Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
bam
2024/1382
2024/1164
13 Eylül 2024
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1382
KARAR NO : 2024/1164
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/04/2024 Tarihli Ara Karar
NUMARASI : 2024/195 Esas
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av....
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA TÜRÜ : Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)
TALEP : İhtiyati Tedbir
DAVA TARİHİ : 19/04/2024
KARAR TARİHİ : 13/09/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 19/09/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ...'nin (... vergi numaralı) TTK'nın 636/3 maddesi gereğince tasfiyesine, yapılacak yargılama sonucunda mahkeme tarafından şirket feshi uygun görülmediği takdirde, aynı madde hükmü gereğince ortaklık payının, karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin belirlenerek davacı ortağa ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına, şirketin ve dolayısıyla davacının daha fazla zarara uğramasının önlenmesi bakımından, Aslı Endüstri Metal Teknik Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ni temsil etme görevini kötüye kullanan ve şirketi, dolayısıyla da davacıyı zarara uğratan şirket müdürü ...'in şirket müdürlüğü görevine son verilmesi, iki hissedardan biri olması hasebiyle davacının şirketi temsil etmek üzere müdür olarak atanması, bu talepleri uygun görülmediği takdirde şirketi yönetmek üzere uygun görülecek tarafsız birinin kayyum olarak atanması ve yönetimin kayyuma devredilmesi konusunda İhtiyati Tedbir Konulmasına karar verilmesine, mülkiyeti davalı şirkete ait olan Kocaeli İli, İzmit İlçesi, Pafta No:19N111b, Ada No:3418, Parsel No:3'te kayıtlı bulunan ve üstünde şirkete ait fabrika binası olan taşınmazın başkalarına devir ve temlikinin önlenmesi bakımından tapu kaydına İhtiyati Tedbir Konulmasına karar verilmesine, şirkete ait paralarla gerek şirket müdürü olan ..., gerekse oğulları olan ... ve ... adına alınmış olan malların tespiti ile bu menkul ve gayrimenkul malların devir ve temlikinin önlenmesi bakımından kayıtlarına İhtiyati Tedbir Konulmasına karar verilmesini, şirkete ait olup ta müdür ... ve oğulları olan ... ve ... tarafından kullanılan kredi kartlarının kullanımının durdurulması ve ... tarafından ..., ... veya başkalarına, şirkete ait banka hesaplarındaki veya başka yerlerdeki paraları çekme konusunda vekaletname, yazı veya talimat verilmemesi konusunda İhtiyati Tedbir Kararı verilmesine, başkaca alacak ve diğer hakları ile ilgili talep ve dava hakları ile şikayet hakları saklı tutulmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın şirketten fiilen uzaklaştırıldığı, şirket işleyişi hakkında bilgi verilmediği ve devre dışı bırakıldığı yönündeki iddiası tamamen asılsız olduğunu, davaya konu davalı şirketin cirosu sürekli artan 27 kişiye istihdam sağlayan 17 yıldır düzenli olarak planlı bir şekilde büyüyen bu güne kadar ortakları arasında hiçbir sıkıntı yaşamayan, iki kardeş çocukları ile beraber birlikte çalışarak ticari ilişkilerini sürdüren, edindikleri kazançlarla yaşamlarını sürdüren ve çocuklarını okutarak üretime katan İmalat ve ticari sektörde çok değerli müşteri portföyüne, İSO 9000-9001-14000 marka patentlerine sahip, ülke ekonomisine katma değer üreten hiçbir devlet kurumuna borcu olmayan SMMM kanuna göre Rutin olarak denetlenen herhangi bir cari hesap sıkıntısı çekmeden faaliyetini sürdüren şirketin sırf ufak bir anlaşmazlık ve kıskançlık yüzünden tasfiyesini ve feshini talep etmek hukuken ve hakkaniyet gereği kabul edilemeyeceğini beyan ile davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince 22/04/2024 tarihli ara karar ile; " ... Davacının şirket yetkilisinin şirket işlemleri yönünden tedbir talebinin reddine ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde açıklanan hususlar düşünüldüğünde orta yerde davacı ortak açısından haklı sebeplerin oluştuğu da aşikar olduğunu, bu sebeple mahkeme hakiminin yanlış tespit ve değerlendirmelerde bulunduğunu, zira kanununda öngörüldüğü üzere şirkette organ boşluğu olmasa bile şirkete kayyım atanması mümkün olduğunu, ayrıca deliller toplanmadan ve duruşma yapılmadan kayyım tayini konusunda aleyhe olacak şekilde karar verilmesi hukuki dinlenilme hakkının ihlaline de neden olduğunu, kaldı ki mahkemenin red gerekçesi de yerinde olmadığını, zira dava dilekçesinde izah ettiğimiz üzere davalı şirket, yetkili müdür tarafından keyfi biçimde yönetilmekte ve şirket kaynakları usulsüz ve hukuka aykırı olarak sarfedilmekte, yetkili müdür tarafından şirkete zarar verdiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/195 Esas sayılı 22/04/2024 Tarihli Ara Kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
DAVA; şirketin tasfiyesi istemine ilişkindir.
Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacının davalı şirketin ortağı olduğu, davalı ...'nin TTK'nın 636-(3) maddesi gereğince tasfiyesine karar verilmesi, mahkeme tarafından şirket feshi uygun görülmediği takdirde, aynı madde hükmü gereğince davacıya ait ortaklık payının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin belirlenerek davacı ortağa ödenmesi ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına karar verilmesi için eldeki davanın açıldığı, açılan davada davacı tarafından şirketin zarara uğramasının önlenmesi bakımından, Aslı Endüstri Metal Teknik Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ni temsil etme görevini kötüye kullanan ve şirketi dolayısıyla da davacıyı zarara uğratan şirket müdürü ...'in şirket müdürlüğü görevine son verilmesi iki hissedardan biri olması hasebiyle davacının şirketi temsil etmek üzere müdür olarak atanması, bu talepleri uygun görülmediği takdirde şirketi yönetmek üzere uygun görülecek tarafsız birinin kayyum olarak atanması ve yönetimin kayyuma devredilmesi konusunda İhtiyati Tedbir kararı verilmesi, yine, mülkiyeti davalı şirkete ait olan Kocaeli İli, İzmit İlçesi, Pafta No:19N111b, Ada No:3418, Parsel No:3'te kayıtlı bulunan ve üstünde şirkete ait fabrika binası olan taşınmazın başkalarına devir ve temlikinin önlenmesi bakımından tapu kaydına İhtiyati Tedbir uygulanması , yine, şirkete ait paralarla gerek şirket müdürü olan ..., gerekse oğulları olan ... ve ... adına alınmış olan malların tespiti ile bu menkul ve gayrimenkul malların devir ve temlikinin önlenmesi bakımından bu malların kayıtlarına İhtiyati Tedbir Konulması ile şirkete ait olup ta müdür ... ve oğulları olan ... ve ... tarafından kullanılan kredi kartlarının kullanımının durdurulması ve ... tarafından ..., ... veya başkalarına, şirkete ait banka hesaplarındaki veya başka yerlerdeki paraları çekme konusunda vekaletname, yazı veya talimat verilmemesi konusunda İhtiyati Tedbir kararları verilmesinin talep edildiği, davalı tarafça davacının iddia ve taleplerinin yersiz olduğundan bahisle iş bu taleplerin reddine karar verilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince davacının tüm ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İhtiyati tedbir, 6100 sayılı HMK'nın 389. vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
HMK'nın 389. maddesinde; ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
6100 Sayılı HMK'nın 390-(3) maddesinde; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek" zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır.
Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. HMK'nın ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde, geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuştur. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada, normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.
6102 sayılı TTK'nın 636-(2) maddesinde sayılı fesih nedenleri, uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut olmaması veya genel kurulun toplanamamasıdır. Aynı maddenin 3. Fıkrasındaki fesih nedeni ile "haklı neden"dir.
TTK'nın 636-(4) maddesinde; "Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir." hükmüne yer verilmiştir. Haklı sebeple fesih davasındaki ihtiyati tedbirler kural olarak dava açan ortağın haklarının ve şirket mal varlığının korunmasını amaçlar. Bu bağlamda mahkemenin ihtiyati tedbire hükmederken, orantılılık ve ölçülülük ilkesinin yanı sıra hem ortaklığın hem de dava açan ortağın menfaatlerini de gözeterek uygun bir tedbire hükmetmesi gerekir. Kuşkusuz mahkeme ortaklığın feshine neden olacak veya bu sonucu doğuracak nitelikte tedbirlere hükmedemez. Aksi halde davanın sonunda elde edilebilecek sonuç peşinen ihtiyati tedbir kararıyla elde edilmiş olur (Bkz. Yıldırım, Ali Haydar : 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu'na göre Limited Ortaklığın Haklı Sebeple Feshi, Bursa, 2013 s.438-440.).
Eldeki davada; davacının fesih için haklı neden olarak, dava dışı ... ile aralarında anlaşmazlık olduğu bu nedenle de davacı tarafın şirketten fiilen uzaklaştırıldığı, şirket işleyişi hakkında bilgi verilmediği ve devre dışı bırakıldığı iddialarına dayandığı, davanılan iddiaların 6102 sayılı TTK'nın 636-(3) maddesi kapsamında haklı neden olup olmadığının belirlenmesi için yargılama yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Gerek 6102 Sayılı TTK ve gerekse özel yasalarda limited şirkete temsil kayyımı, atanmasına ilişkin bir hüküm bulunmamakla birlikte 6102 Sayılı TTK'nın 1. maddesinde "Türk Ticaret Kanununun, Türk Medeni Kanununun ayrılmaz bir parçası" olduğuna ilişkin hükmü karşısında konu ile ilgili 4721 Sayılı TMK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Türk Medeni Kanunun 426 maddesinde düzenlenen temsil kayyımlığı müessesesi, gerçek kişiler esas alınarak getirilmiş bir kurum olmakla birlikte tüzel kişiler içinde temsil kayyımı atanabileceği gerek öğretide (Türk Medeni Hukukunda Kayyımlık-...-Sh. 103) ve gerekse yargı kararlarında (Yargıtay 11.H.D. 1988 tarih 65-3848 sayı vb.) kabul görmektedir.
Türk Medeni Kanunu'nun 403/2. maddesinde kayyımın, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanacağı, 426. maddesinde vesayet makamının, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atayacağı, kayyım atamasının yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel olmayacağı, 427. maddesinde ise bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa kayyım atanacağına ilişkin düzenlemeler yer almaktadır.
Somut uyuşmazlık, ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından ortağı olduğu dava dışı limited şirketin TTK'nın 636-(3) maddesi hükmü uyarınca haklı nedenle feshi istemine ilişkindir.
Tüm bu belirlemelere göre; şirkette organ eksiliği olmadığı, davacının şirketin kötü yönetildiği veya şirket mal varlığının azaltıldığına dair bir iddiası olsa da bu yönde yaklaşık ispata yarar bir delil sunmadığı, bu haliyle davacının yetkili müdürün azli ve şirkete kayyım tayini yönündeki ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada alınması gerekli bir tedbir olmadığı sonucuna varılmakla davacı vekilinin istinaf isteminin bu talepler yönünden reddi gerekmiştir.
Öte yandan; yukarıda önemle belirtildiği şekilde TTK'nın 636-(4) maddesinde; "Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir." hükmüne yer verilmiştir. Davacı taraf davasını TTK'nın 636-(3) maddesine dayandırmış olmakla yukarıda da değindiğimiz üzere "haklı neden" kavramını yargılama esnasında açıklamaya ve ispat etmeye çalışacaktır. Bu aşamada davacının bu davayı açmakta ki amacının "haklı neden" olarak tanımlanan nedenleri ispat ederek ortağı bulunduğu davalı şirketten tasfiye yolu ile ayrılmak ve ayrılırken de ortaklıktan kendi payına düşecek bedeli almak olduğundan, yargılama sonrasında veya yargılamanın devamı sırasında davacının bu hakkının zedelenmemesi de önem arz etmektedir.
Açıklanan tüm bu neden ve gerekçeler çerçevesinde; eldeki davada talep edilen ihtiyati tedbirler yönünden yapılan genel değerlendirme sonucunda, ilk derece mahkemesince davacının yönetici müdür azli ve kayyım tayini yönündeki taleplerinin reddine karar verilmesi isabetli bulunmuşsa da, haklı sebeple fesih davasındaki ihtiyati tedbirler kural olarak dava açan ortağın hakları ve şirket mal varlığının korunmasını amaçladığından, bu aşamada yerel mahkemece orantılılık ve ölçülülük ilkesi gözetilerek hem ortaklığın hem de dava açan ortağın menfaatlerine uygun olacak şekilde ortaklığın üzerine kayıtlı menkul gayrimenkul mal varlığının araştırılması ile bu yönde olumlu bir sonuç elde edilmesi halinde ortaklığın feshine neden olacak veya bu sonucu doğuracak nitelikte olmayan, şirketin ticari ve ekonomik faaliyetlerine engel olmayacak bir tedbire veya tedbirlere hükmedilip hükmedilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğinden kararın kaldırılması gerekmiştir.
Karar başlığında; davacının T.C. Kimlik numarası ile davacının ve vekilinin adreslerinin yazılmaması İİK'nın 260. ve kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 391-(2) maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- İhtiyati tedbir talep eden davacının; İlk derece mahkemesinin kararına ilişkin İstinaf Başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353. (1). a). 6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,
a-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/195 Esas sayılı 22/04/2024 Tarihli Ara Kararının KALDIRILMASINA,
b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
-
İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,
-
Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359. (4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/09/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32