Sakarya BAM 7. HD 2024/787 E. 2024/851 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
bam
2024/787
2024/851
15 Mayıs 2024
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/787
KARAR NO : 2024/851
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/02/2024
NUMARASI : 2023/946 Esas - 2024/104 Karar
DAVACI : T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALILAR : 1- GEBZE TİCARET SİCİLİ MÜDÜRLÜĞÜ - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
: 2- TASFİYE HALİNDE SOLAS DENİZCİLİK MAKİNA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...
TASFİYE MEMURU : ... (T.C.: ...) - ...
VEKİLİ :Av. ... - ...
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 08/09/2023
KARAR TARİHİ : 15/05/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 15/05/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı Tensaform Membran Yapılar Sanayi Ticaret Anonim Şirketi işyeri işçilerinden ...'in, işyerinde çalışırken silikozis pnömokanyoz mesleki hastalığına yakalandığını, %10 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden iş göremez hale geldiğini, meslek hastalığı sonucu zarar gören sigortalının davalı Solas şirketinde çalıştığını, kaza nedeniyle sigortalıya 67.408,33-TL'lik PSD tutarlı gelir bağlandığını ve 1.577,70-TL kurum sağlık yardım ödemesi teyide edildiğini, dava konusu meslek hastalığının işverinin kusurlu eylemleri nedeniyle meydana gelmesinden dolayı Gebze 1. İş Mahkemesi'nin 2022/307 esas sayılı dosyası ile davalı ve dava dışı şirketlere karşı rücuen tazminat davası açıldığını, Gebze 1. İş Mahkemesi'nin 2022/307 esas sayılı dosyasından davalı şirketin ihyası için dava açılması hususunda süre verildiğini beyan ederek davalı şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İhyası istenen "Solas Denizcilik Makina San. ve Tic. Ltd. Şti."nin Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı bulunduğunu, bu şirketin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca, Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından kendilerine yapılan ihtar ve 12/12/2016 tarihli ve 8569 sayılı Türkiye Sicil Gazetesinde yayımlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmaması nedeniyle ticaret sicilinden resen silindiğini, davanın “Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü” aleyhine açıldığını, Ticaret Sicil Yönetmeliği’nin 11/3. maddesinde“müdürlükçe verilecek karara karşı mahkemeye yapılacak başvurularda, müdürlük odanın yetkilendireceği avukat tarafından temsil olunabilir.” hükmünü getirdiğini, bu nedenle davada davalı “Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü”nü temsilen taraflarınca cevap verildiğini, müvekkili ticaret sicil müdürlüğü “re’sen” terkin yapıldığını, terkin yapılmadan önce gerekli tüm yasal prosedürlerin tamamlanmış olup müvekkili ticaret sicil müdürlüğünün yasa hükümlerine göre yapması gereken tüm işlemleri yaptığını, bu nedenle, yapılan terkin işleminin yasa hükümlerine uygun ve doğru olduğunu, müvekkili ticaret sicil müdürlüğünün yukarıda belirtilen esaslara uygun olarak tasfiyenin kapanmasına ilişkin kararıır sadece ”tescil” ettiğini, yasal görevi olan ve ilgililerince usulüne uygun olarak alınan kararı tescil eden müvekkili ticaret sicil müdürlüğünün davacının alacağının bulunup bulunmadığı yönünde bir denetleme yetkisi olmadığını, usulüne uygun olarak alınan kararı tescil eden müvekkili ticaret sicil müdürlüğünün yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını beyanla; öncelikle davalı “Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü”ne temsile müvekkili Gebze Ticaret Odası’nın yetkili olduğunun tespitine; davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili ticaret sicil müdürlüğü aleyhine talep edilen “yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin” müvekkiline yükletilmesine yönelik davacı talebinin reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine; karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "...Davalı Solas Denizcilik Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine açılan davanın, HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, Davalılar Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ... aleyhine açılan davanın KABULÜNE, TTK'nın 547/1. maddesi gereğince Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil nolu üyesi olan TASFİYE HALİNDE SOLAS DENİZCİLİK MAKİNE SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin, Gebze 1.İş Mahkemesi'nin 2022/307 Esas sayılı dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infazı işlemleriyle sınırlı olmak üzere İHYASINA ve şirketin yeniden ticaret siciline TESCİLİNE, Şirketin ihya işlemlerinin gerçekleştirilmesi için bu işlemle sınırlı olarak mali müşavir ...'ın atanmasına, İhya işleminin mahiyeti ve muhtemel süreci gözetilerek ihya memuru için 4.500,00.-TL ücret takdirine, takdir edilen ücretin davacı tarafından daha sonra şirketin mal varlığından tahsil edilmek üzere karşılanmasına, İhya işlemlerinden sonra şirketin tasfiye süreci tekrar başlayacağından, ek tasfiye işlemleri için önceki tasfiye memuru ...'un (T.C.:... ) tasfiye memuru olarak atanmasına, Kararın tescil ve ilanına,..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu davanın Tasfiye Halinde Solas Denizcilik Makina San. ve Tic. Ltd.Şti ile alakası olmadığını, bu şirketin ihya edilmesinin davaya bir katkısının olmayacağını davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, HMK 115/2'nin ilk cümlesine göre davanın usulden reddedilmesi gerekirken davanın usulden reddedilip sonrasında esasa girilerek kabul kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğunu, bu sebeple davanın doğrudan usulden reddinin gerektiğini, işbu davanın açılmasına tasfiye memurunun sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin tasfiye memurunun üzerine bırakılmasının hukuka, kanuna ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, kararın gerekçesinde davalı tasfiye memuru ...'a dava dilekçesinin tebliğ edildiği ifade edilmişse de tebligatın yapılmamış olduğunu, tebligatın usulsüz olduğunu, bu sebeple taraf teşkili henüz yapılmadan verilmiş kararın usule aykırı olduğu da izahtan vareste olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/02/2024 tarih, 2023/946 Esas - 2024/104 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava şirketin ihyası talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın Solas Denizcilik Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden usulden reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.
İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nun 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından Gebze 1. İş Mahkemesinin 2022/307 esas sayılı dosyasıyla tazminat talepli dava açıldığı, davalı Solas Denizcilik Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin anılan davada davalı olarak yer aldığı, şirketin terkin edildiğinin anlaşılması üzerine şirketin ihyası işlemleri için davacıya süre verildiği, davacının bu kapsamda eldeki davayı açtığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda Solas Denizcilik Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden davanın usulden reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
- Davalının usulsüz tebligata ilişkin istinaf talebi yönünden; 7201 sayılı Tebligat Kanunu, 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunla değiştirildikten sonra, gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir.
Bu kanun değişikliğine göre, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine, Kanun'un 21-(2) maddesi uyarınca; doğrudan tebligat yapılması mümkün değildir. Muhataba çıkarılan ilk tebligatın, öncelikle bilinen veya gösterilen en son adresine, mavi renkli zarf kullanılmaksızın ve adres kayıt sistemindeki adres olduğuna ilişkin şerh verilmeksizin Kanun'un 10. maddesine göre normal bir şekilde çıkarılması gerekir. Muhatabın bu adreste bulunmaması durumunda, tebliğ memurunca Kanun'un 20 ve 21. maddesinin birinci fıkrası ile Tebligat Yönetmeliği'nin 29. maddesi uyarınca; muhatap lehine olan araştırmalar yapılarak tebligatın kendisine ulaşması ve bilgilendirme işlemlerinin yerine getirilmesi gerekir.
Muhatabın gösterilen adresten sürekli olarak ayrılması ve yeni adresinin de tebliğ memurunca tespit edilememesi durumunda, tebliğ evrakının tebligatı çıkaran mercie geri gönderilmesi gerekir. Ancak, bu aşamadan sonra, Kanun'un 10-(2) ve Yönetmeliğin 16-(2) maddeleri nazara alınarak, tebliğ evrakının açık mavi renkli zarfla, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek, Kanun'un 21-(2) maddesine göre tebliği mümkün olabilecektir.
Tebligat Kanun'unun 10-(2) ve 21-(2) maddeleri farklı şekilde yorumlanarak, başka adresi bilinmediği gerekçesiyle muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine doğrudan doğruya 21-(2) maddesine göre tebligat çıkartılması muhatabın savunma hakkını kısıtlayacağından, Anayasanın "Hak arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesine ve Tebligat Kanun'unun yukarıda bahsi geçen hükümlerine aykırı olacaktır.
Somut olayda; dosyaya gelen fiziki tebligatın incelenmesinde ve UYAP sisteminden yapılan kontrollerde, davalıya çıkartılan tebligatın doğrudan doğruya 21-(2) maddesine göre çıkartıldığı görülmektedir. Az yukarıda açıklandığı üzere; davalının ticaret sicilden gelen ve mernis adresi ile aynı olan adresine öncelikle 7201 sayılı yasanın 10/2. Maddesine göre çıkartılması, bu madde uyarınca tebligat yapılamaması halinde tebligatın 7201 sayılı yasanın 21/2.maddesine göre çıkartılması gerekirken anılan yasal düzenlemelere aykırı işlem yapılarak, davalının savunma hakkının kısıtlanması ve Anayasanın "Hak arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. Maddesine aykırı işlem yapılması nedeniyle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması gerekmiştir.
O halde mahkemece yapılacak iş; yukarıda anılan yasal düzenlemeler uyarınca öncelikle 7201 sayılı yasanın 10/1 ve 2.maddesine göre davalıya dava dilekçesinin tebliğ edilmesi, bu mümkün değilse aynı yasanın 10/2 ve Yönetmeliğin 16/2. maddeleri nazara alınarak, tebliğ evrakının açık mavi renkli zarfla, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek, Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliği sağlanarak taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında esas hakkında bir karar verilmesinden ibarettir.
- Kabule göre de;
a- Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp, bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahip olacaktır.
Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayacak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.
Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. (6102 sayılı yasanın 547/1-2.maddeleri)
Eldeki olayda; Dosyaya gelen Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğünün 18.12.2023 tarihli yazı cevabı ve ekindeki CD içeriğine göre; Solas Denizcilik Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin 07.09.2015 tarihli ortaklar kurulu kararı ile tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru olarak davalı ...’un atandığı, 12.12.2016 tarihli genel kurul toplantısında tasfiye işlemlerinin bittiği belirtilerek tasfiyesinin sonuçlandırılmasına karar verildiği, 29.12.2016 tarihi itibariyle tasfiye sonuçlandırılarak şirketin tasfiye nedeniyle sicilden terkin edildiği görülmüştür. Bu durumda ilk derece mahkemesinin Solas Denizcilik Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin 6102 sayılı yasanın ek 7.maddesi gereği sicilden re’sen terkin edildiği yönündeki tespiti ve gerekçesi hatalıdır.
b- 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrasında mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirmesi halinde şirketin ek tasfiyesi için yeniden tesciline karar vereceği ve bu işlemleri yapmak üzere son tasfiye memurlarını tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettireceği düzenlenmiş olup, İlk Derece Mahkemesince ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası istemi yerinde görülmesine ve tasfiye memuru olarak son tasfiye memuru ve aynı zamanda şirket ortağı olan ... atanmış olmasına rağmen, başkaca bir mali müşavirin de sadece ihya işlemleriyle sınırlı şekilde görevlendirilmesi doğru olmayıp kararın kaldırılmasını gerektirdiği gibi tasfiye memuru için 4.500 TL ücrete takdir edilmesi de hatalıdır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/6315 esas 2023/7636 karar sayılı ilamı)
- Kaldırma sebeplerine göre diğer istinaf istemleri bu aşamada incelenmemiştir.
Anılan nedenlerle, davalı tarafın istinaf talebinin HMK'nın 353-(1)-a)-4)-6) maddesi gereğince yukarıda 1 numaralı bent yönünden kabulüne, diğer istinaf istemlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ilk derece mahkemesi kararının anılan sebeplerle kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, dairemiz kararı gereğince işlem yapılması ve davanın yeniden görülmesi için dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalıların; İstinaf Başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
-
Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/02/2024 tarih, 2023/946 Esas . 2024/104 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353. (1). a). 4). 6) ve 355. maddesi uyarınca kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,
-
Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,
-
İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
-
Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.15/05/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19