Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
bam
2024/1062
2024/1029
28 Haziran 2024
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1062
KARAR NO : 2024/1029
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN V. : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/05/2024
NUMARASI : 2024/219 Esas - 2024/276 Karar
DAVACILAR : 1- ... (T.C. NO: ...) - ...
2- KARTEPE ENDÜSTRİYEL GERİ DÖNÜŞÜM SAN. VE TİC. A.Ş.- ...
3- SUKOM ENERJİ ELEKTRİK ÜRETİM VE TİCARET A.Ş. - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : Hasımsız
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ : 06/05/2024
KARAR TARİHİ : 28/06/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 28/06/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; öncelikle İİK ve Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler Hakkında Yönetmelik de öngörülen tüm belgeleri içeren konkordato taleplerinin muvacehesinde, müvekkilleri lehine üç aylık süre ile geçici mühlet verilmesine, gerekli görülmesi halinde geçici mühletin 2 ay daha uzatılmasına, geçicin mühlet kararının İİK m. 288 gereğince ilanına , geçici mühlet kararı ile birlikte geçici konkordato komiseri atanmasına, İİK. m. 294/1 uyarınca, müvekkilleri hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılmamasına ve başlamış takiplerin durdurulmasına, İİK. m.294/1 uyarınca, müvekkilleri hakkındaki ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmamasına, müvekkillerinin takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. şahıs konumunda olduğu takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri ile İİK 78.maddesi çerçevesinde doğmuş ve doğacak alacakların haczi talebini ihtiva eden haciz müzekkerelerinin gönderilmesinin tensiben önlenmesine, takas , hapis ve mahsup hakkının kullanılmasının tensiben önlenmesine, İİK. m. 295 uyarınca konkordatoya tâbi olmayan rehinli alacaklar bakımından, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılacak icra takipleri de dahil olmak üzere muhafaza ve satış işlemlerinin durdurulmasına, müvekkillerinin bankalar nezdinde tatbik edilmiş/edilecek blokaj işlemlerinin kaldırılmasına ve şirketin üçüncü kişilere vermiş olduğu teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin önlenmesine, müvekkillerinin tüm kurumlar ve şirketler nezdinde ki hak ve alacaklarının 3.kişilerce haciz , muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının müvekkillerine ödenmesine, müvekkillerinin muhafaza altına alınmış veya alınacak emtia , taşıt , cihaz , leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacaklarının müvekkillerine iadesine, İİK. m. 297/1 hükmü uyarınca müvekkillerinin komiserin nezareti altında işlerine devam edebilmesi için faaliyet izni verilmesine ve bu bağlamda Mahkemece belirlenecek işlemlerin komiserin izni ile yapılmasına, geçici mühlet neticesinde İİK m. 289 gereğince 1 yıllık kesin mühlet verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına , kesin mühlet kararının ilanına, yargılama neticesinde İİK m. 305 vd.maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "...Davacıların geçici mühlet ve konkordato taleplerinin REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların sunmuş olduğu güncel konkordato projelerinin daha önce sunulan ve yerine getirilmesi taahhüt edilen projedeki şartlara göre alacaklılar bakımında daha lehe olduğunu gösterdiğini, yalnızca bu gerçekliğin dahi davacıların TMK. 2. maddede yer alan dürüstlük kuralı bakımından şartları sağlar mahiyette bir konkordato teklif ettiğinin delili olduğunu, zira mevcut proje ile daha önceki davaya konu proje arasında gerek faiz bakımından gerekse ödeme planı bakımından alacaklılar yararına revizeler yapılmış olduğunu, teklifin vadesi ve ödeme şartları dikkate alındığında Mahkemenin gerekçeli kararındaki sunulan projeler arasında farklılık bulunmadığı şeklindeki tespitin eksik inceleme ürünü olduğunun izahtan vareste olduğunu, Mahkeme kararında konkordato müessesesini açıklarken "kanun koyucu elinde olmayan sebeplerle mali durumu bozulan, ancak iyi niyetli olan borçluyu alacaklılarının çoğunluğu ile bir anlaşma yaparak alacaklıların kendisine tanıdığı süre içinde borçlarını ödeme olanağı tanımıştır." ifadelerine yer vermiş olduğunu, bu tanımlamanın tüm gerekleri davacıların konkordato başvurusunda mevcut olduğunu, bu sebeple dahi ilgili başvurunun TMK md. 2 gereği dürüstlük kuralını karşılar mahiyette olduğu açık olup ilgili kararın kaldırılarak davacılar lehine geçici mühlet kararı verilerek neticeten işbu davaya konu konkordato projelerinin tasdikinin gerektiğini, yeniden yargılama yapılarak davamızın kabulü ile öncelikle davacılar yönünden geçici mühlet kararının devamı yönünde karar verilmesini, geçici konkordato komiseri görevlendirilmesi ve müteakip işlemlerin gerçekleştirilmesi amacıyla dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini, davacı şirket aleyhine her türlü ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve muhafaza işlemleri dâhil tüm takip işlemlerinin yapılmasının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/05/2024 tarih, 2024/219 Esas - 2024/276 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava konkordato talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.
İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Uyuşmazlık; davacıların konkordato talebinin hakkın kötüye kullanılması kapsamında olup olmadığı noktasındadır.
Konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen ya da herhangi bir borçlunun, borcun belirli koşullarda ödenmesi için alacaklılarıyla anlaştığı ve yetkili ticaret mahkemesinin onayı ile geçerlilik kazanan hukuki çözüm işlemidir (Türk Hukuk Lûgatı, Ankara 2021, s. 709).
Konkordato İİK’da tanımlanmamış ise de; öğretide konkordato, dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi borçlarının alacaklılar tarafından kanunda gösterilen nitelikli çoğunlukla kabul edilmesi ve yetkili makamın (mahkemenin) onayı ile gerçekleşen ve borçlunun borcun bir kesiminden kurtulmasını ve/veya ödeme şeklinin borçlu yararına değişmesini sağlayan, haciz ve iflâs gibi klasik ve borçlu bakımından sert cebri icra yöntemlerinin yerine ikame edilmiş bir kolektif icra biçimi şeklinde ifade edilmiştir (Baki Kuru, İcra İflas Hukuku, C. IV, İstanbul 1997, s. 3585; Süha Tanrıver, Adnan Deynekli, Konkordatonun Tasdiki, Ankara 1996, s. 29; Serdar Kale, Sorularla Konkordato (İflas Dışı ve İflas İçi Adi Konkordato), İstanbul 2017, s. 2; Hakan Pekcanıtez, Güray Erdönmez, 7101 sayılı Kanun Çerçevesinde Konkortado, İstanbul 2018, s. 4; Sümer Altay, Ali Eskiocak, Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, İstanbul 2019, s. 10, 15).
Konkordato talep eden borçlu veya iflâsını isteyebileceği borçlusu hakkında konkordato talep eden alacaklı, bir nüsha olarak düzenlenen dilekçe, konkordato ön projesi, ayrıntılı bilanço, gelir tablosu ve İİK’nın 286 ncı maddesinde sayılan diğer belgeler ile birlikte asliye ticaret mahkemesine başvurarak üç aylık geçici konkordato mühleti verilmesini ister (İİK md. 285-287). Asliye ticaret mahkemesi 286 ncı maddede sayılan belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu belirlediği takdirde borçluya derhâl geçici mühlet (üç ay) verir ve bir veya işin kapsamına göre üç kişiden oluşan komiser veya komiserler kurulu oluşturulur (İİK. md. 287).
Geçici mühlet içinde mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Bu süreçte geçici komiser duruşmadan önce raporunu mahkemeye ibraz eder. Mahkeme yapacağı değerlendirmede itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır (md. 289/2).
Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmesi hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir (md. 289/3). Gerekiyorsa geçici komiser veya komiserler değiştirilerek yeni bir görevlendirme yapılabilir veya geçici komiserlerin görevine devam etmesine karar verilerek dosya komisere teslim edilir.
Uyuşmazlığın çözümü açısından burada konkordato talebinden feragat veya konkordato talebinin reddi halinde yeniden talepte bulunulup bulunulamayacağının da değerlendirilmesi gerekmektedir.
Esasen daha önce borçlu tarafından konkordatoya başvurulmuş olması, yeni bir konkordato başvurusu için olumsuz dava şartı noksanlığı teşkil etmemektedir. İİK m. 285’te daha önce konkordatoya başvurulmamış olması bir başvuru şartı olarak gösterilmemiştir. Keza önceki konkordato talebinden feragat veya konkordato talebinin reddi halinde de bu kural geçerlidir.
Davadan feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurduğundan feragate konu davanın tekrardan açılması neticesinde kesin hükmün varlığı olumsuz dava şartı yokluğu teşkil edecektir (HMK m. 114/1-i). Konkordato talebi ise niteliği itibarıyla çekişmesiz yargı işidir ve çekişmesiz yargı kararları şekli anlamda kesin hüküm teşkil etse dahi maddi anlamda kesin hüküm etkisini haiz değildir. (Kuru B, Nizasız Kaza (NK) (Ajans Türk Matbaası 1961, sayfa 180) Ayrıca konkordatonun niteliği göz önünde bulundurulduğunda, daha önce konkordatoya başvurmuş, ancak iyileşme ya da sair bir sebeple konkordatosu tasdik edilmemiş bir borçlu, bir süre sonra tekrar aciz haline düşebilir. Böyle bir borçlunun ise peşinen konkordatoya başvuru hakkından mahrum bırakılması herhangi bir amaca hizmet etmez. Bu bakımdan konkordato talebinden feragat durumunda veya reddi durumunda kural olarak aynı borçlu için yeniden konkordatoya başvurma önünde engel bulunmamaktadır. Eğer konkordato borçlunun dürüst olmamasından dolayı tasdik edilmemişse bu halde yeniden konkordatoya başvurulamayacağını, diğer hallerde ise tekrardan konkordatoya başvuru imkanının bulunduğunu; ancak bu hallerde dahi mahkemenin, daha önce konkordato talebinin reddedildiğini göz önünde tutarak mühlet kararı verirken daha titiz olması gerektiğini belirtmektedir. (Kuru, El Kitabı, 1508; Pekcanıtez, Atalay, Özekes ve Sungurtekin Özkan İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, (7. Bası, On İki Levha Yayınevi 2020 sayfa 518; Simil C Konkordato Mühletinin Borçlu Bakımından Sonuçları, On İki Levha Yayınları 2020, sayfa 229.) (Türkiye Adalet Akademisi Dergisi Ocak /2022, sayı 49, sayfa 344)
Diğer taraftan, borçlunun tekrardan konkordatoya başvurma hakkının, daha önce konkordato talebinden feragat edildiği ihtimalde sınırsız bir şekilde kabul edilmesi mümkün değildir. Evvelemirde, hali hazırda tasdikle sonuçlanmamış konkordato sebebiyle alacaklıların belirli bir süre alacaklarını tahsil etme imkanından mahrum bırakıldıkları göz ardı edilmemelidir. Böyle bir durumda alacaklıların yeniden konkordato mühletinin kendileri için getirdiği rejime tabi kılınması için çok daha titiz olunması gereklidir. Böyle bir durumda ise başvurulacak aygıt dürüstlük kuralıdır (TMK m. 2 ve HMK m. 29). Dürüstlük kuralı, dava hakkının kullanımında olduğu gibi konkordato başvurusunda da mevcudiyeti aranan bir ilkedir. (Postacıoğlu İE, Konkordato, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü, 1965, sayfa 21 – 22; Ramazan Arslan, Medeni Usul Hukukunda Dürüstlük Kuralı, S Yayınları, 1989, sayfa 141; Kuru B ve Aydın B, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, Yetkin Yayınları 2020, sayfa 501 – 502; Talih Uyar, Yeni Konkordato Hukukumuzun Temel İlkeleri, TBB Yayınları 2019, sayfa 6; Atalı M., Ermenek İ. ve Erdoğan E., İcra ve İflas Hukuku, 4. Bası, Yetkin Yayınları, 2021, sayfa 633 – 634.)
Bu noktada konkordatodan feragat edildikten sonra yapılacak konkordato başvurularının üzerinde durmak gerekir. Böyle bir durumda, feragat veya konkordato talebinin reddi ile yeni konkordato başvurusu arasındaki süre göz önüne alınarak, yeni konkordato başvurusunun salt mühletten yararlanma amacı taşıyıp taşımadığı dikkate alınmalıdır. Başka bir deyişle borçlunun, konkordato talebinden feragatin maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemesinden kötü niyetle istifade etmesinin önüne geçilmelidir. Her ne kadar borçlunun daha önceki konkordato başvurusu hakkındaki dosyayı konkordato başvurusuna eklenecek evrak arasında gösterilmese de İİK m. 286/2 uyarınca borçlu, komiserin veya mahkemenin bu yöndeki talebi doğrultusunda bu dosyayı sunmalıdır.
Somut olayda; davacı borçlular Kartepe Endüstriyel Geri Dönüşüm Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi, Sukom Enerji Elektrik Üretim Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/632 esas sayılı dosyası ile konkordato davasının feragat nedeniyle 17/04/2024 tarihinde reddine karar verildiği, yine davacı ... yönünden Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/632 esas sayılı dosyadan tefrik edilerek yine Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/508 esas sayılı dosyası ile 17/01/2024 tarihinde konkordato talebinin reddine karar verildiği ve aynı borçlular tarafından konkordato talebiyle 06/05/2024 tarihinde eldeki davanın açıldığı, mahkemece davacıların anılan konkordato talebinin hakkın kötüye kullanımı mahiyetinde olduğundan bahisle reddine karar verildiği görülmüştür.
Ancak, yukarıda detaylandırıldığı üzere; konkordatonun niteliği göz önünde bulundurulduğunda, daha önce konkordatoya başvurmuş, ancak iyileşme ya da sair bir sebeple konkordatosu tasdik edilmemiş bir borçlu, bir süre sonra tekrar aciz haline düşebilir. Böyle bir borçlunun ise peşinen konkordatoya başvuru hakkından mahrum bırakılması herhangi bir amaca hizmet etmez. Bu bakımdan konkordato talebinden feragat durumunda veya konkordato talebinin reddi durumunda kural olarak aynı borçlu için yeniden konkordatoya başvurma önünde engel bulunmamaktadır. Ancak bu hallerde dahi mahkemenin, daha önce konkordato talebinin reddedildiğini göz önünde tutarak mühlet kararı verirken daha titiz olması, feragat veya konkordato talebinin reddi ile yeni konkordato başvurusu arasındaki süre göz önüne alınarak, yeni konkordato başvurusunun salt mühletten yararlanma amacı taşıyıp taşımadığı, yani talep edenin kötü niyetli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu hususun değerlendirilmesi için de, davacının sunduğu projelerin karşılaştırılarak benzer veya aynı olup olmadığı, feragat veya konkordato talebinin reddinden sonra borçlunun ekonomik durumunda konkordato için gereken aciz halinin oluşup oluşmadığı gibi hususlarında araştırılarak sonuca gidilmesi gerekmektedir. 2004 sayılı yasanın 287/1.maddesindeki emredici düzenleme ile birlikte bu hususlar göz önüne alındığında mahkemece geçici mühlet kararı verilerek, atanacak komiserden bu yönde bir rapor alınmadan ve dosyaya sunulan yeni proje ile Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/632 esas sayılı dosyası ve Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/508 esas sayılı dosyasındaki projeler arasında taksit sayısı, taksit süresi, ödemedeki faiz oranı gibi hususlarda farklılıklar da olduğu nazara alındığında mahkemece projelerin aynı olduğu sonucuna nasıl ulaşıldığı da detaylı bir şekilde açıklanmadan eksik araştırma ile hüküm kurulması hatalı olduğu gibi; geçici mühlet süresinde komiser tarafından düzenlenecek rapor geldikten sonra davacıların daha önce konkordato talebinin reddedildiği göz önünde tutarak mühlet kararı verirken daha titiz olunması, feragat veya konkordato talebinin reddi ile yeni konkordato başvurusu arasındaki süre göz önüne alınarak, yeni konkordato başvurusunun salt mühletten yararlanma amacı taşıyıp taşımadığı, yani talep edenin kötü niyetli olup olmadığının komiser raporu ile birlikte değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmemesi de hatalıdır. Anılan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir.
İİK.'nın 287(1) maddesinde; "Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286'ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir..." düzenlemesi mevcut olup, dairemizce de belgelerin tam olması halinde geçici mühlet verilebileceği, Dairemizce dosyanın incelenmesinde; davacılar tarafından İİK.'nın 286/1-b maddesinde belirtilen "...tüm alacak ve borçları vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgeler..." ile İİK.'nın 286/1-c maddesinde belirtilen maddesinde belirtilen "Alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren liste"nin konkordato talebine ilişkin dava dilekçesi ekinde sunulmamış olduğu, dolayısıyla geçici mühlet verilebilmesi için gereken bu belgelerin eksik olması nedeniyle dairemizce 2004 sayılı yasanın 287/1.maddesi gereği geçici mühlete bu aşamada karar verilememiş, anılan eksik evrakların tamamlanması için ilk derece mahkemesince davacılara 6100 sayılı HMK'nın 119-2 maddesi uyarınca usulüne uygun süre verildikten sonra sonucuna göre geçici mühlet talebinin değerlendirilmesinin yerinde olacağı anlaşılmıştır.
Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6)-3) maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacıların ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353. (1). a). 6). 3) maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,
-
6100 sayılı HMK'nın 353. (1). a). 6). 3) maddesi gereğince; KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 09/05/2024 tarih, 2024/219 Esas ve 2024/276 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
-
Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,
-
İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
-
Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.28/06/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09