Sakarya BAM 7. HD 2022/2668 E. 2024/380 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
bam
2022/2668
2024/380
29 Şubat 2024
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2668
KARAR NO : 2024/380
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/09/2022
NUMARASI : 2022/347 Esas - 2022/1395 Karar
DAVACI : SAKARYA FİLİZ YEMEK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : TAVSAŞ DEMİR ÇELİK AĞIR SANAYİ DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/03/2022
KARAR TARİHİ : 29/02/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 12/03/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin yemek sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalıya farklı tarihlerde yemek hizmeti verildiğini, davalıya verilen yemek hizmetinin karşılığında düzenli olarak davacı tarafından fatura kesildiğini, davacı tarafından davalıya verilmiş hizmet sonucunda düzenlenen faturalar ve cari hesap ekstresi uyarınca davalının 41.702,21 TL borcu bulunduğunu, davalı tarafça söz konusu borcun ödenmemiş olması sebebi ile Sakarya 2. İcra Dairesi 2022/670 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın işbu takibe ve borca haksız ve mesnetsiz olarak kötü niyetli bir şekilde itiraz ettiğini, itiraz sonucu takibin durduğunu, izah edilen nedenlerle davanın kabulünü, borçlunun Sakarya 2. İcra Dairesi 2022/670 Esas sayılı takibine yaptığı itirazının iptalini, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın davalı aleyhine yüklenilen edimi yerine getirmediğine dair iddialarda bulunduğunu ancak bunun gereği olarak ispat yükünü üzerine almadığını ve ispatlayamadığını, davanın reddini, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak başlatmış olduğu takip nedeni ile %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini, talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Açılan davanın REDDİNE,
- Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazlarının yerel mahkeme tarafından yerinde görülmediğini; raporda birçok husus değerlendirildiğini, bazı noktalarda hatalı değerlendirmeler yapıldığını; raporun öncelikle herhangi bir sonuca varmıyor olması sebebiyle eksik halde olduğunu; davalı şirket kayıtlarının da usule uygun tutulmadığına ilişkin açıklamalar raporda yer aldığını; ancak bu hususlar yerel mahkemece göz ardı edildiğini; dosya içerisinde alınan raporda kayıtların değerlendirmesi hususunda hatalı değerlendirmeler yapıldığını; Yerel mahkeme, her iki tarafın da ticari defterlerinin borç tutarının kesin olarak hesaplanmasına imkan vermeyecek şekilde hatalı kayıtlar içerdiğini belirtmiş ise de davalının usule aykırı kayıtları göz ardı edilerek, geri kalan veriler ile kısmi dahi olsa borç tespitinin yapılması gerektiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2022 Tarih - 2022/347 Esas - 2022/1395 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; cari hesap alacağından kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacının, cari hesap alacağından kaynaklanan alacağının tahsili için Sakarya 2. İcra Dairesi'nin 2022/670 E. sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, açık hesap şeklinde işleyen ticari ilişkide davacının alacaklı olup olmadığı ve varsa alacağının ne kadar olduğu noktasındadır.
SMMM bilirkişi 09/08/2022 tarihli raporunda; Davacının 2021 hesap dönemi ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunduğu ve defter kayıtlarının birbirlerini doğruladığının görüldüğü ancak dosyaya sunulan 2 adet klasörde 2022 hesap dönemine ait herhangi bir defter veya belgeye rastlanmadığı, davacının defter kayıtlarında davalının 2021 yılı hesap dönemi sonunda 39.445,01 TL borçlu olduğu ve 2022 hesap yılına bu tutarda borç devrettiği, Ocak 2022 döneminde düzenlenen 2.257,20 TL tutarındaki fatura ilave edildiğinde bu tutarın iptali istenen takip dosyasındaki asıl alacak olan 41.702,21 TL ile uyumlu olduğu, ancak davacı şirket tarafından davalı yerine dava dışı Tavsaş ... Ltd. Şti. adına düzenlenmiş 3 adet faturanın da davalı şirket hesaplarına kaydedildiği ve borç tutarının gerçeği yansıtmadığı, davalının 2021 yılı defterlerinin açılış tasdiklerinin usulüne uygun olduğunu, 30.06.2022 tarihine kadar yaptırılması gereken yevmiye kapanış tasdikinin bulunmadığı, ancak defterlerin 15.06.2022 tarihinde dava dosyasına sunulmuş olduğu, davalının 2022 yılı defterlerinin dosyaya sunuldu, defterlerin açılış tasdiklerinin usulüne uygun yapıldığı ancak VUK’da belirtilen defterlerin kayıt zamanına ilişkin hükümlere uyulmadığı, defterlerin tamamen boş olduğu, hiç tutulmadığı, davalının defter kayıtlarında, davacının 2021 yılı hesap dönemi sonunda 15.218,36 TL alacaklı olduğu ve 2022 hesap yılına bu tutarda borç devrettiği, davacının 2021 yılı defter kayıtlarında davalı adına düzenlenmiş toplam 12 adet ve 118.158,35 TL tutarında fatura bulunmakta iken, davalının kayıtlarında 7 adet fatura ve 1 yazarkasa fişi olmak üzere toplam 73.931,68 TL tutarında belgenin kayıtlı olduğu, davacının 2021 hesap dönemi defter kayıtlarında davalı adına 5.000 TL nakit + 15.000 TL çek olmak üzere toplam 20.000 TL tahsilat kaydı bulunmakla birlikte, davalının 2021 ticari defterlerinde böyle bir kayıt bulunmadığı, dosyada bulunan davacı şirketin BA formlarının detaylarında; davacının davalı adına düzenlemiş olduğu toplam 9 adet faturanın sistemde yer aldığı, bu 9 adet faturanın defter kayıtlarıyla uyumlu olduğu, ancak davacının dava dışı Tavsaş ... Ltd. Şti. adına düzenlediği 3 adet faturayı da davalı hesaplarına almasından dolayı toplam borç tutarının defter kayıtlarında hatalı olduğu, dosyada bulunan davalı şirketin BA formlarının detaylarında; mükellef tarafından beyan edilmesi gereken Ocak-Haziran arası döneme ait toplam 5 adet ve KDV Hariç 51.637,02 TL tutarında fatura yer almasına rağmen, BA formlarında mükellef tarafından beyan edilen toplam 7 adet 51.891,00 TL tutarında fatura bulunduğu, defter kayıtları ile mükellefin kendisi tarafından beyan edilen BA formlarının uyumsuz olduğu, ayrıca GİB sistemi tarafından oluşturulan e-belge toplamları 3 adet 28.432,25 TL olarak görünmekte iken, davalı kayıtlarında 2 adet 21.503,26 TL olarak kayıtlı olduğu, bu çapraz kontrolden de, davacı tarafından davalıya düzenlenen 31.12.2021 tarihli faturanın e-arşiv fatura olarak düzenlendikten sonra davalı tarafından defter kayıtlarına alınmamış olsa da, GİB e-arşiv fatura portalı üzerinden faturanın iptal talebinde bulunulmadığı, ayrıca davalı tarafından dosyaya faturaya süresinde itiraz edildiğine ilişkin bir bilgi veya belge de sunulmadığı, mevcut bilgi ve belgeler kül halinde değerlendirildiğinde tarafların 2021 hesap dönemi defter kayıtlarının birbirini doğrulamadığı, her iki tarafın da ticari defterlerinin borç tutarının kesin olarak tespit edilmesine imkan vermeyecek şekilde
hatalı kayıtlar içerdiği belirlenmiştir.
Ayrıntısı açıklandığı üzere, davacı kendi ticari defterlerine göre 2021 yılında 118.218,35 TL fatura düzenlediği ve 78.713,32 TL tahsilat yaptığı ve bakiye alacağının 39.445,03 TL olduğu, 2022 yılındaki 2.257,20 TL bedelli fatura ile birlikte 41.702,71 TL alacaklı olduğu ancak bu faturalar içerisinde dava dışı Tavsaş ... Ltd. Şti.'ye düzenlenen fatura bulunduğu, yine davacının BS formlarına göre 9 fatura karşılığı KDV hariç 86.564,28 TL alacaklı olduğu, davalının 2021 yılı ticari defterlerine göre 7 adet fatura ve 1 yazarkasa fişi olmak üzere toplam 73.931,68 TL tutarında belge kayıtlı olduğu, buna karşılık ödemelerinin 58.713,32 TL olduğu, davalının BS formlarının incelenmesinde ise davalının bildirmesi ve E-Belge sisteminde yer alması gereken faturalar toplamının KDV hariç 73.140,28 TL olduğu görülmektedir.
Bilirkişi raporunda tarafların defterleri arasındaki bu uyumsuzluk belirlenmekle birlikte hesap farkı ile kimin kimden alacaklı olduğunun belirlenmediği, ilk derece mahkemesince de tarafların defterlerinin birbirini doğrulamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
6100 sayılı HMK'nın 222/3. Maddesine göre; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." Bu hüküm uyarınca "...kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulan açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olan (m.222/2)" olan defterler sahibi lehine delil olabileceğinden bu koşulları sağlamayan defterler ancak sahibi aleyhine delil olabilir (Yargıtay 11. HD., 28/11/2023 tarih, 2022/3277 E., 2023/6902 K.)
İlk derece mahkemesince, her iki tarafın birbirlerini doğrulamayan defterlerinin kendi aleyhlerine delil olması gerektiği dikkate alınarak, hesap farkının belirlenmesi ile davacının alacaklı olup olmadığının anılan hüküm ile BA ve BS formlarına göre belirlenmesi için başka bir SMMM bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.
Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; davalı ile taraf vekillerinin adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1. a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,
-
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2022 tarih, 2022/347 Esas ve 2022/1395 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
-
Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,
-
İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
-
Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.29/02/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39