SoorglaÜcretsiz Dene

Sakarya BAM 7. HD 2022/2624 E. 2024/313 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/2624

Karar No

2024/313

Karar Tarihi

19 Şubat 2024

T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/2624

KARAR NO : 2024/313

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 05/10/2022

NUMARASI : 2021/537 Esas - 2022/1406 Karar

DAVACI : SAVAŞ BOYA SANAYİ VE TİC. LTD. ŞTİ. - ... - ...

VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVALI : LENA AHŞAP KORUMA SİSTEMLERİ LTD. ŞTİ. - ... - ...

VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ... - ...

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 29/09/2021

KARAR TARİHİ :19/02/2024

KR. YAZIM TARİHİ :12/03/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile aralarında mal satışından kaynaklı ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda davalıya satılan ve dava konusu 12 faturaya konu olan malların davalıya gönderilmesine rağmen toplam 461.269,87-TL bedelinin davalı tarafça ödenmediğini, davalı şirketin 31/03/2021 ve 25/05/2021 tarihli borç mutabakatlarıyla cari hesap kayıtlarını onayladığını ve borçlu olduğunu kabul ettiğini ve 2021 yılı Aralık ayından başlamak üzere 3 yıla yayılan bir ödeme planı sunduğunu, bu teklifin kabul edilmeyerek icra takibine girişildiğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini belirterek Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2021/8417 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takibin devamı ile icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davacıya borçlu olmadıklarını, icra takibine dayanak toplam değeri 461.269,87 TL olan 12 adet faturaya konu malların (28.05.2021 tarih ve ... numaralı 178.542,82 TL.lık, 14.06.2021 tarih ve .... numaralı 106.751,61 TL. lık, 17.06.2021 tarih ve ... numaralı 135.993,31 TL olmak üzere toplam 421.287,74 TL bedelli) 3 adet iade faturası ile davacı firmaya iade edildiğini ve teslim edildiğini, bu hususun Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığının 2021/15 D. İş. Sayılı dosyasının ihtiyati haciz talep dilekçesinde davacı tarafça ikrar edildiğini, ürünlerin bir kısmının Ticari faaliyetin akışı içerisinde satılmış olduğundan bu satılan ürünlerin değerine tekabül eden bedele karşılık olmak üzere alacaklı görünen firmaya 25.06.2021 tarihinde 70.800,00 TL değerinde ... plakalı araç devredildiğini, takibin dayanağının cari hesap ilişkisi olmayıp bu faturalar olduğunu, davacının takibe dayanak belgeler dışında başka belgelere dayanamayacağını, bu sebeple takibe dayanak gösterilen bu 12 faturaya ilişkin herhangi bir borç bulunmadığını, 31.03.2021 ve 25.05.2021 tarihli 2 adet borç mutabakat belgesinin ... tarafından davalı şirketten 31.05.2021 tarihinde ayrıldıktan sonra imzalandığını, bu belgelerin geçmişe dönük ve gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğini, ... ile davacı şirketin müdürü arasında akrabalık bulunduğunu, haklarında suç ihbarında bulunduklarını belirterek davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince; "... Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının Sakarya İcra Müdürlüğünün 2021/8417 esas sayıl dosyasına yaptığı itirazın KISMEN İPTALİNE, icra takibinin 210.117,67 TL asıl alacak ve 33.038,50-TL faiz olmak üzere toplam 243.156,17-TL üzerinden devamına,

-Kabul edilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 48.631,23 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Davalı tarafından düzenlenen faturalar 2020 tarihli satış faturalarının ticari defterlere işlendiği hesap döneminden sonra yani 2021 yılında düzenlendiğinden iade faturası niteliğinde olmayıp, malların iadesini ispatlar nitelikte değildir. Dava dosyasındaki ek raporlarında bilirkişi, davalının iade faturası olarak düzenlediği faturaların herhangi bir gelir veya gider hesabı ile ilişkisinin bulunmadığını, satın alınıp stokta bekletilen mallar olduğunu ve stokta bekleyen malların geri verildiği dönemin işlemin iade olma niteliğini etkilemediği gibi dayanaksız değerlendirmelerde bulunmuştur. Bilirkişinin bu husustaki değerlendirmelerine katılmak mümkün değildir. Ayrıca, bilirkişinin ek raporlarındaki, Katma Değer Vergisi Kanunu'nun iş bu davaya konu uyuşmazlıkta esas alınamayacağı gibi mesnetsiz ve dayanaksız değerlendirmelerde bulunmuştur. Davalının faturalarının düzenlenme tarihi 2021 yılıdır. 2021 tarihli davalı faturalarının davacı müvekkil şirket tarafından 2020 yılında keşide edilen faturalardaki mallar için iade faturası niteliğinde olmadığı ve 215.956,54 TL'lik iade olduğu iddia edilen kısmın 2020 tarihli satış faturalarındaki alacaklardan mahsup edilemeyeceği açıktır. Davalı yan, faturalarındaki malları teslim ettiğine dair hiç bir yazılı delili dosyaya sunamamıştır. Davalı yanın kesmiş olduğu ve iade faturası olarak nitelendirilen faturaların davacı müvekkil şirket tarafından 2020 yılında kesilen satış faturaları bakımından iade faturası niteliği taşımadığı ve bu faturaların davacı müvekkil şirketin alacağından mahsup edilemeyeceği açıktır" beyanı ile yerel mahkeme kararının red olunan kısım bakımından kaldırılmasına, davanın tümden kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "davalı müvekkilin faturalara ilişkin herhangi bir borcu bulunmamaktadır, 14.06.2022 tarihli ek bilirkişi raporun 3. sayfasında '' Kök raporumuzda da belirtildiği üzere; mezkûr iade faturaları hem davacı hem de davalı tarafından defter kayıtlarına intikal ettirilmiştir. Buradan da iade edilen malların teslimi hususunda taraflar arasında bir ihtilaf olmadığı anlaşılmaktadır'' tespiti ile dava konusu 12 adet faturaya karşı kesilen iade faturalarının davacının defter ve kayıtlarında bulunduğu ve iade konusu faturalara ilişkin malların teslimi hususunda bir ihtilaf bulunmadığını ortaya koymuştur. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin sonlanması üzerine davalı tarafından takip konusu faturalara ilişkin borç tutarının da üzerinde mal iade edildiği, yapılan bu iadenin borcu karşıladığı ortada iken bilirkişi tarafından tespit edilen 210,117,67 TL'lik borç kabul edilebilir nitelikte değildir. Faturalara ilişkin bir borç olmadığı davacı tarafından ikrar edilmiştir. İlk derece mahkemesince kararda davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesi eşitlik ilkesine aykırılık doğurmaktadır. Dosya kapsamına bakıldığında kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte bilirkişi tarafından dahi üç farklı raporla ortaya çıkarılabilen borca karşılık davalı müvekkil şirketin kısmi itirazda bulunmasının mümkün olmadığı ortadadır. Öte yandan davacının ticari defter ve kayıtlarında iade faturalarımızın kayıtlı olduğu, iade faturalarına herhangi bir itirazın bulunmadığı, iade faturalarının takip konusu faturaları kapsadığı hususları dikkate alındığında davacının söz konusu faturaları iyi niyetli olarak takibe koymadığı ortadadır. Hal böyleyken lehimize kötü niyet tazminatına hükmedilmemiş olması ya da tam tersi tarafımızca yapılmış itiraz doğrultusunda reddedilen oran daha yüksekken aleyhimize icra inkar tazminatına hükmedilmiş olması eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmakla kararın bu yönden de kaldırılmasını talep ederiz" beyanı ile yerel mahkeme kararının red kabul edilen kısım yönünden kaldırılmasına, davanın tümden reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davalı yanın iddialarının aksine, davalı şirket tarafından iade faturası adı altında düzenlenen faturalardaki tüm malların iade olduğuna ve ... plakalı araç devrinin davacı müvekkil şirketin 2020 yılında düzenlenen satış faturalarına mahsuben gerçekleştirildiğine ilişkin herhangi bir bilrikişi tespiti mevcut değildir. Davalı yanın, ilk derece mahkemesinin takip konusu faturalara ilişkin inceleme yapmadığına yönelik iddiaları mesnetsiz ve dayanaktan yoksundur. Tarafımızın ne mahkeme huzurunda ne de yazılı beyanlarında borç bulunmadığına ilişkin herhangi bir yazılı veya sözlü ikrarı mevcut değildir. Yerleşik Yargıtay uygulamaları ve doktrindeki baskın görüşler uyarınca icra takibi sonucu açılan itirazın iptali davalarında davacının taleplerinin kısmen reddolduğu durumlarda, kısmen reddolunan kısım yönünden kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için davalı / borçlu tarafından icra takibinin kötü niyetli olarak başlatılmış olduğunun yazılı delillerle ispat edilmesi gerekmektedir. Huzurdaki uyuşmazlıkta davalının, davacı müvekkil şirketin kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını yazılı delille ispat edemediği ortadadır, davalının kötü niyet tazminatına ilişkin iddialarının ve taleplerinin kabulü mümkün değildir" beyanı ile davalı yanın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "İade faturaları dönemsellik ilkesi kapsamında değerlendirilemez, iade faturalarının katma değer vergisi kanunu kapsamında geçersiz olduğuna yönelik itirazın reddi gerekmektedir, Katma Değer Vergisi Kanunu hükümlerine dayanarak herhangi bir faturanın geçerli olup olmadığına ilişkin bir değerlendirme yapılması mümkün değildir. Bu nedenle davacı tarafın Katma Değer Vergisi Kanunu yönünden sunmuş olduğu itirazlarının da reddi gerekmektedir. İade faturalarına konu malların davacı tarafa iade edilip edilmediğine dair herhangi tereddüte yer yoktur, davacı vekilinin ikrar niteliğindeki beyanından da anlaşılacağı üzere daha önce ihtiyati hacze, şu an ise davamıza konu olan icra takibine dayanak olarak gösterilen 12 adet faturaya konu malların iadesi ve davacıya tesliminin gerçekleştiği ortadadır" beyanı ile davacı yanın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2022 tarih, 2021/537 Esas - 2022/1406 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosyanın incelemesinde; taraflar arasında mal satışından kaynaklı ticari ilişki bulunduğu, bu kapsamda davacı tarafından davalıya satılan ve dava konusu 12 faturaya konu olan malların davalıya gönderilmesine rağmen toplam 461.269,87-TL bedelinin davalı tarafça ödenmediği, davalı şirketin 31/03/2021 ve 25/05/2021 tarihli borç mutabakatlarıyla cari hesap kayıtlarını onayladığı ve borçlu olduğunu kabul ettiği ve 2021 yılı Aralık ayından başlamak üzere 3 yıla yayılan bir ödeme planını davacıya sunduğu, bu teklifin davacı tarafça kabul edilmediği, sonrasında davacı tarafından davalı aleyhine Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2021/8417 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, başlatılan takibe itiraz edilmesi üzerine duran takibin devamı için eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince açılan davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasında, itirazın iptali davasının hukuki niteliği üzerinde de durulması gerekmektedir.

İtirazın iptali davası müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Madde metninde de açıkça belirtildiği üzere takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı genel mahkemede açılır ve genel hükümlere göre görülür. Alacaklı bu davada genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava etmektedir.

İtirazın iptali davası, itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Öyle ki, genel hükümlere göre harca tabi olan itirazın iptali davasında alacaklı taraf isterse takip talebinde bulunurken yatırmış olduğu binde beş harcı geri alabilir ve itirazın iptali davası harcına mahsubunu isteyebilir (492 sayılı Harçlar Kanunu m. 28/a, 29/I, III).

Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.

Diğer taraftan, İİK’nın 67. maddesinin son fıkrasında alacaklının itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açmamışsa umumi hükümler dairesinde alacağını dava etme hakkının saklı olduğu ifade edilmiştir. Bu da bir yıllık süre içinde açılan itirazın iptali davası ile süre geçirildikten sonra açılan alacak davaları arasında her ikisi de genel hükümlere tabi olmakla birlikte ispat yöntemleri ve hukuki sonuçları bakımından bir fark olduğunu ortaya koymaktadır. Zira süresi içinde açılan dava itirazın iptali davasıdır ve itirazın iptali davasının kazanılması hâlinde borçlunun itirazı iptal edilmiş olur. Bunun üzerine alacaklı itiraz üzerine durmuş olan icra takibine devam edilmesini isteyebilir. Süresinden sonra açılan davada ise itirazın iptali değil alacağa hükmedilmesi istenecektir ve verilen kararın takibe etkisi bulunmamaktadır. Şu durumda itirazın iptali davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu alacak olduğunda ve itirazın iptali davası için bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.

Genel hükümlere göre her türlü ispat olanağının varlığı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. (HGK 2017/(19)11-1309 e. 2021/377 k. Sayılı ilamı)

Dosya arasına alınan 10/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının defter kayıtlarında Davalı Lena Ahşap Koruma Sistemleri Ltd. Şti.'nin 25.06.2021 tarihi itibarı ile 3 adet iade faturası ve devredilen ... plakalı aracın faturası kayıtlara alındıktan sonra 460.780,12 TL borçlu göründüğünü, davalının defter kayıtlarında icra takibine konu 12 adet faturanın tamamının yer aldığını, davalının defter kayıtlarında davacı Savaş Boya San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin cari hesabının 10.08.2021 tarihi itibarı ile 3 adet iade faturası ve devredilen ... plakalı aracın faturası kayıtlara alındıktan sonra 460.780,17 TL alacaklı göründüğünü, tarafların ticari defterleri arasındaki bakiye tarihi farkının davalının defterlerinde bazı işlemlerin süresinden sonra kayda alınmasından kaynaklandığını, tarafların ticari defterleri arasındaki bakiye tutarları arasında oluşan 5 kuruşluk farkın kullanılan muhasebe kayıt programlarının yuvarlama farklarından oluştuğunu, davalı Lena Ahşap Koruma Sistemleri Ltd. Şti'nin 25.06.2021 tarihi itibarı ile davacı Savaş Boya San. Ve Tic. Ltd. Şti'ye 460.780,12 TL borçlu olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.

Dosya arasına alınan 21/08/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; iade faturaları sonrasında kalan toplam tutarı 210.117,67 TL olan takip konusu faturalar için hesaplanan takip öncesi toplam temerrüt faizi 33.197,61 TL olduğunu, faiz dahil kalan fatura borcu (210.117,67 TL + 33.197,61 TL) 243.315,28 TL olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.

Eldeki davada, davacı taraf davalı ile aralarındaki açık hesap ilişkisi kapsamında düzenlenen ve icra takibine konu edilen 12 adet faturadan kaynaklı olarak davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürmüş, davalı ise bu fatura içeriklerinin büyük kısmının davacıya üç ayrı iade faturası ile iade edildiğini ve ayrıca iade edilmeyen kısım için de 70.800 TL ödemeye karşılık olarak ... plakalı aracın devredildiğini savunmuştur.

Eldeki davada, yapılan yargılama faaliyetleri çerçevesinde; bilirkişiden rapor alınmış, ilk raporun faturalarla sınırlı incelemeye dayanmamış olması sebebiyle ek rapor istenmiş, 21/08/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda takibe dayanak faturalar ile iade faturaların karşılaştırması yapılarak iadenin kapsamı belirlenmiş ,bilirkişi ek raporuna ve dosya kapsamına göre; takip konusu faturalarda yer alan mallardan davacıya iade edilen malların bedellerinin 251.152,15 TL olduğu,sadece 10.628,38 TL tutarlı fatura ile 7.612,14 TL tutarlı faturalar yönünden işlemiş faiz hesaplamasında talepten fazlaya hükmolunamayacağı kuralı gereği takip talebindeki faiz rakamları dikkate alınmış, ayrıca icra takibine konu edilen Sakarya 4 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/52 değişik iş sayılı ihtiyati haciz kararı ile hükmolunan 910,00 TL vekalet ücreti ile 165,50 TL yargılama gideri ve bu kalemlere bağlı işlemiş faiz alacakları da anılan ihtiyati haciz kararının dairemizce 2022/340 esas 2022/700 karar sayılı karar ile kaldırıldıktan sonra mahkemece yeniden yapılan yargılama neticesinde 10/05/2022 tarihli 2022/15 d.iş 2022/15 karar sayılı kararla ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, ihtiyati haciz kararından kaynaklanan vekalet ücreti ve yargılama gideri ile bunlara ait faiz taleplerinin alacak miktarının hesaplamasında dikkate alınmamış olduğu görülmüş, bu haliyle açıklanan tüm bu neden ve gerekçelerle yerel mahkemece açılan davanın kısmen kabulüne şeklinde karar verilmesinde ve davacı tarafından başlatılan takibin sırf kötü niyetle başlatıldığına dair herhangi bir delil bulunmadığı anlaşıldığından davalı taraf lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hukuki değerlendirme ve varılan sonucun yerleşik Yargıtay İçtihatlarına ve Daire'mizin uygulamalarına da uygun olduğu, yapılan tahkikatın yeterli ve ilk derece mahkemesi gerekçesinin tarafların istinaf nedenlerini karşılar nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, tarafların istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Öte yandan, davacı tarafından dava açılmadan önce arabuluculuğa müracaat edilmiş ve arabuluculuk son tutanağı tanzim edilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13, 18/14 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. maddeleri, 6100 sayılı HMK'nın 297-(1)-ç), 326. maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır. Bu nedenle, arabuluculuk ücretinin devlet tarafından ödenen kısmı belirlenerek davanın niteliğine göre haksız olan taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına dair bir karar verilmesi gerekirken bu yönde karar verilmemesi doğru görülmemiştir.

Gerekçeli karar başlığında; davacı vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.

Bu nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle esastan reddine, yerel mahkemenin kararının kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Tarafların İSTİNAF BAŞVURUSUNUN AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE;

  1. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 05/10/2022 tarih, 2021/537 Esas ve 2022/1406 Karar sayılı kararının HMK'nın 353. (1). b). 2) maddesi gereğince kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,

YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,

a-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının Sakarya İcra Müdürlüğünün 2021/8417 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın KISMEN İPTALİNE, icra takibinin 210.117,67 TL asıl alacak ve 33.038,50-TL faiz olmak üzere toplam 243.156,17-TL üzerinden devamına,

b-Kabul edilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 48.631,23 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

c-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 37.041,86-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

ç-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinde AAÜT uyarınca belirlenen 43.189,73 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

d-Hükmolunan değer üzerinden hesaplanan 16.610,00 TL nispi harçtan peşin alınan 6.403,80 TL nin mahsubu ile bakiye 10.206,20 TL nispi karar harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

e-Davacı tarafından peşin yatırılan harç miktarı 6.403,80 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

f-Davacı tarafından yapılan 1.500,00 TL bilirkişi ücreti ile 85,25 TL posta gideri ve 59,30 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.644,55 TL yargılama giderinden kabul oranına (%45,86) göre hesaplanan 754,19 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

g-6325 sayılı HUAK'ın 18/A-11 maddesi uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL Arabuluculuk giderinin kabul (45,86) / red (54,14) oranına göre davalıdan 605,35 TL, davacıdan 714,65 TL alınarak hazineye irat kaydına,

h-Gerekçeli kararın HMK nun 321/2 maddesi uyarınca talep aranmaksızın taraf vekillerine tebliğine,

  1. İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;

a-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harçlarının hazineye gelir kaydına,

b-Davacı yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

c-Davalı yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 16.610,00 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 4.152,50 TL'nin mahsubu ile bakiye 12.457,50 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

ç-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,

d-İstinaf edenler tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden yatıranlara iadesine,

e-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

f-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

g-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/02/2024

...

Başkan ...

¸e-imzalıdır

...

Üye ...

¸e-imzalıdır

...

Üye ...

¸e-imzalıdır

...

Katip ...

¸e-imzalıdır

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıniptalineSatımdankonusuesastanKaynaklanan)İptaliistinafkabulünereddineİtirazın(Ticaribaşvurusununvekilivekillerikısmenkesinsakaryanumarası

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim