SoorglaÜcretsiz Dene

Sakarya BAM 7. HD 2024/354 E. 2024/462 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/354

Karar No

2024/462

Karar Tarihi

13 Mart 2024

T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/354

KARAR NO : 2024/462

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE :... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 07/12/2023

NUMARASI : 2022/896 Esas - 2023/1131 Karar

DAVACI : ... - OK MADENCİLİK (T.C. ...) - ...

VEKİLİ : Av. ... - ...

ASLİ MÜDAHİLLER : 1-... (T.C. ...) - ...

VEKİLİ : Av. ... - ...

2-... (T.C....) - ...

VEKİLİ : Av. ... - ...

3-... (T.C....) - ...

VEKİLİ : Av. ... - ...

4-BAYSAL İNŞAAT-İNŞAAT MALZEMELERİ VE NAKLİYAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...

VEKİLİ : Av. ... - ...

5-ÇELİKKALELİ OTOMOTİV TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...

VEKİLİ : Av. ...- ...

6-GELECEK VARLIK YÖNETİMİ ANONİM ŞİRKETİ ...

VEKİLİ : Av. ... - ...

7-KURTOĞLU ALÜMİNYUM MADEN İNŞAAT TARIM VE HAYVANCILIK SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...

VEKİLİ : Av. ... - ...

8-SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI - ...

VEKİLİ : Av. ... - ...

9-TÜRKİYE GARANTİ BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - ...

VEKİLİ : Av. ... - ...

10-UZUN OTOMOTİV AKARYAKIT GIDA İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...

VEKİLİ : Av. ... - ...

11-VAKIFLAR BANKASI T.A.O. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ - ...

VEKİLİ : Av. ... - ...

12-YAPI VE KREDİ BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - ...

VEKİLİ : Av. ... - ...

13-... (T.C....) - ...

14-... (T.C....) - ...

VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)

DAVA TARİHİ : 15/11/2022

KARAR TARİHİ : 13/03/2024

KR. YAZIM TARİHİ : 13/03/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; konkordato talebinde bulunan borçlu şirket ...-Ok Madencilik ünvanı ile 04.09.2018 tarihinde ...Ticaret Sicil numarası ile tescil edilip, 13.09.2018 tarih ve 9659 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanarak faaliyete başladığını, işletmenin halihazırda ticari faaliyetini ... adresinde sürdürdüğünü, işletmenin Gebze Ticaret Odasına kayıtlı olduğunu, işletmenin ana faaliyet konusunun maden sahalarının işletilmesi ile çeşitli malların bir ücret veya sözleşmeye dayalı olarak toptan satışını yapmak olduğunu, 30.09.2022 tarihi itibarı ile işletmenin sermayesi 5.000,00-TL olup tamamını ödediğini, yüzde yüz yerli sermaye ile kurulan müvekkili işletmenin, dünya genelinde yaşanan Covid-19 salgını nedeniyle tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de olumsuz ekonomik tahribatlara yol açması, dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde yaşanan ekonomik kriz ve buna bağlı olarak dövizde yaşanan artışlar, Türk lirasının döviz karşısında değer kaybetmesi, enflasyon oranlarının çok yükselmesi, başta ham madde ve alımlarda yaşanan sert fiyat artışları, başta işçilik maliyetleri olmak üzere girdi maliyetlerinin artması gibi nedenlerle maliyetlerde çok ciddi artışın yaşanmasına ve müvekkili şirketin finansal olarak darlığa düşmesine yol açtığını, tüm bu yaşanan tahsilat sıkıntılarının, işletmeyi olumsuz etkileyerek borçlarının ödenmesini aksattığını beyanla; öncelikle müvekkilinin faaliyetine devam edebilmesi ve mal varlığının korunabilmesi için İcra ve İflas Kanunu'nun 287, 288., 294, ve 295. Maddeleri gereğince müvekkili yönünden; İİK'nın 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı kanundan doğan vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları (prim, idari para cezalan dahil) ile ilgili takipler dahil olmak üzere, hangi sebebe dayanırsa dayansın müvekkili şirket aleyhine yeni takip yapılmamasına, haciz, ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemleri uygulanmamasına, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulmasına, müvekkili hakkında rehinin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulmasına, rehinli menkullerin muhafazasının durdurulmasına, müvekkilinin tüm kurumlar ve şirketler nezdinde ki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının müvekkili şirketlere ödenmesine, müvekkilinin muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacakların müvekkili şirkete iadesine, müvekkilinin takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, müvekkilinin bankalar nezdinde ki teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulmasına, zımnında yargılama neticesine kadar tensiben ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve şirkete komiser tayinine, müvekkilinin konkordato talebinin kabulü ile, öncelikle İcra ve İflas Kanunu'nun 287. maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet verilmesine ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasına, İİK 285. maddesi çerçevesinde geçici mühlet neticesinde İcra ve İflas Kanununun 289. maddesi gereğince bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanına, yargılama neticesinde İİK 305. ve diğer maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına, müvekkilinin mevcut nakit sıkıntısı çekmesi nedeniyle daha fazla ekonomik sıkıntıya sokulmaması için usul ekonomisinin gereği olarak ve sürecin tek komiser ile daha hızlı ve sağlıklı yürütülebileceği gerçeği gözetilerek tek komiser atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince; "...Davacının konkordato isteminin REDDİNE,..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı ile asli müdahil Kurtoğlu Alüminyum Maden İnşaat Tarım ve Hayvancılık Sanayi Ticaret Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin 17.02.2023 tarihinde kesin mühlet kararı gerekçesinde atıf yaptığı ve gerekçe olarak sunmuş olduğu konkordato projesi ile 07.12.2023 tarihinde davayı red gerekçesine dayanak yapmış olduğu konkordato projesinin aynı proje olduğunu, hangi gerekçe ile kararını değiştirdiğini gerekçeli kararda belirtilmediğini, bu dahi Mahkemenin vermiş olduğu kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dava dışı şirketin konkordato kapsamında ödenen borçlarının ekseriyetine davacının de kefil olduğundan yapılmış olan bu ödemelerin mahsubunu BK 591 maddesi gereği talep etme hakkı bulunmakta olduğundan konkordato komiseri Sayın ...' a ödeme dekontları ile birlikte klasör ekinde sunulduğunu, söz konusu belgelerin değerlendirilmeden eksik ve hatalı rapor düzenlenmiş olduğu söz konusu rapora itirazlarının mahkemeye iletmelerine rağmen savunma hakkının kısıtlanarak davamızın reddine karar verildiğini, Konkordato komiserine sunmuş oldukları ödemelere ilişkin tüm banka dekontları, teslim edilen çek bilgileri ve ödeme karşılığı teslim edilen mallara ilişkin sevk irsaliyeleri menfi tespit iddialarının tasdik eder mahiyette olduğu halde konkordato komiseri sayın ...'a klasör ekinde sunulmuş olduğu, söz konusu belgeler değerlendirilmeden eksik ve hatalı rapor düzenlenmiş olduğunu, söz konusu rapora itirazlarının mahkemeye iletmelerine rağmen savunma haklarının kısıtlandığını, itirazlarının değerlendirilerek denetime elverişli rapor düzenlenmesi için dosyanın bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmesi taleplerinin değerlendirilmeden apar topar duruşma gününün öne alınıp davanın reddine karar verilmesi, buna ilişkin gerekçeli kararda herhangi bir gerekçenin bulunmadığını, davacının defter ve kayıtları ile ödeme dekontları incelendiğinde alacak kaydı yapmış olan alacaklılara olan itirazlarında haklı olduklarını, davacının söz konusu kişilere borçlu olmadığının açıkça görüleceğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Asli Müdahil Kurtoğlu Alüminyum Maden İnşaat Tarım ve Hayvancılık Sanayi Ticaret Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin 17.02.2023 tarihinde kesin mühlet kararı gerekçesinde atıf yaptığı ve gerekçe olarak sunmuş olduğu konkordato projesi ile 07.12.2023 tarihinde davayı red gerekçesine dayanak yapmış olduğu konkordato projesinin aynı proje olduğunu, hangi gerekçe ile kararını değiştirdiğini gerekçeli kararda belirtilmediğini, bu dahi Mahkemenin vermiş olduğu kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dava dışı şirketin konkordato kapsamında ödenen borçlarının ekseriyetine davacının de kefil olduğundan yapılmış olan bu ödemelerin mahsubunu BK 591 maddesi gereği talep etme hakkı bulunmakta olduğundan konkordato komiseri Sayın ...' a ödeme dekontları ile birlikte klasör ekinde sunulduğunu, söz konusu belgelerin değerlendirilmeden eksik ve hatalı rapor düzenlenmiş olduğu, Konkordato komiserine sunmuş oldukları ödemelere ilişkin tüm banka dekontları, teslim edilen çek bilgileri ve ödeme karşılığı teslim edilen mallara ilişkin sevk irsaliyeleri menfi tespit iddialarının tasdik eder mahiyette olduğu halde konkordato komiseri sayın ...'a klasör ekinde sunulmuş olduğu, söz konusu belgeler değerlendirilmeden eksik ve hatalı rapor düzenlenmiş olduğunu, davacının itirazlarının değerlendirilerek denetime elverişli rapor düzenlenmesi için dosyanın bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmesi taleplerinin değerlendirilmeden apar topar duruşma gününün öne alınıp davanın reddine karar verilmesi, buna ilişkin gerekçeli kararda herhangi bir gerekçenin bulunmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Asli Müdahil Gelecek Varlık Yönetimi A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin beyanlarından, davacı ...'un mevcut davayı açmasının yegane sebebinin Ok Kablo Firmasının borçlarından kaynaklandığı ve adı geçen firmanın konkordato projesinin tasdik edildiğinin anlaşıldığını, davacı ...'un davasına dayanak projesinin, dava dışı Ok Kablo firmasının projesine dayandığını,davacının tüm borçlarının Ok Kablo firmasının ticari ilişkilerinden kaynaklanması dışındaki kayıtlı olmayan alacaklar borçlarının bulunması ve tefecilerle olan hukuki ilişkisinde konkordato istemli davanın reddedilmesindeki haklılığın başlıca sebebinin teşkil ettiğini, davacı tarafından istinaf kanun yoluna müracaat dilekçesinde tüm dayanak hususlar tefecilere olan ve kayıtlı olmayan borçlardan kaynaklandığına atıf yapıldığını, her ne kadar davacının aktif malvarlığının rayiç değerini tespit etmek mümkün ise de; kayıtlı olmayan -tefecilere olan borçlar- borçlarının çokluğu ve bu borçlarından sadece Cumhuriyet Savcılığına yaptığı müracaatlar ile kurtulabileceği düşüncesinde olmaları projelerinin olumlu sonuçlanmayacağının yegane göstergesini teşkil ettiğini, her ne kadar komiser beyanlarında projenin tasdikine ilişkin olumlu görüş bildirilmiş ise de; borçlunun dürüstlük ilkesine aykırı hareketlerinin mevcudiyetine işaret ettiğini belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Asli Müdahiller İbrahim Saykal, Vatan Kablo Metal Endüstri ve Ticaret A.ş., Hayo Enerji Arge ve San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ekonomik sıkıntılar nedeniyle konkordato talebinde bulunduğunu, ilk derece mahkemesince 21/11/2022 tarihli ara karar ile 3 ay süreli geçici mühlet kararı verildiğini, 16/02/2023 tarihinde İİK md. 289 kararı gereğince 21/02/2023 tarihinden başlamak üzere 1 yıl süre ile kesin mühlet kararı verildiğini, Mahkemenin kararının yerinde olduğunu, zira davacının, dava dilekçesinde alacaklılar listesine eklediği alacaklarının neredeyse tamamına itiraz ettiğini, bazı alacaklılara ödeme yapıldığını beyan ettiğini belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2023 tarih, 2022/896 Esas - 2023/1131 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava konkordato talebine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili ile alacaklı Kurtoğlu Alüminyum Meden İnş. Tar. ve Hayvancılık San. Tic. A.Ş. tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.

İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosyanın incelenmesinde; Davacı tarafından 15.11.2022 tarihinde konkordato talebiyle mahkemeye başvurulduğu, davacıya 21.11.2022 tarihinde 3 ay süre ile geçici mühlet verildiği, daha sonra dosyaya sunulan komiser raporları doğrultusunda davacıya 17.02.2023 tarihinde, 21.02.2023 tarihinden itibaren başlamak üzere 1 yıl kesin mühlet verildiği, dosyanın komisere verildiği, komiserin alacaklıları alacaklarını bildirmeye davet ettiği, daha sonra borçlunun alacak bildirimlerine karşı beyanının alındığı, çekişmeli hale gelen bir kısım alacak hakkında karar verilmesi için hazırlanan 22.11.2023 tarihli komiser raporunun mahkemeye sunulması üzerine mahkemece bu hususlarda bir karar verilmeden re’sen duruşma açılmasına karar verilip talebin reddine karar verildiği, karara karşı davacı ile alacaklı Kurtoğlu Alüminyum Meden İnş. Tar. Ve Hayvancılık San. Tic. A.Ş. tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu görülmüştür.

Konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen ya da herhangi bir borçlunun, borcun belirli koşullarda ödenmesi için alacaklılarıyla anlaştığı ve yetkili ticaret mahkemesinin onayı ile geçerlilik kazanan hukukî çözüm işlemidir (Türk Hukuk Lûgatı, Ankara 2021, s. 709).

Konkordato İİK’da tanımlanmamış ise de; öğretide konkordato, dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi borçlarının alacaklılar tarafından kanunda gösterilen nitelikli çoğunlukla kabul edilmesi ve yetkili makamın (mahkemenin) onayı ile gerçekleşen ve borçlunun borcun bir kesiminden kurtulmasını ve/veya ödeme şeklinin borçlu yararına değişmesini sağlayan, haciz ve iflâs gibi klasik ve borçlu bakımından sert cebri icra yöntemlerinin yerine ikame edilmiş bir kolektif icra biçimidir (Kuru, Baki: İcra İflas Hukuku, C. IV, İstanbul 1997, s. 3585; Tanrıver, Süha/Deynekli, Adnan: Konkordatonun Tasdiki, Ankara 1996, s. 29; Kale, Serdar: Sorularla Konkordato (İflas Dışı ve İflas İçi Adi Konkordato), İstanbul 2017, s. 2; Pekcanıtez, Hakan/Erdönmez, Güray: 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkortado, İstanbul 2018, s. 4; Altay, Sümer/Eskiocak, Ali: Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, İstanbul 2019, s. 10,15).

Konkordato kurumu ile ilgili farklı ayrımlar yapılmaktadır. Bunlardan ilki, mahkeme dışı ve mahkeme içi konkordato ayrımıdır. Mahkeme içi konkordato içeriğine göre vade, tenzilat ve karma konkordato olarak ayrılmaktadır. Sözü geçen sınıflandırmaya göre, borçlunun borcunu tam olarak ödemeyi vaat etmesi ve bunun için alacaklıların borçluya ödeme süresi tanımaları veya borcun itfasını takside bağlamaları hâlinde vade konkordatosu; borçlunun borçlarının belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu; tenzilat ve vade konkordatosunun bir araya getirilmesiyle teşekkül eden konkordatoya ise karma (bileşik) konkordato denilmektedir. Yapıldığı zamana göre ise; iflâsa tabi olmayan borçlular ile iflâsa tabi borçlulardan henüz iflâsına karar verilmeyenlerle yapılan konkordatoya iflâs dışı konkordato; müflisin teklif ettiği konkordatoya ise iflâs içi konkordato denilmektedir.

Konkordato konusunda yapılan diğer bir ayırım ise, adi (alelade) konkordato ve mal varlığının terki suretiyle konkordatodur. Mal varlığının terki suretiyle konkordato türünde, borçlunun malî durumunun iyileşmesi ve işletmenin faaliyetine devam etmesi amaçlanmaz. Mal varlığının terki suretiyle konkordatonun iki şekilde yapılacağı kabul edilmektedir. Bunlardan ilki, borçlunun mal varlığı üzerindeki tasarruf yetkisini alacaklılara bırakması ve alacaklıların da borçlunun mal varlığını satarak ele geçen paradan alacaklarını tahsil etmeleridir. Mal varlığının terki suretiyle konkordatonun diğer bir görünüm şekli ise, belirli vadelerde alacaklılara ödeme yapması kaydıyla, mal varlığının tamamının ve bir kısmının üçüncü kişiye devredilmesidir. Bu ihtimalde, alacaklılar alacaklarını borçlunun mal varlığının üçüncü kişiye devrinden elde edilen parayla tahsil etmektedirler. Mal varlığının terki suretiyle konkordatoda borçlu borçlarını belli şartlar dâhilinde ödemeyi değil, mal varlığının aktifi üzerindeki tasarruf yetkisini alacaklılara (veya üçüncü kişiye) devretmeyi teklif etmektedir. Mal varlığının terki suretiyle konkordatoya niteliğine aykırı düşmedikçe adi konkordatonun hükümleri (İİK m. 285 ilâ 308/g) uygulanır (Pekcanitez/Erdönmez s. 6 vd.).

Mahkeme içi adi konkordato İİK’nın 285 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş ve konkordatoya başvurabilecek kişiler İİK’nın 285. maddesinde “herhangi bir borçlu” denilerek açıklanmış olup, Kanunun bu ifadesi karşısında tüzel kişiler ile tacir olup olmadığına bakılmaksızın bütün gerçek kişiler konkordatoya başvurabilecektir. İİK’nın 285/2. maddesindeki düzenleme uyarınca konkordatoya başvuru imkânı sadece borçluya tanınmamış, iflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı da gerekçeli bir dilekçe ile borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir.

Konkordato talep eden borçlu veya iflâsını isteyebileceği borçlusu hakkında konkordato talep eden alacaklı, bir nüsha olarak düzenlenen dilekçe, konkordato ön projesi, ayrıntılı bilanço, gelir tablosu ve İİK’nın 286. maddesinde sayılan diğer belgeler ile birlikte asliye ticaret mahkemesine başvurarak üç aylık geçici konkordato mühleti verilmesi ister (İİK m. 285-287). Asliye ticaret mahkemesi 286. maddede sayılan belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu belirlediği takdirde borçluya derhâl geçici mühlet (üç ay) verir ve bir veya işin kapsamına göre üç kişiden oluşan komiser veya komiserler kurulu oluşturulur (İİK. m. 287).

Borçlu, konkordato mühletinin kapsadığı ve mühlet hükümlerinin devam ettiği dönem içerisinde komiserin denetimi altında 7101 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 297. maddesinin öngördüğü sınırlamalar içerisinde mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunmak imkânını kural olarak muhafaza eder.

Asliye ticaret mahkemesi komiserin veya borçlunun makul sebeplere dayalı talebi üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatarak, geçici mühlet süresini beş aya yükseltebilir.

Geçici mühletin ilânı ve ilgili kurumlara bildirilmesinden itibaren, alacaklılar ilândan başlayarak yedi gün içerisinde borçluya kesin mühlet verilmesini gerektiren durum bulunmadığını delilleri ile birlikte ileri sürerek konkordato talebinin reddini isteyebilirler (m. 288).

Geçici mühlet içinde mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Bu süreçte geçici komiser duruşmadan önce raporunu mahkemeye ibraz eder. Mahkeme yapacağı değerlendirmede itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır (m. 289/2).

Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmesi hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir (m. 289/3). Gerekiyorsa geçici komiser veya komiserler değiştirilerek yeni bir görevlendirme yapılabilir veya geçici komiserlerin görevine devam etmesine karar verilerek dosya komisere teslim edilir.

Konkordatonun geçici mühlet içerisinde başarıya ulaşmayacağına kanaat getirilmişse, borçluya kesin mühlet verilmez ve konkordato talebinin reddi doğrultusunda karar oluşturulur. Kesin mühlet verilmesine, kesin mühletin uzatılmasına ve kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine dair kararlar İİK’nın 288. maddesi uyarınca ilân edilir ve ilgili yerlere bildirilir.

Güçlük arz eden özel durumlarda kesin mühlet, komiserin bu durumu açıklayan gerekçeli raporu ve talebi üzerine mahkemece altı ay daha uzatılabilir (m. 289/5).

Kesin mühlet içerisinde komiser, konkordatonun hazırlanmasına ilişkin işlemleri gerçekleştirir. Kısaca belirtmek gerekirse, bunlar aktif ve pasifin tespit edilerek aktif defterlerinin tutulması ve değerlerinin takdiri, alacakların bildirilmesi için İİK’nın 288. maddesine göre ilân yapılması, borçlunun yazdırılan alacaklara tamamen veya kısmen kabul veya red şeklinde beyanlarının alınması (m. 299), çekişmeli alacaklar hakkında dosyanın asliye ticaret mahkemesine sunularak bu alacaklar hakkında konkordato oylamasına katılıp katılmayacakları bakımından karar alınması, rehinli alacak müzakerelerinin yapılması, alacaklılar toplantısı ve oylamaların tutanakla tespiti (m. 302), alacakların geçerli ve sağlıklı olup olmadıklarının borçlunun ticarî defterlerinin incelenmesi suretiyle tespiti ve bu konuda oluşan kanaatin ticaret mahkemesine sunulan raporda belirtilmesi ve konkordato mühleti içerisinde dosyanın asliye ticaret mahkemesine konkordatonun tasdiki veya reddine karar verilmek üzere sunulması ve sonuçta asliye ticaret mahkemesinin duruşma günü ilân ederek, komiseri dinleyerek, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırarak, tasdik veya red kararı vermesidir. Bununla birlikte belirtmek gerekir ki, borçlu iflâsa tâbi ise, konkordatonun reddi ve doğrudan iflâs sebeplerinin varlığı hâlinde borçlunun iflâsının açılmasına da karar verilecektir.

Konkordatonun tasdiki için aranan şartlar İİK’nın 305. maddesinde belirtilmiş olup, buna göre; konkordato projesinin İİK’nın 302. maddesinde öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş olması (kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunluk) ile birlikte teklif edilen tutarın borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması, konkordatoda teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, İİK’nın 206. maddesinin birinci fıkrasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması ve konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın tasdik kararından önce mahkeme veznesine depo edilmesi gerekir.

İcra ve İflas Kanunu’nun 302/6. maddesinde, çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkemenin karar vereceği, bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümlerin saklı olduğu, İİK’nın “Çekişmeli alacaklar hakkında dava” başlıklı 308/b maddesinde ise, alacakları itiraza uğramış olan alacaklıların, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabileceği düzenlenmiştir.

İcra ve İflas Kanunu’nun 302/6. maddesi dikkate alındığında, çekişmeli alacakların hesaba katılıp katılmayacağına ve ne oranda katılacağına tasdik yargılamasını yürüten asliye ticaret mahkemesince karar bağlanıp, komiser heyetince mahkemece belirlenen miktar üzerinden alacak nisaba dâhil edilecektir. İlk derece mahkemesince İİK’nın 302/6. maddesi uyarınca verilecek karar maddi anlamda kesin hüküm niteliğinde olmayıp, alacaklının hangi miktar üzerinden nisaba dâhil olacağını belirlemekten ibarettir. İİK’nın 308/b maddesi uyarınca alacaklının itiraza uğradığı alacakla ilgili olarak, borçlunun da genel hükümlere göre maddi hukuka dayalı olarak ayrıca dava açabilmesi mümkündür.

İlk derece mahkemesince nisaba dâhil edilecek alacaklar belirlendikten sonra komiser heyetince düzenlenen rapor, ilk derece mahkemesince alacaklılar arasında eşitlik ve iyi niyet ilkesi gözetilerek İİK’nın 302. maddesinde belirlenen alacaklı sayısı ve alacak miktarına ilişkin nisabın oluşup oluşmadığı ve İİK’nın 305. maddesinde düzenlenen tasdik şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilecektir.

İcra ve İflas Kanunu’nun 293/2. maddesinde, istemde bulunanın kesin mühlet talebinin reddi ile konkordato talebinin reddine ilişkin kararın borçlu ya da konkordato talep eden alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak mühlet kararı verildiği hâllerde dosyanın, komiser görevlendirilmesi de dâhil olmak üzere müteakip işlemlerin yürütülmesi için ilk derece mahkemesince gönderileceği belirtilmiştir.

Az yukarıda belirtilen İİK’nın 293/2. maddesinde de düzenlendiği üzere, komiser görevlendirmesi ve diğer işlemlerin yapılması yetki ve görevi asliye ticaret mahkemesine ait olup, ilk derece mahkemesince tasdikine veya tasdik talebinin reddine karar verilen konkordato projesi üzerinde, bölge adliye mahkemesince çekişmeli alacakların hangi oranda nisaba dâhil olacağına ilişkin değerlendirme yapma yetkisi bulunmamaktadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2021/(15)6-772 esas 2022/240 karar sayılı ilamı)

Konkordato, tasdik kararıyla bağlayıcı hâle gelir. Tasdik edilen konkordato projesinde konkordatonun, tasdik kararının kesinleşmesiyle bağlayıcı hâle geleceği de kararlaştırılabilir; bu takdirde mühletin etkileri, kanunda öngörülen istisnalar saklı kalmak kaydıyla konkordatonun bağlayıcı hâle geldiği tarihe kadar devam eder. (2004 sayılı yasanın 308/c-1. maddesi)

Somut olayda; Davacı tarafından 15.11.2022 tarihinde konkordato talebiyle mahkemeye başvurulduğu, davacıya 21.11.2022 tarihinde 3 ay süre ile geçici mühlet verildiği, daha sonra dosyaya sunulan komiser raporları doğrultusunda davacıya 17.02.2023 tarihinde, 21.02.2023 tarihinden itibaren başlamak üzere 1 yıl kesin mühlet verildiği, dosyanın komisere verildiği, komiserin alacaklıları alacaklarını bildirmeye davet ettiği, daha sonra borçlunun alacak bildirimlerine karşı beyanının alındığı, çekişmeli hale gelen bir kısım alacak hakkında karar verilmesi için hazırlanan 22.11.2023 tarihli komiser raporunun mahkemeye sunulması üzerine mahkemece bu hususlarda bir karar verilmeden re’sen duruşma açılmasına karar verilip kesin mühlet kararının kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.

Dosyaya sunulan ve komiser raporlarına göre başarıya ulaşma şansı olan projede konkordato ödemelerinin tasdik kararının kesinleşmesinden sonra başlayacak olmasının sonu belli olmayan yeni bir ödemesi dönem olacağı gerekçesi kesin mühletin kaldırılmasına ve konkordato talebinin reddine gerekçe yapılan sebeplerdendir.

Ancak, 2004 sayılı yasanın 308/c maddesinde; “Konkordato, tasdik kararıyla bağlayıcı hâle gelir. Tasdik edilen konkordato projesinde konkordatonun, tasdik kararının kesinleşmesiyle bağlayıcı hâle geleceği de kararlaştırılabilir; bu takdirde mühletin etkileri, kanunda öngörülen istisnalar saklı kalmak kaydıyla konkordatonun bağlayıcı hâle geldiği tarihe kadar devam eder.” Hükmü mevcuttur. Anılan açık yasal düzenlemeye göre konkordatonun, tasdik kararının kesinleşmesiyle bağlayıcı hâle geleceği de kararlaştırılabilecektir. Bu nedenlerle mahkemenin konkordato projesindeki tasdik kararının kesinleşmesiyle bağlayıcı hale gelmesi durumunun “sonu belli olmayan yeni bir ödemesiz dönem olacağı” yönündeki görüşü anılan yasal düzenlemeye aykırıdır.

Kaldı ki; mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir. Bu durumda, mahkemece, İİK'nın 305/2. maddesi hüküm uyarınca, konkordato projesi re'sen ele alınarak, alacaklıların menfaatine uygun düzeltmeyi bizzat yapması ya da konkordato talep eden davacıya yaptırması, bu düzeltmenin mümkün olmaması halinde İİK'nın 308. maddesi hükmü uyarınca, konkordatonun tasdiki talebinin reddine veya daavcı iflasa tabi kişilerden ise doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin mevcut olması halinde, davacı borçlunun iflasına karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye ve yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.

Yine mahkemece davacının borçları konusunda aynı dosya içinde farklı beyanlarda bulunmasının çelişkili davranma yasağına aykırılık teşkil ettiği belirtilmiştir. Davacının dosyaya sunduğu konkordato projesinde varlığını bildirdiği ve projeye dahil ettiği bir kısım alacağa, 2004 sayılı yasanın 299.maddesi gereği alacaklıların alacaklarını bildirmelerinden sonra, davacının aynı durumda olan bir kısım alacağı kabul etmemesi 6100 sayılı yasanın 29.maddesine aykırı olarak değerlendirilmiş ve konkordato talebinin bu nedenlerle reddine karar verilmiştir.

Ancak; İcra ve İflas Kanunu’nun 302/6. maddesinde, çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkemenin karar vereceği, bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümlerin saklı olduğu, İİK’nın “Çekişmeli alacaklar hakkında dava” başlıklı 308/b maddesinde ise, alacakları itiraza uğramış olan alacaklıların, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabileceği düzenlenmiştir.

İcra ve İflas Kanunu’nun 302/6. maddesi dikkate alındığında, çekişmeli alacakların hesaba katılıp katılmayacağına ve ne oranda katılacağına tasdik yargılamasını yürüten asliye ticaret mahkemesince karar bağlanıp, komiser tarafından mahkemece belirlenen miktar üzerinden alacak nisaba dâhil edilecektir. İlk derece mahkemesince İİK’nın 302/6. maddesi uyarınca verilecek karar maddi anlamda kesin hüküm niteliğinde olmayıp, alacaklının hangi miktar üzerinden nisaba dâhil olacağını belirlemekten ibarettir. İİK’nın 308/b maddesi uyarınca alacaklının itiraza uğradığı alacakla ilgili olarak, borçlunun da genel hükümlere göre maddi hukuka dayalı olarak ayrıca dava açabilmesi mümkündür.

İlk derece mahkemesince nisaba dâhil edilecek alacaklar belirlendikten sonra komiser tarafından düzenlenen rapor, ilk derece mahkemesince alacaklılar arasında eşitlik ve iyi niyet ilkesi gözetilerek İİK’nın 302. maddesinde belirlenen alacaklı sayısı ve alacak miktarına ilişkin nisabın oluşup oluşmadığı ve İİK’nın 305. maddesinde düzenlenen tasdik şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilecektir.

İİK’nın 293/2. maddesinde de düzenlendiği üzere, komiser görevlendirmesi ve diğer işlemlerin yapılması yetki ve görevi Asliye Ticaret Mahkemesine ait olup, ilk derece mahkemesince tasdikine veya tasdik talebinin reddine karar verilen konkordato projesi üzerinde, Bölge Adliye Mahkemesince çekişmeli alacakların hangi oranda nisaba dâhil olacağına ilişkin değerlendirme yapma yetkisi bulunmamaktadır.

Anılan nedenlerle; davacının itiraz ettiği ve çekişmeli hale gelen alacakların hangi oranda nisaba dâhil olacağına ilişkin değerlendirme yapma yetkisi ilk derece mahkemesine ait olup, davacının alacaklar taleplerine itiraz etmesinin eldeki istem bakımından sonuca bu aşamada bir etkisinin olmadığı, bu hususta nihai kararın mahkemeye ait olduğu değerlendirildiğinde davacının alacaklara itiraz etmesinin tek başına konkordatonun reddine gerekçe oluşturmayacağı anlaşılarak, anılan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.

Anılan nedenlerle, davacının ve alacaklı Kurtoğlu Alüminyum Meden İnş. Tar. ve Hayvancılık San. Tic. A.Ş.’nin istinaf talebinin HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının anılan sebeplerle kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dairemiz kararı gereğince işlem yapılması ve davanın yeniden görülmesi için dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Tarafların ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1. a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,

  2. Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2023 tarih, 2022/896 Esas ve 2023/1131 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

  3. Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  4. İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,

  5. İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

  6. Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,

  7. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.13/03/2024

...

Başkan ...

¸e-imzalıdır

...

Üye ...

¸e-imzalıdır

...

Üye ...

¸e-imzalıdır

...

Katip ...

¸e-imzalıdır

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kesinKonkordatosakarya308/h)Kaynaklananvekili285Konkordatodanreddine"numarası(İİKİla(Adi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim