Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
bam
2024/1335
2024/1130
11 Eylül 2024
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1335 - 2024/1130
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1335
KARAR NO : 2024/1130
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :...
ÜYE :...
ÜYE :...
KATİP :...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :20/05/2024 tarihli ara karar
NUMARASI :2024/244 Esas (derdest dosya)
DAVACI :ICODE OTOMASYON MÜHENDİSLİK ROBOT YAZILIM LİMİTED ŞİRKETİ ...
VEKİLİ :Av. ...
DAVALI :RASSPARTNER OTOMASYON MAKİNE SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ...
DAVA :İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :20/05/2024
TALEP :İhtiyati Haciz
TALEP TARİHİ :20/05/2024
KARAR TARİHİ :11/09/2024
KR. YAZIM TARİHİ :16/09/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket Icode Otomasyon Mühendislik Robot Yazılım Ltd. Şti. ile davalı şirket Rasspartner Otomasyon Makine Sanayi Tic. Ltd. Şti. arasında ticari hizmet ilişkisine dayalı bir ticari münasebet söz konusu olduğunu, davacı şirketin borçlu şirkete eplan (enerji dağıtım ve otomasyon projelerinin tasarlandığı çizim) ve otomasyon hizmeti verdiğini ve bu hizmete ilişkin 07/07/2023 ve 29/09/2023 tarihli faturalar kestiğini, borçlu şirketin bu faturalara itiraz etmediğini ancak fatura ödemelerini de ifa etmediğini, 07/07/2023 ve 29/09/2023 tarihli e-faturaların davacıya ödenmemesi akabinde taraflarınca Kocaeli İcra Dairesi 2024/10361 E. sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı ödeme emrini tebellüğ etmesi akabinde vekili aracılığı ile sunduğu dilekçesi ile borca, borcun fer’ilerine yönelik itirazda bulunuğunu ancak faizin türüne itirazda bulunmadığını, davalı tarafça borcun faiz ve fer'ilerine yönelik de itirazda bulunulduğunu, bu hususta 3095 sayılı yasanın 4/A maddesinin uygulanması yönünde değerlendirme yapılması gerektiğini, borçlu tarafından itiraz edilen ve icra takibini durdurma karar verilen Kocaeli İcra Dairesi 2024/10361 E. sayılı dosyasında borçlunun mal kaçırma amacında olduğu ve takip kesinleşene kadar alacaklarının zarara uğrama ihtimali kuvvetli muhtemel gözüktüğü için davalı şirket adına kayıtlı banka hesapları taşınmaz ve araçların kaydına tedbir niteliğinde ihtiyati haciz kararı verilmesine, davalı Kocaeli İcra Dairesi 2024/10361 E. sayılı icra dosyasına ilişkin yersiz ve yasal mesnetten yoksun borca, faize ve tüm fer’ilerine ilişkin itirazlarının iptali ile davanın kabulüne ve icra takibinin devamına, itirazlarında haksız olan davalının %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatı (yabancı paranın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı esas alınmak suretiyle) ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin (hükümde tahsiline karar verilen yabancı para alacağının, karar tarihi itibarıyla TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı üzerinden nispî vekâlet ücretine) davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin Reddine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin 07/07/2023 tarihli faturaya yasal süresi içerisinde itiraz etmediğini, üstelik itiraz edilemeyen faturalarda vade gününün 7 gün olduğuna dair açıklamanın da mevcut olduğunu, dava açılışından sonra öğrenilen bilgilere göre ise borçlu şirketin ödemesini yapmamasından dolayı aleyhinde bir çok davanın ikame edildiğini, borçlarını ödememeyi ticari alışkanlık haline getiren borçlu karşısında alacaklıların vadesi gelmiş alacağını korumanın Anayasal bir hak olan hukuki güvenlik ilkesi bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini, davalı şirket tarafından 29/09/2023 tarihli e-faturaya
da itiraz edilmediğini, 07/07/2023 ve 29/09/2023 tarihli e-faturaların ödenmediğinin de tüm whatsapp yazışmalarında kayıtlı olduğunu, davacı şirket yetkilisi ile borçlu şirket yetkilisi arasındaki 16/10/2023 tarihli whatsapp yazışmalarında kesilen faturalara kabul beyanıyla ödemelerine ilişkin görüşülme talep edildiğini ancak ödemenin sağlanmadığını, gerek borçlu şirketin 07/07/2023- 29/09/2023 tarihli e-faturalara itiraz etmemiş olması ve bu faturaları whatsapp yazışmalarında ödeyeceğine dair delil başlangıcı mahiyetindeki yazışmalar, gerek teklif formu ve en önemlisi borçlarını ödememeyi ticari alışkanlık haline getiren borçlunun, davacının alacağını zarara uğrama ihtimali kuvvetle muhtemel gözüktüğünü, izah edilen bilgiler değerlendirildiğinde ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispat oluştuğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/05/2024 tarih, 2024/244 Esas sayılı ara kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.
Talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı vekili, müvekkilince borçlu şirkete eplan (enerji dağıtım ve otomasyon projelerinin tasarlandığı çizim) ve otomasyon hizmeti verildiğini karşılığında e fatura düzenlediğini, borçlunun whatsapp yazışmaları ile borcu ikrar ettiğini ancak borçlu şirketin borcunu ödemediğini, müvekkiline 849.967,55 TL borcu bulunduğunu ileri sürerek, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep emiş, mahkemece, yaklaşık ispatın sağlanamadığı, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, alacaklının ihtiyati haciz talebinin reddine dair mahkeme kararının yerinde olup olmadığı, somut olayda ihtiyati haczin şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
İİK'nın 257.maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise, iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.
İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir.
Dosya kapsamının incelenmesinde; ihtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından borçlu karşı taraf adına düzenlenmiş bir kısım e faturalarının, e mail yazışmalarının ve whatsapp yazışmalarının sunulduğu, bunun dışında başkaca bir belgenin bulunmadığı görülmektedir.
Yukarıda da belirtildiği gibi, İİK'nın 258/2 maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kanaat verecek delillerin dosyaya ibrazı yeterlidir. Ancak somut olayda ihtiyati haciz talep eden tarafça alacağın varlığına dair ve ihtiyati haciz kararı verilmesini sağlayacak kanaat verici delil sunulamadığı, faturanın tek başına alacağın varlığını yaklaşık ispata yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
Diğer yandan, davacı alacaklının delil olarak dayandığı "whatsapp" yazışmaları incelendiğinde;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 199 uncu maddesinde belge kavramı; ''Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film,görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları" şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı Kanunu'nun 202 nci maddesinde de;
"(1)Senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir.
(2) Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.” şeklinde düzenleme getirilerek bu tür belgeler delil başlangıcı olarak kabul edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 199 uncu maddesine göre belge niteliğinde bulunan whatsapp yazışmalarının aynı Kanunu'nun 202 nci maddesi uyarınca yazılı delil başlangıcı olarak kabulü gerekir ise de, delil başlangıcının tek başına ispat için yeterli olmaması ve davacı tarafça bu yazışmaların dökümünün sunulmasına rağmen yargılamanın bu aşamasında bu yazışmaların davanın tarafları arasında yapıldığına dair henüz bir incelemenin yapılmaması nedeniyle delil başlangıcı niteliğindeki whatsapp yazışmalarının bu aşamada yaklaşık ispata elverişli olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu nedenlerle, mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Mahkemece, ara karar başlığında; davacı vekili ile davalının adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 391/2-a maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen 20.05.2024 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
HMK'nın 353/1. b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
-
İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
-
Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,
-
İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
-
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/09/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32