SoorglaÜcretsiz Dene

Sakarya BAM 7. HD 2024/694 E. 2024/1005 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/694

Karar No

2024/1005

Karar Tarihi

12 Haziran 2024

T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/694

KARAR NO : 2024/1005

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 13/12/2023

NUMARASI : 2023/423 Esas - 2023/710 Karar

DAVACI : NOVA REKLAMCILIK DEKORASYON SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...

VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVALI : GÜLAŞ İNŞAAT HAFRİYAT NAKLİYE İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...

VEKİLİ : Av. ... - ..

DAVA : İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))

DAVA TARİHİ : 24/08/2023

KARAR TARİHİ : 12/06/2024

KR. YAZIM TARİHİ : 12/06/2024

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin 04/2018 tarihinde Unifree Dutyfree İşletmeciliği A.Ş'den o tarihlerde inşaası devam etmekte olan üçüncü havalimanı bünyesindeki işletmecilği yine UNIFREE tarafından üstlenilecek olan gümrüksüz mağazacılık alanlarının tüm donanımlarını yapmak üzere davet usulü iş aldığını, bu işin çeşitli etaplar halinde sürdürülerek Nova tarafından başarılı bir şekilde tamamlandığını, UNIFREE projenin yönetiminin NOVA tarafından yapılmasını talep ettiği, bu nedenle NOVA; elektrik, mekanik, mimari vb. işler için, UNIFREE'nin bilgisi ve onayı dahilinde, 2018 yılının Nisan ayında yapılan sözleşme ile Gülaş İnşaat Hafriyat Makina İthalat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ni görevlendirdiğini, bu işler üçüncü havalimanı projesinin önemi nedeni ile tüm tarafları bakımından çok ciddi zaman ve kalite baskısı altında yürütüldüğünden NOVA, sahadaki işlerin aksamaması adına, gereken hallerde taşeronlarını UNIFREE ile anlaşmaları sonlanmadan önce atamış ve taşeronlarına, hakediş belgelerini ibraz etmeseler dahi, avans niteliğinde ödemeler yaptığını, bu ödemeler projenin sürekliliğini sağlamak adına yapıldığını, projenin devamı süresince gerek metraj gerekse yeni iş kalemlerinin eklenmesi ile UNIFREE’nin NOVA’dan NOVA’nın da GÜLAŞ’tan iş beklentisi arttığını, bu iş artışlarına yönelik olarak UNIFREE ile NOVA arasında hakediş belgeleri ile mutabakata varılmış olmasına rağmen, ...’ya resmi hakediş belgelerini ibraz etmekten imtina ettiğini, NOVA hakediş eksikliklerine rağmen; sahada mevcut olan olağanüstü durumu göz önünde bulundurarak GÜLAŞ’ın faturalarına itiraz etmeksizin ve gerektiğinde fatura ibrazı beklemeksizin avans ödeme yaptığını, ...’ya güncellenen iş miktarları üzerinden toplamda 132.880.659,56-TL faturalarla belgelenebilen ödeme yaptığını, NOVA ve UNIFREE arasında bu rakam üzerinden mutabakat sağlandığını ve kesin hesap hakedişleri de tamamlandığını, NOVA ile UNIFREE kesin hesap mutabakatı işlemlerini ancak projenin tamamlanmasından ve havalimanın faaliyete geçmesinden 24 ay (Ocak 2019) sonra yapabildiğini, UNIFREE hesap mutabakatından hareketle GÜLAŞ ile NOVA arasındaki kesin hesap tutarlarının 70.747.240,60 TL olduğunun bildirildiğini, kesin hesap tutarı 70.747.240,60 TL olmasına rağmen GÜLAŞ'a yapılan ödemelerin 75.901.502,20 TL olduğunun ve GÜLAŞ tarafından NOVA’ya kesilen faturaların ise 73.963.960,34 TL olduğunun ve bu miktarların kesin hesap mutabakatındaki miktarın çok üzerinde olduğunun da bildirildiğini, davalının hem müvekkili Şirkete yapılmayan işler için fazladan fatura kesen hem de fazla ödeme aldığını beyan ederek davalının menkul ve gayrimenkul mallarının satılmasının önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddia olunun doğrudan iflas sebebinin kanunda aranan hiçbir koşulunun somut olayda gerçekleşmediği, davacının işbu davayı ikame etmesindeki salt amacın müvekkilinin firmanın ticari itibarını zedelemeye yönelik olduğunu, davacı, iddia ettiği alacağına kavuşma amacı ile değil sadece müvekkili firmayı zor duruma sokmaya çalışmakta olduğunu, somut olayda alacaklının doğrudan doğruya açlığı iflas davasının şartları oluşmadığını, bu davada bakılacak 3 temel unsur olan, alacağın mevcudiyeti, doğrudan iflas sebebi teşkil eden somut vakıaların gerçekleşmiş olması, alacaklılara zarar verme kastının bulunması olduğunu, davacı, müvekkili firmadan alacaklı değil aksine müvekkili firma davacıdan alacaklı durumda olduğunu, dolayısıyla iflas davasının şartları somut olayda gerçekleşmediğini, davacı ile müvekkili firma arasında akdedilen taşeronluk sözleşmesi sonucunda davacının bir türlü müvekkili firmanın hakedişlerini onaylamaması, müvekkilinin taşeronlarına hakediş yapılmadan önden para göndermesi sonrasında taşeronun işi yarım bırakması vb durumlar sonucunda mutabakat sağlanamadığını, sn son ana işveren davacıya ödeme yapmayı kabul ederek tüm tarafların mutabık kalmaları şartı ile ödeme yapmayı kabul elmiş ve davacıya ödeme yaparak mutabakat imzalandığını, ancak sonrasında davacıya müvekkili firma mail atmış ulaşmaya çalışmışsa da davacı müvekkili firma ile hiçbir şekilde muhatap olmadığını, davacının müvekkili firmadan alacaklı olmadığı gibi milvekkili firmanın bu süreçte herhangi bir hileli davranışta bulunmadığının son derece açık olduğunu, dolayısıyla huzurdaki dava usul ve esas yasalarına aykırılık teşkil etmesi sebebi ile reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince; "... Davanın REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İİK M.159 uyarınca Mahkemenin tedbir kararı vermeye mecbur olmasına rağmen taleplerini redettiğini, Mahkemenin eksik ve hatalı inceleme ile davanın reddine karar verdiğini, davacı şirketçe Gülaş'a iletilen kesin hesaplar Gülaş tarafından tebliğ alınmasına rağmen hiçbir itiraza konu olmadığını, bunun da Gülaş'ın borcunu kabul ettiğini gösterdiğini, Gülaş tarafından Nova’ya (73.963.960,34 TL -70.747.240,60 TL) 3.216.719,74 TL tutarında fazladan fatura kesildiğini, UNIFREE tarafından NOVA hesabından kesilen yansıtma bedelleri kapsamında (75.901.502,20 TL -70.747.240,60 TL) 5.154.261,60 TL tutarında fazladan ödeme yapıldığının tespit edildiğini, doğrudan iflas davasında yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, tam ispatın arandığı durumlarda tereddütsüz bir şekilde ispat yükümlülüğü doğmakta iken yaklaşık ispatta tereddütsüz bir ispattan bahsedilemeyeceğini, doğrudan iflası takipli iflastan ayıran en önemli farkın herhangi bir takibe gerek kalmaması ve alacağın muacceliyetine gerek olmaması olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talimatı ile taşeronlara yapılmayan işler için önden ödeme yapıldığını, davacının sözleşmeye aykırı şekilde davalının hak edişlerini onaylamadığını, davacının kötü niyetli olarak davalı firmaya karşı itibar suikastı yaptığını, somut olayda alacaklının doğrudan doğruya açtığı iflas davasının şartlarının oluşmadığını, bu davada bakılacak 3 temel unsur olan; alacağın mevcudiyeti, doğrudan iflas sebebi teşkil eden somut vakıaların gerçekleşmiş olması, alacaklılara zarar verme kastının bulunması olduğunu, davacının davalı firmadan alacaklı değil aksine davalı firma davacıdan alacaklı durumda olduğunu, davacı ile davalı firma arasında akdedilen taşeronluk sözleşmesi sonucunda davacının bir türlü davalı firmanın hakedişlerini onaylamaması, davalının alt taşeronlarına hakediş yapılmadan önden para göndermesi sonrasında taşeronun işi yarım bırakması vb. durumlar sonucunda mutabakatın sağlanamadığını, en son ana işveren davacıya ödeme yapmayı kabul ederek tüm tarafların mutabık kalmaları şartı ile ödeme yapmayı kabul ettiğini ve davacıya ödeme yaparak mutabakat imzaladığını, ancak sonrasında davacıya davalı firma mail atmış ulaşmaya çalışmışsa da davacı, davalı firma ile hiçbir şekilde muhatap olmadığını, davacının davalı firmadan alacaklı olmadığı gibi davalı firmanın bu süreçte herhangi bir hileli davranışta bulunmadığının son derece açık olduğunu, dolayısıyla Mahkeme tarafından verilen davanın reddi kararının usul ve esas yasalarına uygun olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2023 tarih, 2023/423 Esas - 2023/710 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; iflas istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

Dosyanın incelemesinde; davacı ile davalı arasında 30.04.2018 tarihli “İstanbul Yeni Havalimanı Duty Free ve Depo Yapım İşine Ait İnce İşler, Mekanik ve Elektrik İşleri Yapım Sözleşmesi”nin imzalandığı, bu sözleşme kapsamında davacının davalıya 75.901.502,20 TL ödeme yaptığı, ancak davalının yaptığı işler bedelinin 70.747.240,60 TL olduğu, bu hale göre davacının davalıya 5.154.261,60 TL fazla ödemesinin bulunduğu, davalının kesin mutabakat için hak edişlerini ibraz etmesi gerekirken ibraz etmediği gibi yapılan fazla ödemeleri de iade etmediği, sonuç olarak davalının fazladan yaptığını iddia ettiği işleri yaptığını ispat edememesi, hak ediş belgelerini ibraz etmemesi, mutabakat için çaba sarf etmesi gerekirken davacı ile irtibatı kesmesi ve dava dışı asıl iş verenden davacıya ödeme yapılmasını talep etmesinin hileli hareket olduğundan bahisle davalının doğrudan iflasını talep ettiği, davalının ise davacının alacaklı olduğu hususunu kabul etmediği, aksine davalının alacaklı olduğunu iddia ettiği, iflas şartlarının oluşmadığından davanın reddini talep ettiği, mahkemece davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacının istinaf talebinde bulunduğu görülmüştür.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının alacaklı olup olmadığı, davalının doğrudan doğruya iflas koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK‘nın 177.maddesinde, “ Doğrudan Doğruya İflas Halleri “ üst başlığı altında, “Evvelce takibe hacet kalmaksızın İflas”, “ Alacaklının talebi” düzenlenmiştir. 117/1. fıkrada, aşağıdaki hallerde alacaklının evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceği ifade edilmiştir. Yasada belirtilen “4” bent ise sırasıyla, ”1- Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa; 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3-308 inci maddede ki hal varsa; 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,..” şeklinde sayılmıştır. Diğer taraftan davacı, dava dilekçesinde, İİK'nın 37. maddesini de belirterek İflas kararı verilmesini talep etmiştir. İİK 37. maddede, “ haciz veya iflas istemek yetkisi “ başlığı İle, icra emrinde yazılı müddet geçtiği halde borcunu ödeyemeyenlerin mallarının haczolunacağı yahut borçlu iflasa tabi eşhastan olduğu takdirde alacaklının istediğinde yetkili ticaret mahkemesince iflasına karar verileceği belirtilmiştir. Düzenleme, yasanın müşterek hükümler bölümünde yer almakta olup, yasa da, icra emrine rağmen borcunu ödemeyenlerden, yani icra borçluları söz konusu edilmektedir.

Öncelikle, doğrudan iflas davasında alacaklının iflası istenen kişiden alacaklı olduğunu ispatı gerekmektedir. İİK‘nın 177/1 ve 2. bentlerine dayanan iflas talebinin dinlenebilmesi için davacının iflası istenen kişiden alacağının bulunması gerekir.

İcra ve İflas Kanunun 177. maddesinin 1. bendinde sayılan haller ise;

  1. Borçlunun yerleşim yerinin olmaması,

  2. Borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla kaçması,

  3. Borçlunun alacaklıların haklarını ihlal eden hileli davranışlarda bulunması veya bunlara teşebbüs etmesi,

  4. Borçlunun haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklamasıdır.

Somut olayda; davacının dava dilekçesinden, davacının İİK 177/1. maddesinin 1. bendinde yer alan “ Borçlunun alacakların haklarını ihlal eden hileli davranışlarda bulunması veya bunlara teşebbüs etmesi” sebebine dayanarak İş bu davayı açmış olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı, iflas istemini anılan hükmün 1. bendindeki "hileli muameleler" haline dayandırmaktadır. İİK 177/1.maddesinin 1. bendinde sayılan, borçlunun alacaklarının haklarını ihlal eden hileli davranışlarda bulunması veya teşebbüs etmesi iddiasında, borçlunun hileli davranışının cezayı gerektiren bir sonuç doğurması gerekmez. Ancak cezayı gerektiren bir hileli davranışın varlığı halinde de borçlunun takipsiz iflası istenebilir. Borçlunun mal varlığını alacaklılara zarar vermek amacıyla kaçırması, devretmesi, azaltması sonucunu doğuran davranışları, ödeme emrine itiraz etmemesi veya bir davada kendisini savunmaması, bir alacaklıyı diğerinden fazla koruması halinde alacaklı borçlunun doğrudan doğruya iflasını isteyebilir. Borçlunun hileli davranışlara teşebbüs etmesi dahi doğrudan iflas nedeni olarak kabul edilmiştir.

Bu davalarda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup, davacının doğrudan iflas nedenlerinin varlığını ispat etmesi gerekecektir. ( Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2005/6825 E, 2005/9331 K. sayılı ilamı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2018/2508 esas 2020/4494 karar sayılı ilamı)

Eldeki olayda; 2004 sayılı yasanın 177.maddesi hükmüne göre doğrudan iflas davasını alacaklı sıfatı bulunan kişilerin açabileceğinin düzenlendiği, ancak her ne kadar mahkemece davacının alacaklı olup olmadığı hususunda bir araştırmaya girişilmemiş ise de; davacının iddiası, davalının hak edişlerini ibraz etmesi gerekirken ibraz etmemesi, yapılan fazla ödemeleri iade etmemesi, davalının fazladan yaptığını iddia ettiği işleri yaptığını ispat edememesi, mutabakat için çaba sarf etmesi gerekirken davacı ile irtibatı kesmesi ve dava dışı asıl iş verenden davacıya ödeme yapılmasını talep etmesi iddiası üzerinedir. Ancak, söz konusu işlemlerin varlığının sübutu halinde dahi bu şekildeki işlemlerin tek başına hileli işlem olarak kabulü mümkün olmayacaktır. Aksinin kabulü, benzer hukuki uyuşmazlıklarda alacağın sübutu halinde, alacaklı olan herkese, karşı taraf aleyhine doğrudan doğruya iflas davası açma hakkı tanımak olur ki bu ticaret hukuku başta olmak üzere diğer yasal düzenlemelere uygun düşmeyecektir. Bu nedenlerle mahkemece, ilgili maddenin tüm bentlerinin somut davada değerlendirilmesi neticesinde verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir

Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. HMK'nın 353/1. b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

  3. Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

  4. İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

  5. İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

  6. İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  7. 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine,

İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/06/2024

...

Başkan ...

¸e-imzalıdır

...

Üye ...

¸e-imzalıdır

...

Üye ...

¸e-imzalıdır

...

Katip ...

¸e-imzalıdır

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

temyizsakaryareddinegülaşİflasvekiliTarafındanEdilen(İİKnumarasıTalepAlacaklıunıfree(Doğrudan177))

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim