Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
bam
2024/1329
2024/1173
16 Eylül 2024
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1329 - 2024/1173
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1329
KARAR NO : 2024/1173
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/05/2024 tarihli tensip zabtı (9) nolu ara karar
NUMARASI : 2024/274 Esas
İHTİYATİ TEDBİR
TALEP EDEN/DAVACI : GRİ YAPI DENETİM LİMİTED ŞİRKETİ ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : MEROSA ULUSLARARASI DANIŞMANLIK DIŞ TİCARET A.Ş....
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Konkordato Çekişmeli Alacak
TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir
DAVA/TALEP TARİHİ : 10/05/2024
KARAR TARİHİ : 16/09/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 16/09/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil Gri Yapı Denetim Limited Şirketi ile davalı şirket arasında akdedilen 09.05.2017 Tarihli Yapı Denetimi Hizmet Sözleşmesi (Yibf No:137808) ile davalı şirkete ait İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, İnkılap Mah. Küçüksu Cad. Ümraniye adresinde bulunan ve tapunun F22D23A3A pafta, 2417 ada, 2 parsel numarasına kayıtlı arsa üzerine yapılacak bodrum katları dahil 49 kat, toplam 91163 m2 inşaat alanına sahip yapının, yapı denetim kuruluşu tarafından projelerinin incelenmesi, ruhsata ve eklerine uygun olarak yapılmasının denetlenmesi hizmeti verilmesi konusunda anlaşıldığını, sözleşme uyarınca yapının bitirilmesi için öngörülen süre 12 ay olmasına rağmen davalı yanca edimleri yerine getirilmediğinden 03.01.2019 tarihli Fesihli Seviye Tespit Tutanağı ile (ektedir) davalı tarafla akdedilen sözleşme feshedildiğini, işbu sözleşme uyarınca, davalı tarafça müvekkile ödenmesi gereken sözleşme bedeli 1.948.609,13-TL olduğunu, proje inceleme hakedişi olan 229.935,58-TL davalı tarafından müvekkile ödenmiş olup sözleşme bedelinden kalan bakiye olan 1.718.673,25-TL'nin müvekkile ödenmemesi üzerine davalı-borçlu hakkında Sakarya 4.İcra Müdürlüğü'nün 2021/3963E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, müvekkilce 2.001.336,14-TL alacak bildirimi yapılması üzerine, borçlu-davalı şirket yetkilisi tarafından müvekkil şirkete 198.368,40-TL borçlu oldukları bildirilmesi nedeniyle müvekkilin 1.802.967,74-TL alacağı çekişmeli alacak haline geldiğini, müvekkilin hak kaybına uğramaması bakımından, çekişmeli hale gelen ve iş bu davanın konusunu teşkil eden 1.802.967,74-TL alacağının, Sakarya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/544E.-2024/79K. Sayılı dosyasında konkordato projesinin tasdikine ilişkin kararda belirtilen taksit tarihlerinde mahkemece gösterilecek bir banka hesabına bloke edilmesi ile İİK. 308/b-2 fıkra hükmü gözetilerek bu yönde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ 14/05/2024 TARİHLİ TENSİP ARA KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... davacının İİK 308/b-2 maddesi kapsamında çekişmeli alacağı için bankaya para yatırılması ve kendisine ödenmesi talebinin reddine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı/tedbir talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı/tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Müvekkilin dava konusu alacağı Yapı Denetimi Hizmet Sözleşmesi'nden kaynaklanan alacak olup, dava konusu talebimiz bir miktar alacağın tespit ve tahsilini içermekte ve mahiyeti itibarıyla ticari nitelik arz etmektedir. 6102 sayılı yasanın 5/A maddesi uyarınca söz konusu talebimize ilişkin davamız, dava şartı olarak arabuluculuğa tabi işlerden olup, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur ve bu aynı zamanda 6100 sayılı HMK gereği dava şartları arasında sayılmaktadır. Ayrıca, dava şartı olan işbu arabuluculuk ile ilgili tarafımızca Uyap üzerinden dava şartı arabuluculuğa başvurulmuş, Arabuluculuk Merkezi tarafından da arabuculu görevlendirilmiştir. Başvurunun dava şartı kapsamında olmadığı yönünde arabulucu tarafından da herhangi bir değerlendirme ve itiraz da olmamıştır. Dava konusu konkordato çekişmeli alacak talebimiz, iki tarafı tacir olan, ticari dava niteliğindeki konkordato davasından kaynaklanan ve konkordato davasında davalı tacirin red beyanı ile çekişmeli hale gelen bir ticari alacaktan kaynaklanmaktadır, bu nedenle de 6102 Sayılı Ticaret Kanunu 5/A uyarınca ticari dava olup, dava şartı arabuluculuğa tabidir. Sayın Mahkemece, tedbir talebimiz reddedilirken Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin T.27.03.2024, E.2024/362, K.2024/748 sayılı kararına da atıf yapılmıştır. Konkordato davaları ve çekişmeli alacak davaları ile ilgili Bölge adliye mahkemeleri birbiri ile çelişen kararlara vermiştir. Yargıtay ise yayınlanmış 2 kararında, İİK m.308/b’de düzenlenen çekişmeli alacak davasının konkordato planı ile yakından ilgili olduğunu, davacıya ödenecek paranın konkordato hükümlerine aykırı olamayacağını, bu nedenle de davacının talebinin arabulucu huzurunda serbestçe müzakere etmenin mümkün olmadığını değerlendirerek çekişmeli alacak davasının zorunlu arabuluculuk kapsamında olmadığına karar vermiştir. Ancak Yargıtay kararı bir kanun maddesi olmayıp, bu davalar hakkında yerleşmiş olduğu kabul edilecek içtihatlar bulunmamaktadır. Sakarya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2023/544 Esas- 2024/79 Karar sayılı konkordato tasdik kararı 29/02/2024 tarihinde ilan edilmiştir. İİK 308/b maddesi kapsamında çekişmeli alacağın konkordato hükümlerine göre tahsili talebiyle açılacak davada dava zaman aşımı bir aydır. Tarafımızca yapılan arabuluculuğa başvuru tarihi 20.03.2024, arabuluculukta anlaşma olmadığına dair tutulan son tutanak tarihi ise 02.05.2024'tür. Bu nedenle, zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin durduğu tarihler hesaplanarak bir aylık dava açma süresi dolmadan tarafımızca süresinde dava ikame edilmiştir. Hem çekişmeli alacak davası konkordatodan kaynaklanmakta olduğundan, hem de davalı ile müvekkil arasındaki alacağın konusunu ticari nitelikteki alacak oluşturduğundan, dava zorunlu dava şartı arabuluculuğa tabi olmaktadır. Bu nedenle de davamız süresinde ikame edilmiştir. Sayın Mahkemece her ne kadar İİK 308/b-2 maddesine göre tedbir talebimiz reddedilmiş olsa da, huzurdaki dava genel hükümlere göre çekişmeli alacak davası olup, HMK Madde 391/1 "Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir" şeklindedir. Bu nedenle genel olarak mahkemenin eda amaçlı olarak ihtiyati tedbir türü olarak para alacağının geçici icrasına karar verebileceği ve bu hususta açık bir düzenleme bulunmasına ihtiyaç olmadığı sonucu açık olup, tedbir kararı verilmesinde yasal engel de bulunmamaktadır" beyanı ile yerel mahkeme dosyasından 14.05.2024 tarihli tensip tutanağı 9 numaralı ara kararının Tarihli kararın istinafen incelenerek kaldırılmasına ve iş bu davanın konusunu teşkil eden 1.802.967,74-TL müvekkil şirket alacağının konkordato projesinin tasdikine dair kararda belirtilen taksit tarihlerinde mahkemece gösterilecek bir banka hesabına bloke edilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "davacı tarafından dava şartı olmamasına rağmen arabuluculuk başvurusu yapılması konkordato mahkemesince verilen 1 aylık kesin süreyi kesmeyecektir. Kanunda ihtiyati tedbir kararı için öngörülen şartlar dava konusu olayda mevcut olmadığından davacının ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebi haksız ve mesnetsiz olup yerel mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddi yönünde isabetli bir karar tesis edilmiştir. Ayrıca HMK 390/3. Maddesi “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır” hükmünü havidir. Bu hükme göre mahkemenin ihtiyati tedbire karar verebilmesi için davacının davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerekmektedir. Ancak olayda davacının mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun iddialarını ve müvekkil arasındaki illiyet bağını yaklaşık olarak ispatlayacak somut bir delil bulunmamaktadır. Dolayısıyla kanunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi için aranan koşullar mevcut değildir" beyanı ile yerel mahkeme tarafından verilmiş olan kararın usul ve yasaya uygun bulunması nedeniyle istinaf başvurusunun usul ve esastan reddi ile ihtiyati tedbir talebinin kesin olmak üzere esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/274 Esas - 14/05/2024 tarihli tensip 9 nolu ara kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; konkordato istemine ilişkindir.
Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi 14/05/2024 tarihli tensip 9 nolu ara kararı ile tedbir talebinin reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davalı borçlu şirketin konkordato talebinin Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 23/02/2024 tarih, 2023/544 Esas, 2024/79 Karar sayılı kararı ile adi alacaklar yönünden tasdikine karar verildiği, davacının konkordato yargılamasında çekişmeli hale gelen alacağının projeye eklenmesi için eldeki davayı açtığı ve İİK'nın 308/b maddesi uyarınca depo kararı verilmesi için ihtiyati tedbir talep ettiği, ilk derece mahkemesince davacının davanın depo kararından yararlanmak için davanın tasdik kararından sonra 1 ay içinde açılması gerektiği, eldeki davanın bu süreden sonra açıldığı ve tasdik kararı veren mahkemece depo kararı verilmediği gerekçeleri tedbir talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK'nın 308-(b) maddesi; "Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler.
Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir." şeklindedir.
İİK'nın 308-(b) maddesi ile çekişmeli alacaklılar hakkında dava ile özel bir düzenleme gelmemiştir. Alacağı itiraza uğrayan alacaklı tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde dava açabilir.
Buna karşın alacakları itiraza uğrayan alacaklıların genel hükümlere göre her zaman dava açmaları mümkündür. Bu durumda alacakların itiraza uğrayan alacaklıların bir ay içinde dava açmaları halinde çekişmeli alacak olarak İİK'nın 308-(b) maddesinden yararlanacağını, bir aylık süre içinde dava açmaması halinde ise, davanın genel hükümlere tabi olacağını ve çekişmeli alacak olarak bu hükümden yararlanamayacaktır.
Eldeki uyuşmazlıkta, Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23/02/2024 tarihli, konkordatonun tasdiki kararında çekişmeli alacaklar için depo kararı verilmediği gibi, eldeki dava da İİK'nın 308/b-1 bendinde belirlenen 1 aylık süreden sonra açılmıştır. Mahkemenin bu yöndeki gerekçeleri de yerindedir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
HMK'nın 353/1. b.1 maddesi uyarınca; tedbir talep eden/davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
-
İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
-
İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
-
Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/09/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32