SoorglaÜcretsiz Dene

Sakarya BAM 7. HD 2023/1565 E. 2023/1557 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1565

Karar No

2023/1557

Karar Tarihi

11 Ekim 2023

T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :2023/1565

KARAR NO :2023/1557

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...)

ÜYE :... (...)

ÜYE :... (...)

KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ :11/05/2023

NUMARASI :2023/193 Esas - 2023/460

Karar

DAVACI :T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI - ...

VEKİLİ :Av. ... - ...

DAVALI :GEBZE TİCARET SİCİLİ MÜDÜRLÜĞÜ - ...

VEKİLİ :Av. ... - ...

DAVALI TASFİYE

MEMURU :... (T.C:...) - ...

DAVA :Şirketin İhyası

DAVA TARİHİ :14/03/2023

KARAR TARİHİ :11/10/2023

KR. YAZIM TARİHİ :11/10/2023

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı kurum sigortalılarından ...'nun (TCKN: ...)’nin 26/10/2023 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda vefat etmesi nedeniyle oluşan davacı kurum zararının tahsilini temin amacıyla Tasfiye Halinde Organize İş Güvenliği Çevre Mühendisliği Danışmanlık Makine Hırdavat Sanayi Ticaret Limited Şirketi aleyhine İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesi’nin 2016/366 Esas sayılı dava dosyası ile yürütülen rücuen tazminat davacısının yargılaması sorasında, Organize İş Güvenliği ...... Şirketi'nin terkin edildiğini ve terkin işleminin Ticaret Sicil gazetesinde ilan edildiğinin anlaşıldığını, İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesi'nin 02/03/2023 günlü duruşmasında verilen 2 nolu ara kararı ile Tasfiye Halinde Organize İş Güvenliği Çevre Mühendisliği Danışmanlık Makine Hırdavat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ihya edilmesini teminen dava açılmak üzere taraflarına süre ve yetki verildiğini, şirketin tasfiyesi sonlandığından ve tasfiye memurunun görevinin de sona erdiğinden şirketin ihyası için Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine dava açmak gerektiğini beyanla Tasfiye Halinde Organize İş Güvenliği Çevre Mühendisliği Danışmanlık Makine Hırdavat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin İhyası ile tasfiye memuru atanmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesi'nin 2016/366 Esas sayılı dosyasında davalı olan "Organize İş Güvenliği Çevre Mühendisliği Danışmanlık Makine Hırdavat Sanayi Ticaret Limited Şirketi"nin ticaret sicil müdürlüklerince kaydının silindiğini öğrendiğini belirterek şirketin ihyası için dava açtıklarını, ihyası istenen "Organize İş Güvenliği Çevre Mühendisliği Danışmanlık Makine Hırdavat Sanayi Ticaret Limited Şirketi" Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 17428 sicil numarasında kayıtlı bulunan şirket olduğunu, bu şirketin 01.03.2017 tarihli genel kurulunda tasfiye kararı aldığını, tasfiye kararının ilki 28.03.2017 tarihinde olmak üzere birer hafta ara ile üç kez ilan edildiğini ve şirket genel kurulunca 10.03.2021 tarihinde alınan karar ile tasfiyenin sonlandırıldığını, şirket genel kurulunun tasfiyenin kapatılmasına ilişkin kararı 11.03.2021 tarihinde tescil edildiğini ve şirketin ticaret sicilden terkin edildiğini, huzurda görülmekte olan davada, davacı tarafın husumeti sadece davacı Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne ve tasfiye edilmiş şirkete yönelttiğini, oysa davayı tasfiye edilen şirketin son tasfiye memuruna da yöneltmesi gerektiğini, zira şirketin tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru tarafından yapılmakta olduğunu; şirketin alacaklıları ile borçlularını tasfiye memurunun bildirdiğini, bu nedenle yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, davada öncelikle taraf teşkili sağlanmalı ve tasfiye edilen şirketin son tasfiye memuruna da davanın davasını tasfiye edilen şirketin tasfiye memurunu belirterek bu kişilere yönetmesi gerektiğini beyanla, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen davacı ticaret sicil müdürlüğü aleyhine talep edilen “yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin” davacıya yükletilmesine yönelik davacı talebinin reddine; davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine; şirketin ihyasına karar verildiği takdirde şirkete ihya memuru atanmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince; "...Davanın KABULÜNE, TTK' nun 547/1. maddesi gereğince Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğünün 17428 sicil nolu üyesi olan TASFİYE HALİNDE ORGANİZE İŞ GÜVENLİĞİ ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ DANIŞMANLIK MAKİNE HIRDAVAT SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin, İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesi'nin 2016/366 Esas sayılı dava dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infazı işlemleriyle sınırlı olmak üzere İHYASINA ve şirketin yeniden ticaret siciline TESCİLİNE, Şirketin ihya işlemlerinin gerçekleştirilmesi için bu işlemle sınırlı olarak mali müşavir ...'ın atanmasına, Tasfiye işleminin mahiyeti ve muhtemel süreci gözetilerek tasfiye memuru için 2.000,00.-TL ücret taktirine, taktir edilen ücretin davacı tarafından daha sonra şirketin mal varlığından tahsil edilmek üzere karşılanmasına, İhya işlemlerinden sonra şirketin tasfiye süreci tekrar başlayacağından, ek tasfiye işlemleri için önceki tasfiye memuru ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, Kararın tescil ve ilanına, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve tasfiye memuru tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik ve hatalı bir inceleme yapılarak karar tesis edildiğinin aşikar olduğunu, zira şirketin ihyasına karar verilmiş olmasına rağmen tasfiye memuruna tasfiye işlemlerinin sürdürülmesi için davacı kurum tarafından 2.000,00-TL ücret ödenmesine karar verildiğini, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı incelemeye dayalı olduğunu, davacı kurum hali hazırda dava dışı ihya edilen şirketten alacaklı konumda olduğunu, huzurdaki ihya davasının açmak zorunda bırakıldığını buna karşılık kurum tarafından bir de şirketin tasfiye memuruna ücret ödenmesine ilişkin kurulan kararın hakkaniyetle bağdaşmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Tasfiye memuru istinaf dilekçesinde özetle; şirketin usul ve kanuna uygun bir şekilde tasfiye edilmiş olduğunu, ihyaya karar verilmesinin bu haliyle hatalı olduğunu, istinaf sebebinin kabul edilmemesi halinde tasfiye işlemlerinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekli ilanlar yapıldığı, gerekli kurumlar bilgilendirildiği, SGK tarafından herhangi bir kayıt yahut alacak bildirilmediği halde ve dahası gerekçeli kararda atıf yapılan çekişmeli alacağın var olup olmadığı var ise miktarının dahi belli olmadığı halde tasfiye işlemine devam edilmiş olduğu gerekçesiyle aleyhine yargılama ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, bir an için aksi düşüldüğünde dahi huzurdaki davanın ön inceleme duruşmasında karara çıktığı gözetildiğinde AAÜT gereği aleyhine maktu ücretin yarısına hükmolunması gerektiğini mahkeme kararlarının hüküm fıkrasının, ayrıntılı ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde olması gerektiğini, ancak hüküm fıkrasına bakıldığında lehine hükmedilen 2.000,00-TL tasfiye ücretinin ne şekilde hangi aşamada kim tarafından ödeneceğinin açıklanmadığını, karar bu haliyle infazda tereddüt yaratacak şekilde kurulduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tüzel kişilerin bir takım eylem ve işlemlerde bulunmak için gerçek kişilere muhtaç olduğunu, bu sebeple tasfiye memuruna şirketin ihyası işlemlerini gerçekleştirmesi ve akabinde tekrar şirketin tasfiyesini sağlaması için ücret takdir edilmesinden daha doğal bir şeyin olmayacağını, hatta şöyle ki bu işin tasfiye memuru tarafından ücretsiz yapılmasını beklemek anayasamızdaki angarya yasağına aykırı olacağını, tasfiye memurunun istinaf gerekçesi olarak öne sürdüğü çelişkilerin tavzih ve tashih kurumları ile düzeltilebileceğini. bu sebeple sırf bu çelişkilerin giderilmesi için dosyanın istinaf incelemesinden geçmesine lüzum olmadığını belirterek; haksız istinaf başvurularının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/05/2023 tarih, 2023/193 Esas - 2023/460 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; şirket ihyası istemine yöneliktir.

İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davacı vekili ve tasfiye memuru tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

6102 sayılı TTK.'nın 643. maddesinde tasfiye usulü ile tasfiyede şirket organlarının yetkileri hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. 6102 sayılı TTK.'nun 547. maddesinde de ek tasfiye; "tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahibi veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" şeklinde düzenlenmiştir.

Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp, bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahip olacaktır.

Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayacak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.

Somut olayda; ihyası talep edilen Tasfiye Halinde Organize İş Güvenliği Çevre Mühendisliği Danışmanlık Makine Hırdavat Sanayi Ticaret Limited Şirketinin Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 17428 sicil numarasında kayıtlı iken 17/03/2017 tarihi itibarıyla tasfiyeye girdiği, tasfiye memurluğuna şirket ortağı ...’ın atandığı, 11/03/2021 tarihinde tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilinden kaydının terkin edildiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine açılan İstanbul 18. İş Mahkemesi 2016/366 Esas sayılı dosyasında tazminat davasının derdest olduğu; bu hale göre, davacının anılan mahkemede açtığı derdest dava nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararı bulunduğu ve terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmakla; davalı tasfiye memurunun şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönelik istinaf isteminin incelenmesinde; dava ek tasfiye için şirketin ihyası davası olup tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket tasfiye memurunda olduğundan vekalet ücreti ve yargılama giderinden davalı şirket tasfiye memurunun sorumlu tutulması gerekir. Mahkemece yargılama giderleri ve vekalet ücretinden tasfiye memurunun sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırı bir yön yoktur. (Yargıtay 11. 27/09/2018 tarih, 2018/3873 Esas 2018/5790 Karar).

Şirketin ihyası için ortakları dışında üçüncü bir kişi olan mali müşavir atandığı görülmüştür. Şirketin ortakları veya son yöneticileri dışında atanan tasfiye memuru için emek ve mesaisinin karşılığı olarak ücret takdir edilmesi yerindedir. Anılan ücretin daha sonra şirketin mal varlığından karşılanmak üzere, bu aşamada ihya talep eden davacı tarafından karşılanması yönündeki ilk derece mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacı vekili ve tasfiye memurunun istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. HMK'nın 353. (1). b). 1) maddesi uyarınca; davacı ve tasfiye memurunun İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,

Davacı Yönünden;

-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,

-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına,

Tasfiye Memuru Yönünden:

-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 89,95-TL istinaf karar harcının tasfiye memuru ...'tan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,

-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,

  1. İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden taraflara iadesine,

  2. İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  3. Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,

İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/10/2023

...

Başkan ...

¸e-imzalıdır.

...

Üye ...

¸e-imzalıdır.

...

Üye ...

¸e-imzalıdır.

...

Katip ...

¸e-imzalıdır.

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ihyasınahırdavatticaretlimitedtemyizorganizekabulünetescilinegüvenliğiçevremakinevekiliŞirketintasfiyesanayihalindesakaryaİhyasınumarasımühendisliğidanışmanlık

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim