Sakarya BAM 7. HD 2022/2640 E. 2024/311 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
bam
2022/2640
2024/311
19 Şubat 2024
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2640
KARAR NO : 2024/311
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/10/2022
NUMARASI : 2021/224 Esas - 2022/718 Karar
DAVACI : MAPFRE SİGORTA A.Ş. - ...- ...
VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ... - ...
DAVALILAR : 1-İTT ULUSLARARASI TAŞIMACILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... - ...
: 2-İTT GLOBAL LOJİSTİK SERVİS HİZMETLERİ SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 01/04/2021
KARAR TARİHİ : 19/02/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 18/03/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.04.2021 tarihli dava dilekçesinde dava dışı KORUMA KLOR ALKALİ SAN. VE TİC. A.Ş., davacı müvekkil şirket nezdinde Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, Türkiye’den Bulgaristan’a gönderilmek üzere yüklemesi yapılan 23.000 Kg Dökme Sıvı Kimyevi Madde (UN2582 Ferric Chloride, Iron (III) Chloride) emtiası, ... nolu navlun faturası kapsamında ve ... seri nolu Tanker Temizleme Belgesine istinaden ... nolu tank konteynerde ... plakalı araç ile davalıların sorumluluğu altında taşındığını, emtiaların taşınması işlemleri esnasında nakliye aracında sızıntı olduğunun, davalı İTT Ulus. Nak. firması tarafından dava dışı sigortalıya bildirilmesini müteakip araçların gümrük işlemlerinin tamamlandığı Bulgaristan/Sofya gümrüklü sahasında gümrük memurları nezdinde sızıntı/hasar/eksik mal tutanağı tanzim edildiği, yapılan incelemeler sonucu malı taşıyan tankın hasarlı olması nedeniyle sızıntıya yol açtığına dair ihbar üzerine alıcı deposunda gümrük yetkililerince kontrol yapıldığı, tankta bulunan ürünün koyu bir renk halinde olduğu, sıvının tankın alt tarafında sızdığı tespit edildiğini, oysaki diğer davalı İTT Global Loj. firması tarafından ... nolu Temiz Tank belgesi verildiğini, bunun üzerine dava dışı sigortalı tarafından davalılardan İTT Ulus. Nak. Firmasına noter kanalı ile hasar ihtarnamesi keşide edildiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesine göre; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmü ile Davalılar emtiaları sağlam eksiksiz ve hasarsız bir vaziyette yüke ilişkin hiç bir çekincesini içermeyen temiz taşıma senedi ile teslim aldığını, ancak ne var ki emtialar, davalıların sorumluluğu altında yapılan taşıma işlemleri esnasında zayi olduğunu, bu nedenle CMR'nin 17. ve devamındaki hükümler gereği eksiksiz ve hasarsız olarak emtiaları teslim alan davalıların kendi sorumlulukları altında yapılan taşıma işlemleri esnasında emtiaların zayi olmasına neden olması sonucu doğan zarar nedeniyle sorumlu olacağının kabulü gerekeceğini, emtialarda meydana gelen hasara/zayiata istinaden ekspertiz raporu tanzim edildiğini, söz konusu rapora göre taşıma işlemleri esnasında zayi olan emtialarda 1.452,00-Euro'luk zarar meydana geldiği, neticede davacı müvekkil şirket tarafından teminat kapsamında bulunan hasar bedeli olarak dava dışı sigortalı firmaya 1.452,00-Euro hasar tazminatı ödediğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1472. maddesindeki hüküm gereği; “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.” denildiğini, gerçekleşen zarardan dolayı dava dışı sigortalı firmaya hasar tazminatı ödediğini, yapılan tazminat ödemesi ile müvekkil şirketin halefiyet ilkesi gereği (TTK m 1472 hükümleri kapsamında) işbu davada dava dışı sigortalı firmaya ödenen hasar tazminat bedelinin sorumlulardan rücuen tahsiline ilişkin sigortalının haklarına halef olduğu ispat edildiği, borca ve ferilerine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ederek takibin durmasına neden olan davalı-borçluların itirazlarının iptalini sağlamak amacı ile Sayın Mahkemenize başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, sayın Mahkemece yapılacak olan incelemeler neticesinde; davalı-borçluların takip dosyasına yapmış oldukları tüm itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılacağını, bu nedenle davalı-borçluların takip dosyasına vaki borca ve ferilerine ilişkin itirazlarının iptali ile takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemelerine karar verilmesini talep ettiklerini dava dilekçesi ile sunduklarını, takip çıkışı 1.452,00-Euro olan icra dosyasına ilişkin dava konusu edilen 1.320,00-Euro'luk kısım dışında kalan miktara ilişkin olarak itirazı kabul ettikleri veya feragat ettikleri anlamına gelmemek kaydıyla ve fazlaya ilişkin her türlü dava-talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla; davalı-borçluların Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2020 / 29860 E. Sayılı takip dosyasına yaptıkları haksız ve kötüniyetli itirazları ile ilgili olarak icra takibinin 1.320,00-Euro'luk kısmına ilişkin itirazlarının iptali ile takibin icra takibindeki takip talebinde belirtilen şartlarda devamına karar verilmesini, davalı-borçluların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemelerine karar verilmelerini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 26.04.2021 tarihli cevap dilekçesinde davalı firma İTT Uluslararası Taş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. İle dava dışı Koruma Klor Alkali San. Ve Tic. A.ş. Bulgaristan' likit kimyasal ürünün kara yolu ile nakliyesi hususunda anlaştığını, nakliye hizmetine ilişkin düzenlenen fatura ve konişmento' nun sunulduğunu, davalı firmanın ... ve ... numaralı 2 tank konteyner ve .../... plakalı araçları ile emtiaların taşındığı sırada sızıntı fark edildiğini hemen dava dışı Koruma Klor ... A.Ş.'ye haber verildiğini ve Sofya gümrük sahasında gümrük memurları tarafından sızıntı tutanağı düzenlendiğini, dava dışı Koruma Klor.. A.Ş. tarafından, davalıya taşınacak eşyaya ilişkin ürün içeriği ve ürünün nasıl taşınması gerektiği bilgisi verilmediğini, davaya konu hasar (sızıntı sonucu ürün zayi) taşınan ekipman ve yükün (likit eşyanın) uygun olmamasından kaynaklandığını, taşınan ürün, FERRIC CHLORIDE olmakla, müvekkilin tek tip olarak sahip olduğu ve taşımasını yaptığı iso tank konteynerde taşınmaya uygun olmadığını, Taşıma sözleşmesinin kurulmasına dair müvekkil İTT uluslarası Ltd Şti. ile davacının sigortalı dava dışı Koruma Klor un yaptığı mailleşmelerin sunulduğunu, burada sigortalı "ürünün dökme olarak ve tankerli olarak taşınacağını " belirtmiştir. Taşınacak araç ve ekipmanın kontrolü yükleyen sigortalı tarafından yapılmalıdır. TTK 863 " (1) Sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür. " hükmünü içerdiğini, Sigortalı, sunulan mailler üzerinden de görüldüğü üzere; araç ve ekipmanın uygun olmamasını fark etmesine rağmen bu yüklemeyi yaptığını, yaşanan olayda davalı şirketin 2 adet iso tank konteyneri zarar gördüğünü, tek bir tankın bedeli 11.000 Euro olduğunu, davalı şirketin toplam zararının 22.000 Euro civarında olduğunu, 2 adet tanka ait faturalar sunulduğunu, ürünün zayi olmasındaki kusur, yükleyen firma olan dava dışı Koruma Klor ... A.Ş. üzerinde olduğunu, davalı firmaya ürünün özelliği açısından, uygun ekipman kontrolü yapılmadan yükleme yapıldığını, ekipman, tanklar, emtiaların taşınması sırasında erimiş ve sızıntı meydana geldiğini, davaya konu yüklemelerden önce tanklarda herhangi bir hasar söz konusu olmamakla diğer davalı firma tarafından tanklar için ,temiz tank belgesi verildiğini, diğer müvekkil İtt Global Ltd. Şti. yönünden husumet itirazında bulunduklarını, keza, hasarın doğumu tank temizliği ile ilgili değil, ekipman ve taşınan ürün uyumsuzluğunun sonucu olduğu, sigortalı firmaya karşı tazmin hakkının saklı olduğu, Özetle; yaşanan olaya ilişkin kusurun davacının sigortalısında olduğunu; davanın reddi talep edildiğini, ihtilafın doğması ile İtt Global firması arasında bir illiyet bağı olmaması sebebiyle bu müvekkil yönünden husumet itirazını belirtiklerini. alacağın varlığı, meblağı yargılama ile ortaya konulabileceğinden; icra takibi ile davaya değeri farklılığı da bulunması (Sigortalının Kocaeli 4. Noterliği ... yevmiye ve 24.10.2019 tarihli ihtarnamesi ile talep ettiği hasar bedelleri ile uyumsuz olması) sebepleri ile icra inkar tazminatının reddine, kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ettiklerini, taraflar ve konu yönünden aynı olan, huzurdaki dosyadan önce açılmış (seri olarak) ve duruşma tarihi daha ileride olan Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/223 E. dosyasında, bu dosyanın usul ekonomisi gereği birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın KABULÜNE, Davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2020/29860 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 1.320,00 EURO yönünden iptaline ve takibin devamına, İcra inkar tazminatı talebinin reddine..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Gerçekleşen sızıntının nedeni ürün- taşınacak araç uyumsuzluğu olup gönderenin, göndereceği eşyanın uygun ekipmanla taşınmasından dolayı açıkça sorumluluğu bulunmaktadır (TTK - MADDE 863– " (1)), meydana gelen hasar, müvekkilin taşıma işlemi esnasındaki kusurundan değil taşınan likit kimyasal ürünün uygun ekipmanla taşınmamasından kaynaklanmaktadır. Ürünün, uygun ekipmanla taşınmamasından dava dışı gönderici sorumlu olduğundan davanın reddi gerekmektedir (CMR Konvansiyonu - MADDE 10), İTT Global Lojistik yönünden husumet itirazımız bulunmaktadır. Taşıma işleminin gerçekleştirildiği İTT Uluslararası Taşımacılık'a ait 2 adet konteynere davalı İTT Global tarafından temiz tank belgesi verildiği hususu doğru olmakla, verilen belgenin meydana gelen hasarla bir ilişkisi bulunmamaktadır. İTT Global, ürün-taşınan ekipman uygunluğunu denetlememektedir. Ürünün hangi şartlarda ve hangi araçla taşınacağı hususu göndericinin sorumluluğundadır. Bu nedenle meydana gelen zararla verilen temiz tank belgesinin bir ilişiği bulunmadığından İTT Global yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep ederiz" beyanı ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın öncelikle İTT Global yönünden husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, sonrasında esasa ilişkin istinaf sebeplerinin kabulü ile esastan reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; "davalı tarafın, taşınması talep edilen ürünün/emtianın mahiyetinin ne olduğu hakkında kendilerine bilgi verilmediği yönündeki iddialarının kabulü mümkün olmayıp; bu iddialar, davalı tarafın iyi niyetten uzak olarak hareket ettiğini göstermektedir. Dava konusu olayda, Türkiye'den Bulgaristan'a gönderilmek üzere yüklemesi yapılan emtianın hasarlanması nedeni ile CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği aşikardır. Emtialar davalı taşıyıcı tarafından sağlam, eksiksiz ve hasarsız bir vaziyette temiz taşıma senedi ile teslim alınmıştır. Davalı taşıyıcının yüke ilişkin çekincesine dair ihtirazi kaydı içerir bir şerh bulunmamaktadır. Ne var ki emtialar, davalının sorumluluğu altında yapılan taşıma işlemleri esnasında zayi olmuştur. Bu nedenle CMR'nin 17. ve devamındaki hükümler dikkate alındığında eksiksiz ve hasarsız olarak emtiaları teslim alan davalı taşıyıcının kendi sorumlulukları altında yapılan taşıma işlemleri esnasında emtiaların zayi olmasına neden olması soncu taşıma işlemleri esnasında emtiaların zayi olmasına neden olması sonucu doğan zarar nedeni sorumlu olacağının kabulü gerekecektir" beyanı ile davalı yanın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 04/10/2022 tarih, 2021/224 Esas - 2022/718 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; taşıma sözleşmesi nedeniyle sigortalının hasar gören aracı için davacının ödediği bedeli TTK. 1472. maddesi uyarınca sorumludan tahsili için başlatmış olduğu icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; dava dışı KORUMA KLOR ALKALİ SAN. VE TİC. A.Ş.'nin davacı şirket nezdinde Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, ülkemizden Bulgaristan ülkesine gönderilmek üzere yüklemesi yapılan 23.000 Kg Dökme Sıvı Kimyevi Madde (UN2582 Ferric Chloride, Iron (III) Chloride) emtiasının, ... nolu navlun faturası kapsamında ve ... seri nolu Tanker Temizleme Belgesine istinaden tonu ... nolu tank konteynerde ... /... plakalı araç ile davalıların sorumluluğu altında taşındığı, emtiaların taşınması işlemleri esnasında nakliye aracında sızıntı olduğu, sızıntının davalı İTT Ulus. Nak. firması tarafından dava dışı sigortalıya bildirildiği, bildirime müteakip Bulgaristan / Sofya gümrük sahasında gümrük memurları nezdinde sızıntı/hasar/eksik mal tutanağı tanzim edildiği, yapılan incelemeler sonucu malı taşıyan tankın hasarlı olması nedeniyle sızıntıya yol açtığına dair ihbar üzerine alıcı deposunda gümrük yetkililerince kontrol yapıldığı, tankta bulunan ürünün koyu bir renk halinde olduğu, sıvının tankın alt tarafında sızdığının tespit edildiği, emtialarda meydana gelen hasara/zayiata istinaden ekspertiz raporu tanzim edildiği, söz konusu rapora göre taşıma işlemleri esnasında zayi olan emtialarda 1.452,00-Euro'luk zarar meydana geldiği, meydana gelen zarar bedelinin davacı tarafından sigortalısına ödendiği, ödenen bu miktarın davalılardan tazmini için eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince açılan davanın kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasında, itirazın iptali davasının hukuki niteliği üzerinde de durulması gerekmektedir.
İtirazın iptali davası müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Madde metninde de açıkça belirtildiği üzere takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı genel mahkemede açılır ve genel hükümlere göre görülür. Alacaklı bu davada genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava etmektedir.
İtirazın iptali davası, itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Öyle ki, genel hükümlere göre harca tabi olan itirazın iptali davasında alacaklı taraf isterse takip talebinde bulunurken yatırmış olduğu binde beş harcı geri alabilir ve itirazın iptali davası harcına mahsubunu isteyebilir (492 sayılı Harçlar Kanunu m. 28/a, 29/I, III).
Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.
Diğer taraftan, İİK’nın 67. maddesinin son fıkrasında alacaklının itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açmamışsa umumi hükümler dairesinde alacağını dava etme hakkının saklı olduğu ifade edilmiştir. Bu da bir yıllık süre içinde açılan itirazın iptali davası ile süre geçirildikten sonra açılan alacak davaları arasında her ikisi de genel hükümlere tabi olmakla birlikte ispat yöntemleri ve hukuki sonuçları bakımından bir fark olduğunu ortaya koymaktadır. Zira süresi içinde açılan dava itirazın iptali davasıdır ve itirazın iptali davasının kazanılması hâlinde borçlunun itirazı iptal edilmiş olur. Bunun üzerine alacaklı itiraz üzerine durmuş olan icra takibine devam edilmesini isteyebilir. Süresinden sonra açılan davada ise itirazın iptali değil alacağa hükmedilmesi istenecektir ve verilen kararın takibe etkisi bulunmamaktadır. Şu durumda itirazın iptali davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu alacak olduğunda ve itirazın iptali davası için bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.
Genel hükümlere göre her türlü ispat olanağının varlığı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/(19)11-1309 e. 2021/377 k. Sayılı ilamı)
6102 sayılı TTK.'nın 1472. maddesi;"Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.
TTK m. 1429. maddesi,“(1) Sigortacı, aksine sözleşme yoksa, sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlüdür” şeklindedir.
Dosya arasına alınan Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2020/29860 Esas sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 1.452,00-EURO asıl alacak faiz için ilamsız takip yolu ile icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine borçlu vekilinin süresinde takibe, borca, faize ve ferilere itiraz ettiği, İcra Müdürlüğünce itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Dosya arasına alınan bilirkişi heyet raporunda özetle; 24.10.2013 tarih ve 28801 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tehlikeli Maddelerin Karayoluyla Taşınması Hakkındaki Yönetmeliği ve ADR Konvansiyonunda yer alan hükümler çerçevesinde; yüklemiş olduğu kimyasalın özelliğinin taşımaya uygun olup olmadığının sorumluluğu taşıyıcıya ait olduğu ve bu çerçevede ADR konvansiyonu ve Tehlikeli Maddelerin Karayoluyla taşınması hakkındaki yönetmelikte açıklandığı üzere yükümlülükleri yerine getirmeyen taşıyıcının uygun olmayan kimyasalın yüklenmesi konusundaki itirazının yersiz olduğu, Hasarın Nakliyat Sigortası Genel Şartlarına göre Poliçe teminat kapsamında olduğu ve Sigorta Şirketi Mapfre Sigorta A.Ş'nin 05.12.2019 tarihinde Koruma Klor Alkali Sanayi ve Ticaret A.Ş hesabına 1.452 Euro ödeme yaptığı, CMR Sözleşmesinin 17.maddesi uyarınca, taşıyan, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu olduğu, bu hasarın Eksper raporu ile de belirtildiği Mapfre Sigortanın ödediği tutar olan 1.452 € ile sorumlu olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Eldeki davada; taşıyıcının sorumluluğunun TTK'nun 875. maddesi gereği taşınmasına karar verilen emtianın taşıyıcıya teslim edildiği biçimde aynen gönderilene ulaştırılması olduğu, taşıyıcının kendine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde eşyanın uğradığı ziya ve zarardan sorumlu olduğu, taşıyıcının bu sorumluluktan kurtulabilmesi için hasarın gönderen veya gönderilenin bir davranışının, eşyanın özel bir ayıbından ileri geldiğini ispatlamış olması gerektiği, TTK'nun 879. Maddesi uyarınca da araçta oluşan hasardan davalının sorumlu olacağı açık olup, dosya arasına alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin gerçek zarara uygun olduğu, davacının bu miktarın tamamını davalı taşıyıcıya rücu edebileceği, bu zararı davacı sigorta şirketinin sigortalısına yaptığı ödeme tarihinden itibaren işlemiş faizi ile talep etmekte haklı olduğu anlaşılmakla, açıklanan tüm bu neden ve gerekçelerle ilk derece mahkemesince davanın İTT Global Loj. firması yönünden bu davalının meydana gelen zarar nedeniyle kusurlu olmadığı düşünülmeden bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmemiş olması doğru olmamış ise de; diğer davalı yönünden mahkemece davanın kabulü ile davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2020/29860 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 1.320,00.-EURO asıl alacak üzerinden iptaline ve takibin bu miktarlar üzerinden devamına, takip konusu alacak likit olmadığından ve alacak miktarı alınan bilirkişi raporu ile belirlendiğinden (sigorta şirketinin nakliyat sigortası kapsamında doğan zarar nedeniyle ödediği meblağdan doğan rücu alacağı, Yargıtay 11. HD 23.3.1998, 430/1942, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/1720 E. 2017/4335 K. Sayılı örnek kararları) davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine şeklinde karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hukuki değerlendirme ve varılan sonucun yerleşik Yargıtay İçtihatlarına ve Daire'mizin uygulamalarına da uygun olduğu, yapılan tahkikatın yeterli ve ilk derece mahkemesi gerekçesinin davalının istinaf nedenlerini karşılar nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, davalının istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.
Bu nedenlerle; davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İTT Ulusal ...Şti. yönünden reddine, İTT Global ... Şti. yönünden kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;
- Davalının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KISMEN KABULÜNE, GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 04/10/2022 tarih, 2021/224 Esas ve 2022/718 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1. b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA,
2-YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,
a-İTT Global Lojistik Servis Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
b-İTT Uluslararası Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden açılan Davanın KABULÜNE, Davalı borçlunun (İTT Uluslararası Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi) Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2020/29860 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 1.320,00 EURO yönünden iptaline ve takibin devamına,
c-İcra inkar tazminatı talebinin reddine,
ç-Alınması gereken 883,76 TL karar ve ilam harcının başlangıçta yatan 157,34 TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 726,42 TL'nin davalıdan (İTT Uluslararası Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi) alınarak Hazine'ye irat kaydına,
d-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan 157,34 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı, 69,50 TL posta ve diğer giderler ile 1.200,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.486,14 TL yargılama giderinin davalıdan (İTT Uluslararası Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi) alınarak davacıya verilmesine,
e-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca maktu 9.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan (İTT Uluslararası Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi) tahsili ile davacıya ödenmesine,
f-Davalı (İTT Global Lojistik Servis Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi) kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca maktu 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya ödenmesine,
g-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının talep halinde yatırana iadesine,
h-Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik, 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanuna göre ve davalı aleyhine açılan davanın kabul edilmesi nedeniyle davalıdan (İTT Uluslararası Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi) tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına,
- İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
A-Davalı İTT Global Lojistik Servis Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi yönünden;
1)İstinaf Kanun Yoluna Başvuru Harcının hazineye gelir kaydına,
2)İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,
B-Davalı İTT Uluslararası Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden;
1)İstinaf Kanun Yoluna Başvuru Harcının hazineye gelir kaydına,
2)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 883,76 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 221,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 662,76 TL istinaf karar harcının davalı şirketten alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
3)-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı şirket üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Tarafların yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince yatıran taraflara iadesine,
-
Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/02/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59