Sakarya BAM 7. HD 2022/2506 E. 2024/202 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
bam
2022/2506
2024/202
5 Şubat 2024
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2506
KARAR NO : 2024/202
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :13/09/2022
NUMARASI :2022/351 Esas - 2022/1353 Karar
DAVACI :... (T.C.No: ...) - ...
VEKİLİ :Av. ... - ...
DAVALI :... (T.C.No: ...) - ...
VEKİLİ :Av. ... - ...
DAVA :İtirazın İptali
DAVA TARİHİ :16/03/2022
KARAR TARİHİ :05/02/2024
KR. YAZIM TARİHİ :28/02/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında işletme devir sözleşmesi imzalandığını, davalının üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğinden Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2020/32 Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalının itiraz ederek durdurduğunu, arabuluculuk sonucu anlaşma sağlanamadığını, davacının daha fazla zarara uğramaması adına ihtiyati haciz kararı verilmesini, itirazın iptalini, takibin devamını, icra inkar tazminatını talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın KABULÜ ile; Davalı borçlunun Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2022/32 Esas sayılı dosyasına takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
-Davalı itirazında haksız olduğundan asıl alacak miktarı olan 30.000,00 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Uyuşmazlığın tarafları tacir olmayıp uyuşmazlık ticari değildir. Dava görevsiz mahkemede açılmıştır. Görevli yargı yeri Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Takibe konu alacak likit olmayıp yargılama neticesinde belirli hale gelecek alacaklardandır. Bu nedenle %20 tazminata karar verilmesi hukuka aykırıdır. Usule aykırı ve deliller yeterince araştırılmadan, davalı müvekkile savunma imkanı verilmeden, yanlış hukuksal gerekçelere dayanarak karar verilmiştir" beyanı ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/09/2022 tarih, 2022/351 Esas - 2022/1353 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; taraflar arasında işletme devir sözleşmesi imzalandığı, davalının sözleşme gereğince üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, bunun üzerine davacı tarafından davalı aleyhine Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2020/32 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edildiği, itiraz üzerine duran takibin devamı için eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince açılan davanın kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Madde metninde de açıkça belirtildiği üzere takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı genel mahkemede açılır ve genel hükümlere göre görülür. Alacaklı bu davada genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava etmektedir.
İtirazın iptali davası, itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Öyle ki, genel hükümlere göre harca tabi olan itirazın iptali davasında alacaklı taraf isterse takip talebinde bulunurken yatırmış olduğu binde beş harcı geri alabilir ve itirazın iptali davası harcına mahsubunu isteyebilir (492 sayılı Harçlar Kanunu m. 28/a, 29/I, III).
Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.
Diğer taraftan, İİK’nın 67. maddesinin son fıkrasında alacaklının itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açmamışsa umumi hükümler dairesinde alacağını dava etme hakkının saklı olduğu ifade edilmiştir. Bu da bir yıllık süre içinde açılan itirazın iptali davası ile süre geçirildikten sonra açılan alacak davaları arasında her ikisi de genel hükümlere tabi olmakla birlikte ispat yöntemleri ve hukuki sonuçları bakımından bir fark olduğunu ortaya koymaktadır. Zira süresi içinde açılan dava itirazın iptali davasıdır ve itirazın iptali davasının kazanılması hâlinde borçlunun itirazı iptal edilmiş olur. Bunun üzerine alacaklı itiraz üzerine durmuş olan icra takibine devam edilmesini isteyebilir. Süresinden sonra açılan davada ise itirazın iptali değil alacağa hükmedilmesi istenecektir ve verilen kararın takibe etkisi bulunmamaktadır. Şu durumda itirazın iptali davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu alacak olduğunda ve itirazın iptali davası için bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.
Genel hükümlere göre her türlü ispat olanağının varlığı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır (HGK 2017/(19)11-1309 e. 2021/377 k. Sayılı ilamı).
Ticari işletme, içerdiği malvarlığı unsurlarının devri için zorunlu tasarruf işlemlerinin ayrı ayrı yapılmasına gerek olmaksızın bir bütün hâlinde devredilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir. Aksi öngörülmemişse, devir sözleşmesinin duran malvarlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını, ticaret unvanı ile diğer fikrî mülkiyet haklarını ve sürekli olarak işletmeye özgülenen malvarlığı unsurlarını içerdiği kabul olunur. (6102 sayılı TTK’nın 11/3.maddesi)
Bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur. (6098 sayılı TBK’nın 202/1.maddesi)
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde mutlak ticari davalar düzenlenmiş, TTK'nın 4/(1)-c. maddesi düzenlemesi gereğince 11/01/2011 tarihli 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203. maddelerinde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava olduğu hüküm altına alınmıştır. Özellikle burada vurgulanması gereken TBK'nın 202 ve 203. maddelerinde bir işletmenin devri ya da birleşmesi ve şekil değiştirilmesinden sözedilmiş, buna karşın işletmenin ticari işletme veya esnaf işletmesi olduğu hususunda bir ayrıma gidilmemiştir.
Açıklanan gerekçelerden de anlaşılacağı üzere, mutlak ticari davalardan olduğu TTK'nın 4/(1)-c. maddesinde düzenlenen TBK m. 202 uyarınca işletme devrine ilişkin uyuşmazlıklar bakımından işletmenin türünün ticari işletme ya da esnaf işletmesi olduğuna bakılmaksızın TBK'nın 202 ve 203.maddelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu kabul edilmelidir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 2021/469 esas, 2021/1497 karar sayılı ilamı)
Eldeki davada; TBK'nın 202 ve 203. maddelerinde bir işletmenin devri ya da birleşmesi ve şekil değiştirilmesinden söz edildiği, buna karşın işletmenin ticari işletme veya esnaf işletmesi olduğu hususunda bir ayrıma gidilmediği, TTK'nın 4/(1)-c. maddesinde düzenlenen TBK m. 202 uyarınca işletme devrine ilişkin uyuşmazlıklar bakımından işletmenin türünün ticari işletme ya da esnaf işletmesi olduğuna bakılmaksızın TBK'nın 202 ve 203.maddelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu, davacı tarafından davalı aleyhine davaya konu edilen “İşletme Devir Sözleşmesi”ne dayanarak, Sakarya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2022/32 sayılı takip dosyası ile ilamsız takip başlatıldığı, başlatılan takipteki ödeme emrinin davalıya 31.01.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalının ödeme emrine 07.02.2022 tarihinde 2004 sayılı yasanın 62.maddesindeki yedi günlük sürede itiraz ettiği, itiraz dilekçelerinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, eldeki bu davanın 16.03.2022 tarihinde 2004 sayılı yasanın 67.maddesindeki bir yıllık sürede açıldığı, Sakarya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2022/32 sayılı takip dosyasına dayanak edilen “İşletme Devir Sözleşmesi” incelendiğinde, sözleşmenin taraflar arasında imzalandığı, devre konu işletmenin “...” adresinde olduğu, dosyaya gelen 30.03.2022 tarihli Gümrükönü Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün yazı cevabına göre anılan adreste davalının faaliyet gösterdiğinin tespit edildiği, davalının takip dosyasına yaptığı itiraz içeriğinde de devri kabul ettiği nazara alındığında bu durumda davacının sözleşme gereği üzerine düşen devir borcunu yerine getirdiği, davalının sözleşme gereği devri bedeli olan 50.000,00 TL’nin 20.000,00 TL’sini 01.06.2020 tarihinde ödediği, kalan 30.000,00 TL’yi ise 30.12.2021 tarihinde ödemesinin gerektiği, ancak dosyaya ödemeye ilişkin bir belgenin sunulmadığı, dolayısıyla davacının davalıdan sözleşme gereği 30.000,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla, 6098 sayılı TBK’nın 117.maddesine göre; borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş ise bu günün geçmesiyle borçlu temerrüde düşmüş olacağından, eldeki olayda 30.000,00 TL’nin ödeneceği gün sözleşmede taraflarca açıkça kararlaştırılmış olup, borcun ödenmesi gereken gün olan 30.12.2021 tarihinde borcun ödenmediği anlaşılmakla, 31.12.2021 tarihinden itibaren davalı temerrüte düşmüş olup davacı bu tarihten itibaren faiz talep edebilecektir. Buna göre davacının 31.12.2021 - 03.01.2022 arasındaki 3 gün için yıllık %9 faiz uygulanarak %0,073972602739726 oranında faiz talep edebileceği, buna göre takip tarihi olan 03.01.2022 tarihine kadar 22,19 TL faize hak kazandığı, ancak davacının takipteki talebinin 7,40 TL olduğu gözetilerek, ilk derece mahkemesince tüm bu hususlar gözetilerek açılan davanın kabulü şeklinde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hukuki değerlendirme ve varılan sonucun yerleşik Yargıtay İçtihatlarına ve Daire'mizin uygulamalarına da uygun olduğu, yapılan tahkikatın yeterli ve ilk derece mahkemesi gerekçesinin davalının istinaf nedenlerini karşılar nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, davalının istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında; davacı vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
HMK'nın 353/1. b.1 maddesi uyarınca; davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
-
İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 2.049,81. TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 512,45. TL'nin mahsubu ile kalan 1.537,36. TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
-
İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
-
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/02/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20