Sakarya BAM 7. HD 2022/2555 E. 2024/184 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
bam
2022/2555
2024/184
1 Şubat 2024
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2555
KARAR NO : 2024/184
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :12/04/2022
NUMARASI :2021/362 Esas - 2022/239 Karar
DAVACILAR :1-... (T.C.No: ...) - ...
:2-... (T.C.No: ...) - ...
:3-... (T.C.No: ...) - ...
:4-... (T.C.No: ...) - ...
:5-... (T.C.No: ...) - ...
:6-... (T.C.No: ...) - ...
VEKİLİ :Av. ... - ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ :Av. ... - ...
DAVA :İtirazın İptali
DAVA TARİHİ :07/07/2021
KARAR TARİHİ :01/02/2024
KR. YAZIM TARİHİ :05/02/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Kayıplar Tarım Kredi Kooperatifi'nin Kandıra İcra Dairesi'nin 2018/819 E. sayılı dosyasıyla davacıların murisi ... aleyhine icra takibine başlatıldığını, takibin dayanağının 2279 sayılı Kayıplar Tarım Kredi Kooperatifinin alacaklısı bulunduğu 1558 sözleşme numaralı ve 20.05.20115 tarihli genel kredi sözleşmesi olduğunu, taraflarınca başlatılan takibe ilişkin Kandıra İcra Hukuk Mahkemesi'nde takibe dayanak genel kredi sözleşmesinin TKB 583. maddesinde tarif edilen müteselsil kefalete ilişkin şekli koşulları içermediğinden geçersiz bulunduğuna dair şikâyet yoluna başvurulduğunu, Kandıra İcra Hukuk Mahkemesi 2020/24 E. - 2020/42 K. sayılı kararı ile takibe dayanak sözleşmeye göre davacıların murisi ...'ın müteselsil kefil sıfatının olmadığı gerekçesiyle ... bakımından takibin iptaline karar verildiğini, Kandıra İcra Dairesi'nin 2018/819 sayılı takipte haciz uygulanması nedeniyle davacılar murisi ... icra tehdidi altında davalı 2297 sayılı Tarım Kredi Kooperatifi'ne 06.09.2019 tarihinde 25.000,00-TL hat ödeme yapmak zorunda kaldığını, ...'ın mirasçıları olan davacılar adına borçlu olunmadan ödenen bu paranın iadesi için Kandıra İcra Dairesi'nin 2021/56 E. sayılı takibi ile icra takibine başlamış ve faizi de Kandıra İcra Hukuk Mahkemesi'nin takibi iptal ettiği tarih olan 07.10.2020 tarihinden itibaren talep edildiğini ancak başlatılan bu takibin borçlunun itirazı ile durduğunu, davacıların murisi ... bakımından takip iptal edilmiş bulunması nedeniyle ödediği paranın istirdadını istemek mirasçılarının yasal hakkı olduğunu, buna ilişkin icra takibine itiraz etmekte davalı Kooperatifin kötü niyetli olması nedeniyle iş bu itirazın iptali davasının açılması zorunluluğu doğduğunu, açıklanan nedenlerle, Kandıra İcra Dairesi'nin 2021/56 sayılı takibe ilişkin itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, takip çıkış miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmektedir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların, davalı kooperatifin asıl borçlu ... ile yaptığı genel kredi sözleşmesinde kefil olarak yer aldığını ancak kefilliğin geçersiz olduğundan bahisle Kandıra İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/24 E sayılı dosyası ile dava açtıklarını, davanın ilk derece mahkemesince kabul edildiğini ancak henüz kesinleşmediğini, dosyanın istinafta olduğunu, bunun üzerine davacıların Kandıra İcra Hukuk Mahkemesi'nin kesinleşmemiş ilamına dayalı olarak iş bu davayı ikame ettiklerini ancak açılan iş bu davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, öncelikli olarak davacıların kesinleşmemiş mahkeme ilamına dayanarak iş bu davayı ikame ettiklerini, esasında mahkeme ilamı kesinleşmediği için davacı tarafın iş bu davayı açmaya hakkı olmadığını, dosyanın halen istinafta olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması durumunda davacıların hiçbir yasal dayanağı kalmayacağını, dolayısıyla davacıların varsayımsal verilerle yalnızca adalet sistemini meşgul ettiklerini, davacıların iş bu davayı ikame etmesinin hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, her halükarda davacıların murisi bir ödeme yapmışsa dahi bunu talep edebileceği kurum davalı kooperatif olmadığını, asıl borçlunun ... olduğunu, davalı kooperatifin alacaklı olduğunu, davacıların yapılan sözleşmede kefil sıfatıyla yer aldığını, yapılan bir ödeme de var ise bu ödemeyi asıl borçlu adına yapıldığını, dolayısı ile davalı kooperatifin iş bu davada taraf sıfatı bulunmadığını, davacılar bir ödeme yapmış ise bu ödemeyi asıl borçlu ...'ten rücu edebileceklerini, davacıların tamamen kötü niyetle hareket ettiklerini, davalı tarafın murisi 20.05.2015 tarihinde davalı kooperatife gelerek bizzat kendi imzası ile asıl borçlu ...'e kefil olduğunu, davacıların murisinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, dolayısı ile geçen bu süre içinde davalı kooperatiften faydalandığını, o halde geçen süre içinde sözleşmenin geçersizliği ileri sürülmediğini, borcun ödenmesinde temerrüde düşülmesi ile bu kez kefaletin geçersizliği iddia edildiğini, kefalet sözleşmesinde kefil olunan kişiden şahsi pak talebinde bulunulabilir. Rızaen ödenen ve asıl borçlu adına ödenmiş bulunan bir bedelin alacaklıdan talep edilmesi söz konusu edilemeyeceğinden sebeple yukarıda da belirtildiği üzere davacının talep ettiği bedel ancak asıl borçludan rücuen talep edebileceği, açıklanan sebeplerle, haksız ve hukuki mesnetten yoksun iş bu davanın reddine, takip konusu miktarın %20'sinden az olmamak üzere icra tazminatının davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmektedir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "...Davanın Kısmen Kabul Kısmen reddi ile Kandıra İcra Müdürlüğünün 2021/56 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 25.000,00.-TL asıl alacak üzerinden devamına,
Asıl alacağa takip tarihi itibariyle yasal faiz uygulanmasına..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda iptal edilen icra takibi esnasında yersiz ödenen bedelin geri istenmesine dair icra takibine, ödemenin yersiz olduğu, icra takibinin mahkeme kararıyla iptal olduğunu bilmesine rağmen icra takibine itiraz ederek takibin durmasına neden olmasında aranmamasına rağmen kötü niyetin dahi mevcut olduğunu, yerel mahkeme icra inkar tazminatı talebini gerekçesiz bıraktığını, yersiz ödemenin yapıldığı tarihten itibaren faiziyle birlikte istirdatını istemenin mümkün olduğunu, hatta davalı/borçlu kooperatifin tacir olup ticari faiz istemek mümkünse de adi faiz talep edildiğini, işlemiş faiz talebinin reddedilmesinin yerinde olmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme ilamı kesinleşmediği için davacı tarafın iş bu davayı açmaya hakkı olmadığını, yerel mahkeme davayı kabul gerekçesinde TBK 583. maddesindeki hükümlere atıfta bulunarak iş bu davayı kabul ettiğini ancak yerel mahkemenin kabul ettiği gibi bir husus var olarak kabul edilse bile burada davalı Kooperatife sorumluluk yüklenemeyeceğini, davacı tarafın müracaat edeceği kişinin davalı kooperatif değil dava dışı ... olması gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/04/2022 tarih, 2021/362 Esas - 2022/239 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava itirazın iptali talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.
İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nun 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacıların murisi olan ...’ın dava dışı asıl borçlu ...’in davalı ile imzaladığı 25.05.2015 tarihli ... numaralı kredi sözleşmesine kefil olarak imza attığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı tarafından Kandıra İcra Dairesinin 2018/819 sayılı takip dosyası ile davacıların murisi hakkında takip başlatıldığı, muris tarafından takibin geçersiz olduğundan bahisle şikayet yoluna başvurulduğu, Kandıra İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/24 esas 2020/42 karar sayılı kararı ile takibin iptaline karar verildiği, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2021/1006 esas 2021/1467 karar sayılı ilamı ile kararın kaldırıldığı, daha sonra Kandıra İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/15 Esas 2022/34 Karar sayılı ilamı ile yine takibin iptaline karar verildiği ve anılan kararın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2022/1681esas 2023/213 karar sayılı ilamı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilerek kesinleştiği, davacılar tarafından murisleri adına başlatılan takip devam ederken yapılan ödeme olan 25.000,00 TL’nin iadesi için Kandıra İcra Müdürlüğünün 2021/56 sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı, mahkemece talebin kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Kefalet sözleşmesi alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisidir. Kefalet sözleşmesi kişisel bir teminat sözleşmesidir. Diğer sözleşmeler gibi kefil ile alacaklının karşılıklı ve birbirine uygun iradelerinin birleşmesi ile meydana gelir. Bu sözleşme ile kefil, asıl borçlunun borcunu alacaklıya karşı ifa edememesi tehlikesini kişisel olarak üstlenmektedir.
Türk Borçlar Kanunu 583.maddesindeki şekil unsuru geçerlilik unsurudur. Yani kefalet sözleşmesinin geçerli olarak kurulabilmesi için; sözleşmenin yazılı olması, kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihinin belirtilmesi, kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Aksi halde kefalet sözleşmesi geçersiz olacaktır. Anılan düzenlemeden anlaşıldığı üzere şekle uymamanın yaptırımı kesin hükümsüzlüktür. Bu geçersizlik hakim tarafından resen dikkate alınır. Hakim, Türk Hukukunu re’sen uygular (HMK. 33. madde). Mahkeme emredici düzenlemelerinin gereğini yerine getirmek zorundadır (Yargıtay HGK. 13/03/2013 tarihli 2013/802 Esas - 2013/347 sayılı Kararı).
Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. (6098 sayılı yasanın 77/1.maddesi)
Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. (6098 sayılı yasanın 117/1-2.maddesi)
Somut ... yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa; Davacıların murisinin, dava dışı asıl borçlu ...’in davalı ile imzaladığı 25.05.2015 tarihli ... numaralı kredi sözleşmesine kefil olarak imza attığı görülmüştür. Yukarıda detaylandırıldığı üzere; 6098 sayılı yasanın 583.maddesinde kefalet sözleşmesinin şekline yer verilmiş, buna göre; kefalet sözleşmesinin geçerli olarak kurulabilmesi için; sözleşmenin yazılı olması, kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihinin belirtilmesi, kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Aksi halde kefalet sözleşmesi geçersiz olacaktır.
Dosyaya gelen 25.05.2015 tarihli ... numaralı kredi sözleşmesine ve 01.03.2022 tarihli raporda yapılan tespitlere göre; davacıların murisi ...’ın anılan sözleşmedeki “kefalet tarihi” başlıklı kısmın boş olduğu, dolayısıyla kefalet sözleşmesinde kefalet tarihinin yazmadığı görülmüş olup, anılan sözleşmenin 6098 sayılı yasanın 583.maddesindeki şekle uyulmadan yapıldığı, anılan maddedeki şekil şartının geçerlilik şekil olduğu göz önüne alındığında anılan sözleşmenin geçersiz olduğu, Kandıra İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/24 esas 2020/42 karar (kaldırma sonrası 2022/15 Esas 2022/34 Karar)sayılı dosyanın takibin iptaline yönelik şikayet davası olduğundan eldeki takibin ve davanın açılmasına engel teşkil etmeyeceği, kesinleşmesinin gerekmediği anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan 01.03.2022 tarihli rapordaki tespitlere göre; davacıların murisi adına, aleyhine davalı tarafından başlatılan takip derdest iken kredi kapsamında 06.09.2019 tarihinde icra tehdidi ile 25.000,00 TL ödediği, anılan ödemeye esas teşkil eden kefalet sözleşmesinin az yukarıda belirtildiği üzere geçersiz olduğu, geçersiz sözleşmeye dayanılarak yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edilebileceği, 6098 sayılı yasanın 117/2.maddesine göre temerrütün sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği 06.09.2019 tarihi itibariyle gerçekleştiği, buna göre takip tarihi olan 10.03.2021 tarihine kadar işlemiş yasal faizin (551 günx9/365=%13,58 faiz oranından 25.000,00x13,58/100=3.396,58 TL) 3.396,58 TL olduğu, davacının takipteki talebinin 962,50 TL olduğu, dolayısıyla davacının faiz talebinin yerinde olduğu, ayrıca davacıların murisinin yaptığı ödemenin likit olduğu ve davalının itirazında haksız olduğu nazara alındığında, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; davacıların ve taraf vekillerinin adresinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.
Anılan sebeplerle davacı tarafın istinaf talebinin kabulüne davalının istinaf taleplerinin reddi ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başka delil olmadığından 6100 sayılı yasanın 353/1-b-2 maddesi gereği yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;
-
HMK'nın 353/1. b.1 maddesi uyarınca; davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
-
Davacının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN KABULÜNE, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/04/2022 tarih, 2021/362 Esas ve 2022/239 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1. b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA,
YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,
a-Davanın Kabulü ile davalının Kandıra İcra Müdürlüğünün 2021/56 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,
b-Davalı itirazında haksız olduğundan asıl alacak miktarı olan 25.000,00-TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine
c-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00-TLvekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
ç-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.707,75-TL harçtan peşin harç olarak alınan 443,38.-TL nin mahsubu ile 1.264,37-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
d-Davacı tarafından sarf edilen posta masrafları 60,00-TL, bilirkişi ücreti 1.200,00-TL olmak üzere toplam 1260,00-TL yargılama giderinin peşin harç olarak yatırılan 443,38-TL ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
e-Hazine tarafından karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
f-HMK.nın 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının talep halinde davacıya iadesine,
- Davalının istinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
a)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
b)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.773,50-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 426,94-TL'nin mahsubu ile kalan 1.346,56-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
c)Davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
ç)Davalının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,
- Davacının istinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
a)İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye gelir kaydına,
b)İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,
c)Davacı tarafından yapılan 220,70-TL İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harcı ile 165,60-TL istinaf kanun yolu masrafı olmak üzere toplam 386,30TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
ç)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
d)Davacının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine,
- Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/02/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20