Sakarya BAM 7. HD 2022/2252 E. 2024/109 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
bam
2022/2252
2024/109
22 Ocak 2024
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2252
KARAR NO : 2024/109
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/05/2022
NUMARASI : 2022/62 Esas - 2022/335 Karar
DAVACI :NATUREL TEM TEMİZLİK İNŞAAT GIDA TURİZM HİZMETLERİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : Sİ-AR TURİZM VE İNŞAAT A.Ş. HİZMET TESİSLERİ KUZEY ŞUBESİ - ... -...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/03/2021
KARAR TARİHİ : 22/01/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 05/02/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 06/09/2016 tarihinde davalıya ait "..." adresindeki (dinlenme tesisi) yerler ilgili olarak "Temizlik hizmet sözleşmesi" imzalandığını, müvekkili şirketin ünvan değişikliği nedeni ile 12/06/2017 tarihinde ek sözleşme imzalandığını, 01/01/2018 tarihinde ek sözleşme daha yapıldığını, sözleşmelerdeki ücretler taraflar arasında her sene başında güncellendiğini, davalı icra takibi konusu faturaları ödemeyince icra takip işlemi başlatıldığını, icra takibinden sonra 08/01/2021 tarihinde davalı taraf ödemesi gereken 38.652,00TL ödemeyi doğrudan müvekkili yerine işçilere ödediğini belirttiğini, müvekkilinin alacağı verilmiş hizmetlere ilişkin olduğunu, eksiksiz hizmet alınıldığını ve faturalarda davalı tarafından itiraza uğramadan davalı tarafından işlendğini, muaccel ve likit bir alacak olduğunu, pandemi nedeni ile müvekkilinin hizmet verdiği birçok firma sözleşmeleri askıya aldığını, bundan dolayı müvekkilinin zor durumda kaldığını, davalı ödemeleri yapmadığı için müvekkilinin çalışanlaraıına ödeme yapamadığını, müvekkili adına işçilere ödenen paranın bununla ilgili olduğunu, sözleşmenin erken feshinden kaynaklı talep hakları, icra takibinden sonra doğan alacak hakları kısaca tüm fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını beyan ederek; borçlunun İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2021/165 Esas sayılı icra takibine itirazının ödenmeyen 29.250,00 TL yönünden iptali ile takibin devamına, icra takibinden sonra ödenen 38.652,00 TL içinde vekalet ücretleri, harç ve masraflar yönünden itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %20 icra tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya bakmakta Körfez mahkemelerinin yetkili olduğu, taraflar arasındaki temizlik hizmet sözleşmesi olduğunu ve davacı firmanın müvekkilinden yaptığı tahsilatlara rağmen SGK ve işçilere ödeme yapmadığı, bunun üzerine davalıya ihtar çekilerek SGK ve işçi ödemeleri yapılana dek fatura bedellerinin ödenmeyeceğinin bildirildiği, davacı tarafça ödenmeyen işçi maaşlarının müvekkilince ödendiği savunmaları ile, öncelikle davanın usulden, aksi halde savunmaları doğrultusunda davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın REDDİNE, Yasal şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Müvekkilimin ifa borcu temizlik hizmetidir. Sözleşmenin 3 maddesinde detaylı yazılmıştır. Müvekkilim sözleşmeye göre ifasını yerine getirmiştir. Zaten ifa yerine getirildikten sonra fatura kesilmektedir. Davalının müvekkilimin sözleşmeye göre edimini ifa etmediğine ilişkin bir itirazı da yoktur. Mahkemenin gerekçesinde belirttiği 4.2.b ve 4.6.b maddeleri ifa ile ilgili değildir. Mahkeme hatalı yorum yapmıştır. Kısaca mahkeme hatalı olarak TBK 97 maddesini gerekçe göstererek davayı ret etmiştir. Müvekkilim kendisine düşen edimi ifa etmiştir. Davalı kötü niyetlidir. Zira davalı işyerin de çalışan işçilerin SGKsı tam gösterilmiş olmasına rağmen Müvekkilimden SGK dan borcu yoktur yazısını bahane göstermiştir. Oysa Müvekkilimin devlete olan borcu ile davalınında işçininde hiçbir ilgisi yoktur. Devlete olan borcun ödenmemesinden davalının hiçbir sorumluluğu yoktur" beyanı ile Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 27/05/2022 tarih, 2022/62 Esas - 2022/335 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; taraflar arasında akdedilen temizlik hizmet sözleşmesi nedeni ile başlatılan ve davalı tarafından İstanbul 14. İcra Dairesi'nin 2021/165 takip sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; eldeki davanın tarafları arasında 06/09/2016 tarihinde davalıya ait "..." adresindeki (dinlenme tesisi) yerler ilgili olarak "Temizlik hizmet sözleşmesi" imzalandığı, davacı şirketin ünvan değişikliği nedeni ile 12/06/2017 tarihinde davalı tarafla ek sözleşme imzalandığı, sonrasında taraflar arasında 01/01/2018 tarihinde bir ek sözleşme daha yapıldığı, sözleşmelerdeki ücretlerin taraflar arasında her sene başında güncellendiği belirtilerek, davalı tarafından hizmet alınmasına rağmen alınan hizmet bedelleri için düzenlenen faturalardan dolayı ödenmeyen bedeller yönünden davalı aleyhine İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2021/165 Esas sayılı takip dosyası üzerinden başlatılan takibe itiraz edilmesi üzerine, duran takibin devamı için davacı tarafça eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince açılan davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
TBK m.97’e göre, karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir.
Taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin 4.2.b maddesinde; ifa sırası belirlenmiş olup, öncelikle davacı tarafından hizmetin verileceği, verilen hizmet nedeni ile çalıştırılan işçilerin SGK prim belgeleri ile bu primlerin ödendiğine dair dekontların davalıya ibraz edilmesi, akabinde davalı tarafından ise aynı maddede belirlenen sürelerde hizmet bedelinin ödeneceği, yine, aynı hizmet sözleşmesinin 4.6.b maddesinde ise; davacı tarafından sözleşme konusu temizlik işinin ifası sırasında çalıştırılan işçilerin ücretlerinin ödendiğinde dair banka dekontlarının davalıya ibraz edilmesi sonrasında davacının hak edişlerinin davalı tarafından ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
Eldeki davada, davacının, taraflar arasında akdedilen temizlik hizmet sözleşmesi kapsamında çalıştırılan işçilerin SGK prim çizelgelerinin ve bu primlerin ödendiğine dair dekontlar ile işçilerin ücretlerinin ödendiğinde dair banka dekontlarını davalıya ibraz etmeyerek kendi edimini ifa etmemiş olduğu, bu nedenle de davalının ödenmezlik definde bulunabileceği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davacının alacak talebinde bulunamayacağı, davacının, hizmet bedelinin ifasını talep etme hakkının bulunmaması gözetilerek davalının kötü niyetli olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine şeklinde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hukuki değerlendirme ve varılan sonucun yerleşik Yargıtay İçtihatlarına ve Daire'mizin uygulamalarına da uygun olduğu, yapılan tahkikatın yeterli ve ilk derece mahkemesi gerekçesinin davacının istinaf nedenlerini karşılar nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, davacının istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
HMK'nın 353/1. b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
-
İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60. TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 80,70. TL'nin mahsubu ile kalan 346,90. TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
-
İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
-
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/01/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38