SoorglaÜcretsiz Dene

Sakarya BAM 5. HD 2024/340 E. 2024/789 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/340

Karar No

2024/789

Karar Tarihi

9 Mayıs 2024

T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

5. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/340

KARAR NO : 2024/789

KARAR TARİHİ : 09/05/2024

KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/05/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KOCAELİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

DAVA TARİHİ : 17/03/2020

KARAR TARİHİ : 07/11/2023

NUMARASI : 2020/163 Esas -2023/577 Karar

DAVACI : SEFA KALIP MAKİNA SANAYİ - ... - ...

VEKİLİ : Av. ... - ...

Av. ... - ...

DAVALI : ... - ...

VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVA : Eser sözleşmesinden kaynaklı fatura sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi

HÜKÜM : Kararın kaldırılması- yeniden hüküm

İSTİNAF EDEN : Davacı vekili

Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı fatura sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Davacının talebinin:davalının kalıp siparişi verdiğini, kalıbı eksiksiz tamamlayarak davalıya teslim ettikleri, sipariş karşılığı ödemelerin yapılmadığı,takibe konu 08.02.2016 tarihli faturayı keserek gönderdikleri,ödenmemesi nedeni ile yazı gönderdikleri, davalının faturanın sunulmasından 3 yıl sonra iade faturası kestiğini bildirdiği, davalının borcunu ödemediğinden icra takibi yaptıları, davalının takibe itiraz ettiği, davalının Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü 2019/ 52896 E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali, takibin devamı,alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davacı ile kalıp üretilmesi için anlaştıkları, davacının kalıpları taraflar arasında kararlaştırılan şekilde ve özellikte üretilmediği, ayıplı üretildiği,icra takibinin haksız olduğu, makul sürede ayıp bildirimde bulundukları, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; ''Davacının açmış olduğu davanın reddine, davalının kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine'' karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf isteminde bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinafa başvuru dilekçesinde özetle;

İcra dosyasına bakıldığında da görüleceği üzere faturanın tanzim edildiği tarih 08.02.2016 tarihi olduğunu, sözleşme fatura tarihinden önce yapıldığını ve iş tamamlanarak 2016 tarihinde kalıplar davalı tarafa ulaştırıldığını, kalıplar ile ilgili incelemeler davalının yedinde yapıldığını, davaya konu faturanın vekil eden tarafından ticaret kanununun 21/2 gereğince davalı tarafa tebliğ edildiği ve 8 günlük süre içersinde faturaya itiraz edilmediğini, vekil eden bu faturayı kayıtlara alarak vergilendirdiğini, hatta davalının BA formlarında bulunduğundan alacağın kesinleştiğini, alacağın ödenmesi gerektiği hususlarını kayda geçtiğini, kesilen faturanın davalı kayıtlarına işlendiği, yani faturanın kabul edildiği ve vergi dairesine bildirildiği hususları ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararındaki gerekçelerinin aksine bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, davalı taraf davaya konu kalıpları 2014 yılında müvekkile imal ettirdiğini, AUDİ 8 marka araç için üretilen bu kalıpları ihaleyi alamadığı için kullanmamış ve bu nedenle de vekil edene ödemelerini yapmadığını, faturaların davalı kayıtlarına itirazsız işlenmesi, o çtarihten sonra davalının bir itirazda bulunmaması, iş bu ilişkinin kesinleşmesi, borç alacak ilişkisinin ticari defterlere kaydedilmiş olması nedeniyle de diğer itirazların tamamı yersiz bulunduğunu, ayıplı bir mal imal etmediğini, davalı tarafa gönderilen faturadan da görüleceği üzere davalı tarafa yapılan faturaya dayalı işin yapım ve teslim tarihi 30.10.2014 tarihli sözleşme gereğince 2014 yılı olduğunu, davacı şirket ile vekil eden arasında Ekim 2014 tarihinde bu kalıplar için sözleşme imzalandığı ve 2014 yılında teslim edilen kalıpların bedelinin uzun süredir alınamaması nedeniyle takibin yapıldığı, 2014 yılından bu yana eğer bir ayıp varsa davalının ayıp ihbarında bulunmadığı hususu açıkça ortaya çıktığını, yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını, davanın kabulünü, % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;

Yerel mahkeme tarafından verilen usul ve yasaya uygun davanın reddine ilişkin kararda da belirtildiği üzere; heıght adjuster parçasının ölçümü için tübitak ume'de yapılan ölçümler sonucu tolerans değerleri dışında boyutlara sahip olduğu, bu nedenle kalıbın ayıplı olduğu sabit hale geldiğini, davacı tarafından sunulan istinaf dilekçesinde, davaya konu faturaya 8 gün içerisinde itiraz edilmediğini, herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığı iddia edilerek davaya konu fatura bedelinin ödenmesi gerektiği belirtildiğini ve yerel mahkeme kararının kaldırılması talep edilmişse de davacının söz konusu iddiaları tamamen isabetsiz olup davacının haksız ve mesnetsiz istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı taraf ile vekil eden şirket arasından kalıp üretimine ilişkin olarak yapılan anlaşma eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, vekil eden şirket tarafından davacıya yapılan ayıp bildirimine ilişkin birçok mail yazışması bulunmakta olup, söz konusu mail yazışmalarının da dosyada mübrez olduğunu, vekil eden şirket tarafından makul sürede ayıp bildirimi gerçekleştirildiği sabit olduğunu, davacıdan eserdeki ayıpları gidermesi beklendiğini, faturaya konu kalıplardaki ayıplar için davacının, vekil eden şirkete davet edildiğini, davacı tarafın kalıplardaki ayıpları kabul ederek, ayıpların onarımına ilişkin gerekli çalışmaları yapacağını belirttiğini, davacı tarafın, faturaya konu kalıplardaki ayıpları gideremediğini, vekil eden şirket tarafından kalıpların kullanılamadığını, davacının istinaf dilekçesindeki iddialarından olan kalıbın 2014 yılında vekil eden şirkete teslim edildiği iddiası gerçeği yansıtmadığı gibi kalıbın vekil eden şirket bünyesinde olduğundan ayıpların meydana gelebileceği iddiasının da tamamen mesnetsiz olduğunu, davacıya ayıplara ilişkin defaten bildirim yapılmışsa da davacı tarafından bu ayıpların giderilmediği dosya kapsamındaki tüm delillerle sabit hale gelmiş olduğundan, yerel mahkeme ce davanın reddi kararı usul ve yasaya uygun olduğunu, karara karşı davacının istinaf başvurusu haksız ve mesnetsiz olduğundan istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının itirazlarını içerir istinaf talebinin usul ve esastan reddini talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı fatura sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı HMK, 6098 sayılı TBK, 6102 sayılı TTK

  1. Değerlendirme

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı fatura sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemece, davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.

Taraflar arasında imzalanan sözleşme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, uyuşmazlığın bu hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği açıktır.

Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser yüklenicinin sermayesi, sanat ve becerisini kullanarak gerçekleştirdiği sonuçtur. İş sahibi ısmarladığı eserin belli nitelikler taşımasını, amacını karşılamasını arzu eder. Şayet ısmarlanan eser iş sahibinin beklentisini karşılamıyorsa sözleşmenin yararlar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eser, fen ve sanat kurallarına uygun ve iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imâl edilmelidir. Aksi halde eser ayıplıdır ve yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluğu ortaya çıkar. Bir tanımlama yapmak gerekirse; yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluk borcu, yüklenicinin eseri teslim borcunun tamamlayıcısı olarak, meydana getirdiği eserde ortaya çıkan ayıp ve eksiklikleri üstlenme borcudur. Bu gibi durumlarda eserde dürüstlük kuralları gereğince bulunması gereken niteliklerin yokluğu söz konusudur.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 477/3. maddesi, "Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır." hükmünü içermektedir. Yüklenicinin iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak, imalini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda; iş sahibi, açık ayıplarda 6098 sayılı TBK'nın 474, gizli ayıplarda ise 6098 sayılı TBK'nın 477. maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde, 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde tanınan hakları kullanabilir. Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı halde tam yapılmayan iştir. Ayıplı eser sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Ancak, kasten sakladığı bozukluklarla, usulüne uygun yapılan gözden geçirmede farkedilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğu devam eder. Eğer, meydana getirilen eserin, teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile var olan bozukluğu görülmemişse, ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edilir. Açık ayıplar, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz bizzat yapılan veya uzmanına yaptırılan gözden geçirme sonucu saptanınca, uygun sürede (TBK m.474); gizli ayıplar da ortaya çıkar çıkmaz, gecikmeksizin yükleniciye bildirilmelidir (TBK m. 477). Ayıp bildirimi süresinde yapılmadığı takdirde iş sahibi bu ayıbı örtülü olarak kabul etmiş sayılır. Eksik işler bedeli ise ihbar koşuluna ve ihbar süresine bağlı olmaksızın teslim tarihinden itibaren kural olarak beş yıllık zamanaşımı süresinde (TBK m. 147/son ) talep edilebilir. Eğer eser iş sahibinin beklediği amacı karşılamıyorsa kural olarak ayıplı yapıldığı kabul edilir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. (YHGK'nın 02.02.1979 gün 1977/11-393 E. 1979/80 K. sayılı ve Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Daire'sinin 16.01.2013 tarih ve 2012/5835 E., 2013/129 K. sayılı ilamında bu ilke ve esaslar ayrıntıları ile açıklanmıştır.)

Ayrıca, 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi hükmünde bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmazsa faturanın içeriğini kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya 8 gün içerisinde itiraz edildiği ileri sürülüp ispat edilmediğinde içerikleri kesinleştiğinden işin eksiksiz teslim alındığı ve açık ayıplarla ilgili muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirilmediğinin kabulü zorunludur. Bu halde, iş sahibi ancak sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların varlığı ve bunları ortaya çıkmasından itibaren gecikmeksizin yükleniciye bildirmesi halinde giderilmesini ya da bedelinin iş bedelinden düşülmesini isteyebilecektir. (Emsal Yargıtay 15. H.D. 2017/1382 E,2017/3332 K sayılı kararı)

Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kuralla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; Taraflar arasında "Heigh Juster" adlı emniyet kemeri yükseklik ayar rayı kalıbı yapımına ilişkin eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, davacı yüklenici tarafça dava konusu iş sebebiyle iş bedeli olarak 28.2.2016 tarihli 81.420,00 TL bedelli fatura düzenlendiği, davalının 4.3.2019 tarihli ihtarname ile ayıplı iş savunmasında bulunarak fatura için iade faturasını ihtar ettiği, davacının 11.3.2019 tarihli ihtarname ile iade faturasını iade ettiği, davalının 22.3.2019 tarihli ihtarname ile iade faturasının iadesine karşı koyduğu, davacının davaya konu 28.2.2019 tarihli, ... seri nolu 81.420,00 TL fatura için takip başlatıldığı, takibe itiraz sonrasında davacı tarafça eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Tacir olan tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre; tarafların ticari defter kayıtlarında, davacı ile davalının ticari ilişkisinin dava tarihinden önceye dayandığı ve taraflar arasında sürekli bir ticari ilişki olduğu, icra takibine konu faturanın davacının ve davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, taraflarca faturaların ayrı ayrı vergi dairelerine beyan edildiği, davalının düzenlediği iade faturasının davacı tarafından kayıtlara alınmadığı, mezkûr faturanın davacı ...’ün Ba formunda da yer almadığı belirlenmiştir.

Takibe konu, kalan iş bedeline ilişkin faturanın davalı taraf TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturaları süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydettiği, fatura münderecatını aynen kabul ettiği ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi (TTK'nın 84. ve 85. maddeleri) uyarınca ispatladığının kabulü gerekmiş olup, davalı taraf faturaların ticari deftere borç kaydederek fatura içeriğini kabul ettiği ve faturaların ve iş bedelinin kesinleşmiştir. Bu durumda anılan faturaya davalı tarafça 8 gün içerisinde itiraz edildiği ileri sürülüp ispat edilmediğinden içerikleri kesinleştiğinden davalının faturada belirtilen imalatlar yönünden işi eksiksiz teslim aldığı ve açık ayıplarla ilgili muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğinin kabulü zorunludur. Bu halde davalı iş sahibi ancak sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların varlığı ve bunları ortaya çıkmasından itibaren gecikmeksizin yükleniciye bildirmesi halinde giderilmesini ya da bedelinin iş bedelinden düşülmesini isteyebilecektir. (Emsal Yargıtay 15. H.D. 2017/1382 E,2017/3332 K ve 2017/1382 E, 2017/3332 K sayılı kararları)

Sözleşme konusu davalı Ark Pres tarafından üretilen "Heigh Juster" adlı 2 adet numunenin Tübitak laboratuvarında incelenmesi sonucunda hazırlanan uzman bilirkişi heyeti raporunda; emniyet kemeri yükseklik ayar rayının Tübitak UME de yapılan ölçümler sonucu, tolerans değerleri dışında boyutlara sahip olduğu, sözleşme ile bu durumun yani tolerans şartlarının sağlanması gerektiğinin belirtildiği, kalıbın bu haliyle ayıplı olduğu belirtildiği, kalıbın bu haliyle ayıplı olduğu bahse konu arızada kullanıcı hatasının söz konusu olmadığı, numune incelemesi sonucu tolerans değerleri dışında boyutlara sahip olduğu anlaşılan kalıptaki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunun kabulünün gerektiği, makinenin beklenen menfaati sağlanamayacağı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarına göre yapılan imalatta bir kısım kusurlu imalatlar bulunduğu ve bunların yükleniciye bildirildiğinin beyan edildiği, davalı iş sahibi tarafından kusurlu imalatların yükleniciye bildirilmesine ilişkin e-mail yazışmalarını dosyaya sunulduğu, süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla kanıtlanabileceği, ayıba ilişkin taraflar arasındaki e-mail yazışmalarının tarihleri dikkate alındığı davalı iş sahibi süresinde ayıp ihbarında bulunmuştur. Mahkemece, somut olayda uygulama yeri bulunmayan satıma ilişkin ayıp ve ihbar yükümlülüğüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak salt faturanın davanın ispatı için yeterli olmadığı ve yüklenicinin ayıplı ifası sebebiyle fatura bedeline hak etmediği gerekçesi doğru değil ise de, davanın reddine karar verilmesi sonuç itibariyle doğru olup yukarıda izah edilen gerekçeyle davacı

tarafın aksi yöndeki istinaf taleplerinin reddi ile kararın gerekçe yönünden kaldırılarak yeniden hüküm kurmak gerekmiştir.

VI.KARAR

Açıklanan nedenlerle; davacı tarafın istinaf talebinin esastan reddine, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince gerekçe yönünden kaldırılmasına ve aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

A-Davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

B-Gerekçe yönünden; Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/11/2023 tarih, 2020/163 Esas - 2023/577 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına,

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Davalının kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE,

  3. Hüküm tarihinde alınması gerekli 269,85 TL harçtan peşin alınan 1.357,20 TL harcın mahsubu ile artan ‭‭1.087,35‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

  4. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  5. HMK'nın 333. Maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının kararın tebliğ giderleri düşüldükten sonra sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

  6. Davalı tarafından yapılan 220,00 TL posta ve tebligat gideri ve 27.143,44 TL TUBİTAK fatura ücreti olmak üzere toplam ‭27.363,44‬ TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  7. Davalı tarafından yatırılan ve kullanılmayarak kalan 50,00 TL yargılama giderinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,

  8. Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 17.979,86. TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  9. 6325 sayılı HUAK 18/A. 13,14. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden Kocaeli Arabuluculuk Bürosu'nun 2019/459 Arabuluculuk Dosya numaralı dosyasında ödenen 1.320,00. TL arabuluculuk ücreti, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması halinde haksız çıkacak taraftan tahsil olacağından davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, (ilk derece mahkemesince harç tahsil müzekkeresi yazıldığından yeniden yazılmasına yer olmadığına)

10-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,

İstinaf incelemesi bakımından;

11-Davacıdan istinaf başvurusu sırasında yeterli harç alındığından harç tahsiline yer olmadığına,

12-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

13-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

14-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

15-Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK.362/1-a maddesi uyarınca 09/05/2024 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.

...

Başkan

...

¸e-imzalı

...

Üye

...

¸e-imzalı

...

Üye

...

¸e-imzalı

...

Katip

...

¸e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

icrakaynaklıkaldırılmasınaesastanfaturaistinafreddinevakisözleşmesindeniptalivekilibaşlatılanEsersebebiyleistemikesinsakaryatakibinevıkararnumarasıhükümitirazın

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim