Sakarya BAM 7. HD 2023/1581 E. 2023/1543 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
bam
2023/1581
2023/1543
11 Ekim 2023
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :2023/1581
KARAR NO :2023/1543
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİH :12/06/2023 Tarihli ara karar
NUMARASI :2023/278 Esas
İHTİYATİ TEDBİR İSTEYEN
DAVACI :DENİZBANK ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ :Av. ... - ...
KARŞI TARAF :HASIMSIZ
DAVA :Kıymetli Evrakın İptali
DAVA TARİHİ :08/05/2023
TALEP :İhityati tedbir
TALEP TARİHİ :12/06/2023
KARAR TARİHİ :11/10/2023
KR. YAZIM TARİHİ :11/10/2023
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; alacaklısı Gökray Tekstil ve Gıda Ürünleri Ticaret San. Ltd. Şti. borçlusu ... olan 15/05/2023 vade tarihli 28/02/2023 düzenleme tarihli 30.000,00 TL meblağlı senedin kaybolarak zayi olduğunu, senet aslının kötü niyetli kişilerin eline geçme, tahsil edilmeye çalışılma imkanının mevcut olduğunu, bu nedenle öncelikle ödeme yasağı ittihat olunarak senet aslının 3. kişiler tarafından icraya konulmasının önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilerek neticeten zayi senedin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince 12/06/2023 Tarihli ara kararında;"...Davacı vekilinin İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; senet aslının kötü niyetli kişilerin eline geçme, tahsil edilmeye çalışılma imkanının mevcut olduğunu, İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu’nun 389/1. maddesinde genel olarak düzenlendiğini, bu yasa hükmüne göre; mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararının verilebileceğini, kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir takdir alanı bırakmışsa da; hakimin, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemesi gerektiğini ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararda belirtmesi gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/06/2023 Tarihli ara karar, 2023/278 Esas sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Kıymetli Evrak İptali (Bono İptali) istemine yöneliktir.
Talep; ödeme yasağı konulması yönündeki ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince tedbir talebinin reddine karar verilmiş karara karşı talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; talep dilekçesinde lehtarı Gökray Tekstil ve Gıda Ürünleri Ticaret San. Ltd. Şti. borçlusu ... olan 15/05/2023 vade tarihli 28/02/2023 düzenleme tarihli 30.000,00 TL miktarlı bononun talep edenin elindeyken, talep edenin bilgisi ve rızası dışında ortadan kaybolduğu, senedin kötü niyetli kişilerin eline geçme ihtimali olduğunu, davaya konu bononun iptaline karar verilmesi için eldeki davanın açıldığı, açılan davada iptali istenilen bonoya ödeme yasağı kapsamında ihtiyati tedbir talep edildiği, ilk derece mahkemesince talebin reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK m. 651/I gereğince, kıymetli evrak zayi olduğu takdirde ''mahkeme'' tarafından iptaline karar verilebilir. Aynı Kanun'un 652/2 maddesi gereğince, iptal usulü ve hükümleri hakkında, kıymetli evrakın türlerine ilişkin özel hükümler uygulanır ve dava konusu senedin zayi olduğu ileri sürülmesine ve 6102 sayılı yasanın 777/1. maddesine göre, bononun iptali hakkında genel hükümlere göre, değerlendirme yapılması gerekmektedir. Zira m. 778/1 gereğince, bononun ''niteline aykırı düşmedikçe'', TTK m. 757 ila 765 maddesinin iptaline ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiği belirtilmektedir. Bu takdirde senetler bono niteliğine haiz olmadığı takdirde, genel hükümlere göre iptali gerekmektedir.
Atıf yapılan bu maddelere göre ise; "İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesinden, muhatabın poliçeye ödemekten menedilmesini isteyebilir. Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdii etmeye izin verir ve tevdi yerini gösterir". şeklinde bir düzenleme yer almaktadır.
6100 sayılı HMK'nın "ihtiyati tedbirin şartları"na ilişkin 389-(2) maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" düzenlemesi bulunmaktadır.
Aynı Kanunun 390-(3) maddesinde ise; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" hükmü bulunmaktadır.
Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. HMK'nın ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuştur. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.
Ancak kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.
Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.
Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.
Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK'da bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.
Somut olayda, incelenen dosya kapsamına göre; talebe konu senedin bono vasfında olduğu ve 6102 sayılı yasanın 778/1. maddesi atfıyla aynı yasanın 757/1. maddesine göre irade dışı elden çıkan bono için ödemeden men yasağı talep edilebileceği, dava dosyasına sunulan kanıtlara, talep eden tarafından ileri sürülen dava konusu olaylara ve iddialara göre, talep edenin talep ettiği ihtiyati tedbir yönünden dosyaya sunulan bono fotokopisi, senet teslim bordrosu ve kargo cevabına göre haklılığını yasaya uygun şekilde ve yaklaşık olarak ispat ettiği, bu nedenle de ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine şeklinde karar verilmesinin doğru olmadığı anlaşılmış bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak talep doğrultusunda davaya konu bono için ödemeden men yasağı konulmasına karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçeli karar başlığında; dava tarihi ile davacı ve vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir
Bu nedenlerle; İhtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
İhtiyati tedbir talep eden Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜNE;
- )Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/06/2023 Tarihli ara karar, 2023/278 Esas sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353. (1). b). 2) maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
a-İhtiyati tedbir talep eden vekilinin İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN KABULÜ İLE,
Dava konusu bono bedeli olan 30.000,00-TL'nin takdiren %15'i olan (4.500,00-TL) nakit veya kesin/süresiz banka teminat mektubunun güvence olarak alınmasına, teminat koşulu yerine getirildiğinde;
b-Dava konusu; lehtarı Gökray Tekstil ve Gıda Ürünleri Ticaret San. Ltd. Şti. borçlusu ... olan 15/05/2023 vade tarihli 28/02/2023 düzenleme tarihli 30.000,00-TL miktarlı bononun ödenmesinin tedbiren durdurulmasına,
c-Mahkemesince, kararın infazı için bir örneğinin düzenleyen ...’e gönderilmesine,
- )İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
a-İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına,
b-İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,
c-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
ç-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
d-Davacının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine,
e-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/10/2023
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:15