne çıkarıldığını ve üzerinden geçilerek aradaki renk farkının giderilmeye çalışıldığını, davalı şirketin aynı belgenin aslını mahkemeye sunması ve belgede tahrifat yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiğini, davalı kiralama şirketi tarafından sorumluluğunu ortadan kaldırmak için tarihleri değiştirilerek oluşturulan bu kira sözleşmesinin geçerli olmadığından dolayı davalı araç kiralama firmasının bahsettiği gibi uzun süreli bir kiralama yapılmış olmamakla birlikte bu nedenlerle, Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlar'na göre işleten olarak sorumluluğunun söz konusu olduğunu bu sebeple; davalının dava sonuçlanıncaya kadar mal kaçırma ihitmali mevcut olduğundan davalının adına kayıtlı araç ve gayrimenkullere (5684 nolu Sigortacılık Kanunu’nun 17. Maddesi ve müvekkil şirketin ekonomik gücünün yeterli olduğu, asli işinin teminat vermek olduğu T.C. Başbakanlık Sigorta Denetleme Kurulu tarafından faaliyetlerinin sürekli olarak takip edildiği dikkate alınarak) teminatsız ihtiyati tedbir konulmasına, müvekkili şirket tarafından dava dışı ...'a ödediği 29.01.2016 tarihinde 300.000.-TL, 31.08.2016 tarihinde 298.000.-TL toplam ödenen 598.000.-TL rücuen tazminat alacağının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin hiç bilgisi dahi olmadan devam eden bir davada davacı firmanın şahıslar ile bu kadar yüksek bedel ile anlaşmaya varmasının tamamen hayatın olağan akışına aykırı ve hakkın kötüye kullanılması olduğunu, müvekkili firmanın kanun gereğince işleten olarak hiçbir hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin uzun süreli kira sözleşmesi olması nedeni ile müvekkilinin bu konuda işleten olarak sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenle müvekkili firmanın işleten sıfatı Karayolları Trafik Kanunu 3. madde gereğince bulunmadığından dolayı söz konusu bedelin müvekkilinden değil işleten sıfatına haiz ... ve ...'dan talep edilmesi gerektiğini, kazaya karışan aracın, uzun süreli olarak kiraya verilmiş ve kiracı tarafından kullanılırken kazanın meydana gelmiş olmasına göre, kiracının “işleten” olarak sorumlu tutulması ve araç maliki hakkındaki davanın reddi gerektiğini beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince; "... Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,

A) Davacının bedensel zarar için ödediği 300.000,00.-TL rücuen tazminat alacağının ödeme tarihi olan 29/01/2016 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

B) Davacının bakıcı gideri için ödediği 2.770,66.-TL rücuen tazminat alacağının ödeme tarihi olan 31/08/2016 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin bakıcı gideri için rücuen tazminat isteminin reddine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Uyuşmazlığa konu dava 14.06.2014 tarihinde sigortalı araç sürücüsünün kasıtlı olarak dava dışı malul ...'a çarpması neticesinde meydana gelen maluliyet nedeni ile gerçekleştirilen tazminat ödemesinin rücu edilmesine ilişkindir. ... adlı şahıs kaza sonrası kendini ifade etmekte, konuşmakta dahi güçlük çekmeye başlamış, bakıma muhtaç hale gelmiş ve bu doğrultuda da sulh hukuk mahkemesi kararı gereği süresiz olarak vesayet altına alınmıştır. Her ne kadar Adli Tıp Kurumu İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından tanzim edilen raporda şahsın başka birisinin sürekli bakımına 2 ay boyunca ihtiyaç duyabileceği mütalaa edilmiş ve mahkemece bu rapora itibar edilmiş ise de şahsın psikiyatrik ve nörolojik muayenelerinde konan tanıları nedeni ile aslında sürekli bakıma muhtaç olduğu aşikardır. Bilindiği üzere, reşit olup da belirli nedenlerle kısıtlanması gereken kişilerin yahut reşit olmayıp da anne – babası ile arasında velayet ilişkisi bulunmayan çocukların kişisel veya malvarlıksal haklarının korunması amacıyla bir vasi ile aralarında kurulan ilişkiye vesayet denilmektedir. ... adlı şahıs söz konusu kaza sonrası akıl hastalığı nedeni ile vesayet altına alınmış ve sürekli bakıma muhtaç durumdadır. Bu kapsamda yalnız fiziki yaralanmalar göz önünde bulundurularak mütalaa edilen bakıcı süresinin ve bu süre esas alınarak yapılan bakıcı gideri hesaplamasının kabulü mümkün değildir" beyanı ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/05/2022 tarih, 2018/155 Esas - 2022/418 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; ZMSS poliçesi nedeniyle ödeme yapan sigortacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. Maddesi gereğince sigortalısına karşı açtığı rücuen tazminat istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne/kısmen reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosyanın incelemesinde; davacı ... nezdinde, işletenin davalı taraf olduğu ... plakalı aracın ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 04.07.2013 ile 04.07.2014 tarihleri arasında sigortalandığı, davacı şirket nezdinde sigortalı ... plakalı aracın 14.06.2014 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresinde iken cadde üzerinde yaya olarak yürüyen dava dışı ...'ın eşi ...'a araç içeresinden seslenerek sözlü cinsel tacizde bulunduğu, sözlü cinsel tacize ...'ın sözlü olarak karşı koymaya çalıştığı esnada ei ...'ın eşinin sesini duyarak hızla giden araca durmalarını işaret ettiği, önce yavaşlayan aracın sonrasında hızlanarak kasti bir şekilde ...'a çarptığı, ...'ın aracın kendisine çarpmasının etkisi ile aracın kaput kısmına tutunduğu, araç sürücüsü ...'ın kaputa tutunan ...'a rağmen durmadığı ve ...'ı kaput üzerinden düşürerek kasten yaradıktan sonra olay yerinden durmadan kaçtığı, dava dışı ...'ın yaşanan bu olay nedeniyle yaralandığı ve sonrasında davacı ... şirketince bu kişiye tazminat ödendiği, ödenen tazminatın davalıdan tahsili için eldeki davanın açıldığı, açılan davayı davalının kabul etmediği, ilk derece mahkemesince açılan davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Poliçenin düzenlendiği ve davaya konu olayın (hasarın) meydana geldiği tarihte yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (KZMSS) Genel Şartlarının A.1. maddesi, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” düzenlemesini getirmiş iken; “Sigortanın Kapsamı” başlıklı A.3. maddesinde ise; “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dâhilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır… Bu sigorta, sigortalının haksız taleplere karşı savunmasını bu genel şartların B.2.4. maddesi hükmü çerçevesinde temin eder” ibarelerine yer verilmiştir.

Karayolları Trafik Kanununun 95. maddesi ile sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin Kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği hüküm altına alınmıştır. Burada düzenlenen rücu hakkı kaynağını sigorta sözleşmesi ilişkisinden almaktadır. Eş söyleyişle; bu rücu hakkının kaynağını halefiyet ilkesinden almamakta, sözleşme ve Yasa gereği sigorta ettirene karşı defi hakkı bulunan sigortacının, bu hakka dayanarak kendi akidine dönmesini sağlamaktadır (Ulaş, I: Uygulamalı Zarar Sigortaları Hukuku, Ankara 2012, s:1010 ).

Hangi hâllerin sigortalıya rücu hakkı vereceği Genel Şartlar’ın “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve İşletene Rücu Hakkı” başlıklı B.4. maddesinde düzenlenmiş ve bu madde ile de sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin Kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği bir kez daha vurgulanmıştır.

Genel Şartlar'ın B.4 maddesinde, "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.

Eldeki davada davalı sigortalının eylemlerinden sorumlu olduğu kişi olan araç sürücüsü ... kasıtlı hareketi ile davacının ödeme yaptığı dava dışı ...'ın ağır yaralanmasına sebep olduğu, ... hakkında ...'ı kasten yaralaması nedeni ile açılan kamu davasında, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/50 Esas, 2015/436 Karar sayılı ilamı ile 8 yıl 12 ay hapis cezası verildiği, verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği görülmüş, bu nedenle de davacının eldeki davayı açmakta haklı olduğu anlaşılmıştır.

Dosya arasına alınan 11/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; kusur yönünden inceleme ve değerlendirmede; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre; sürücülerin, geçme, dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları, kavşaklara yaklaşırken, yerleşim verleri dışında yüzelli metre, yerleşim yerlerinde ise otuz metre mesafe içinde ve kavşaklarda şerit değiştirmeleri, araçların cinsine ve hızına uygun olmayan şeritten gitmeleri, işaret vermeden şerit değiştirmelerinin yasak olduğunu, yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları veya buraları saygısızca kullanmalarının yasal olduğunu, davalı şirkete ait aracın sürücüsü ... 'ın, olay sırasında ...'ı yolun üzerinde gördüğünde sert fren tedbiriyle aracını durdurması gerekirken aksine hareketle hızlanarak ve direksiyon tedbiri almadan düz seyrini sürdürerek çarptığını, bu şekilde yaralanmasına neden olduğunu; devamında aracına tutunan yaralı ...'ın daha fazla mağdur olmasını önlemek için durması ve yaralının aracından inmesini sağlaması gerekirken aksine hareketle daha da hızlanarak ve sola doğru ani dönüş yaparak ...'ın savrulup yere düşmesine ve yaralanma seviyesinin daha da artmasına neden olduğunu, bu nedenle dava konusu kaza sürücü ...'ın kasti hareketleri nedeniyle meydana geldiğini, sonuç olarak; dava konusu araçla çarpma olayının sürücü ...'ın kasti hareketleri sonucu meydana geldiği yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.

Dosya arasına alınan İstanbul Adli Tıp Kurumunca sunulan 18 Haziran 2020 tarihli raporda özetle; ... oğlu ... doğumlu ...'ın 14.06.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle, Grup 1 kabul olunarak; Gr 1 III(1B ...13)A %17x34.5=A %5.8, E cetveline göre: %5.1 (yüzdebeşnoktabir) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.

Dosya arasına alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunca sunulan 08 Mart 2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; mevcut belgelere göre; ... oğlu ... doğumlu ...'ın 14.06.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle, Grup 1 kabul olunarak; Gr 1 III(1B--------13)A %17x34.5=A %5.8, Gr1 I (12a-------30)A%34, Balthazard formülüne göre: %37.83, E cetveline göre: %34.2 (yüzdeotuzdörtnoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.

Dosya arasına alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunca sunulan 23 Ağustos 2021 tarihli raporda özetle; ... oğlu, ... doğumlu, ...’ın 14/06/2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar, Beyin Hasarı, Beyin İşlev Bozukluğuna Bağlı Davranış Bozuklukları (organik kişilik bozukluğu-frontal lob sendromunu içerir-beyin sarsılması sonrası-postkontüzyonel sendrom-), tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen, özürlülük oranı %40 olduğu, Kulak-Burun-Boğaz, İşitme tablo 1.a ve tablo 2’ye göre engel oranı %2 olup balthazard formülüne göre tüm vücut özürlülük oranı %41 olduğuna göre; kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %41 (yüzdekırkbir) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.

Dosya arasına alınan 01/04/2022 tarihli raporda özetle; ödeme tarihi dikkate alınarak hesaplanan iş göremezlik bedeli; bedensel zarar yönünden 657.635,46 TL olup ödemenin 300.000,00 TL ve hesaplanan bakıcı gideri 2.770,66 TL olup davacı ... şirketinin ödediği tutar 298.000,00 TL olarak hesaplandığı görülmüştür.

01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ve yürürlük tarihinde sonra akdedilen sözleşmelere uygulanacağı düzenlenen genel şartlarda belirtilen TRH 2010-1,8 Teknik faiz yöntemi 17.07.2020 tarihinde A.Y.M.tarafından iptal edildiğini, 29.01.2016 ve 31.08.2016 ödeme tarihi itibarıyla yapılan hesaplamada; Poliçe düzenleme tarihinin 04.07.2013 olması itibarıyla o zaman yürürlükte olan PMF-1931 yaşam tablosu ve progresif rant(% 10 artırma eksiltme) yöntemi kullanıldığı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.

Eldeki davada; davacı şirket nezdinde, ... plakalı aracın ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 04.07.2013 ile 04.07.2014 tarihleri arasında sigortalandığı, sigortalı araç14.06.2014 tarihinde sürücüsü ... sevk ve idaresinde iken, sürücünün taciz eylemine istinaden olay yerine gelen ..'a çarptığı, çarptıktan sonra aracı sürmeye devam ettiği, ...'ın aracın kendisine çarpmasının etkisi ile aracın kaput kısmına tutunduğu, araç sürücüsü ...'ın kaputa tutunan ...'a rağmen durmadığı, yaklaşık 100 metre kaput üzerinde şahıs varken aracı sürdükten sonra sola doğru manevra yaparak ...'ı kaput üzerinden düşürerek kasten yaraladığı, eylemin bu şekilde gerçekleştiğinin Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/50 Esas, 2015/436 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı ile belirlendiği, ceza yargılaması ile kesinleşmiş maddi vakıanın Mahkememiz bakımından bağlayıcı olduğu, davalıya ait aracın sürücüsünün kasten dava dışı ...'a çarpması sonucu, İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 16/08/2021 tarihli raporuna göre ...'ın %41 oranında tüm vücut engelli kaldığı, bakıcı ihtiyacının olay tarihinden itibaren iki ay olduğu, alınan aktüerya bilirkişi raporuna göre; bedensel zarar ödeme tarihi itibariyle dava dışı ...'ın ödenen 300.000,00.-TL'den daha fazla zararının bulunduğu, ödemenin poliçe limitine göre yapıldığı, bakıcı gideri ödeme tarihi itibariyle dava dışı ...'ın 2.770,00.-TL bakıcı gideri ve ferilerini talep edebileceğinin belirlendiği anlaşılmıştır.

Davacı vekili, sürekli bakıcı süresi yönünden istinaf isteminde bulunmuş ise de ilk derece mahkemesince, dava dışı ...'ın sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi için İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu ile İkinci Üst Kuruldan raporlar alındığı, İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 16/08/2021 tarihli raporunda sürekli bakıcı süresinin 2 ay olarak belirlendiği, davacı vekilince bu sürenin daha uzun olması gerektiğine yönelik tıbbi bulgular içeren deliller sunulamadığı ve rapordaki belirlemenin dosya kapsamına ve mevzuata uygun olduğu sonucuna varılmıştır.

Bu belirlemelere göre; davacı ... şirketinin dava dışı zarar gören ...'a 300.000,00.-TL bedensel zarar ödemesinin yerinde olduğu, bakıcı gideri için dava dışı ...'a yapılan ödemenin 2.770,00.-TL'lik kısmının yerinde olduğu, bu rakamı aşan kısmının yerinde olmadığı, davacı ... şirketinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 95. maddesi ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları B.4 maddesi gereğince sigortalısı davalının, eylemlerinden sorumlu olduğu kişinin kasten zarara neden olması nedeni ile 300.000,00.-TL bedensel zarar ve 2.770,00.-TL bakıcı gideri için rücuen tazmin yükümlülüğünün bulunduğu, davacının davasını 300.000,00.-TL bedensel zarar ve 2.770,00.-TL bakıcı gideri için ispat ettiği, fazlaya ilişkin bakıcı gideri için ispat edemediği anlaşılmakla; ilk derece mahkemesince açıklanan tüm bu neden ve gerekçelerle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine şeklinde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. HMK'nın 353/1. b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

  3. Alınması gereken 427,60. TL istinaf karar harcının peşin yatırılan 5.041,78 TL'den mahsubu ile 4.614,18 TL'nin talep halinde ilk derece mahkemesin yatıran tarafa iadesine,

  4. İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

  5. İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

  6. İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  7. 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

  8. Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/05/2024

...

Başkan ...

¸e-imzalıdır

...

Üye ...

¸e-imzalıdır

...

Üye ...

¸e-imzalıdır

...

Katip ...

¸e-imzalıdır

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesinkabulünesakaryareddinevekiliTazminatkonusukısmennumarasıTazminat)(Rücuenkzmssıııba

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim