SoorglaÜcretsiz Dene

Sakarya BAM 7. HD 2024/519 E. 2024/371 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/519

Karar No

2024/371

Karar Tarihi

29 Şubat 2024

T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/519

KARAR NO : 2024/371

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...)

ÜYE :... (...)

ÜYE :... (...)

KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ :16/01/2024

NUMARASI :2024/16 D.İş - 2024/17 Karar

İHTİYATİ HACİZ

TALEP EDEN :FETTAHOĞLU GIDA VE İHTİYAÇ MADDELERİ PAZARLAMA İNŞAAT VE SANAYİ A.Ş. - ...

VEKİLİ :Av. ...- ...

KARŞI TARAF :... (T.C. Kimlik No: ...) ...

TALEP :İhtiyati Haciz

TALEP TARİHİ :15/01/2024

KARAR TARİHİ :29/02/2024

KR. YAZIM TARİHİ :18/03/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin gıda ihracat-ithalat sektöründe faaliyet göstermekte olup; organik bağlı dava dışı Aktaşlar Toptan Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'ne gıda ürünleri sattığını, işbu davada karşı tarafın sıfatını haiz ...'ın, Aktaşlar Toptan Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'nin tek ortağı olduğunu, dava dışı şirketin Müvekkiline, Akbank Sancaktepe Şubesi'nin ... seri numaralı 19.10.23 keşide tarihli 750.000 TL bedelli, Akbank Sancaktepe Şubesi'nin ... seri numaralı 12.10.2023 keşide tarihli 450.000 TL bedelli ve Halkbank Tirebolu Giresun Şubesi'nin ... seri numaralı 27.10.2023 keşide tarihli 750.000 TL bedelli müşteri çeklerini ciroladığını, mahkemece verilen ihtiyati haciz kararlarının icrası adına işbu çeklerin Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2023/28443E., 2023/28447E. ve 2023/32875E. sayılı dosyaları ile takibe konulmuşsa da işbu dosyalar ile dava dışı borçlu şirket bakımından Mahkememizce geçici mühlet kararı verildiğini öğrendiklerini, ayrıca anılı çeklerin keşideci şirketleri bakımından da geçici mühlet kararları verildiğini, akabinde dava dışı borçlu şirketin muvazaalı işlemleri, tapu devirleri vd. mal kaçırma kastı sebebiyle geçici mühlet kararına itiraz edildiğini, Mahkemece de itirazlarının kabul gördüğünü, Aktaşlar Toptan Gıda San. Tic. Ltd. Şti. bakımından verilen geçici mühlet kararının, konkordato talebinin borçlulardan mal kaçırmak maksatlı olduğu,... tarafından şirket alacaklarının şahsi hesabına alındığı gerekçesiyle duruşma günü öne çekilerek, kaldırıldığını, yerel mahkeme 2023/818E.- 2023/1127 K. sayılı kararının gerekçesinin"davacı şirketin satışlarının %73’ünü konkordato ilan etmiş olan Şükreden Gıdaya yaptığı, konkordato ön projesi ve makul güvence raporunda zikredilen yıllık satış miktarlarına ulaşamayacağı, davacının konkordato ön projesinde ve makul güvence raporundaki nakit akışına ulaşamayacağı, diğer taraftan yapılan satış ve nakit akış hesaplamalarında da şirketin mevcut borcunu karşılayacak satış ve nakit akış yaratamayacağı; Makul güvence raporu ile konkordato ön projesi arasında farklılar bulunduğu, şirketin aktifinde bulunan ve konkordato ön projesinde ve makul güvence raporunda yer alan üç adet gayrimenkulün davacı şirket tarafından 10.000.000,00.-TL bedel ile satıldığı, satışın 17.10.2023 tarihinde yapıldığı, davanın 19.10.2023 tarihinde açıldığı dolayısıyla bu satışın konkordato ön projesinde ve makul güvence raporunda belirtildiği şekilde gerçekleşmediği, satıştan sonra bankaya ve Avrasya Gıda'ya yapılan ödeme düşüldükten sonra yaklaşık 2 milyon 600 bin TL nakit para kalması gerektiği, ancak şirket hesaplarında sadece yaklaşık 742 bin TL bulunduğu, şirketin tek ortağı ...'ın 2023 yılı içinde şirketten 6.900.000,00.-TL tutarında para çektiği, şirkete toplamda 9.710.000,00.-TL borcu olduğu; davacı şirketin 2023 yılı 9 aylık dönemde yaklaşık 143 milyon TL'lik satışı bulunduğu, bu satışın 104 milyon TL'sini Şükreden Gıda'ya yaptığı, duruşma günü itibariyle yaklaşık 28 milyon TL alacağı bulunduğu, davacı şirketin konkordato ilan eden Şükreden Gıda şirketi ile ilgili işlemlerinin ticari teamüllere aykırı olduğu, alacağı olduğu halde ilgili şirkete para gönderdiği, Şükreden Gıdanın verdiği çekler ile banka kredisi kullanıldığı, kullanılan kredilerden Şükreden Gıdaya 2023 yılı içinde 18.828.000,00.-TL ödendiği, davacının 25.728.000,00.-TL'lik varlığını şirket dışına çıkardığı; davacının yukarıda çelişkili davranma yasağına aykırı davrandığı, konkordato için olması gereken dürüstlük kuralına uygun davranışın bulunmadığı, alacaklılar arasında eşitliği bozduğu, davadan 2 gün önce 10 milyon TL'lik gayrimenkul satışı yapmasının ve bu paranın önemli bir bölümünün şirket kasası dışına çıkarılarak şirketin tek ortağında kalmasının alacaklıların haklarını ihlal kastıyla hareket edildiğini gösterdiği; sonuç olarak konkordato projesinin tasdikinin mümkün olmadığı, şirketin borca batık olmadığı, geçici mühlet içinde konkordato talebinin reddedilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde davanın reddine dair hüküm verilmiştir" şeklinde olduğunu, Davacı şirketin ve ortağı ne pahasına olursa olsun şirketlerinin içlerini boşaltmakta ve hatta "sözde" şahsi malvarlıklarını dahi muvazaalı şekilde ellerinden çıkardıklarını, işbu sebeplerden ötürü borçlu şirket ortağı hakkında ihtiyati haciz talep etme gereği hasıl olduğunu, ticaret şirketlerinde geçerli sınırlı sorumluluk ilkesinin ayrı ve bağımsız malvarlığı oluşumunu yarattığını, ancak ayrı malvarlığı ilkesinin alacaklıların menfaatlerine zarar verecek şekilde kötüye kullanılması durumunda alacaklıların hak ve menfaatlerini korumak için “organik bağ” teorisi geliştirildiğini ve tüzel kişiliğin arkasına sığınarak durumu kötüye kullanan “sözde” üçüncü kişi olan şirketleri ve şirket ortaklarını sorumlu tutma imkânı getirildiğini, somut olayda da alacaklılarını zarara uğratma kastının mevcut olduğu Mahkememizce verilen 2023/818E. -2023/1127 K. Sayılı ilamı ile sabit olduğunu, gelinen süreçte borçlunun mallarını kaçırdığının Mahkememizce de sübuta erdirildiğinden, alacakları rehin ya da başka bir şekilde teminat altında da olmadığından; alacağın tahsilinin tehlikeye düştüğünü ve ihtiyati haciz talep etme gereği hasıl olduğunu, Müvekkilinin yukarıda anılı çeklere ilişkin olarak, taleplerine istinaden Aktaşlar Toptan Gıda San. Tic. Ltd. Şti bakımından Mahkememizce 2023/200,201 ve 247 D.iş dosyaları ile ihtiyati haciz kararları verildiğini ve teminatlarının yatırıldığını, borçlu ...'ın mal kaçırma kastı karşısında Müvekkili şirketin daha da mağdur olmaması adına ihtiyati haciz taleplerinin teminatsız olarak kabulüne karar verilmesini, kabul edilmemesi halinde düşük orandan teminat yatırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyanla, tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, duruşma ve tebligat yapılmaksızın, 1.939.974,64 TL tutarındaki alacaklarına yeter miktarda; borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine öncelikle teminatsız şekilde kabul edilmemesi halinde ise uygun görülecek teminat mukabilinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince; "... ihtiyati haciz talebinin reddine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; "İlk derece mahkemesince temelde borçlu şirket yetkilisinden alacaklı olmadığımız gerekçesiyle ihtiyati haciz talebimiz reddedilmiştir. Ancak malum olduğu üzere ticaret şirketlerinde, sınırlı sorumluluk ilkesi ayrı ve bağımsız malvarlığı oluşumunu yaratmaktadır. Tüzel kişi ile ortakları arasında malvarlığı ile sorumluluk ayrılmaktadır. Ticaret şirketlerinde sınırlı sorumluluk ya da ayrı malvarlığı ilkesinin alacaklıların menfaatlerine zarar verecek şekilde kötüye kullanılması durumunda alacaklıların hak ve menfaatlerini korumak için “Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisi” geliştirilmiş ve tüzel kişiliğin arkasına sığınarak durumu kötüye kullanan ortakları sorumlu tutma imkânı getirilmiştir. Teorinin amacı, hakkaniyet gerektirdiği zaman tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınılmasının önlenmesidir. Uygulama ve doktrinde benimsenen genel görüş perdenin kaldırılması kuramının hukuki temelini Türk Medeni Kanunu (TMK)’nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kurallarına aykırılığa ve hakkın kötüye kullanılmasına dayandırmaktadır. (HGK, E.2017/19-914, K.2020/197, T.25.2.2020). Somut olayda da, yerel mahkeme kararında; Borçlu şirketin konkordato talebinden sadece iki gün önce tapu devirleri yaptığı, elde edilen gelirlerin şirket hesabına konulmadığı, şirket ortağının hesabına konulduğu, Şirketin tek ortağı ...'ın 2023 yılı içinde şirketten 6.900.000,00.-TL tutarında para çektiği hususları ve borçlunun alacaklarına zarar verme kastının mevcut olduğu açıkça tespit edilmiştir. Ancak işbu tespitle çelişir şekilde ihtiyati haciz talebimiz reddedilmiştir. Bu meyanda çelişkili şekilde ihtiyati haciz talebimizi reddeden yerel mahkeme kararı ile sübuta eren borçlu şirketin ve ortağının mal kaçırma kastı karşısında ihtiyati haciz talebimizin kabul edilmesi gerektiği izahtan varestedir" beyanı ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, öncelikle 1.939.974,64 TL tutarındaki alacağa yeter miktarda; borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız şekilde kabul edilmemesi halinde ise uygun görülecek teminat mukabilinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, ihtiyati haciz talebi kabul edilmemesi halinde ise ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/01/2024 tarih, 2024/16 D.İş - 2024/17 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince; ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

İİK.'nun 257-(1) maddesi; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir".

İİK.'nun 257-(2) maddesi; "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:

  1. Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;

  2. Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder".

İİK.'nun 258-(1) maddesi; " ... Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur ... " hükmü düzenlenmiştir.

Rehinle temin edilmemiş muaccel bir alacağın var olması halinde ihtiyati hacze karar verilebilir. Mahkemece ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi şart olmayıp alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir. Başka bir söyleyişle alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekli ve yeterlidir.

İİK'nun 265/1. Maddesindeki; "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere,mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir." şeklindeki hüküm ile itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır.

Diğer yandan; Sermaye şirketlerinden biri olarak tanımlanan limited şirkete ilişkin hususlar, TTK’nın 573 ve devamındaki maddelerde düzenlenmiştir. Limited şirket, TTK’nın 602. maddesi uyarınca işlem ve fiilleri neticesinde doğan borçlardan dolayı sadece malvarlığıyla sınırlı olarak sorumlu olup bu husus, sınırlı sorumluluk ilkesi olarak adlandırılmaktadır. Bunun yanında limited şirket ortağı ise TTK’nın 573/2. maddesi gereği şirketin borçlarından sorumlu olmayıp sadece taahhüt ettiği esas sermaye payı oranında şirkete karşı sorumludur. Başka bir anlatımla ortağın, taahhüt ettiği sermayeyi koyma borcuyla sınırlı olan sorumluluğu şirkete karşı olup, şirket borçlarından dolayı alacaklılara karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

TTK’nın 573/2. maddesi uyarınca esas sözleşmede öngörülmesi şartıyla sermaye koyma borcu yanında limited şirket ortağı yönünden ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri de öngörülebilecek olup ek ödeme yükümlülüğüne dair şartlar aynı Kanun’un 603 ve devamındaki maddelerde, yan edim yükümlülüğüne dair şartlar ise 606 ve devamındaki maddelerde düzenlenmiştir. Bu kapsamda limited şirket ortağı, ancak yukarıda anılan kanunî düzenlemelerde belirlenen şekil ve esaslar çerçevesinde, esas sözleşmede belirlenen ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri ile sorumlu tutulabilecektir. Bu durum, ortakların şirkete karşı koymayı taahhüt ettikleri sermaye borcuyla sınırlı olarak sorumlu olduklarına dair kuralın istisnasını teşkil eder.

Limited şirket borçlarından şirket ortağının sorumsuzluğuna dair kuralın bir diğer istisnası ise; limited şirketin kamu borçlarına ilişkin olarak kaleme alınan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un (6183 sayılı Kanun/AATUHK) 35. maddesidir. 6183 sayılı Kanun’un, kamu alacaklarının tahsilini güvence altına almak amacıyla ihdas edilen 35. maddesi; “Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.

Yukarıdaki açıklamalar ve yasal mevzuat hükümleri göz önüne alınarak somut olayda; ihtiyati haciz talebinde bulunan şirket ile Aktaşlar Toptan Gıda San. Tic. Ltd. Şti.arasında ticari ilişki bulunduğu, ihtiyati haciz talebine konu edilen borcun da bu ticari ilişkiden kaynaklandığı, ihtiyati haciz talep eden tarafından karşı tarafın şahsı ile olan ticari ilişki nedeniyle bir talepte bulunulmadığı, dolayısıyla karşı tarafın İİK'nun 257. Maddesine göre borçlu olduğuna ve kendisinden muaccel bir alacağın bulunduğuna ilişkin yaklaşık ispat ölçüsünde delil bulunmadığı, kaldı ki; limited şirket ortağı olan karşı tarafın TTK’nın 573/2. maddesi gereği şirketin borçlarından sorumlu olmayıp sadece taahhüt ettiği esas sermaye payı oranında ortağı olduğu şirkete karşı sorumlu olduğu, başka bir anlatımla ortağın, taahhüt ettiği sermayeyi koyma borcuyla sınırlı olan sorumluluğu ortağı olduğu şirkete karşı olup, şirket borçlarından dolayı alacaklılara karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı , ilk derece mahkemesince şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde dosya kapsamı delillerle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı değerlendirilmiştir.

Tüm bu neden ve gerekçelerle ;Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. HMK'nın 353/1. b.1 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

  3. Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

  4. İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

  5. İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

  6. İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  7. 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

  8. Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/02/2024

...

Başkan ...

¸e-imzalıdır

...

Üye ...

¸e-imzalıdır

...

Üye ...

¸e-imzalıdır

...

Katip ...

¸e-imzalıdır

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kesinsakaryavekilitarafHaciznumarasıİhtiyatikarşıtalep

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim