Sakarya BAM 7. HD 2022/2568 E. 2024/274 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
bam
2022/2568
2024/274
15 Şubat 2024
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2568
KARAR NO : 2024/274
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :06/07/2022
NUMARASI :2016/856 Esas - 2022/432 Karar
DAVACI :... (T.C.No: ...) - ...
VEKİLİ :Av. ... - ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ :Av. ... - ...
DAVA :Tapu İptali ve Tescil
DAVA TARİHİ :20/06/2016
KARAR TARİHİ :15/02/2024
KR. YAZIM TARİHİ :15/02/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... tarafından ... Sitesinde (Tapuda Kocaeli İzmit Maşukiye'de Elmalık Mevkiinde ... Pafta Nolu ... Parsel Sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilen) 23 adet villa yapıldığını ve büyük çoğunluğunun da üyelerine tapuda devir ve ferağınının yapıldığını, Müvekkilinin, davalı kooperatifin üyesi olduğunu, Nisan 2001 Kooperatif Toplantısında kura çekildiğini, 11 nolu villanın davacıya isabet ettiğini, davacının villanın kooperatif tarafından yapılmayan kısımlarını yaptırdığını, elektriğini, telefonunu bağlattığını ve LPG tankını yerleştirerek 2001 yılından beri bu villada oturmaya başladığını, davacının 25.05.2002 tarihinde davalı kooperatifin yapılan Genel Kurulunda yönetim Kurulunun ihraç kararı onaylandığını, kooperatiften ihraç edildiğini, ihraç kararının, Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2002/757 E., 01.07.2003 tarih ve 2003/797 K. sayılı kararı ile iptal edildiğini, bu kararın da Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2004/1682 E., 08.11.2004 tarih ve 2004/10965 K. sayılı kararı ile onandığını, ihraç kararının iptalinden sonra Kocaeli Valiliğine, işgal ve tecavüzün önlenmesi için davalı kooperatif yetkililerince başvuruda bulunulduğunu, taleplerinin Kocaeli Valiliği'nin Kayıt No:2003/13, Karar No: 2003/10, 01.08.2003 tarihli kararıyla reddedildiğini, davalı kooperatifin diğer üyelerine tapuları verilmişken, davacıya tapu verilmediğini, davalı kooperatifin Kocaeli 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/41 E. sayılı dosyasından davacı aleyhine meni müdahale ve ecrimisil talep ettiğini, dava takip edilmediği için açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davalı kooeratifin, davacıya tapu kaydını bütün bu zaman içinde vermediğini, davacının davalı kooperatifin ortağı/üyesi değilmişçesine davranışlar sergilediğini beyan ederek davalı kooperatif adına kayıtlı bu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının yükümlülüklerini yerine getirmiş olan ve yasal olarak hakları bulunan üyelerine kooperatif üyeliğinden kaynaklı haklarını tanıdığını, davacının kooperatiften ihraç edildiğini, davacının uzun yıllardır ödememekte direndiği aidat borca bulunduğunu, ihracın borçlardan kaynaklandığını, davacının üyeliğinin gerilmişse de aidat borcunu ödemek zorunda olduğunu, davacının toplam borcunun 243.460,00-TL olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın KABULÜ ile;
-... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... ada, ... parsel, ... Blok, Zemin ..., Bağımsız Bölüm ... sayılı davalı adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile; davacı adına tapuya kayıt ve tesciline ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının açıldığı tarihteki duruma ve şartlara göre davasının reddi gerektiğini, zira her davanın açıldığı tarihteki duruma göre karara bağlanacağını, sonradan gelişen değişen durumlara göre hüküm kurulamayacağını, davanın tapu iptali ve tescil talepli olup dava açıldığı tarihteki şartlarda tapu iptali ve tescil şartlarının oluşmadığını, davayı kabul etmemek kaydıyla; birikmiş aidat borcunun depo ettirilmesi kabul edilmezken bunun yaklaşık 6 yıl önceki hesaba göre depo ettirilmesinin de hatalı olduğunu, yerel mahkemenin kurmuş olduğu kararda hukuki zeminde bir gerekçe yer almadığını, kararı tüm yönleriyle irdeleyen bir gerekçe yazılmadığını, yine davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kabul kararında davanın açılmasına davalı kooperatif sebep olmadığından, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin yasa ve hukuka aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/07/2022 tarih, 2016/856 Esas - 2022/432 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.
İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nun 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
- 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun (Koop. K.) 1’inci maddesinde de açıklandığı üzere; kooperatifler ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve ihtiyaçlarını karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan tüzel kişiliklerdir.
Kooperatiflerin yaygın kuruluş amaçlarından birisi de ortaklarının konut ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Bu ihtiyacı karşılamak için kurulan konut yapı kooperatifleri, ana sözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılırlar (Koop. K. m.81).
Kooperatifler Kanunu’nun 23’üncü maddesinde; “Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler” ifadesine yer verilmiştir ve kanunun bu hükmü emredici nitelikte olup, mahkemece resen gözetilmelidir. Bu düzenleme uyarınca ortaklar, bu kanunun kabul ettiği esaslar çerçevesinde eşittirler.
Bilindiği üzere, “eşitlik” kavramın mutlak ve nisbî eşitlik olmak üzere ikiye ayrılır. Kooperatifler Kanunundaki düzenlemeden eşitlik kavramının nasıl uygulanacağı tam olarak anlaşılmamaktır. Bu nedenle mutlak ve nisbî eşitliğin ayırdedici ölçütleri uygulamada ve öğretide tartışılmış, bu kavramın içeriği tanıma kavuşturulmaya çalışılmıştır.
Eşitlik kavramını kooperatif ortaklığı somutunda açıklanacak olursa, mutlak eşitlikten, koşullar ve nedenler ne olursa olsun bütün ortaklara aynı hakların tanınıp, aynı yükümlülüklerin yüklenmesi anlaşılmalıdır. Bir başka anlatımla, ortaklık statüsünden doğan objektif haklara sahip olma ve bunların korunmasını isteme hakkı, mutlak eşitlik kapsamındaki haklardandır (Örneğin aynı pay sayısına eşit oy hakkı tanınması, ortakların kooperatif organlarına aday olmalarına eşit şans ve olanak sağlanması gibi…). Buna karşılık kooperatif ortaklığına bağlı olarak yararlanma ve maddi menfaat sağlamada ortağın eylemli katkısı ve özverisinin gözetilmesi ise nisbi eşitlik ilkesi gereğidir.
Bu itibarla, ortaklıktan kaynaklanan borçlarını yerine getiren bir ortağın, eşit durumda bulunduğu, diğer ortaklara tanınan haklardan kendisinin de yararlandırılmasını istemeye hakkının bulunduğu tabiidir.
Burada hemen belirtmek gerekir ki, kural olarak dava tarihinde borcu olan ortağın tapu iptali ve tescil talebinde bulunamayacağı tartışmasızdır (HGK, 14.06.2013 gün ve 2012/23-1624 E., 2013/839 K.). Fakat kooperatifin diğer üyelerinden davacı ile aynı konumda olup, kooperatife borcu olduğu hâlde bağımsız bölüm tapusunu devir alan üyelerin varlığının tespiti hâlinde, eşitlik ilkesi uyarınca davacının da tapunun devrini talep hakkı doğacağının kabulü gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/23-1910 esas 2018/561 karar sayılı ilamı, benzer yönde Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/5303 esas 2022/4630 karar sayılı ilamı,)
Somut olayda; Davacının davalı kooperatife 01.11.2000 tarihinde ortak olduğu, dosya içerisine sunulan ortaklık senedinden anlaşılmaktadır. Davalı tarafından davacının ortaklıktan 20.02.2002 günlü, 72 numaralı yönetim kurulu kararını onaylayan 25.05.2002 tarihli genel kurul kararı ile ihraç edildiği, davacı tarafından ihraç kararının iptali için açtığı Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/757 esas 2003/797 karar sayılı ilamı ile anılan kararın iptal edildiği, ilgili kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2004/1682 esas ve 2004/10965 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, dava tarihi itibariyle davacının davalı kooperatifin üyesi olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda detaylandırıldığı üzere; yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarına oturabilecek bağımsız bölüm teslim etmektir. Kooperatife karşı parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen, başka bir anlatımla kooperatife borcu bulunan ortakların tapu iptal ve tescil isteme hakları bulunmamaktadır. Ancak 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunun 23. maddesinde karşılığını bulan eşitlik kuralı gereğince kooperatif ortakları hak ve yükümlülüklerde eşit olup, kooperatif aynı durumdaki ortaklarına eşit işlem yapmak zorundadır. Kooperatif, diğer ortaklara borca rağmen konut ya da iş yeri vermiş ise, davacı tarafın da varsa borcuna rağmen kooperatiften konut ya da iş yeri isteme hakkının varlığı kabul edilmelidir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/23-1910 esas 2018/561 karar sayılı ilamı, benzer yönde Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/5303 esas 2022/4630 karar sayılı ilamı) Taraf bunu ileri sürmese bile Kanunun 23’üncü maddesi emredici nitelikte olup, mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerektiğine göre, eşitlik ilkesi gereği diğer ortaklara yapılan devirlerin hangi şartlarda gerçekleştiği mahkemece resen incelenmelidir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/23-1910 esas 2018/561 karar sayılı ilamı)
Dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında bu yönde bir tespit yapılmadığı gibi mahkemece de bu yönde bir araştırma yapılmadığından, mahkemece eksik araştırmayla ve benzer yönde uygulama diğer ortaklar için de söz konusu değilse ödenmeyen aidatların depo edilmesi marifetiyle de tapu iptalinin talep edilmesi mümkün olmadığından(Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/2281 esas 2023/2629 karar sayılı ilamı) depo kararı verilerek davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
O hâlde, Kooperatifler Kanunu’nun 23’üncü maddesine göre kooperatifin, ortakları arasında eşitlik ilkesine uygun davranmak zorunda olduğu gözetilerek, diğer ortaklara hangi şartlarda tapu devrinin yapıldığı hususlarında, genel kurul ve yönetim kurulu kararları ile kooperatif defter, kayıt ve belgeleri üzerinde kooperatif uygulamaları ve mali konularda uzman bir bilirkişi veya bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılıp rapor alınarak, oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmelidir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/23-1910 esas 2018/561 karar sayılı ilamı)
- Kabule göre de; Her davanın açıldığı tarihteki hukuki duruma göre çözümlenmesi medeni yargılama hukukunun temel ilkelerinden olmakla birlikte; dava konusu sübjektif hakka ve dava ile istenen hukuki korumanın durumuna göre farklı tarihlerin de hükümde dikkate alınması mümkündür ve hukuk düzeni bazı davalarda bu şekilde karar verilmesini aramaktadır (örneğin; sürekli iş göremezlik tazminatı, destekten yoksun kalma tazminatı ve edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi davalarında.).
Adına tescil isteyen davacıya düşen sorumluluk, tescil tarihinde gerekli ödemeleri yapmış olmasıdır. Davacı adına yapılmış bir tescilden söz edilemeyeceğine göre, davacının bu talepte bulunması için tescil tarihi itibariyle kooperatife borcu kalmamalıdır. Bu husus, bu tür davaların temel koşuludur. Ne var ki, tescilin sağlanması ilamın infazı ile mümkün olacağından, yargılama aşamasında tescil tarihinin ve dolayısıyla tescil tarihindeki borcun belirlenmesi mümkün değildir. Bu durumda gerek Kooperatifler Kanunu’nun 23 üncü maddesi ile getirilen eşitlik ilkesi gereği ve gerek yukarıda belirtilen kurallar çerçevesinde, borcun belirlenmesi ânı olarak karar tarihine en yakın tarih dikkate alınmalıdır.
Bu durumda mahkemece bilirkişiden karar tarihine en yakın tarih itibariyle davacının kooperatife ödemesi gereken aidat borçları ile bunun fer’ilerinin ve varsa diğer borçların belirlenmesi için rapor alınması ve davacıya bu tutarı ödemesi için süre verilmesi; bu gerekliliğin yerine getirilmesinden sonra tescile karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, usul ve yasaya aykırıdır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/23-1599 esas 2015/1057 karar sayılı ilamı)
Gerekçeli karar başlığında; davalı vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalının istinaf taleplerinin kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 bendi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davalının; İlk derece mahkemesinin kararına ilişkin İstinaf Başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353. (1). a). 6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,
a-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/07/2022 tarih, 2016/856 Esas - 2022/432 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
-
İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,
-
Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359. (4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/02/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59