Sakarya BAM 7. HD 2024/329 E. 2024/476 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
bam
2024/329
2024/476
14 Mart 2024
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/329
KARAR NO : 2024/476
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/04/2021
NUMARASI : 2020/7 Esas - 2021/267 Karar
DAVACI : .. - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA TÜRÜ : Alacak
DAVA TARİHİ : 06/01/2020
KARAR TARİHİ : 14/03/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 14/04/2024
Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/04/2021 Tarih - 2020/7 Esas - 2021/267 Karar sayılı kararına yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde; Dairemizin 27/05/2022 tarih ve 2021/1471 Esas 2022/1129 karar sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2023 tarih ve 2022/5361 Esas 2023/7320 Karar sayılı kararı ile bozulması üzerine dosyanın yukarıda yer alan esasa kaydı sonrası yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında bir kısım mal ve ürünlerin davacıya gönderilmesi hususunda görüşmeler yapıldığını, görüşmeler neticesinde davalının, davacıya proforma faturada yeralan ürünleri göndermesi, davacının da bu ürünler karşılığında 106.100.-Amerikan Doları ve ayrıca nakliye bedeli olarak toplam 18.625.-Amerikan Doları (Toplam 124.725.-USD) ödemesi konusunda anlaşma sağlandığını, söz konusu proformada yeralan ürünler ve nakliye bedelleri için davalı banka hesabına 23.08.2017 tarihinde 51.375.-USD ve 22.09.2017 tarihinde 73.350.-USD (Toplam 124.725.-USD) gönderildiğini, davacının anlaşılan tüm bedeli gönderilmesine karşın, davalının, davacıya proforma faturadaki ürünlerden sadece 1-2-3-6-7 numara ile gösterilen ürünleri gönderdiğini ancak (4) ve (5) numarada sayılı ürünleri göndermediğini, noterden ihtarname keşide edildiğini, gönderilmeyen ürün bedeli ve nakliye ücreti için ödenen toplam 86.500.-Amerikan Dolarının iadesinin talep edildiğini, söz konusu ürünlerin (2) seneyi aşkın bir süredir teslim edilmediğini beyan ederek; davalıya gönderilen 86.500.-Amerikan Dolarının, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte iadesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; satıma konu ürünleri taşıyan geminin Yunanistan donanması tarafından tutuklandığını, ceza yargılamasına devam olunduğunu, ürünlerin Girit adasındaki askeri üste bulunduğunu, davalının davaya konu malları sözleşme çerçevesinde Yunanistan'daki yetkili makamlar nezdinde takip ettiğini, davacının talebi taşımaya ilişkin teslim edilmeyen yüke ilişkin olduğundan bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, aralarındaki ticari münasebet devam ettiği için takas mahsup talepleri olduğunu beyan ederek haksız ve mesnetsiz davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın KABULÜ ile;
86.500,00-USD'nin 31/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyadaki bir hukuk katliamından ibaret bilirkişi raporu esas alınarak tüm ulusal ve uluslararası hukuk kurallarına aykırı bir karar verdiğini; davalı şirketin taşıyan sıfatı olmadığı gibi taşıyanla herhangi bir bağlantısı da olmadığını; dolayısı ile gemide başka ne taşındığı ile ilgili herhangi bir bilgisi de pek tabii bulunmamakla birlikte, bu konuda bir bilgisinin olması da hayatın olağan akışında mümkün olmadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/04/2021 Tarih - 2020/7 Esas - 2021/267 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
DAVA; alacak istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Davacının, davalıdan, davalının düzenlediği 16/08/2017 tarih, ... referans nolu proforma fatura ile 15/11/2017 tarih ... seri nolu fatura içeriğindeki malları satın aldığı, faturada belirtilen 57 m³ yarı römork ve 115 m³ depolama tankı cinsi malların taşındığı gemiye el konulması üzerine davacının fiilen teslim almadığı sabittir. Davalı, malların gemiye yüklenmesi ile malların teslim edildiğini ve hasar ve yararın davacıya geçtiğini savunmaktadır. Davacı ise satışın CFR satış olması nedeni ile hasardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürmektedir. Davacı eldeki dava ile davalıya ödediği ürün ve nakliye bedelini istemektedir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalının istinafı üzerine Dairemizin 27/05/2022 tarih ve 2021/1471 Esas 2022/1129 karar sayılı kararı ile; taraflar arasındaki sözleşmenin CFR satış sözleşmesi olduğu, CFR teslim şekilli sözleşmelerde, satıcının tüm masraf ve riskleri üstlenerek malları yükleneceği limana kadar getireceği, gümrük işlemlerini yaptıracağı ve navlun ücretini ödeyerek yüklemeyi gerçekleştireceği, malların gemi küpeştesine geçmesinden sonra navlun dışında meydana gelen tüm masraf ve risklerin alıcıya ait olacağı, eldeki uyuşmazlıkta, davalının nakliye bedellerini tahsil ederek malları gemiye yüklediği ve davalının teslim borcunu yerine getirdiği ve satış sözleşmesi kapsamında hasar ve yararın alıcıya geçtiği, davacının taşıma komisyonculuğuna maddi vakıa olarak dayanmadığı ve davanın CFR hükümlerine göre çözülmesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemiz kararının davacı tarafından temyizi edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2023 tarih ve 2022/5361 Esas 2023/7320 Karar sayılı kararında; taraflar arasında CFR teslim şekilli satım sözleşmesi olduğu, bu satış türünde sözleşme konusu malların belirtilen varış limanına taşınması için gerekli olan masrafları ve navlunu satıcının ödeyeceği, ancak mallara ilişkin kayıp ve hasar riski ile birlikte malların gemi bordasına aktarılmasından itibaren meydana gelecek olaylardan kaynaklanan tüm ek masrafların, malların yükleme limanında gemi bordasını geçtiği andan itibaren satıcıdan alıcıya geçeceği belirtilerek "Satıcı, alıcı ile kararlaştırılan yerde ya da limanda malı teslim etmekle yükümlüdür. Dava konusu mallara ilişkin proforma fatura ve davalı tarafından ibraz edilen ürün satış faturasında teslim yeri Sultanate Of Oman olarak kararlaştırılmıştır. Söz konusu limana varmadan Yunan makamlarınca gemiye ve yüke el konulduğu için nefi ve hasar alıcıya geçmemiş, halen davalı satıcının üzerindedir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, malların gemiye yüklenmesi ve gemi küpeştesinden geçmesinden sonra davalının teslim borcunu ifa ettiği, hasar ve yararın davacı alıcıya geçtiği, davalının satım sözleşmesi kapsamında teslim borcunu ifa ettiğinden bahisle hasardan sorumluluğunun kalmadığına dair hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir" gerekçesi ile dairemiz kararı bozulmuştur.
Taraflar arasındaki satış sözleşmesi CFR teslim şekilli satış sözleşmesidir. Bu satış türünde malların varış limanına ulaşması için taşıma sözleşmesini satıcı yapar ve navlunu da satıcı öder. Hasar ve yarar ise malın yükleme limanında gemi bordasını geçtiği andan itibaren alıcıya geçer. Bu konuda dairemiz ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, hasar ve yararın malın yükleme limanında gemi bordasını geçtiği andan itibaren alıcıya geçmesi için geminin varış limanına varmasının şart olup olmadığı ile sefer halinde geminin başına gelen olaylardan dolayı hasar ve yararın alıcıya geçme anının değişip değişmeyeceği noktasındadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi bozma ilamında CFR teslim şekilli satış sözleşmesinde hasar ve yararın malın yükleme limanında gemi bordasını geçtiği andan itibaren alıcıya geçeceğini kabul etmekte ancak, satıcının taşıma için uygun gemi ve rota seçmesi gerektiğini belirterek eldeki olayda gemiye el konulması nedeniyle bu koşulun gerçekleşmediğine ve teslim borcunun yerine getirilmediğine karar vermiştir.
Geminin sefer esnasında rotasından çıkması veya gemi içerisinde yasak yükler bulunması gibi hallerin objektif olarak satıcının özen yükümlülüğünü ihlal ettiği ve yüke uygun gemi ve rota seçilmediği anlamına gelmeyecektir. Yasak yükler bizzat satıcı tarafından yüklenmediği sürece, bir başka deyişle aynı gemiye mal yükleyen başkaları tarafından yasak madde yüklenmesi halinde satıcının bu durumu bilmesi beklenemez. Yine gemi kaptanının rotadan çıkması gibi durumlar da yükleme esnasında öngörülmesi olanaklı durumlardan değildir. Bu nedenle, devletin denetim ve gözetimi altındaki bir limandan kalkacak ve varış limanına mutad rotada gidecek bir gemiye malın gümrük ve uluslararası kurallara göre yüklenmesinden sonra sefer esnasında meydana gelecek olaylardan satıcının sorumlu tutulması ve CFR teslim şekilli satış sözleşmesinde teslim borcunun yerine getirilmediğinin ileri sürülmesi doğru olmayacaktır. Aksi durum, objektif olarak uygun rota ve geminin seçilip taşıma sözleşmesi imzalanmasından sonra hasar ve yararın alıcıya geçme anını, malın yükleme limanında gemi küpeştesini aşması anı değil de, geminin varış limanına ulaşması kaydıyla malın yükleme limanında gemi küpeştesini aşması anı şeklinde kabul edilmesi anlamına gelir ve bu kabul CFR teslim şekilli satışın niteliğine uygun düşmez.
Eldeki uyuşmazlıkta dava konusu malların İskenderun limanında Andromeda gemisine yüklendiği ve gemiye Yunan makamlarınca el konulduğu maddi vakıa olarak sabittir. Dava konusu malların boşaltma limanı olan Umman limanının da gemi, İskenderun limanından ayrılırken rota içerisinde olduğu da anlaşılmaktadır. Bu belirlemelere göre, devletin denetim ve gözetimi altında olan İskenderun limanında malların gemiye yüklendiği, gemi rotasında satış sözleşmesinde alıcının malları teslim alacağı limanın da bulunduğu, bu rotanın uluslararası mutad bir rota olduğu, bu durumda davalı satıcının objektif olarak yüke uygun gemi ve rota seçtiği görülmektedir. Artık bu aşamadan sonra, gemiye davalı satıcının yükü ve eylemleri dışında bir nedenle veya geminin rotadan ayrılması gibi bir nedenle el konulması halinde dahi CFR teslim şekilli satışta satıcının teslim borcunu ifa ettiği ve malların yükleme limanında gemi küpeştesini aşmasıyla hasar ve yararın alıcıya geçtiği anlaşılmakla, davalının hasardan sorumlu olmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; dairemizce önceki kararda direnilmesine ve davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- )Dairemizin 27/05/2022 tarih ve 2021/1471 Esas 2022/1129 karar sayılı kararında direnilmesine,
a-Davanın REDDİNE,
b-Alınması gerekli maktu 80,70 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 8.837,23 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 8.756,53 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
c-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
ç-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
d-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 42.923,88-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
e-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
- )İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
a-İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına,
b-İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,
c-Davacı tarafından yapılan temyiz kanun yolu masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
ç-Davalı tarafından yapılan 162,10-TL İstinaf Kanun yolu masrafı ile 43,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 205,10 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
d-Davalı istinaf duruşmasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 10.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
e-İstinaf edenin yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince istinaf edene iadesine,
f-Kararın 6100 sayılı HMK'nın'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Dairemize veya Dairemize gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle Yargıtay'ın ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere TEMYİZ yasa yoluna başvurma hakkı bulunduğuna oy birliği ile karar verildi.14/03/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18