SoorglaÜcretsiz Dene

Sakarya BAM 7. HD 2022/1998 E. 2023/2018 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1998

Karar No

2023/2018

Karar Tarihi

7 Aralık 2023

T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1998

KARAR NO : 2023/2018

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...)

ÜYE :... (...)

ÜYE :... (...)

KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ :31/05/2022

NUMARASI :2021/95 Esas - 2022/289 Karar

DAVACI :HAYMET MAKİNA TAAHHÜT TARIM GIDA SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...

VEKİLİ :Av. ... - ...

DAVALI :... (T.C.No: ...) - ...

VEKİLİ :Av. ... - ...

DAVA :İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ :22/02/2021

KARAR TARİHİ :07/12/2023

KR. YAZIM TARİHİ :21/12/2023

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı/borçlu ... ile aralarındaki ticari ilişki sebebiyle oluşan fatura borcuna ilişkin olarak taraflarınca Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/235 D.İş 2020/234 K. sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararı alındığını, akabinde Kocaeli 8. İcra Dairesi'nin 2020/108184 E. sayılı dosyası ile 49.500,00-TL takip çıkışlı icra takibi başlatılmış olup, hali hazırda güncel bakiye borç miktarının 61.385,81-TL olduğunu, borçlunun ise ödeme emrinin tebliğinden sonra, süresi içinde borca itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/235 D.İş 2020/234 K. sayılı kararının davalı/borçluya 19.01.2021 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı tarafından işbu karara itiraz edilmediğini, diğer yandan itiraz edilmeyen bu karar ile mahkemenin yetkili olduğunun da kesinleştiğini, borcun mevcudiyetinin davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında sabit olmakla ayrıca borçluya tebliğ edilen faturalardan açıkça görüldüğünü, söz konusu faturalara ise borçlu davalının herhangi bir itirazda bulunmadığı da dikkat çeken hususlardan olmakla fatura ve fatura muhteviyatı kesinleştiğini belirterek davanın kabulü ile borca itirazın iptali ile takibin devamına, alacağı semeresiz bırakmak maksadı ile yapılan haksız itiraza istinaden kötü niyetli davalı/borçlu aleyhine, alacağın likit olduğu da nazara alınarak %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafından ihtiyati haciz kararına itiraz edilmediğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmaya varılamadığını, borcun mevcudiyetinin ticari defter ve kayıtlarda sabit olduğunu, davalının dava konusu icra takibini semeresiz bırakmak amacıyla haksız olarak itiraz edildiğini, davalının ticaretle uğraştığını, traktör, traktör parçası, römork ve diğer tarım aletleri alım satım işi yaptığını, davacıdan faturada belirtilen miktar karşılığında bir adet römork satın aldığını, bu römorka karşılık ve ileride davacı ile yapacağı ticareti de gözönünde bulundurularak tamamen iyi niyetiyle Albaraka Yalova Şubesine ait 31.03.2021 keşide tarihli 100.000,00-TL bedelli çeki tanzim ederek verdiğini, bu sebeple gerek davalının gerekse davacının ticari kayıtları incelendiğinde söz konusu faturadan dolayı çek mukabilinde ödeme yapıldığının tespit edileceğini, davalının herhangi bir kötü niyetinin söz konusu olmadığını, davacının iddia ettiği şekilde römork bedeli olan 49.500,00-TL değerinde çek verebilecekken, davalının davacı ile aralarındaki samimiyete ve güvene dayalı olan ticari ilişki sebebiyle römork bedelinin çok daha fazlası değerinde çek tanzim etmeyeceğinin izahtan vareste olduğunu, davanın esastan reddine, davacı alacaklının haksız ve kötü niyetli olarak takip başlattığından, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince; "... 1-Davanın Kabulü ile,

  1. Davalının Kocaeli 8. İcra Dairesi 2020/ 108184 E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin toplam 49.500,00. TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faizi ile devamına,

  2. Hüküm altına alınan 49.500,00. TL 'nin üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda her ne kadar davalının defterlerini sunmadığı belirtilmişse de; davalıya ait defter kayıtlarının kendisinde değil, muhasebecisi ...'da olduğunu, davalıya ait defter kayıtları incelemeden bizatihi davacının defter kayıtları incelenerek hüküm kurulduğunu, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak davacının davasını kabul ettiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.

DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/05/2022 tarih, 2021/95 Esas - 2022/289 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince toplanan deliller ve yapılan yargılama sonunda;"...Mahkememizce yapılan açık yargılama sonucunda, taraf beyanları, Kocaeli 8. İcra Dairesi 2020/ 108184 E sayılı dosyası, dosya kapsamından alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamından, davacı tarafın, davalı ile aralarındaki ticari ilişki sebebi ile oluşan fatura borcuna ilişkin olarak Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/25 d.iş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını, davalıya düzenlediği faturaların tahsili için takip yaptıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini, davalının Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü 2020/108184 E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini, takibin devamını talep ederek, alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, davalı tarafın verdiği çekin taraflar arasındaki alacak borç ilişkisi nedeni ile verildiğini, çekin karşılıksız çıktığı beyan ettiği, davalının talebinin, davacıdan faturada belirtilen miktar karşılığında bir adet römork satın aldığını, bu römorka karşılık ve ileride davacı ile yapacağı ticareti de göz önünde bulundurarak iyi niyetli olarak 100.000,00-TL bedelli çeki verdiğini, takibin dayanağı bulunmadığından davanın reddini, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep ettiği, Kocaeli 8. İcra Dairesi 2020/108184 E sayılı takip dosyasının yapılan incelemesinde, davacı tarafça davalı tarafa karşı ... numaralı 15.000,00-TL bedelli ve ... numaralı 34.500,00-TL bedelleri toplam 49.500,00-TL bedelli fatura nedeni ile ilamsız icra takibi yapılmış olduğu, davalının yetkiye, borca ve tüm ferilerine itiraz etmiş olduğu görülerek, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için rapor alındığı, davalı şirkete, HMK'nın 22/07/2020 tarihli 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik gereği 222.maddesinin göz önüne alınarak, " ticari defter ve belgeleri ibraz etmeniz, ibrazında güçlük var ise inceleme yapılacak adresi ve defterleri zimmetinde bulunduran kişinin adı ve adresi ile iletişim bilgilerini 2 haftalık kesin sürede mahkemeye vermeniz, verilen sürede defterlerin ibraz edilmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret gösterilmemesi durumunda HMK 220/3 md uyarınca ticari kayıtların içeriği konusunda karşı tarafın delil ve beyanlarına itibar edilebileceği ihtar olunur." ihtarını içeren davetiyenin tebliği edilmesine rağmen defterlerini sunmadığı, kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğu sonucuna varlığını kabul etmiş sayıldığı, (Yargıtay 15.HD nin E 2016/3858 K207/2944 sayılı ilamı), tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan tarafın, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunun mahkemece kabul edebileceği, aksinin kabulü durumunda, karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkacağı ki, bunun ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacağı, davalı tarafa ticari defterlerini sunmaları için süre verildiği, davalı tarafın yapılan tebligata rağmen süresinde defterlerini sunmadığı, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan ( Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi 22.10.2020 tarihli 2020/704 E,2020/1042 K sayılı ilamı), HMK'nın 22/07/2020 tarihli 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik gereği 222/3.maddesi gereği, davacı tarafın usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtları, davalı taraf defter ve kayıtlarını ihtarlı tebligata rağmen sunmadığından, davacı lehine delil kabul edilerek, davacı tarafın defterleri üzerinde yapılan incelemede, davacı tarafın 2020 yılı resmi defterlerinin usulüne uygun olduğunun, davacı tarafça davalı tarafa karşı,... numaralı 05.10.2020 tarihli 15.000,01-TL tutarlı, ... numaralı 23.09.2020 tarihli 34.500,05-TL tutarlı toplam 49.500,06-TL tutarlı fatura düzenlediği, fatura tutarlarının ödenmediği, davalı tarafın ödediğini beyan ettiği çeke ilişkin davacının defterlerinde herhangi bir kayıt bulunmadığı, takip tarihinde davacının davalıdan 49.500,06-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği görülerek, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davalı tarafın cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi kabul ederek, davacıdan römork satın aldığını, buna karşılık Albaraka Bankası Yalova Şubesine ait 31.03.2021 keşide tarihli 100.000,00-TL bedelli çeki tanzim ederek verdiğini, faturadan dolayı çek mukabilinde ödeme yaptıklarını beyan ettiği, davalı tarafa söz konusu çekin bilgilerini bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, davalı tarafından sunulan 18.04.2022 tarihli dilekçe de, AlbarakaTürk Katılım Bankası A.Ş Yalova Şubesi, 31/03/2021 keşide tarihli, 100.000,00 TL bedelli, ... çek seri numaralı, 03.09.2020 baskı tarihli, ... vergi kimlik numaralı, ... Iban numaralı hesaba ait çek olduğunun bildirildiği görülerek söz konusu çekin ödenip ödenmediğinin ödenmiş ise kime nekadar hangi tarihte ödeme yapıldığının sorulduğu, Al Baraka’dan gelen yazı cevabında, çek hesabının ...’a ait olduğunun çekin 07.04.2021 tarihinde ... tarafından ibraz edildiğinin karşılıksız işlemi gördüğünün 2.670,00-TL banka sorumluluk tutarının ödendiğinin bildirildiği, çek görüntüsünün incelenmesinde, davacının da çekte cirosu olduğu görülerek, davalı tarafın fatura bedelerinin çek ile ödendiğini iddia etmiş olması sebebiyle ispat yükünün davalıya geçtiği, davalı tarafın faturaları ödediğini beyan ettiği çekin karşılıksız işlemi gördüğünden, davalı tarafça söz konusu çek ile takip konusu fatura bedellerinin ödendiği hususu ispatlanamadığı, davalı tarafın açıkça yemin deliline de dayanmadığı görülerek davalı tarafça ödeme iddiasını ispata yarar delil sunulamadığı, davalının ödeme iddiasının ispatlanamadığı kanaatine varılarak (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 22.05.2019 tarihli 2017/3388 E,2019/528 K sayılı ilamı), davalı tarafın defterlerini de incelenmesi için sunmadığı, bilirkişi raporuna karşı da herhangi bir beyan dilekçesi sunmadığı görülerek, davacının defter ve kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davalı tarafın Ba formlarının incelenmesinde, davacı adına 1 adet belge karşılığı 31.944,00-TL ve 1 adet belge karşılığı 13.888,00-TL bildirimde bulunduğu, takip konusu ... numaralı 05.10.2020 tarihli 15.000,01-TL tutarlı faturanın KDV hariç tutarının 13.888,90-TL, ... numaralı 23.09.2020 tarihli 34.500,05-TL tutarlı faturanın KDV siz tutarının 31.944,49-TL olduğu, davalının davacı tarafından düzenlenen takip konusu faturaları vergi dairesine bildirimde bulunduğu, vergi dairesine bildirimde bulunarak icra takibine konu ... numaralı 05.10.2020 tarihli 15.000,01-TL tutarlı faturanın KDV hariç tutarının 13.888,90-TL, ... numaralı 23.09.2020 tarihli 34.500,05-TL tutarlı faturalardaki malları teslim almış olduğu, hizmetin verilmiş olduğu kabul edilerek, malın teslim edilmediğini veya hizmetin verilmediğini iddia eden davalının bunu yazılı delillerle kanıtlaması gerektiğinden, (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2013/7951 E 2013/12822 K), davalı taraf defterlerini sunmadığından davacı tarafın defter ve kayıtlarına itibar edilerek, davacının davalıya faturalara konu mal ve hizmeti vermiş olduğu ve takip tarihinde davalı tarafın davacıya 49.500,06-TL borçlu olduğu kanaatine varılarak, malın teslim edilmediğini veya hizmetin verilmediğini iddia eden davalının bunu yazılı delillerle kanıtlaması gerektiğinden, davalı tarafça da bu yönde bir iddia bulunmadığından, davalı taraf defterlerini sunmadığından davacı tarafın defter ve kayıtlarına itibar edilerek, davacının davalıya faturalara konu mal ve hizmeti vermiş olduğu ve takip tarihinde davalı tarafın davacıya 49.500,06-TL borçlu olduğu kanaatine varılarak, davalının Kocaeli 8. İcra Dairesi 2020/ 108184 E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin toplam 49.500,00-TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faizi ile devamına, alacak likit olduğundan hüküm altına alınan 49.500,00-TL 'nin üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." şeklindeki gerekçeyle davanın kabulü ile davalının Kocaeli 8. İcra Dairesi'nin 2020/108184 E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin toplam 49.500,00-TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faizi ile devamına karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davacı, davalıdan davalı/borçlu ... ile aralarındaki ticari ilişki sebebiyle 49.500,00-TL bedelli fatura nedeni ile cari hesap için ilamsız takip yapılmış olup, takip dayanağı faturadan ötürü alacaklı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.

Davalı ise davacı ile ticari ilişkiyi reddetmemiş,borcun çek vasıtasıyla ödendiğini savunmuştur.Buna göre, davalı, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi kabul etmiş ve dava konusu alacağı ödediğini savunarak ispat yükünü üzerine almıştır. Doktrinde davalının bu savunmasına “bağlantılı bileşik ikrar” denilmektedir. Bağlantılı bileşik ikrarda bulunan taraf, diğer tarafın ileri sürdüğü vakıayı ikrar eder, fakat ikrarına bu vakıadan çıkan hukuki sonucu hükümden düşüren ve bu vakıanın doğumu ile ilgili bulunmayan başka bir vakıa ileri sürer. Bu durumda ikrarın bölünebileceği, dolayısıyla ispat yükünün davalıya düşeceği kabul edilmektedir.

İspat yükü ile ilgili genel kuralı düzenleyen TMK’nın 6. maddesine göre; “Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” İspat yükü kenar başlıklı HMK’nın 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”

Belirtilen yasa hükümleri karşısında, alacağın tahsili için girişilen icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında kural olarak ispat yükü davacı alacaklıya aittir. Bununla birlikte itirazın iptali davasında davalı borçlunun ödeme savunmasında bulunması ya da borcu ortadan kaldıran diğer itirazları ileri sürmesi halinde ispat yükü yer değiştirecek ve davalıya geçecektir.

6100 sayılı HMK'nın 222.maddesine göre, "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.

6100 Sayılı HMK'nın 222/5. maddesinde "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır" düzenlemesi yer aldığından ticari defter kayıtlarının lehe delil olarak kabul edilebilmesi için tarafların kayıtlarının birbirini doğrular nitelikte olması, aykırı olmaması gerekir.

Somut dosyada yerel mahkemece davalı şirkete, HMK'nın 222.maddesine göre " ticari defter ve belgeleri ibraz etmeniz, ibrazında güçlük var ise inceleme yapılacak adresi ve defterleri zimmetinde bulunduran kişinin adı ve adresi ile iletişim bilgilerini 2 haftalık kesin sürede mahkemeye vermeniz, verilen sürede defterlerin ibraz edilmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret gösterilmemesi durumunda HMK 220/3 md uyarınca ticari kayıtların içeriği konusunda karşı tarafın delil ve beyanlarına itibar edilebileceği ihtar olunur." ihtarını içeren davetiyenin tebliği edilmesine rağmen defterlerini sunmadığı görülmüştür.

Her ne kadar davalı tarafça Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş Yalova Şubesi, 31/03/2021 keşide tarihli, 100.000,00 TL bedelli, ... çek seri numaralı, 03.09.2020 baskı tarihli, ... vergi kimlik numaralı, ... Iban numaralı hesaba ait çek olduğunun bildirilmiş ise de, Al Baraka’dan gelen yazı cevabında, çek hesabının ...’a ait olduğunun çekin 07.04.2021 tarihinde ... tarafından ibraz edildiğinin karşılıksız işlemi gördüğü 2.670,00-TL banka sorumluluk tutarının ödendiğinin bildirildiği, çek görüntüsünün incelenmesinde, davacının da çekte cirosu olduğu görülerek, davalı tarafın fatura bedelerinin çek ile ödendiğini iddia etmiş olması sebebiyle ispat yükünün davalıya geçtiği, davalı tarafın faturaları ödediğini beyan ettiği, çek karşılıksız işlemi gördüğünden, davalının keşide ettiği bu çekin davalının borcuna karşılık verildiği hususu dosya kapsamı itibariyle ispatlanabilmiş değildir.Davalı cevap dilekçesinde de açıkça yemin deliline de dayanmadığından yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. HMK'nın 353/1. b.1 maddesi uyarınca; davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

  3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 3.381,34. TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 846,00. TL'nin mahsubu ile kalan 2.535,34. TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

  4. İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

  5. İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

  6. İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  7. 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

  8. Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/12/2023

...

Başkan ...

¸e-imzalıdır

...

Üye ...

¸e-imzalıdır

...

Üye ...

¸e-imzalıdır

...

Katip ...

¸e-imzalıdır

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kesinsakaryadavalıİptaliSatımdanvekiliKaynaklanan)numarasıİtirazın(Ticari

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim