Sakarya BAM 5. HD 2024/409 E. 2024/488 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
bam
2024/409
2024/488
13 Mart 2024
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/409
KARAR NO : 2024/488
KARAR TARİHİ : 13/03/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/03/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ : 20/12/2019
KARAR TARİHİ : 20/12/2023
NUMARASI : 2022/332 Esas - 2023/729 Karar
DAVACI : ENTEK ELEKTRİK ÜRETİMİ ANONİM ŞİRKETİ - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... - ...
DAVALI : TÜRKİYE ELEKTRİK İLETİM ANONİM ŞİRKETİ - ... -...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... - ...
Av. ... - ...
DAVA : İstirdat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İSTİNAF EDEN : Davalı vekili
Taraflar arasındaki İstirdat davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı davalı tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve alt mevzuat uyarınca elektrik üretim lisansına sahip elektrik üretim şirketi olduğu, taraflar arasında sistem kullanım sözleşmeleri olduğu, Ağustos- Aralık 2017 dönemini kapsayan beş aylık dönemde TEİAŞ tarafından hukuka aykırı olarak düzenlenen ve davacı ENTEK tarafından, ihtirazi kayıtla ödenen -beşi üretim, beşi tüketim olmak üzere 10 adet fatura olduğu, davalının yeni yönteme göre değişken iletim bedelini tamamen hatalı hesapladığı, TEİAŞ'ın sadece ölçüm noktasından yaptığı ölçümleri esas almak ve kendi mülkiyetinde olmayan hatlar üzerinden doğrudan bağlantı yapılan dava dışı şirketlere iletilen enerji miktarlarını eşzamanlı olarak okumamak suretiyle, kendi şebekesine aktarılmayan veya kendi şebekesinden çekilmeyen enerji miktarları için de davacı müvekkiline iletim bedelini tahakkuk ettirdiğini beyanla, davalı TEİAŞ'a ihtirazi kayıtla ödenen toplam 5.589.989.05 TL'nin ödenme tarihlerinden itibaren; 6183 sayılı yasa m.51'de öngörülen gecikme zammı oranında, bu mümkün olmadığı takdirde 3095 sayılı yasa m.2/2 uyarınca belirlenen ticari avans faiziyle birlikte davalı TEİAŞ'tan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu tesisin otoprodüktör lisansı ile iletim sistemine bağlı olan bir iletim sistemi kullanıcısı iken otoprodüktör lisansı sona erdirilerek bağlantı şekli ve yapısı aynı kalmak kaydıyla 20.12.2004 tarihli üretim lisansı aldığını ve otoprodüktör lisansı kapsamında imzalanmış olan Sistem Kullanım Anlaşmasının üretim lisansı kapsamında 05.10.2017 tarihinde revize edildiği, müvekkilince elektrik piyasasında yaşanan sorunlar ve ihtiyaçlar göz önüne alınarak mevzuat geliştirme çalışmaları yapılmakta olup bu kapsamda da Yöntem Bildirimi metninin her yıl gözden geçirilerek gerekli görülmesi halinde revize edilerek EPDK onayına sunulduğu, Yöntem Bildiriminde yapılan değişikliklerin EPDK Kurul Kararı ile onaylanıp Resmi Gazetede yayımlanması sonrasında uygulamaya konulduğunu, mezkur nedenle 01.01.2018 tarihi itibari ile yürürlüğe giren 2018 yılı Yöntem Bildiriminin Değişken Sistem Kullanım Bedelleri-Üretim Faaliyetine Özel Hükümler başlıklı 4.38 maddesinde yapılan değişikliğin geriye dönük olarak uygulanmasının mümkün bulunmadığından davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Yerel mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya uyarlığından bahsetmenin imkansız olduğu,istinaf istemine konu kararda mahkemece daha önce ödenmiş olmasına rağmen mükerrer ödemeye mahal verecek şekilde tekrar bakiye karar harcına ve arabuluculuk ücretine hükmedildiği, kaldırma sonrası dosyada alınan bilirkişi raporu yüksek elektrik mühendisince tanzim edilmiş olup bilirkişi tarafından rapordaki hesaplamalarda kullanılan yöntemin meri mevzuatta hiçbir karşılığı bulunmayan bir yöntem olduğu, bu konu hakkında var olan mevzuata hakim olmayan bir bilirkişi elinden çıkan raporun hakkaniyetli olmayacağı ve hüküm kurmaya elverişli olmayacağı gerçeğinden hareketle dosyanın itirazlarını karşılar şekilde rapor tanzimi için içinde EPDK uzmanının da yer alacağı ya da heyet olmaksızın bir EPDK uzmanına tevdii defaatle talep edilmesine rağmen mahkemece işbu taleplerinin nazara alınmadığı ve netice itibari ile usul ve yasaya aykırı işbu karara vücut verildiğinden beyanla; yerel mahkemenin eksik incelemeye, araştırmaya ve yanlış değerlendirmeye matuf kararın istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirket vekilinin haksız ve mesnetsiz istinaf başvurusunun reddine, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.12.2023 tarihli ve 2022/332 esas, 2023/729 karar sayılı hukuka ve usule uygun kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İstirdat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 Sayılı HMK, 6098 Sayılı TBK,
- Değerlendirme
Dava, taraflar arasında aktedilen sistem kullanım sözleşmesinden kaynaklı fazla ödenen kullanım bedellerinin istirdadı istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 24/03/2021 tarih, 2019/601 esas, 2021/220 sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinafı üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 20/05/2022 tarih, 2021/1467 esas 2022/1156 karar sayılı ilamı ile eksik inceleme nedeniyle kararın kaldırılarak eksikliklerin giderilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderildiği, Mahkemece dosyada elektrik-elektronik yüksek mühendisi bilirkişinin düzenlediği rapor ve ek raporlar hükme esas alınarak davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Taraflar arasında sistem kullanım sözleşmesi olduğu, bu sözleşme gereğince davalının sistem kullanım bedeli tahsil edeceği, bu bedelin EPDK kararlarına göre hesaplanacağı anlaşılmaktadır. EPDK'nın 01/05/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 25/04/2016 tarihli Resmi Gazete'de yeni bir yöntem bildirim kararı yayınladığı, bu kararın her iki şirketi de bağladığı açıktır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık faturaların bu yöntem bildirim kararına uygun bir şekilde hazırlanıp hazırlanmadığı, yani, sistem kullanım bedelinin EPDK kararları uyarınca doğru hesaplanıp hesaplanmadığı ve davacıdan fazla tahsilat yapılıp yapılmadığı ikinci olarak da, davacının kendi rafinerisinde üretip kullandığını ileri sürdüğü elektrik enerjisi için davacının sistemini kullanıp kullanmadığı, bu kapsamda hesaplamaya dahil edilmesi gerekip gerekmediği noktasındadır.
03/03/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporu, davalı vekilinin rapora itirazları Mahkemece reddedilerek hükme esas alınarak ilk karar kurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinin kaldırma kararında, davalı vekilinin bilirkişi raporuna hakimin uzmanlık alanı dışında kalan ve hukuk bilgisi ile çözülemeyecek teknik konulara ilişkin ciddi itirazlar olduğu, davacı tarafından fazla ödeme yapıldığının tespitine yönelik hesap tablosunun teknik bilgi içermesi ve hukuk bilgisi ile çözümü mümkün olmadığı göz önüne alındığında, dosyaya atanacak elektrik piyasası konusunda uzman elektrik mühendisi (tercihen akademisyen) bilirkişiden, uyuşmazlığın temelini oluşturan davacının kendi ürettiğini belirttiği elektrik enerjisinin sistem kullanım bedeli tahsilini gerektiren sisteme dahil edilip edilmediği, davacının bu elektrik enerjisini davalının sistemini kullanarak mı yoksa kullanmadan mı kendi rafinerisinde dağıttığı, her iki durumda dahi anılan yöntem bildirim kararına göre hesaplamalara dahil edilip edilmeyeceği hususlarının açıklığa kavuşturulduğu yeni bir rapor alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekliliğine değinilmiştir.
Mahkemece, kaldırma kararı sonrası elektrik-elektronik mühendisi bilirkişinin kök raporu, kök raporda eksiklik olarak belirtilen belgelerin dosyaya kazandırılması neticesinde alınan 13/09/2023 tarihli ek raporla, davacının EPDK'dan aldığı lisans ile elektrik üretim şirketi olduğu, taraflar arasında 12/05/2017, 28/09/2017, 05/10/2017, 27/0/2018 tarihlerinde iletim sistemi kullanım sözleşmeleri imzalandığı, anlaşmaların ekinde iletim sisteminin kullanılmasına ilişkin bilgi belgelerinin de imza altına alındığı, davacı şirketin kendi ürettiği ve sisteme aktarmadığı elektrik enerjisi üzerinden sistem kullanım bedelini tahsil etmesinin davalı şirketin iletim sisteminin kullanılmaması nedeniyle uygun olmadığı kanaati bildirilmiş olup, gerekçeli, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi raporunun Mahkemece hükme esas alınması yerindedir. Buna göre, davacı şirketin davalı şirketin talebi üzerine cebri icra tehdidi altında ödemiş olduğu fatura bedellerinin toplamı hesaplanarak, Entek tarafından üretilen enerjinin bir kısmı gerçek anlamda iletim sistemi kullanılmadan tüketiliyor olmasına rağmen veriş ve çekiş değerleri eş zamanlı olarak ölçülüp ayrı ayrı değişken bedel hesaplanmış olması durumu davacı Entek enerjinin bu enerji için kullanmadığı iletim hattı için ödemiş olduğu bir iletim bedeli olduğu ve bu nedenle davacının istirdat talebinin yerinde olduğundan davanın kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı istinafında, dava konusu alacağın kamu alacağı olmadığından bahisle 6183 Sayılı Kanunun 51. maddesine göre gecikme zammı oranında faiz hesaplanmasının mümkün olmadığını belirtilmiş ise de taraflar arasında yapılan system kullanım anlaşmasında TEİAŞ'ın hatası nedeniyle fazla tahakkuk ettirilmiş olan tutara ödeme bildiriminin tebliğ edildiği günden itibaren 15 gün içerisinde itiraz edilebileceği ve itirazın tamamen veya kısmen haklı bulunması halinde fazla ödenen tutarın ödeme süresinin bitiminden başlamak üzere 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. maddesine göre hesaplanan gecikme zammı da dahil olmak üzere kullanıcıya iade edilir maddesinden hareketle istirdada konu olan bedele 6183 sayılı yasanın 51. maddesinde öngörülen gecikme zammı oranında işletilecek faizi ile birlikte davalı TEİAŞ'tan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine ve faiz başlangıcının dosyada mevcut ödeme belgeleri de nazara alınarak ödenme tarihlerinden itibaren hükmedilmesi de yerindedir. Mahkemenin ilk kararında hüküm altına alınan harç ve arabuluculuk ücreti yönünden, ilk karar Sakarya BAM 7. HD'nin kaldırma kararı ile ortadan kalkmış olduğu, bu kısımların istek halinde iade edileceğinin BAM kararında yer verildiğinden, harç ve arabuluculuk ücretine ilişkin hükme istinafa konu kararda yer verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalının bu yöne değinen istinafı da yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; ilk derece mahkemesi dosyasında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
KOCAELİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 20/12/2023 tarih, 2022/332 E . 2023/729 K sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gereken 382.466,94 TL harçtan, peşin yatırılan 95.513,84 TL istinaf nispi harcının, bakiye karar harcı olarak yatırılan 553,99 TL harcın ve 427,60 TL istinaf maktu karar harcının mahsubu ile bakiye 285.971,51 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)
-
Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.b.1 ve 361/1 maddeleri gereğince, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yolu açık olmak üzere 13/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalı
...
Üye
...
¸e-imzalı
...
Üye
...
¸e-imzalı
...
Katip
...
¸e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18