Sakarya BAM 5. HD 2024/786 E. 2024/910 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
bam
2024/786
2024/910
31 Mayıs 2024
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/786
KARAR NO : 2024/910
KARAR TARİHİ : 31/05/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/06/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ : 24/05/2023
ARA KARAR TARİHİ : 03/04/2024
NUMARASI : 2023/416 Esas
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE İTİRAZ EDEN
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVA DAVACISI : OKUMUŞLAR İÇ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. .... ...
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVA DAVALISI : ASC MİMARLIK DEKORASYON REKLAMCILIK İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... - ...
Av. ... - ...
DAVA : İhtiyati tedbir isteminin reddi kararına ilişkin kararın kaldırılması talebi
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İSTİNAF EDEN : Asıl ve birleşen davalar Davacı vekili
Taraflar arasındaki ihtiyati tedbir isteminin reddi kararına ilişkin kararın kaldırılması talebi nedeniyle yapılan yargılamada, İlk Derece Mahkemesince ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı asıl ve birleşen davalar davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı birleşen davacı vekili 03/04/2024 tarihli dilekçesinde özetle; davalının 28.02.2021 tarihine kadar teslim etmesi gereken inşaatı, %60 (duvarlarının olmadığı, çatısının bitirilmediği) seviyesinde bıraktığı son olarak Çevre, Şehircilik ve İlklim Değişikliği Bakanlığı Kocaeli İl Müdürlüğü'nün 05.03.2024 tarihli tespiti ile de sabit olduğundan, inşaata devam edilmesi ile yapı seviyesinin değişmesi yargılamanın sonucunu etkileyeceğinden, davacının 4 yıl önce dönem beyanını bildirdiği ve uzun yıllardır hukuk mücadelesi verdiği göz önünde tutularak; geçersiz sözleşme kapsamında yapılacak olan borçlandırıcı işlemler ile kabul etmediği/kontrol edemediği yükselen imalat ve maliyetlerden sorumlu tutulması, yüklenicinin 3. kişilerle yapacağı harici temlikler nedeniyle bu kişiler tarafından açılacak davalara maruz kalmasının önüne geçmek ve tedbir kararı verilmemesi ile uzun süren yargılama sebebiyle gecikmelerden kaynaklı zararlardan devletin tazmin sorumluluğu da doğacağından, HMK m.389, devamı ve ilgili maddeleri gereği ivedilikle ihtiyati tedbir yolu ile inşaatın durdurulmasına, kararın bir örneğinin Gebze Belediyesi'ne ve Gebze Tapu Müdürlüğü'ne gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; '' Davacı birleşen davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine '' karar verilmiştir.
III. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalar davacı vekilince istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen davalar Davacısı vekili istinafa başvuru dilekçesinde özetle;
Somut olayda 15.11.2016 tarihli inşaat sözleşmesine göre belirlenen 18 ay içinde, yüklenici tarafından inşaatın bitirilememesi üzerine taraflar bir araya gelerek sözleşmenin ilgili maddelerini revize ettiği ve 05.09.2020 tarihli “15.11.2016 tarihli inşaat yapım sözleşmesinin eki” başlıklı sözleşme ile yalın eser sözleşmesi ilişkisini, “arsa payı karşılığında inşaat sözleşmesi” ilişkisi haline getirdikleri ve yeni anahtar teslim tarihi olarak 28.02.2021 tarihini belirlediklerini, inşaatın işbu tarihte de teslim edilmemesi sebebiyle 22.11.2021 tarihinde huzurdaki dosya ile (birleşen 2023/268 esas) sözleşmeden dönme davası açıldığını, ihtiyati tedbir talep eden taraf olarak ihtiyati tedbir talebi olan inşaatın durdurulmasına ilişkin sebep olarak; inşaat alanında 4 yıl sonra yargılamanın sonuna gelindiği dönemde başlayan işçi çalışmalarının hukuki süreci etkileyeceği, buna ilişkin inşaat çalışanlarının ve vinçlerinin çalışmalarına, inşaat alanına getirilen inşaat duvar malzemelerine ilişkin görseller dilekçe eklenerek vakıalar gösterildiğini, 3.kişiler ile sözleşmeler yapıldığı belirtilerek, dosyada mübrez olan 4 adet bilirkişi raporu ve ilgili bakanlık olan Çevre, Şehircilik ve İlklim Değişikliği Bakanlığı Kocaeli İl Müdürlüğü'nün inşaat seviyesinin % 60 civarında olduğuna ilişkin 05.03.2024 tarihli tespit yazısı ile sözleşmenin geriye etkili olarak fesih koşullarına ilişkin tam ispat sağlandığı bilgileri de dilekçemize eklenerek ihtiyati tedbir talebini haklı kılacak deliller belirtildiğini, oluşacak olumsuz bir durumu önlemek adına davalı/yükleniciye sözleşme feshinin talep tarihinden sonra yapılacak hiç bir ifanın kabul edilmeyeceğine ilişkin gönderilen Kadıköy 6. Noterliği'nin 25.07.2022 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarından sonra, tekrardan ikinci defa Kartal 23. Noterliği'nin 05.03.2024 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeden dönme tarihi olan 22.12.2021 tarihinden itibaren hiç bir ifayı kabul etmeyeceği hususu ihtar edildiğini, gönderilen ihtara rağmen 01.04.2024 tarihinde inşat alanına yeni inşaat malzemeleri getirilerek, 17.04.2024 ve 22.04.2024 tarihi itibari ile inşaat üzerinde başlayan işçi çalışmalarına devam edildiği görüldüğünü, inşaat alanında çalışmaya başlayan taşeron firmalardan biri olan Özyep Yapı Teknik A.ş.'ye yargı sürecini etkileyecek çalışmalara son vermesi için ihtar gönderildiğini, inşaat alanında çalışmaya başlayan ÖZYEP firması yetkilisi ... ile yapılan görüşmelerde ise dava konusu taşınmaz ile ilgili Trendyol firması ile kira sözleşmesi akdedildiği öğrenildiğini, davalının hüküm tarihine kadar seviyeyi yükseltmesi dava sonucundaki talepleri ihtimali bulunması, yapılacak inşaatın ve imalatın anlaşmaya uygun olarak yapılıp yapılmadığının denetiminin davacı tarafça yapılamaması, inşaat seviyesinin artması nedeniyle istenmeyen imalatlara ve imalat bedellerine katlanılmak veya bununla ilgili yeni davalar açılmak zorunda kalınması, davacının müdahale edemediği inşaat bedelinin kontrolsüzce yükselmesinden yine davacı tarafın sorumlu tutulması veya yüklenicinin 3. kişilere yaptığı veya yapacağı, davacı/arsa sahibinin onayı dışındaki harici haksız ve hukuksuz sözleşmelerin ve temlikler nedeniyle bu kişiler tarafından açılan davalara mağruz kalınmasının söz konusu olacağı gibi taraflarca da ayrı davalar açılmak zorunda kalınacağını, inşaatın tedbiren durdurulması talebi'nin reddine ilişkin 03/04/2024 tarihli ara kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurumuzun kabulü ile kararın kaldırılmasını, yüklenicinin 3. kişilerle yapacağı harici temlikler ve sözleşmeler sebebiyle bu kişilere ve kişiler tarafından açılacak davalara maruz kalmasının önüne geçmek adına HMK m.389, devamı ve ilgili maddeleri gereğinin ihtiyati tedbir yolu ile inşaatın durudurulmasını, kararın bir örneğinin Gebze Belediyesi'ne ve Gebze Tapu Müdürlüğü'ne gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davalar Davalısı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;
Tedbir kararı verilmesi için gereken koşulların, dava dosyasında bulunmadığı için yerel mahkemece davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, dava kapsamında taraflar arasındaki sözleşmenin feshini talep eden davacı taraf sözleşme kapsamındaki bedel ödeme borçlarını, gayrimenkul devir borcunu, fatura düzenleme borcunu yerine getirmeyerek ve kur farkından kaynaklanan vekil edenin alacaklarını ödemeyerek sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve vekil edene sürekli zarara uğrattığını, davacının edimlerini yerine getirmediğinin açık olup vekil edenin zor durumda bırakıldığı ve zarara uğratıldığının sabit olmakla taraflar arasındaki ilişkide kusurlu olan taraf davacı olduğunu, davacının davada haksız olduğunu, herhangi bir zararının bulunmadığı işbu sebeple de ihtiyati tedbir talebinde hukuki yararıın olmadığı sabit olduğunu, davacı tarafın doğduğunu ya da doğabilecek herhangi bir zararının mevcut olmadığını ve tedbir talep eden davacı tarafından yaklaşık ispat koşulu yerine getirilmediğinin hususları dikkate alındığında tedbir kararı verilmesi için gereken şartların bulunmadığını, davacı tarafın Yerel Mahkemenin ara kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihtiyati tedbir isteminin reddi kararına ilişkin kararın kaldırılması talebi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK, 6098 sayılı TBK, 6201 sayılı TTK
- Değerlendirme
Talep, ihtiyati tedbir isteminin reddi kararına ilişkin kararın kaldırılması talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6100 sayılı HMK.nın 389.maddesinde "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep, verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanması gibi sair hususlarda yapılması gerekli usul ve prosedür açıklanmıştır.
Somut dosyada; ihtiyati tedbir istemine ilişkin talebin, dava konusu taşınmazdaki inşai faaliyetinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Bu bakımdan, henüz fesih konusunda bir karar verilmediğinden sözleşmenin ayakta olduğu, taraf iddialarının sözleşme hükümleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği ve yargılamaya muhtaç olduğu, taşınmaz üzerindeki inşaat faaliyetlerinin durdurulması halinde ileride telafisi güç veya imkansız zararlar doğabileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde mahkemece verilen kararın yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Asıl ve Birleşen davalar davacısı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1. b. 1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Peşin alınan istinaf karar ve ilam harcından alınması gereken harcın mahsubu ile bakiye harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 31/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalı
...
Üye
...
¸e-imzalı
...
Üye
...
¸e-imzalı
...
Katip
...
¸e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45