Sakarya BAM 7. HD 2024/692 E. 2024/780 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
bam
2024/692
2024/780
6 Mayıs 2024
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/692
KARAR NO : 2024/780
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :18/12/2023
NUMARASI :2023/595 Esas - 2023/661 Karar
DAVACI : ... (T.C.No: ... - ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ :Av. ... - ...
İHYASI İSTENEN
ŞİRKET : ...
DAVA :Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ :31/10/2023
KARAR TARİHİ :06/05/2024
KR. YAZIM TARİHİ :20/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Ticaret Sicilden resen silinen ...'nin tek yetkilisi olduğunu, sicilden silinme sürecine ilişkin olarak tasfiye sürecinin tamamlanmamış olması sebebiyle çeşitli mağduriyetlerin yaşandığını, 16/11/2005 Tarihinde 2006 Model, Suziki Swift markalı, ... plaka sayılı araç üzerine şirket tarafından rehin tesis edildiğini, rehin borçlusu tarafından borcun ödenmiş olmasına rağmen rehinin kaldırılmadığını, tüm bu nedenlerle; 16/11/2005 Tarihinde 2006 Model, Suziki Swif markalı, ... plaka sayılı araç üzerine konulan rehin kaldırılması için şirketin ihyası ve rehinin kaldırılması işlemlerini yapmak üzere tarafına yetki verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın esasına geçilmeden davanın usulden reddinin gerektiğini, Ticaret sicil kaydı silinmiş şirketin dava açma ehliyetinin bulunmadığını, terkin işleminin usulüne uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın KABULÜNE, ...'nün ... Ticaret Sicil numarasında kayıtlı (Mersis No: ...) ...nin, ... plakalı araç üzerinde şirket lehine mevcut 16/11/2005 tarihli rehnin terkini ile sınırlı olarak ihyası ile sicile tesciline, Tasfiye memuru olarak şirketin önceki yetkilisi davacı ...'in (TC ...) atanmasına ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaydı silinen şirketin kanunun amir hükümleri gereğince ticaret sicilden terkin edildiğini, sermaye arttırımı yapmayan şirketlerin ticaret sicilden silinmesi ile ilgili kanunun amir hükmü bulunmakta olup kesinlikle ihyasının mümkün olmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2023 tarih, 2023/595 Esas - 2023/661 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; TTK'nın geçici 7. maddesi gereğince sicilden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerle sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. Aynı maddenin 1. fıkrasının b bendi uyarınca, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, terkin sebebi olarak sayılmış olup, anılan maddenin 4. fıkrasının a bendi ile Ticaret Sicili Müdürlüklerince; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü'ne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11.bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden resen silineceği düzenlenmiştir.
Bu tür davalarda hak düşürücü süre ve hukuki yarar konularında Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin emsal İçtihatlarında; "... Dairemizin 14.02.2017 tarih ve 2017/363 E. - 2017/814 K. Sayılı ilamında da ifade edildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirkete ait tasfiye edilmemiş malvarlığının bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler. Somut uyuşmazlıkta sicil kaydı silinen şirket eski müdürü tarafından, şirkete ait taşınmazların tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket malvarlığının tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak ihya istemekte hukuki yararının bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir." (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 14/10/2021 tarih, 2021/2387 Esas- 2021/6034 Karar), şeklinde karar verildiği görülmektedir.
Tüzel kişiliği olan bir şirketin ticaret sicilinden terkin işlemi yapıldıktan sonra, ortaklığın tüzel kişiliği sona erer. Bu terkinden sonra ortaklığın alacakları, borçları yada ortaklığın sorumluluğunu gerektiren bir durum ortaya çıkarsa, tasfiye memurları, ortaklığın pay sahipleri veya alacaklılar sicildeki terkin kaydının kaldırılmasını isteyebilirler. Davacının ihyası istenen şirketin eski yetkilisi olduğu ve şirket adına kayıtlı aracın üzerindeki rehne konu borcun ödenmesi nedeniyle araç üzerindeki rehnin kaldırılmasına ilişkin işlemlerin yapılması için ihya talebinde bulunduğu ve bu davayı açmakta hukuki yararının ve taraf olma ehliyetinin bulunduğu kabul edilmiştir.
Somut olayda; ...nin, ...nde ... Sicil Numarasıyla kayıtlıyken 30/12/2013 tarihinde TTK geçici 7. maddesi uyarınca re'sen sicilden terkin edildiği, dosya kapsamı delillere göre terkin işleminin usulüne uygun yapıldığı ve bunun aksi bir iddianın da bulunmadığı, trafik sicil kayıtlarına göre ... plaka sayılı aracın üzerinde rehin bulunduğu, rehin borçlusu tarafından borcun ödenmesine rağmen şirket sicilden terkin edildiğinden şirketin rehin kaldırma sorumluluğunu yerine getiremediği, dolayısıyla davacının şirketin bu amaçla ihyasını istemekte haklı hukuki yararının bulunduğu, şirketin 30/12/2013 tarihinde sicilden terkin edilmesi ve davanın 31/10/2023 tarihinde açılması dikkate alındığında, eldeki davanın yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve emsal Yargıtay İçtihatlarına göre (10) yıllık süresi içinde açıldığı, ilk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmesinde dosya kapsamı delillerle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, şirketin ihya işlemlerinin usulüne uygun yapıldığı anlaşıldığından davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasının da doğru olduğu, davanın ihya işleminin usulsüz olmasına değil tasfiye edilmemiş malvarlığının tasfiyesi nedenine dayalı olduğu, bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
HMK'nın 353/1. b.1 maddesi uyarınca; davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
-
İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
-
Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/05/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19