SoorglaÜcretsiz Dene

Sakarya BAM 7. HD 2022/2255 E. 2024/43 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/2255

Karar No

2024/43

Karar Tarihi

17 Ocak 2024

T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/2255

KARAR NO : 2024/43

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 15/04/2022

NUMARASI : 2018/408 Esas - 2022/250 Karar

DAVACI : ... (T.C. NO: ...) - ...

VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVALILAR : 1-... (T.C. NO: ...) -...

VEKİLİ : Av. ... - ...

2-... (T.C. NO: ...) - ...

DAVA TÜRÜ : Menfi Tespit

DAVA TARİHİ : 02/01/2017

KARAR TARİH : 17/01/2024

KR. YAZIM TARİHİ : 05/02/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının, davalılardan ...'na Kocaeli 2. İcra Md.'nün 2014/10560 Esas sayılı dosyasına konu 30/10/2014 vadeli 60.000,00TL bedelli (20.000,00TL elden alınan borca karşılık) imzalamış olduğu bonodan dolayı borçlandığını, bilahare takibin kesinleşmesi üzerine davalıyla tekrar yaptığı görüşmede bu kez önceki borca karşılık 78.000,00TL'lik bir senet daha imzaladığını, ancak davalı ...'nun gerek müvekkilinin aynı borca dayalı 2. imzaladığı (huzurdaki davaya konu takibe ilişkin bono) bonoyu tanzim tarihini geriye dönüş tarih atarak ve gerekse alacaklı bölümüne müvekkilinin hiç bir şekilde tanımadığı ve karşılaşmadığı ve aralarında hiç bir ticari ilişki olmayan 2 nolu davalı ... ...'yi lehdar olarak gösterip ciro ettirmek suretiyle sanki kendisi ikinci bonoda iyi niyetli üçüncü şahısmış izlenimi yaratarak ikinci bono hakkında da icra takibi başlattığını ve ilk bonodan dolayı başlatmış olduğu satış işlemlerine de devam ettiğini, yani davacı müvekkiline elden vermiş olduğu 20.000,00TL karşılığında hem 60.000,00TL bedelli bonoyu tahsil ettiğini ve hem de o bono yerine geçmek üzere aldığı ikinci bono olan 78.000,00TL bedelli bono hakkında icra takibi başlatarak müvekkili aleyhinde Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/679 Esas sayılı dosyasında tasarrufun iptali davası açtığını, müvekkilinin Kocaeli 7. İcra Md.'nün 2015/11668 Esas sayılı dosyasına konu 78.000,00TL bedelli bonodan dolayı davalılara hiç bir borcu olmadığını, 60.000,00TL bedelli bonodan doğan borç karşılığında 09/11/2016 tarihinde alacaklı vekiline haricen 87.950,00TL ödeme yapıldığını ve harçları da ödenerek işbu icra dosyasının infaz edildiğini, yani müvekkilinin ilk dosyadan doğan borcu ödediğini belirterek, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile, müvekkilinin davalılara 78.000,00TL bonodan dolayı borcunun olmadığının tespitine, Kocaeli 7. İcra Md.'nün 2015/11668 Esas sayılı dosyasından başlatılmış olan takibin iptaline, davalıların haksız ve kötü niyetli olduğunun tespiti ile %20'den aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına mahkum edilmelerine,, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; davacının adresine hacze gidildiğinde itiraz etmediğini, davanın amacının alacağı sürüncemede bırakmak olduğunu, davacının 23/03/2015 tarihinde üzerine kayıtlı taşınmazları kötü niyetli olarak bağış yoluyla kardeşine devrettiğini, bu durumun tespiti üzerine Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/379 esas sayılı dosyası ile açtıkları tasarrufun iptali davasını açtıklarını ve bu nedenle davacının bu davayı açtığını, HMK 200 maddesi ile senetle ispat kuralı getirildiğini ve HMK 201 maddesinde senede karşı tanıkla ispat yasağı getirildiğini, ayrıca müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu beyan ederek; davanın reddine ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı ... ... cevap dilekçesi ile; davacının borcu nedeniyle dava konusu senedin düzenlendiğini ve başlatılan takibe itiraz edilmediğini, senedin davalı ...'a cirolanarak verildiğini, senedin sebepten mücerret olduğunu ve ticari ilişkiden bağımsız olarak borç ödeme taahhüdü doğurduğunu, senede karşı senetle ispat gerektiğini, tanıkla ispat edilemeyeceğini beyan ederek; davanın reddine ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın REDDİNE,

  1. Asıl alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine ... " karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının sahibi olduğu firmanın işlerinin babası tarafından yürütülmesine ve davacıyı tanımadığına dair beyanları ve babasının da hayvan satışı karşılığı senedin alındığına dair beyanları huzurda alınan bilirkişi raporu ve resmi vergi dairesi kayıtlarıyla yalanlanmış olması, davalı ...'a davacının borçlanmasını ve bono vermesini gerektirecek bir borç ortada olmamasına rağmen yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu; ayrıca her ne kadar yerel mahkeme kararında kambiyo senedinin ticari defterlere geçirilmesi zorunluluğu olmadığını ifade etmişse de buradaki değerlendirme de hatalı olduğunu; bononun ticari defterlere işlenmemiş olmasının yanı sıra hayvan alım-satımını gösteren hiçbir kaydın olmadığı hususu yerel mahkemece dikkate alınmadığını; yerel mahkeme tarafından kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu; yine ayırca mahkeme gerekçesinde her ne kadar illetten mücerret niteliğe haiz bono bedelinin ödendiğinin veya ödendiğine dair yazılı belge ibraz edilemediği, dolayısıyla davanın ispatlanamadığı gerekçede yazılmışsa da, bu gerekçe de yetersiz, eksik ve hatalı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalılar tarafından, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.

DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/04/2022 Tarih - 2018/408 Esas - 2022/250 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

DAVA; menfi tespit istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

Dosyanın incelemesinde; davalı alacaklı ...'nun düzenleyeni davacı, lehtarı diğer davalı ... ..., düzenleme tarihi 01/02/2015, vade tarihi 01/07/2015 olan 78.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak Kocaeli 7. İcra Dairesi'nin 2015/11668 esas sayılı icra dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlattığı, davacının eldeki dava ile takip konusu bononun davalılardan ...'na daha önce verilen 30/09/2014 düzenleme tarihli, 30/10/2014 vade tarihli, 60.000,00 TL bedelli bononun ödenmesi için alındığını, 60.000,00 TL bedelli ilk bononun Kocaeli 2. İcra Dairesi'nin 2014/10560 esas sayılı icra takibine konu edildiğini ve borcun ödenerek takibin infazen kapatıldığını, davalı ... ...'yi tanımadığını ve herhangi ticari bir ilişkisi olmadığını, takip konusu bononun davalı ... tarafından sonradan doldurulduğunu, bu davalının tefecilik yaptığını belirterek borçlu olmadığının tespitini istediği, davalı ... ...'nin bononun davacının borcu için düzenlendiğini belirterek davanın reddini istediği, davalı ...'nun senedin illeten mücerret olduğunu belirterek davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince deliller toplanıp bir kısım tanıklar dinlendikten sonra davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.

Uyuşmazlık, dava konusu bono nedeniyle davacının davalılara borçlu olup olmadığı ve bononun kabul edilen diğer borcun ödenmesi kapsamında verilip verilmediği noktasındadır.

Bilindiği üzere, Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla yükümlüdür.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklindedir.

Menfi tespit davasında da anılan Yasa hükümlerindeki ispat yüküne ilişkin kuralın uygulanması gerekir. Buna göre, menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davalıya düşer. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3521 Esas 2019/1844 Karar sayılı ilamı).

Bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespitini içeren davada ispat yükü, kural olarak senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı "malen" kaydıyla ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakten" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin talili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir.

Diğer yandan, senedin, sonradan doldurulan bölümlerinin, aralarındaki anlaşmaya aykırı dolduruluğunu, senedi verenin yazılı bir delille ispat etmesi gerekmektedir. Yargıtay İBK. 24.3.1989 gün ve 1988/1 Esas, 1989/2 Karar, sayılı kararında "Uygulamada açığa imza olarak adlandırılan bu durumda senedin sözleşmeye aykırı doldurulduğunda borçlunun yazılı bir belge ile ispat etmesi gerekmektedir" demek sureti ile ispat yükü ve ispat şeklini açıklamıştır.

Eldeki uyuşmazlıkta, davacı bononun açık olarak imzalanıp verildiğini, verilme amacının ...'na daha önce verilen 30/09/2014 düzenleme tarihli, 30/10/2014 vade tarihli, 60.000,00 TL bedelli bononun ödenmesi olduğu ve 60.000,00 TL bedelli ilk bononun Kocaeli 2. İcra Dairesi'nin 2014/10560 esas sayılı icra takibine konu edildiğini ve borcun ödenerek takibin infazen kapatıldığını ileri sürmektedir. Ancak, davacının bu iddialarına ilişkin yazılı bir delil ileri sürülmediği, bono metninde de bu yönde bir kayıt olmadığı, kaldı ki bono lehtarının diğer davalı ... ... olduğu görülmektedir. Yine davacı, davalı ... ...'yi tanımadığını ve aralarında temel ilişki olmadığını ileri sürse de, kural olarak bononun düzenlenmesi için bir temel ilişkinin olmasının gerekmediği, bu nedenle davacının bu yöndeki iddiasını da ispat edemediği anlaşılmıştır. Davalı alacaklı ...'nun takipte davalı ... ...'ye ödeme emri tebliğ etmemesi de davalılar arasında muvazaa olduğunu ispata yeterli değildir. Tüm bu açıklamalara göre davacı iddialarını yazılı delillerle ispat edemediğinden tüm istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.

Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. HMK'nın 353. (1). b). 1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,

  2. Bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302. (5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

  3. İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,

  4. İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına,

  5. İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine,

  6. İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  7. Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

  8. Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/01/2024

...

Başkan ...

¸e-imzalıdır.

...

Üye ...

¸e-imzalıdır.

...

Üye ...

¸e-imzalıdır.

...

Katip ...

¸e-imzalıdır.

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kesinsakaryaTespitreddinevekiliMenfinumarasıdeliller

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim