Sakarya BAM 7. HD 2022/2494 E. 2024/132 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
bam
2022/2494
2024/132
30 Ocak 2024
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2494
KARAR NO : 2024/132
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/06/2022
NUMARASI : 2021/540 Esas - 2022/412 Karar
DAVACI : ... (T.C. NO: ...) - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : HÜMANAZ TEKSTİL MAĞAZACILIK LOJİSTİK İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA TÜRÜ : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 19/10/2021
KARAR TARİHİ : 30/01/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 16/02/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalının, davacıya 28/04/2021 tarihli sözleşme ile mağaza devrettiğini, davacıya 50.000,00 TL haksız fesih bedeli ve peşin alınan 5.000,00 TL'yi ödemesi gerektiğini, sözleşme uyarınca verilen iki adet 30.000,00 TL ve bir adet 35.000,00 TL bedelli senetlerin Kocaeli İcra Dairesinin 2021/93968 esas sayılı dosyası ile takibe konu edildiğini, ancak davalı tarafça sözleşmenin feshedilmiş olması nedeniyle borçları olmadığını beyan ederek; takibe konu edilen üç adet senet nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; 28/04/2021 tarihli protokolde senetlere atıf yapılmadığını, bonların mücerret borç ikrarı içerdiğini, davacı ile dava dışı ...'nun davalıya ait mağazayı devraldıklarını, ancak mağazadaki 111.432,00 TL'lik malı kaçırdıklarını ve davalıya ödeme yapmadıklarını, mağazayı kapattıklarını ve bu sürede şahıslara ulaşamadıklarını beyan ederek davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın REDDİNE,
- Davalı yanın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı tarafın kusuru nedeni ile davacı sözleşme gereği ifasını gerçekleştirmesi imkansızlaştığını; davalı taraf, davacı ile yaptığı devir sözleşmesine uymadığını; Mağazayı resmi şekil şartlarına uyarak teslim etmediğini; Davalı taraf, Devletimizin COVID-19 sebebi ile sokağa çıkma yasağı ilan etmesinin bedelini davacıdan tahsil etmek istediğini; senetlerin Protokole bağlandığını davalı taraf aslen ve tanıklarının anlatımı ile tereddüte yer bırakmaksızın kabul ettiğini; davalı taraf senetlerin karşılığı olarak müvekkile herhangi bir mal tesliminde bulunmadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; HMK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası ve TMK’nın 6. maddeleri uyarınca borçlunun bononun bedelsiz olduğunu ispat etmesi gerektiğini; somut olayda davacı taraf davaya konu senedin davalıdan devraldığı mağazaya ilişkin olarak verildiğini ve bu senetten dolayı davalıya herhangi bir borcu olmadığını yazılı delillerle ispatlamak zorunda olup, bu hususu ispatlayamadığı gibi taraflarca akdedilen sözleşmenin feshedildiğine dair bir delil de dosyaya ibraz etmediğinden yerel mahkemenin kararı usul ve yasaya uygun olduğunu beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.
DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/06/2022 Tarih - 2021/540 Esas - 2022/412 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
DAVA; menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davalı alacaklının düzenleyeni davacı, lehtarı davalı, düzenleme tarihleri 28/04/2021, vade tarihleri 25/06/2021-25/07/2021, bedelleri 35.000,00 TL ve 30.000,00 TL olan ve nakden kaydı bulunan 2 adet bonoya dayalı olarak Kocaeli İcra Dairesi'nin 2021/106344 esas sayılı dosyasında, düzenleyeni davacı, lehtarı davalı, düzenleme tarihi 28/04/2021, vade tarihi 25/05/2021, bedeli 30.000,00 TL olan ve nakden kaydı bulunan bonoya dayalı olarak Kocaeli İcra Dairesi'nin 2021/93968 esas sayılı kambiyo senetlerine özgü ödeme emri ile icra takibi başlattığı, davacının eldeki dava ile 28/04/2021 tarihli sözleşme ile davalı iş yerinin 100.000,00 TL'ye satın alındığını, 5.000,00-TL'nin peşin ödendiğini, kalanı için takip konusu bonoların verildiğini, sözleşmede bonoların verilmesi sebebinin yazılı olduğunu, davalının sözleşmeyi fesih etmesi nedeniyle bonoların bedelsiz kaldığını belirterek borçlu olmadığının tespitini istediği, davalının iş yerini davacı, dava dışı ... ve dava dışı ...'ye satıldığını, bu kişilerin devlet memuru olması nedeniyle mağaza işletemeyeceklerinden dükkanın ...'nün eşi dava dışı ...'ye satıldığını, mağazanın ve içindeki 111.432,00 TL'lik malın davacı ile birlikte dava dışı ...'ye teslim edildiğini, bu kişilerin malları teslim aldıkları halde ödeme yapmadıklarını belirterek davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince bononun çift tarafları talil edildiği ve ispat yükünün davacıda olduğu, davacının borçlu olmadığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, davacının takip konusu bonolar nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasındadır.
4721 sayılı TMK'nın 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla yükümlüdür.
6100 sayılı HMK'nın 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklindedir.
Menfi tespit davasında da anılan Yasa hükümlerindeki ispat yüküne ilişkin kuralın uygulanması gerekir. Buna göre, menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davalıya düşer. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3521 Esas 2019/1844 Karar sayılı ilamı).
Bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespitini içeren davada ispat yükü, kural olarak senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı "malen" kaydıyla ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakten" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin talili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir.
Eldeki uyuşmazlıkta; taraflar arasındaki 28/04/2021 tarihli sözleşmede, davalıya ait dükkanın 100.000,00 TL bedelle davalıya satıldığı, 5.000,00-TL'nin peşin ödendiği, kalanı için takip konusu bonoların düzenlendiği yazılı olduğuna göre ispat yükü bonolar nedeni ile alacaklı olduğunu ileri süren davalı olan lehtardadır.
Davalı, sözleşme sonrasında, sözleşmeye konu dükkandaki 111.432,00 TL'lik malın davacı ile birlikte dava dışı ...'ye teslim edildiğini ileri sürmüştür. Gerçekten, davalı tarafından sunulan 17/05/2021 tarih, ... nolu 18.790,00 TL bedelli, 17/05/2021 tarih, ... nolu 71.312,40 TL bedelli ve 17/05/2021 tarih, ... nolu 21.830,00 TL bedelli faturalara göre, fatura içeriği malların sözleşmeye istinaden davacı ... ile ... tarafından teslim alındığına dair imzaların bulunduğu, faturalara göre toplam 111.932,40 TL'lik mal teslim edildiği, bu durumda bonoların bedelsiz olmadığı anlaşılmıştır. Davacının sözleşmenin feshi ile birlikte malların davalıya iade edildiğini de ispat edemediği, böylelikle davalının bonolar nedeniyle alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın bu nedenle reddi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmadığından, davacının istinaf isteminin reddine, kararın kamu düzeni gereğince kaldırılmasına ve davanına açıklanan gerekçelerle reddine karar vermek gerekmiştir.
Gerekçeli karar başlığında; taraf vekilleri ile davalı şirketin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle esastan reddine, yerel mahkemenin kararının kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
)Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
-
)Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/06/2022 Tarih . 2021/540 Esas . 2022/412 Karar sayılı kararının HMK'nın 353. (1). b). 2) maddesi gereğince kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,
YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,
a-Davanın REDDİNE,
b-Davalı yanın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
c-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 80,70 TL harcın davacıdan alınmasına,
ç-Adli yardım talebi ile karşılanan ve posta gideri olarak kullanılan 30,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
d-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 12.975,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
e-Hazine tarafından karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
- )İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
b-Başlangıçta adli yardım nedeniyle alınmayan 1.169,40-TL İstinaf Kanun Yoluna Başvurma davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
c-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
ç-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine,
d-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
e-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
f-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/01/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20