Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
bam
2024/1141
2024/1074
10 Temmuz 2024
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1141 - 2024/1074
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1141
KARAR NO : 2024/1074
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ...
KATİP : ...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/04/2024 tarihli ara karar
NUMARASI : 2024/312 Esas
DAVACI : SEMEN YEMEK SERVİSLERİ GIDA PAZARLAMA DAĞITIM TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : HEKSAGON MÜHENDİSLİK VE TASARIM A.Ş. - ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
TALEP : İhtiyat Haciz
DAVA TARİHİ : 19/04/2024
KARAR TARİHİ : 10/07/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 26/07/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Semen Yemek Servisleri Gıda Paz. Dağ Tic. Ltd. Şti'nin birçok firmaya yemek üretim ve servis hizmeti sunan bir şirket olduğunu, davalı tarafın da müvekkilinin yemek üretim ve servis hizmeti sunduğu şirketlerden birisi olup işbu davanın müvekkilinin sunduğu yemek servis hizmeti karşılığı bedellerin eksik ödenmesinden kaynaklandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre (Ek1: Yemek Hizmet Sözleşmesi), müvekkili tarafından verilen yemek servis hizmeti karşılığı 7 günde bir fatura düzenlendiğini ve bu faturalara istinaden ödemelerin davalı tarafından peşin olarak yapıldığını, borçlunun, peşin ödemekte olduğu yemek servis hizmetine ilişkin borcunu dahi ödemekten bu denli imtina etmesi diğer borçlarını da geciktirdiğini ve ödemeden aciz olduğunu gösterdiğini, müvekkilinin piyasadan şifahen edindiği bilgilerin de bu yönde olduğunu, dolayısıyla davalıya dava konusu emek hizmetlerinin de sunulduğu ... adresli ... Parsel numarasında bulunan taşınmazın ana faaliyet adresi olduğu dikkate alınarak bu taşınmazın satılması ve müvekkilinin haklarına ulaşmasının imkansız hale gelmesi tehlikesi dikkate alınarak işbu taşınmaz üzerine ihtiyati haciz konulması gerektiğini, müvekkili şirket tarafınca davalı şirkete sözleşme gereği sunulan yemek bedellerine ilişkin icra takibi tarihinde vadesi gelmiş toplam 7.175.831,88.-TL bedelli 64 adet fatura düzenlendiğini, her bir faturaya ait son ödeme tarihi geçmesine rağmen davalı şirket tarafından işbu tutarların ödenmediğini, faturalara karşı davalı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davacı tarafça davalı yana Kartal 23. Noterliği'nin 09.02.2024 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek borcun ödenmesi aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, müvekkili şirketin sözleşme ve faturalara dayalı alacağının davalı şirket tarafından süresi içinde ödenmemesi ve ihtarnameye cevap verilmemesi üzerine, davalıya karşı 28.03.2024 tarihinde Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2024/9481 Esas numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın, 29.03.2024 tarihinde icra dosyasına borca itiraz dilekçesi sunarak müvekkili şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını ve takibe konu borca itiraz ettiğini bunun üzerine Gebze İcra Müdürlüğünce 29.03.2024 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafından yapılan bu itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple; davanın kabulü ile davalı borçlu tarafından Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2024/9481 Esas sayılı icra dosyasında tüm alacak kalemleri, ferilerine karşı yapılan haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ve takip talebinde belirtilen faiz oranı ile birlikte takibin devamına, yapılan itiraz haksız ve kötü niyetli olduğundan %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava sürecinde müvekkilinin alacağının miktarı ve niteliği dikkate alınarak tahsil kabiliyetinin sağlanması açısından davalının ... parsel numarasında bulunan taşınmazı veya mahkemece uygun bulunacak diğer mal varlıkları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince 24/04/2024 tarihli ara karar ile;"...İhtiyati haciz talebinin REDDİNE,..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haczin konulmasını talep ettikleri taşınmazın davalının ana faaliyet adresi olduğu dikkate alınarak bu taşınmazın satılması ve davacının haklarına ulaşmasının imkansız hale gelmesi tehlikesinin mevcut olduğunu işbu kararı istinaf etme zorunluluğumuz doğduğunu, alacağın muaccel olduğuna ilişkin 64 adet faturanın dilekçe ekinde Mahkemeye sunulduğunu, dosyaya sunulu faturalar, ilgili kanun hükmü ve yerleşik yargı kararları ile belirlenen yaklaşık ispata elverişli belgelerin olduğunu Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 24.04.2024 tarihli ihtiyati haciz kararına karşı itirazın reddi kararının istinaf incelemesi ile kaldırılmasını talep ettiklerini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/04/2024 tarihli ara karar, 2024/312 Esas sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava itirazın iptali talebine ilişkindir.
Talep; ihtiyati haciz talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.
İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacı ile davalı arasında 21.02.2022 tarihli “Yemek Hizmet Sözleşmesi” imzalandığı, bu kapsamda davacının takibe konu ettiği 64 adet faturayı tanzim ettiği ve anılan fatura bedellerinin ödenmediğinden bahisle takip başlattığı, davalının itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı ve davacının ihtiyati haciz talep ettiği, mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddi üzerine davacının istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.
Uyuşmazlık; ihtiyati haciz şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, itirazın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
İİK'nın 257-(1) maddesi "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir."
İİK'nın 257-(2) maddesi "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
-
Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
-
Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder."
İİK'nın 258-(1) maddesi" ...Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur..." hükmü düzenlenmiştir.
İhtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için durumun gerektirdiği hallerde karşı taraf dinlenmeden (İİK m.258) ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görülerek de verilebilir. Mahkemece ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi şartı olmayıp, alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir.
Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü; hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.
Ancak; kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde; tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak; yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.
Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.
Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.
Geçici hukuki korumalarda; bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK.'unda bir yenilik getirilmemekle birlikte; “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış; ayrıca, burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.
Yukarıda detaylandırıldığı üzere; ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için davacı alacaklının muaccel bir alacağı olduğunu yaklaşık olarak ispat etmesi gerekmektedir. Fatura düzenlenmesi tek başına hizmetin davalıya verildiğini ispat için yeterli olmadığı, davalının faturadaki hizmeti almadığını savunması, talep eden davacının iddiasını yaklaşık delillerle bu aşamada ispat edememesi ve ayrıca alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı gerektirmesi nazara alındığında ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermesi isabetlidir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, ihtiyati haciz talep edenin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
HMK'nın 353/1. b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
-
İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
-
Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
-
İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
-
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/07/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52