SoorglaÜcretsiz Dene

Sakarya BAM 7. HD 2022/2614 E. 2024/281 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/2614

Karar No

2024/281

Karar Tarihi

15 Şubat 2024

T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/2614

KARAR NO : 2024/281

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 28/09/2022

NUMARASI : 2019/523 Esas - 2022/441 Karar

DAVACI : TÜRKİYE ELEKTRİK İLETİM ANONİM ŞİRKETİ - ...

VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVALI : TÜRKİYE PETROL RAFİNERİLERİ A.Ş. - ...

VEKİLİ : Av. ...- ...

DAVA TÜRÜ : Tazminat (Rücuen Tazminat)

DAVA TARİHİ : 11/12/2019

KARAR TARİHİ : 15/02/2024

KR. YAZIM TARİHİ : 21/03/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının elektrik iletim faaliyeti çerçevesinde iletim sistemine bağlı tüm kamu ve özel tüzel kişiler ile bağlantı ve sistem kullanım anlaşmaları yaparak Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan almış olduğu iletim lisansı kapsamında düzenlemeye tabii tarifeler üzerinden gelir elde ettiğini, Tüpraş yarımca 1 TM'nin SEDAŞ fiderlerinin bulunduğu OG barasına bağlı bir otoprodüktör şirketi olduğunu, üretim tesislerinde elektrik enerjisi üretmekte ve sistemden elektrik enerjisi çektiğini, Tüpraş'ın sisteme verdiği ve sistemden aldığı elektrik enerjisine ilişkin emreamade tutulan kapasite (MW), SEDAŞ'a iletim faturası düzenlenmesi sırasında dikkate alındığını, SEDAŞ'ın davacı kuruluşun bağlantı anlaşması sınırları dahilinde olan diğer trafo merkezleri ile birlikte 31/03/2010 tarihinde imzaladığını, SEDAŞ ile davacı arasında Yarımca 1 TM için maksimum enerji alış kapasitesi 60 MW üzerinden sistem kullanım anlaşmasında belirlendiğini, davalı ile davacı arasında 20/08/2010 tarihinde 20 MW maksimum enerji alış kapasitesi ve 20 MW maksimum enerji veriş kapasitesi üzerinden sistem kullanım anlaşması imzalandığını, Ağustos 2010 döneminde sistem kullanım anlaşması imzalanan Tüpraş'ın 154 kV TM'nin devreye alınmasıyla ilgili 14/09/2010 tarihinde sayaç ilk endeks tespit protokolünün düzenlenmesiyle birlikte Ekim 2010 döneminden itibaren davacı ile Tüpraş'a iletim faturaları düzenlemeye başladığını, kuruluşun 4628 sayılı kanun uyarına EPDK'dan almış olduğu iletim lisansı doğrultusunda ilgili mevzuat hükümlerine uygun hareket etmekle yükümlü olduğunu, SEDAŞ ve Tüpraş'ın ilgili mevzuat hükümlerini bilerek ve doğru yorumlayarak üstlerine düşeni yapmakla yükümlü olduğunu, Tüpraş'ın iletim ve dağıtım sistemlerine bağlantı ve sistem kullanım hakkında tebliğin dağıtım sisteminden ayrılma başlıklı 11. maddesi gereğince dağıtım sistemine bağlı tesisini sistemden ayırmak istediğinden en az dört ay dağıtım sistemi kullanımını sona erdirmek istediğinde en az ik ay önceden dağıtım şirketine yani SEDAŞ'a yazılı bildirimde bulunması gerektiğini, Tüpraş Yarımca 1 TM'nin OG barasından ayrılmayı istemediğini, 29/12/2010 tarihli ve 3002 sayılı ve sonrasında 3607 sayılı kurul kararıyla güncellenen 24/08/2006 tarihli 875 sayılı EPDK kurul kararının dağıtım şirketleri için tarife uygulanalarına ilişkin usul ve esaslar başlıklı 6 numaralı ekinin çoğu maddesinde dağıtım sistemine bağlı kullanıcılarca her türlü bildirimin dağıtım şirketine yazılı olarak yapılması hükmüne bağlı olduğunu, Tüpraş'ın yazılı bildirimde bulunmadığını, Tüpraş'ın 34,5 tV bağlantısını iptal etmeyerek 154 kV kısımda herhangi bir arızanın olması durumunda 34,5 kV kısmı kullanmak ve sıcak yedek olarak bekletmek istediğini, bu durumda Tüpraş tesislerinin hem SEDAŞ hem de TEİAŞ bağlantısı ve her iki sistem işletmecisi ile imzalamış olduğu anlaşmaların yürürlükten kalktığını, SEDAŞ tarafından davacı kuruluş ile Yarımca 1 TM için imzalanmış olan 60 MW'lık sistem kullanım anlaşmasının 25 MW'ının Tüpraş'ın üretimi, 13 MW'ının da Tüpraş'ın tüketimi için olduğunu belirterek toplam 37 MW'lık kısmın bağlantı anlaşmasından ve sistem kullanım anlaşmasından tenzil edilerek sistem kullanım anlaşmasının 20/08/2010 tarihinden itibaren 25 MW olarak revize edilmesi ve 20/08/2010 tarihinden bugüne kadar tahakkuk ettirmiş bahse konu 37 MW'ın iade edilmesini talep ettiğini, Yarımca 1 TM için 25 MW maksimum enerji alış kapasitesi üzerinden hazırlandığını, sistem kullanım anlaşması imzalanmak üzere SEDAŞ'a gönderildiğini, Tüpraş Yarımca 1 TM'nin OG barasındaki mevcut bağlantısının sonlandırılması yönünde SEDAŞ ile mutabık kalınması ve bu mutabakatın yazılı olarak davacıya bildirilmesi, Yarımca 1 TM'nin OG barasındaki Tüpraş tesislerinin bağlantısının sonlandırılması ve Yarımca 1 TM'de Tüpraş için SEDAŞ'a tahsis edildiği H-12, H ve H-16 nolu hücrelerin tahsisinin kaldırılması gerektiğinin bildirildiğini, SEDAŞ ile anlaşma revize edilinceye kadar tahsis edilen güç üzerinden fiyatlandırma yapıldığını, 34.5 kV'luk hat üzerinden altyapı hizmeti alınması ile ilgili olarak TEİAŞ tan SEDAŞ'a yönelik olarak düzenlenen faturaların bedellerinin Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kabul kararı ile müvekkili kuruluşca geri ödenmesinin iletim sistemini kullanım hizmetinden yararlanan hizmetten sıcak yedek olarak istifade eden Tüpraş tarafından karşılanmasının hukukun gereği olduğunu, Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/423 Esas sayılı dosyası sonucunda taraflarınca ödenen 2.849.214,05 TL alacağın hukuki muhatabının davalı Tüpraş olması gerektiğinden müvekkili kuruluşun davalı Tüpraş nedeniyle ödediği bedele ilişkin alacağın davalı Tüpraş'a rücu ile alacağın Tüpraş'tan tahsilini talep ettiğini arabuluculuk anlaşma sağlanmadığına dair arabuluculuk tutanağının sunulduğunu belirterek davanın kabulü ile 2.849.214,02 TL alacağın davalı Tüpraş'tan rücuen tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı TEİAŞ, SEDAŞ ile 31/03/2010 tarihli sistem kullanım anlaşmasını imzalamış olduğu, sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlık nedeniyle SEDAŞ fazla ödediği 1.556.199,53 TL'nin istirdadı talebiyle TEİAŞ aleyhine Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/423 Esas sayılı davası açtığını, yargılama neticesinde kesinleşen 2014/444 Karar sayılı karar ile davayı kabul ederek mükerrer olarak fazla ödenen 1.556.119,63 TL ana para alacağının davacı tarafça davalıya ödeme tarihleri itibariyle işlemiş olan 230.025,37 TL reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verildiğini, kararın Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/9604 Esas 2018/3164 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğini, TEİAŞ kesinleşen mahkeme kararı gereği ödediği 1.556.119,63 TL ana para, faiz, yargılama gideri, harç olmak üzere toplam 2.849.214,02 KL müvekkili şirketten rücu en talep ettiğini, Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/423 Esas sayılı uyuşmazlığa konu mükerrer olarak fazla ödemenin dayanağı 31/03/2010 tarihli sistem kullanım anlaşmasının taraflarının TEİAŞ ve SEDAŞ olduğu müvekkili şirketin sözleşmenin tarafa olmadığını, davacı TEİAŞ'ın 2014/423 Esas sayılı dosyasının yargılaması sırasında husumet itirazında bulunduğu, kabul görmediği, mahkemenin bu kararı fazla ödemeden davacının sorumlu olduğu teyit ile şirketin husumet itirazının haklılığını ortaya koyduğunu, şirket yönünden taraf sıfatı yokluğu (husumet) nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı, zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, kesin hüküm nedeniyle itirazın kabulü ile davanın reddine, davacının mükerrer ödemeden dolayı sebepsiz zenginleştiğinden bu davadaki taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğundan davanın reddinin gerektiği, müvekkili şirket ile TEİAŞ arasında 20/08/2010 tarihli bağlantı anlaşması yapılmış ve 14/09/2010 tarihinden itibaren ise enerji alış ve verişine başladığını, anlaşma gereği tüm faturaların eksiksiz ödendiğini, davacının bu konuda iddia ve talebinin bulunmadığını belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın öncelikle usule ilişkin taraf sıfatı yokluğu(husumet), zamanaşımı ve kesin hüküm, aksi halde esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın KABULÜ ile 2.849.214,02 TL'nin ıslah tarihi olan 14/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ... " karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını; bu dosya elektrik mühendisleri yerine doğrudan hakimlerin değerlendirebileceği bir dosya olduğunu; gerekirse zamanaşımı, müterafik kusur ve yargılama giderleri yönünden Borçlar Hukukçusu bir uzmandan yeniden rapor alınabileceğini; dosyanın zamanaşımı, müterafik kusur, en geç Mayıs 2011'de olaya taraf tüm tarafların tüm durumdan haberdar olması, iyiniyet ve dürüstlük yönlerinden incelenmesi ve ilk derece kararının kaldırılması gerektiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ister üzerinden enerji ve güç akıyor olsun, ister olmasın, TÜPRAŞ tesisleri ile Teşekkülümüz arasındaki bağlantıyı sağlayan 34,5 kV hatlar ve 14/34,5 kV trafoların devrede tutulması ile davalı lehine, yani onun hizmetine tahsis edilmiş (sıcak yedek olarak emre amade) olması, gerek Teşekkülümüz gerekse dava dışı SEDAŞ aleyhine bahsi geçen altyapı tesislerinin ''sabit bedel''i (fixed cost) üzerinden kaynak kaybına neden olmakta, işbu kaybın ise mezkur hizmetten faydalan davalı tarafça ödenmesi gerektiğini; kaldı ki davalı tarafça bu hususta yapılan yazışmalarda ilgili durumdan kaynaklanacak her türlü sorumluluk yazılı olarak üstlenildiğini beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.

DELİLLER: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2022 Tarih - 2019/523 Esas - 2022/441 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

DAVA; rücuan alacak istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

Dosyanın incelemesinde; dava dışı SEDAŞ'ın davacı tarafından düzenlenen Eylül 2010 - Kasım 2011 tarihleri arasındaki faturalarda eldeki davanın davalısı TÜPRAŞ'ın kullanımına bırakılan 34 kV'lik hatta ilişkin bedellerin de faturalara yansıtıldığı gerekçesiyle TEİAŞ'a açtığı istirdat davası sonunda Kocaeli ATM'nin 15/12/2014 tarih 2014/423 Esas 2014/444 karar sayılı kararı ile SEDAŞ'tan fazla tahsil edilen bedelin faiziyle birlikte TEİAŞ'tan tahsiline karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 23. HD.'nin 15/05/2018 tarih 2015/9604 esas 2018/3164 karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verildiği, davacı TEİAŞ'ın ilam uyarınca dava dışı SEDAŞ'a toplam 2.849.214,02 TL ödeme yaptığı, eldeki dava ile bu ödemenin davalıdan rücuan tahsilini talep ettiği, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince bilirkişi heyetlerinden 11/02/2021, 14/09/2021 ve 05/08/2022 tarihli bilirkişi raporları alındıktan sonra davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.

Uyuşmazlık, "sıcak yedek" olarak kullanılan hatta ilişkin sistem kullanım bedellerinden davalının sorumlu olup olmadığı noktasındadır.

İlk derece mahkemesince bilirkişi heyetinden alınan 11/02/2021 tarihli raporda, davalının 34,5 kV'lik hakkı sıcak yedek olarak tuttuğu, bu bağlantının açılmaması nedeni ile kaynak kaybına sebep olunduğu, davalının kaynak kaybı nedeniyle bedelini ödemesi gerektiği, rücu edilecek miktarın 1.551.371,97 TL olduğu, davacının bu bedeli mükerrer faturalandırdığını belirttikleri, 14/09/2021 tarihli ek raporda bilirkişilerin aynı görüşte olduklarını belirttikleri anlaşılmıştır. Farklı bir heyetten alınan 12/01/2022 tarihli raporda, 34,5 kV'lik hattın TÜPRAŞ'ın güvenliğinin sağlanması amacına yönelik olması nedeniyle giderlerin davalı tarafından karşılanması gerektiği ve rücu edilecek miktarın 1.651.402,07 TL olduğunun belirtildiği görülmüştür. Elektrik-Elektronik Mühendisi ..., Elektrik-Elektronik Mühendisi ... ve SMMM- Bağımsız Denetçi ... tarafından hazırlanan 05/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda; TÜPRAŞ ve TEİAŞ arasındaki 34,5 kV hatlar ile 14/34,5 kV trafoları devrede tutulması ile "sıcak yedek" olarak kullanılan bu bağlantının enerji kaybına neden olduğu ve bu kayıp bedelinin bu hizmeti kullanan TÜPRAŞ tarafından karşılanması gerektiği, davacı TEİAŞ'ın (Eylül 2010 - Kasım 2011) tarihleri arasında Yarımca 1 TM OG Barasından beslendiği iddia edilen Tüpraş'tan kaynaklı 37 MW'lik Demant için Tüpraş'a fatura düzenlemediğini, SEDAŞ'a 1.554.119,63 TL fatura düzenlediği ve tahsil ettiği, Koceli 1. ATM'nin 2014/423 Esas sayılı numaralı davası sonucunda SEDAŞ'a bu bedel (2.649.725,36 TL ödeme + 83.190,13 TL bakiye karar harcı + 26.602,33 TL temyiz harcı + 79.696,20 TL onama harcı) 2.849.214,02 TL olarak geri ödeme yaptığını, Tüpraş'a ait faturaların incelenmesi sonucu söz konusu bedelin Tüpraş'a fatura edilmediği ve tahsilat yapılmadığını, davacının Kocaeli 1. ATM'nin 2014/423 Esas ve 2014/444 Karar sayılı dosyasında dava dışı SEDAŞ'a ödemiş olduğu bedelin davalı TÜPRAŞ'a rücu edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Eldeki uyuşmazlıkta, EPDK'nın 2360 sayılı kurul kararı ile onaylanmış İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama Yöntem Bildirimi'nin 5.14 maddesinde "Dağıtım Şirketi kullanımındaki baraya bağlı fiderlerden bir veya birden fazlasının müstakilen başka bir iletim sistemi kullanıcısı konumundaki kullanıcıyı beslemesi ve bu kullanıcının TEİAŞ'la ilgili Sistem Kullanım Anlaşması imzalamak üzere TEİAŞ'a başvurada bulunulması halinde. Dağıtım Şirketi ile TEİAŞ arasındaki mevcut Sistem Kullanım Anlaşmasının revize edilmesi ve yeni kullanıcı ile imzalanacak Sistem Kullanım Anlaşmasının eşzamanlı ve Madde 4.10 hükümlerine uygun olarak imzalanması zorunludur. Aksi takdirde, bu koşulların sağlanacağı ay da dahil olmak üzere, Dağıtım Şirketi ile TEİAŞ arasındaki mevcut sistem Kullanım Anlaşmasına göre işlemler devam edilir." düzenlemesine karşın, davalının davacı ile yaptığı 154 kV'lik bağlantı anlaşması yapılması aşamasında davalı ile dava dışı SEDAŞ arasındaki bağlantı anlaşmasının eş zamanlı olarak sonra erdirilmemesi ve bu durumun davacı kuruma bildirilmemesi nedeni ile davacının dava dışı SEDAŞ ile aralarındaki 60 kV'lik bağlantı anlaşması içerisinde davalı TÜPRAŞ'ın 34,5 kV'lik hattan kaynaklanan kullanımının da faturalandırıldığı, Kocaeli 1. ATM'nin 2014/423 Esas ve 2014/444 Karar sayılı dosyasında dava dışı SEDAŞ'ın faturalardaki TÜPRAŞ'ın hattı için faturalandırılan ve SEDAŞ tarafından ödenen bedelin iadesinin dava edildiği ve davanın kabul edilip kesinleşmesi üzerine bu kez davacının bu bedelin davalıdan rücuan tahsilini istediği görülmektedir.

Davalı, davaya konu fatura dönemi için dava konusu 34,5 kV'lik hattın sıcak yedek olarak kullanılmadığını, bu konuda dava dışı SEDAŞ ile sözleşme imzalanmak istenmesine rağmen sözleşme yapılmadığını, dava konusu Eylül 2010 - Kasım 2011 döneminden sonra bir süre sözleşme ile hattın sıcak yedek olarak kullanıldığını, sonrasında sözleşmenin sona erdiğini ve borçtan sorumlu olmadığını savunmaktadır. Davacı, davalı TÜPRAŞ'ın 154 kV'lik hatta ilişkin davacı ile sözleşme yapmasına rağmen, mevzuata aykırı olarak SEDAŞ ile olan 34,5 kV'lik sözleşmesini iptal etmediğini ve bu hattın sıcak yedek olarak kullanıldığını, bu nedenle iletim sistemi kullanım bedeli doğduğunu ve faturalandırıldığını, belirterek rücu hakkının olduğunu ileri sürmüştür.

Az yukarıda aktarılan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere, davalı ile dava dışı SEDAŞ veya davacı arasında 34,5 kV'lik hattın sıcak yedek olarak kullanılmasına ilişkin bir sözleşme bulunmamaktadır. Ancak, dava konusu hattın fiilen sıcak yedek olarak kullanıma hazır tutulduğu ve sistemden enerji kaybına neden olduğu anlaşılmaktadır. Başka bir söyleyişle, sıcak yedek olarak emreamade tutulan bu hatta dava konusu fatura dönemi için TÜPRAŞ'ın bakım, onarım, arıza gibi nedenlerle ihtiyacı doğmamış olsa bile bu amaçla sıcak yedek olarak tutulduğu ve sisteme yük bindirdiği ve enerji kaybına neden olduğu, bu durumdan yarar sağlayan tek tarafın da TÜPRAŞ olduğu anlaşılmaktadır.

Yine Kocaeli 1. ATM'nin 2014/423 Esas ve 2014/444 Karar sayılı dosyasında dava dışı SEDAŞ'ın faturalarındaki TÜPRAŞ'ın sorumlu olduğu belirtilen rücua konu miktarın hem SEDAŞ'a hem de TÜPRAŞ'a mükerrer faturalandırıldığı belirtilmiş ise de 05/08/2022 tarihli raporda mükerrer faturalandırma olmadığının belirlendiği anlaşılmıştır.

Diğer yandan, eldeki davanın davacısının Kocaeli 1. ATM'nin 2014/423 Esas ve 2014/444 Karar sayılı dosyasında, davayı davalıya ihbar ettiği, davalının dava dosyasından ve uyuşmazlıktan ve kendisine rücu edilebileceğinden haberdar olduğu, bu nedenle davacının dava dışı SEDAŞ'a ödediği bedel ile birlikte tüm dava ve icra masrafları ile asıl alacağın faiz ve diğer ferilerini de rücu edebileceği anlaşılmıştır.

Bu belirlemelere göre, davalının sıcak yedek olarak tuttuğu hattan kaynaklanan sistem kullanım bedelinden sorumlu olduğu, bu nedenle davacının dava dışı SEDAŞ'a ödediği asıl alacak, faiz, dava ve icra takip giderleri ile vekalet ücreti ve harçları davalıdan rücu edebileceği, ilk derece mahkemesince de davacının dava dışı SEDAŞ'a ödediği bedel ile ferilerine hükmedildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin tüm istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.

Ancak, dava konusu sıcak hat olarak kullanılan 34,5 kV'lik hat ile ilgili davacı ile davalı arasında bir sözleşme bulunmadığı ve taraflar arasındaki 154 kV'lik hatta ilişkin sözleşmenin dava konusu hattı kapsamadığı, davalının sistem kullanım bedelinin öncelikle dava dışı SEDAŞ'tan tahsil edildiği, Kocaeli 1. ATM'nin 2014/423 Esas ve 2014/444 Karar sayılı ilamı ile 34,5 kV'lik hat ile ilgili SEDAŞ'ın sistem kullanım bedelinden sorumlu olmadığının belirlenmesi üzerine davacının tahsil ettiği bedelleri faizi ile dava dışı SEDAŞ'a geri ödediği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı ile davalı arasında 34,5 kV'lik hat ile ilgili bir sözleşme bulunmadığından ve davalı sistem kullanım bedelini davacıya ödemediğinden, davalının davacıya karşı sebepsiz zenginleştiği sonucuna varılmıştır. Bu durumda eldeki davada uygulanması gereken zamanaşımı süresi 6098 sayılı TBK'nın 82. maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresidir.

6098 sayılı TBK'nın 82. maddesine göre; "Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar."

Eldeki davanın, davacının rücu alacaklısı olduğunu kesin olarak öğrendiği Kocaeli 1. ATM'nin 2014/423 Esas ve 2014/444 Karar sayılı ilamının kesinleşme tarihi olan 12/07/2018 tarihinden sonra sebepsiz zenginleşen davalıya karşı 2 yıllık süre (6098 s. TBK m.82) içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince davalının zamanaşımı definin bu nedenle reddi gerekirken, olaya uygun düşmeyen sözleşme zamanaşımı hükümlerine göre zamanaşımı definin reddi doğru olmadığından ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinin HMK'nın 353-(1)-b)-2) gereğince düzeltilmesi gerekmiştir.

Açıklanan bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, kararın HMK'nın 353-(1)-b)-2) ve 355. maddeleri uyarında kamu düzeni gereği kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. )HMK'nın 353. (1). b). 1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,

  2. )Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2022 Tarih . 2019/523 Esas . 2022/441 Karar sayılı kararının HMK'nın 353. (1). b). 2) maddesi gereğince kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,

YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,

a-Davanın KABULÜ ile; 2.849.214,02 TL'nin ıslah tarihi olan 14/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

b-Alınması gerekli 194.629,81-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 48.657,46-TL ve 14.262,00 TL ıslah harcı toplamı 62.919,46 TL harcın mahsubu ile kalan 131.710,35-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

c-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 236.476,42-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

ç-Davacı tarafından yatırılan 44,40-TL başvurma harcı, 48.657,46 TL peşin harç ve 14.262,00-TL ıslah harcı toplamı ‭62.963,86‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

d-Davacı tarafından yapılan 1.149,01-TL müzekkere ve tebligat giderleri ile 6.500,00-TL bilirkişi ücreti ki toplamı ‭7.649,01-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

e-6325 sayılı HUAK 18/A-13,14. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden Kocaeli Arabuluculuk Bürosu 2019/1123 numaralı dosyasında ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücreti, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması halinde haksız çıkacak taraftan tahsil olunacağı düzenlendiğinden davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

f-HMK'nın 120. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından karar kesinleşene kadar yapılacak masraflar mahsup edilerek arta kalan miktar olduğu taktirde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

  1. )İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;

a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 194.629,81 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 48.658,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 145.971,81-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

b-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,

c-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,

ç-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,

d-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

e-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,

İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

15/02/2024

...

Başkan ...

¸e-imzalıdır.

...

Üye ...

¸e-imzalıdır.

...

Üye ...

¸e-imzalıdır.

...

Katip ...

¸e-imzalıdır.

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

temyizsakaryasedaşkabulüvekiliteiaşTazminattüpraşnumarasıTazminat)(Rücuendeliller

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim