SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1528

Karar No

2024/1166

Karar Tarihi

13 Eylül 2024

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1528

KARAR NO : 2024/1166

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 01/07/2024 Tarihli Ara Kararı

NUMARASI : 2024/309 Esas

DAVACI : ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVA TÜRÜ : Ticari Şirket (Fesih İstemli)

TALEP : İhtiyati Tedbir

DAVA TARİHİ : 01/07/2024

KARAR TARİHİ : 13/09/2024

KR. YAZIM TARİHİ : 20/09/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirketin diğer ortakları ... ve ... ile birlikte eşit paylar şeklinde 01/01/2009 tarih 14258 sayılı esas sözleşme ile kurucu ortak olarak şirket kurduklarını, esas sözleşme ile şirketin idaresi açısından ilk 20 yıl için müdürler ... ve ... seçildiğini, borçel mühendislik şirketi sermaye şirketi olarak kurulduğunu, ileri yıllarda ...'in paylarını eşi ...'e devrettiğini ve ortaklıktan ayrıldığını ve davacının tek müdür olarak 05/02/2024 tarihli olağanüstü genel kurul tarihine kadar müdürlük görevini yürüttüğünü, bu süreçten sonra diğer iki ortak ... ve ...'ın şirket müdürü olarak atandığını, şirket idaresinin ilgililere geçtiğini, 2023 yılından şu ana kadar müdürlük yapan ortaklar tarafından 2 defa olağanüstü toplantı yetkisi verilmesi için dava açıldığını, davaların mahkemece reddedildiğini, 2024 yılı başında açılan dava ile olağan genel kurul toplantısı yapılmadan olağanüstü genel kurul toplantısının mahkeme kararı üzerine kayyım ... tarafından yerine getirildiğini, kayyımın toplantıyı yönetmede yetersiz kalması üzerine müvekkilinin genel kurul kararına imza atmaktan imtina ettiğini, diğer ortakların 2023 yılı ve öncesinde davacıya düşmanlık besleme başladığını, mail ortamında hakaret ve tehditlerde bulunduklarını, diğer ortakların davacıyı hem işyerinde hem de dışarıda taciz etmesi ve sıkıştırması araçla takip etmesi, evinin etrafında dolaşması, davacı hakkında ahlaka aykırı dedikodular yayması, şirket açık ofiste ofis çalışanlarının önünde sözlü sataşmalar hakaret ve tehditler etmesi, yapılan her işte sorun çıkarması, günde iş ile ilgisi olmayan 25-30 mail atması, şirketin çalışmasını engellemeye çalışmaları, davacının şirkete girişinin genellemeye yönelik eylemlerine rağmen davacının şirket varlığını sürdürmesini istediğini, bu konularda şikayette bulunmadığını ve şirket amacına ulaşması yani kar elde etmesi için çalıştığını, 05/02/2024 tarih ve 2024/1 karar sayılı olağanüstü genel kurulda diğer ortakların münferit olarak müdür seçildikten sonra davacı aleyhine mesnetsiz ihtar ve tutanaklar ile davacının şirketteki çalışmalarına son verdiklerini, şirketin kiralık araç ve şirkete ait bilgisayar ve eşyalarını teslim etmesini istedikleri yönünde müdürler kurulunca karar aldıklarını, müvekkiline maaş ve prim ödemelerinin kesildiğini, kendilerinin bu haklarına zam yaptıklarını, 60.000,00-TL maaş almaya devam ettikleri, 60.000 'er TL prim aldıklarını, münferit yetkili 2 şirket müdürünün kendi kullanımları için şirkete ait 2 'şer (özel ve ticari) araç kullanmalarına rağmen davacının kullanımında olan araçtan feragat etmesi gerektiğini dile getirdiklerini, davacının kullanımında olan "tgulenc@borcel.com.tr" adresini kapatarak müvekkilinin şirket iş ve işlemleri ile ilgili bilgi almasının önünün kesildiğini, müdürler ... ve ...'ın davacının 10/07/2024 tarihinde davacının şirket ortaklığından çıkarılması için dava açma yetkisinin müdürler kuruluna verilmesi yönünde olağanüstü genel kurul yapılmasını kararlaştırıldığını ve ilgili genel kurul sicilde tescil edildiğini, 2024/1 sayılı olağanüstü genel kurulda 2022 yılı kararının hesap edileceği ve kararın mart ayı sonuna kadar dağıtılacağının kararlaştırılmasına rağmen kar konusunda hiçbir işlem yapılmadığını, sözlü taleplere rağmen kar payı ödenmeyen davacının payını alabilmek için icra takibi yapmak zorunda kaldığını, şirket tüzel kişiliğinin icra takibi nedeniyle faiz ve icra masrafı ödemek zorunda kaldığını, şirket ortaklarından ...'ın yetkili olmadığı halde şirket işlerinde kullanılan GSM hattını şahsa devretmiş bu konu ile ilgili uyarıldığını, ters tepki verdiğini ve aykırılığı gidermediği için hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, soruşturma dosyasının halen devam ettiğini, dosya bilgisinin 2023/9385 soruşturma sayılı dosya olduğunu, münferit yetkili müdürlerin şirketi kendilerine borçlandırması, kendilerine özel ödenek ve maaşlar çıkarması, davacı şirketin iş ve işlemleri hakkında bilgi edinmesinin yasaklanmış olması, müvekkilinin kurucu ortak olduğu şirket binasına girişinin engellenmesi, mali ve sosyal haklarının gasp edilmesi gözetilerek dava başında ara karar ile şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanmasını, ilgili kayımın fesih ve tasfiye kararı ile birlikte tasfiye memuru olarak görevlendirilmesini talep ettiklerini belirterek davanın kabulü ile davalı şirketin haklı nedenle feshi ile malvarlığının tasfiyesine ve ortaklara payları oranında ödenmesine, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, dava başında şirket yönetim kayyımı atanmasına, karar ile birlikte kayyımın tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine, taşınmaz ve taşınır araçların siciline karar kesinleşinceye kadar satılamaz şerhi niteliğinde ihtiyati tedbir konulmasına, dava başından şirketin aktif ve pasifinin tespiti mahiyetinde bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor düzenlenmesinin istenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince 01/07/2024 tarihli ara karar ile; " ... 1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;

  1. Davalı şirkete kayyım atanması talebinin reddine,

  2. Davalı şirket adına kayıtlı ... ve ... plaka sayılı araçlar üzerine teminatsız bir şekilde Uyap üzerinden ihtiyati tedbir şerhi işlenmesine ... " karar verilmiştir.

Bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; halihazırda tacirin özen yükümlülüğüne aykırı davranarak hakedişleri zamanında kesemeyen yöneticilerin işlemleri sebebiyle, şirket ödemelerini zamanında yapamamakta, bunun yerine borçlanmak zorunda kalmakta, davacının banka hesap hareketlerini ve şirket işlerini kontrol etmesi engellenmekte, şirket yönetici ortaklara borçlu hale getirildiğini, ilk derece mahkemesince kayyım atanması talebinin reddine dair 2 nolu ara kararı usul ve yasaya ve yasanın korumaya çalıştığı hukuki değer ve amaca açıkça aykırı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.

DELİLLER: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/309 Esas sayılı 01/07/2024 Tarihli Ara Kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

DAVA; şirketin tasfiyesi istemine ilişkindir.

Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

Dosyanın incelemesinde; davacının, davalı şirketin diğer ortakları ... ve ... ile birlikte eşit paylar şeklinde 01/01/2009 tarih 14258 sayılı esas sözleşme ile kurucu ortak olarak davalı şirketi kurdukları, esas sözleşme ile şirket idaresinin ilk 20 yıl için müdürler ... ve ... olarak seçildikleri, ...'in paylarını eşi ...'e devrettiği ve ortaklıktan ayrıldığı ve davacının tek müdür olarak 05/02/2024 tarihli olağanüstü genel kurul tarihine kadar müdürlük görevini yürüttüğü, sonrasında davacının da dahil olduğu ortaklar arasında anlaşmazlıklar yaşanmaya başlanıldığı, davacının haklı nedenlerin varlığı nedeniyle eldeki fesih davasını açtığı, açılan davada davacının ayrıca dava sonuçlanıncaya kadar davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması, ilgili kayımın fesih ve tasfiye kararı ile birlikte tasfiye memuru olarak görevlendirilmesi ile davalı şirket üzerine kayıtlı taşınmaz ve taşınır araçlar üzerine ihtiyati tedbir uygulanmasını talep ettiği, davalı tarafından açılan dava ve talep edilen tedbirlerin reddinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince tedbir taleplerinin kısmen kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

İhtiyati tedbir, 6100 sayılı HMK'nın 389. vd. maddelerinde düzenlenmiştir.

HMK'nın 389. maddesinde; ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

6100 Sayılı HMK'nın 390-(3) maddesinde; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek" zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır.

Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. HMK'nın ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde, geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuştur. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada, normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.

6100 sayılı HMK'nın 392-(1) fıkrasının 1. cümlesine göre; "İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır." hükmü bulunmaktadır.

Bu hüküm uyarınca ihtiyati tedbir kararı verildiğinde lehine ihtiyati tedbir kararı verilen tarafın teminat göstermesi asıl olup teminat gösterilmesine gerek bulunmayan haller aynı fıkrada sayılmıştır.

TTK'nın 636/(4) maddesinde; "Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir." hükmüne yer verilmiştir. Haklı sebeple fesih davasındaki ihtiyati tedbirler kural olarak dava açan ortağın haklarının ve şirket mal varlığının korunmasını amaçlar. Bu bağlamda mahkemenin ihtiyati tedbire hükmederken, orantılılık ve ölçülülük ilkesinin yanı sıra hem ortaklığın hem de dava açan ortağın menfaatlerini de gözeterek uygun bir tedbire hükmetmesi gerekir. Kuşkusuz mahkeme ortaklığın feshine neden olacak veya bu sonucu doğuracak nitelikte tedbirlere hükmedemez. Aksi halde davanın sonunda elde edilebilecek sonuç peşinen ihtiyati tedbir kararıyla elde edilmiş olur (Bkz. Yıldırım, Ali Haydar : 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu'na göre Limited Ortaklığın Haklı Sebeple Feshi, Bursa, 2013 s.438-440.).

Eldeki davada, davacının fesih için haklı neden olarak, diğer ortakların davacıya düşmanlık beslemeleri, mail ortamında hakaret ve tehditlerde bulunmaları, davacıyı hem işyerinde hem de dışarıda taciz etmeleri ile davacı hakkında ahlaka aykırı dedikodular yaymasına dayanmıştır.

Tüm bu belirlemelere göre; şirkette organ eksiliği olmadığı, davacının şirketin kötü yönetildiği veya şirket mal varlığının azaltıldığına dair bir iddiası olmadığı ve bu yönde yaklaşık ispata yarar bir delil sunmadığı, bu haliyle alınması gerekli bir tedbir olmadığı sonucuna varılmakla mahkemece kayyım tayini talebinin reddine karar verilmesi isabetli bulunmuş davacı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.

Karar başlığında; davacının T.C. Kimlik numarası ile vekilinin adresinin yazılmaması İİK'nın 260. ve kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 391-(2) maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.

Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. HMK'nın 353. (1). b). 1) maddesi uyarınca; İhtiyati tedbir talep eden davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,

  2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,

  3. İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,

  4. İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

  5. İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

  6. İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  7. Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

  8. Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/09/2024

...

Başkan ...

¸e-imzalıdır.

...

Üye ...

¸e-imzalıdır.

...

Üye ...

¸e-imzalıdır.

...

Katip ...

¸e-imzalıdır.

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kesinkabulİstemli)reddisakaryavekiliTicaritarihiŞirketnumarasıkısmen(Fesihdelillertalep

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim