Sakarya BAM 5. HD 2023/1712 E. 2024/422 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
bam
2023/1712
2024/422
29 Şubat 2024
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1712
KARAR NO : 2024/422
KARAR TARİHİ : 29/02/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/03/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ : 26/08/2022
KARAR TARİHİ : 07/09/2023
NUMARASI : 2022/755 Esas -2023/471 Karar
DAVACI ( TEMLİK ALAN) : ...- ... ...
DAVACI (TEMLİK EDEN) : ... (T.C. Kimlik No :...)
VEKİLLERİ :Av. ... -...
DAVALI :... - ... ...
VEKİLİ :Av. ... - ...
DAVA :Eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli için düzenlenen faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebi
HÜKÜM : Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
İSTİNAF EDEN : Taraf vekilleri
Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli için düzenlenen faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı taraf vekilleri tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;
Vekil edenin, "Diriliş Metal Sanayi" adı altında şahıs firması olarak ticari faaliyette iken, Davalı/Borçlu şirketin yukarıda yazılı adresinde bulunan fabrika sahasında işçilerini çalıştırmak suretiyle iş hizmeti sunmuştur verilen hizmetin karşılığı fatura edilerek bedeli ödenmekte iken, davalı Şirket, ilk faturadan sonra kesilen faturaların bedellerini zamanında ödemediğini, davalı şirketin, 30.09.2018 tarihli Seri A Sıra No: ... numaralı 75.924,83 TL bedelli faturanın 43.097,80 TL'sını ödemiş, kalan 32.827,03 TL'sı ile 22.10.2018 tarihli Seri A Sıra No:... numaralı 52.447,58 TL bedelli fatura miktarlarını gününde ödemediğini, davalı/borçlu şirketin kendi çalışanlarının da ücretlerini ödemediği tespit edildiğinden, Hendek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/108 D.İş Esas, 2018/106 Karar sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alındığını ve 12.11.2018 tarihinde kararın uygulanması Hendek İcra Müdürlüğü'nün 2018/1389 Esas sayılı dosyasından istenerek, davalı/borçlu Şirkete ait malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulduğunu, banka hesaplarına haciz konulması için gönderilen 89/1 Haciz İhbarnameleri ile alacağı kadar bedel üzerine ihtiyati haciz konulması üzerine, davalı/borçlu şirket ihtiyati haciz bedelini dosyaya yatırarak hacizlerin kaldırılmasını sağladığını, 16.11.2018 tarihinde esas takibe geçildiğini ve Hendek İcra Müdürlüğü'nün 2018/1389 Esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine, borçlu şirket vekili hiç bir belge ve yasal dayanağı olmadan tamamen haksız ve kötüniyetli olarak, itirazda bulunduğunu ve takibin durdurulmasına sebep olduğunu, itirazın iptali amacıyla Hendek 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/416 Esas sayılı davası ile itirazın iptali istenmiş, 2020/72 Karar sayılı ve 04.03.2020 tarihli karar ile itirazın iptaline karar verildiğini, kararın davalı şirket tarafından 20.03.2020 tarihinde tehir-i icra talepli olarak istinaf edildiğini, doysa alacağını, işlemiş faizi, harç ve masraflar hesaplanarak tehiri icra kararı ile 16.06.2020 tarihinde 63.565,18 TL dosyaya depo edilerek teminata alındığını, itirazın iptali ile takibin devamını, itirazında kötüniyetli davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep zorunluluğu doğduğunu, kararın kabulü ile itirazının iptali ile takibin devamına, takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;
İşbu "Alacağın Devri" sözleşmesi, vekil eden şirkete 02.09.2022 tarihinde tebliğ edilmiştir Ancak işbu dilekçemizin ekinde sunduğu "Alacağın Devri" sözleşmesinde devralanın gerçek kişi ... T.C. Kimlik numaralı ... olduğu görüldüğünü, dilekçede 1 numaralı maddesinde etraflıca izah ettiğimiz üzere mevcut davacı taraf olan ...-Diriliş Metal Sanayi'nin davacı sıfatı bulunmadığı göz önüne alınarak alacağı devralan da gerçek kişi sıfatına haiz olduğundan ikame edildiğnii, davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olmadığı açık olduğunu, davacı tarafın dava takip yetkisinin son bulması ve davacı sıfatına haiz olmaması sebebiyle ve devralanın gerçek kişi olması sebebiyle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddini talep etme zorunluluğu hâsıl olduğunu, davacı şirket, karşılıklı borç yükleyen sözleşmedeki edimlerini yerine getirmeden, çalışanlarının tüm ödemelerinin yapıldığı, Vergi ve SGK ödemelerinin yapıldığı, çalışanların alacakları hususunda davacı şirketi ibra ettiğine dair belgeyi ibraz etmeden davalı vekil eden şirketten ediminin ifasını isteyemediğini, maddi vakada vekil eden şirketin muaccel bir borcunun olmadığı sabit olduğunu, vekil eden şirket, ihracat yapan ulusal ve uluslar arası ticari şirketlerle çalışan, ticari itibarı en üst düzeyde olan ve bölgesinin ekonomisine hayat veren bir şirket olduğunu, vekil eden şirketin banka hesaplarına ihtiyati haciz uygulandığında, vekil eden şirketinin, mahkemenin ihtiyati haciz kararına vakıf olduğunu, vekil eden şirketini, ticari faaliyetlerinde banka ve finans kuruluşlarından kredi kullandığını, bankalara uygulanan haciz sebebiyle hesaplarına bloke konulduğunu ve diğer alacaklı ve 3. kişilere ödeme yapamaz duruma gelmiş bankalar tarafından kredimizin geri çağrılması tehdidine maruz kaldığını, davalı vekil eden şirketin, ticari itibarı zedelendiğini, vekil eden şirketin, 14.11.2018 tarihinde itirazı kayıtla Hendek İcra Müdürlüğünün 2018 / 1389 E. sayılı dosyasına ihtiyati haciz bedeli olan 85.274,61-TL ödediğini, bedelin icra dairesine yatırılmış olması da vekil eden şirketin mali soysal durumunun iyi olduğuna ilişkin en büyük delalet olduğunu, Hendek İcra Müdürlüğünün 2018 / 1389 E. sayılı dosyası ile esas takibe geçildiğini, davalı vekil eden şirketin icra dosyasına itirazında açıkça itiraz sebepleri yazılmış olmasına rağmen davacı tarafından itirazın iptali davası açılması, davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, davacı şirketin çalışanlarını, davalı vekil eden şirketi arayarak ücret ve SGK primlerinin, davacı şirket tarafından ödenmediğini, şikâyetlerinde bulunduklarını, davacı tarafın, sözleşme ile yüklendiği kendi edimlerini yerine getirmeden, icra takibine konu borç muacceliyet kasbetmeden icra takibi başlatıldığından davalı vekil eden şirketin icra takibine yapmış olduğu itirazı haklı ve hukuka uygun olduğunu, davacı tarafın açmış olduğu haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, davacının kötü niyetle hareket ederek aleyhe icra takibi başlatmasını ve iş bu davayı açması nedeniyle dava değerinin %20’sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; ''Davanın kısmen kabulü ile; Davalının Hendek İcra Müdürlüğü'nün 2018/1389 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile; 27,00-TL asıl alacak, 84,00-TL takip masrafı, 35,90-TL başvuru harcı ve 7.178,98-TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 7.325,88-TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 27,00-TL Asıl alacağın takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, temlik alan davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine '' karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinafa başvuru dilekçesinde özetle;
Asliye Hukuk mahkemesi'ne göre ihtisas mahkemesi olan Ticaret Mahkemesinin, hiç dikkate almaması gereken, davalı/borçlunun ihtirazi kayıtla dosyaya yatırdığı bedelini, alacak tahsilatı olarak değerlendirerek, kararına esas aldığını, verdiği kararın da hatalı olduğunu, Borçlu Şirketin, 85.247,61 TL ödemeyi ihtiyati haciz kararının infazı aşamasında, henüz esas takibe geçilmeden, haciz tehdidinden kurtulmak için borca itiraz ederek ihtirazi kayıtla yatırdığını, yatan bu bedel alacak tahsilatı değil, teminat olarak dosyaya ödendiğini, teminat ile tahsilatı ayıramayan icra müdürlüğü gibi, mahkeme de aynı hataya düşünce hatalı karar kaçınılmaz olduğunu, Mahkemenin bu teminat bedelini tahsilat olarak görmesi kararında hatalı sonuçlara varmasına neden olduğunu, ihtiyati haciz kararının infazı aşamasında borç ödenirse, artık esas takibe geçilemediğini, bu tarih tahsilat tarihi olur ve dosya hesabı buna göre yapıldığını, mahkemenin kararına esas aldığı tahsilat ve hukuk mantığına göre, ihtiyati haciz aşamasında yatan bedel ile dosya borcu ödenmiş olması gerektiğinden, artık esas takibe de geçilememesi gerektiğini, süreci, alacaklı olduğu diğer grup şirket Tursam Galvaniz AŞ. ile birlikte tekrar anlatmak gerektiğini, vekil eden firmanın, davalı şirketin Hendek 2. Organize Sanayi Bölgesinde yer alan fabrikasında çalışacak işçilerin temini konusunda, davalı Tursam Ulaşım A.Ş. yanında yine grup şirketlerden olan Tursam Galvaniz A.Ş. ile de anlaşmış bulunduğunu, diğer grup şirket ile aralarında yazılı sözleşme varken, davalı şirket ile yazılı bir sözleşme yapmadığını, Demir çelik alanında imalat sektöründe çalışan bu grup şirketlere işçi hizmeti sağlanmakta, bunun karşılığı saat ücreti olarak toplanarak vekil eden firma tarafından fatura edilmekte, böylelikle ödemesi grup şirketler tarafından vekil eden firmaya yapıldığını, borçlu şirket hakkındaki ihtiyati haciz kararının uygulandığı Hendek İcra Müdürlüğü'nün 2018/1389 Esas sayılı dosyasından borçlu Şirketin banka hesaplarına haciz konulması için gönderilen 89/1 Haciz İhbarnameleri ile alacağımız kadar bedel üzerine ihtiyati haciz konulması üzerine, henüz esas takibe geçilmeden Borçlu şirket ihtiyati haciz bedeli olan 85.247,61 TL'yi 14.11.2018 tarihinde hacizlerin kaldırılması için ihtirazi kayıtla borca itiraz ederek dosyaya yatırdığını, 12.11.2018 tarihi ile 12.03.2020 tarihleri arasında ana para olan 85.274,61 TL'ye işleyen faiz olarak hesaplanan 3.608,82 TL eksik hesaplandığını, 12.11.2018 tarihi ile 12.03.2020 tarihi arasında 16 ay bulunduğunu, 85.274,61 TL'ye yıllık %9 yasal faiz üzerinden 1 yılda 7.674,71 TL faiz işlemekte olup, aylık faiz miktarı 639,5595 TL olduğunu,16x639,5595=10.232,95 TL işlemiş yasal faiz olması gerektiğini, dosyada 3 ay sonra 12.06.2020 tarihinde yapılan hesapta işlemiş faiz 11.383,47 TL olarak görüldüğünü, dosyadaki ana para alacağına 12.11.2018 tarihi ile 12.03.2020 tarihleri arasında 16 aylık işleyen yasal faiz 10.232,95 TL olması gerektiğini, dosyada harç hesaplanmamış olması sebebiyle de hesap eksik çıktığını, 12.03.2020 tarihinde tarafımıza 85.901,31 TL ödenmeyip, bu miktardan 3.731,00 TL tahsil harcı, 1.640,00 TL cezaevi harcı kesilerek, bir kısmı da dosyada tutularak, 12.03.2020 tarihinde tarafımıza 76.629,00 TL ödeme yapıldığını, dosyaya yatan paradan harç kesildiği için de 12.03.2020 tarihinde bakiye alacağı 14.994,42 TL değil, 25.976,25 TL olması gerektiğini, istinaflarının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa başvuru dilekçesinde özetle;
Huzurdaki maddi vakada; davacı tarafça 12.12.2018 tarihinde Hendek 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018 / 416 E. Sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığından artık İİK 67. Maddesinde ki itirazın alacaklıya yada vekiline tebliğ şartı ortadan kalkacağını, alacaklı / davacı açmış olduğu itirazın iptali davası ile takibe yapılan itirazı öğrenmiş ve itirazın iptalini dava ettiğini, görevsizlikle Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesini 2021 / 569 E. Sayılı dosyasına kaydedilen ve 2022 / 427 K. Sayılı dosyasından 29.06.2022 tarihinde ek karar verilerek, 2 haftalık süre içerisinde taraflarca dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediğinden davanın HMK. 20/1 uyarınca açılmamış sayılmasına karar verildiğini, temlik eden eski davacı ... ...-Diriliş Metal şirketi ile vekil eden şirketle kardeş ve aralarında organik bağ olan grup şirketi olan Tursam Galvaniz Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında "Destek Hizmetleri Alt İşverenlik Sözleşmesi" imzalandığını, 15.09.2022 tarihli davaya cevap dilekçenin davanın esasına ilişkin beyan ve cevaplarını sundukları II. Nolu kısımda bahsedildiği üzere taraflar arasındaki ticari ilişki işbu sözleşmenin imzalanması ile başlamış olup davacı tarafın, davaya konu alacağın sözleşmeden kaynaklandığını iddia ettiğin, davalı vekil eden şirketin; ihracat yapan ulusal ve uluslar arası ticari şirketlerle çalışan, ticari itibarı en üst düzeyde olan ve bölgesinin ekonomisine hayat veren bir şirket olduğunu, Hendek İcra Müdürlüğünün 2018/1389 E. sayılı dosyası ile esas takibe geçildiğini öğrendiğini, davacı şirketin, karşılıklı borç yükleyen sözleşmedeki edimlerini yerine getirmeden, çalışanlarının tüm ödemelerinin yapıldığını, Vergi ve SGK ödemelerinin yapıldığını, çalışanların alacakları hususunda davacı şirketi ibra ettiğine dair belgeyi ibraz etmeden davalı vekil eden şirketten ediminin ifasını isteyemediğini, istinaf incelemesi neticesinde kararın kaldırılmasını talep etme zorunluluğu hâsıl olduğunu, yerel mahkeme istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;
Davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini, taraflarınca sunulan istinaf dilekçede belirttiği beyan ve taleplerimiz dikkate alınarak ilk derece mahkemesinin kararının yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve 25.10.2023 tarihli istinaf dilekçesindeki talepleri doğrultusunda ilk derece mahkemesi hükmünün düzeltilerek, davanın esası hakkında karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;
Ödemelern icra takibi başlatıldıktan sonra yapıldığı için davalı şirketin, takip talep miktarı üzerinden hesaplanan harcın, masraf ve vekalet ücreti ile işlemiş faizinden sorumlu olduğunu, dosyaya yatırılan bedeller teminat olarak dosyaya alınması gerektiğinden, dosyaya yattığı tarihte değil, teminatın tahsilata dönerek alacak tahsilatı olarak dosyaya alınarak taraflara ödendiği tarihe göre dosya hesabının çıkarılmasının gerektiğini, İcra Müdürlüğünün yaptığı gibi; hesap hatalı ve alacaklaırnın eksik çıkacağını, davalı istinaf taleplerinin reddi ile, taraflarca yapılan itirazların dikkate alınmasını talep zorunluluğu hasıl olduğunu, maddi gerçeklerden uzak ve hukuki dayanaktan yoksun davalı İstinaf talebinin reddi ile Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli için düzenlenen faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK, 6098 sayılı TBK, 6102 sayılı TTK
- Değerlendirme
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli için düzenlenen faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile Davalının Hendek İcra Müdürlüğü'nün 2018/1389 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile; 27,00-TL asıl alacak, 84,00-TL takip masrafı, 35,90-TL başvuru harcı ve 7.178,98-TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 7.325,88-TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 27,00-TL Asıl alacağın takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, temlik alan davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelemesinde;
Dosya kapsamı itibariyle davacının talep edebileceği toplam alacak miktarı itibariyle reddedilen kısım 5.334,06 TL olduğundan istinaf edilen değer hüküm tarihi itibariyle HMK'nın 341/2. (ilgili hüküm Anayasa Mahkemesi’nin 24/2/2022 tarihli ve E.2021/34-K.2022/21 sayılı Kararı ile "kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar" yönünden iptal edilmiş olup somut davadaki uyuşmazlık bu kapsamda olmadığından) maddesinde yazılı 2022 yılı kesinlik sınırı olan 8.000 TL'nin altındadır. İlk Derece Mahkemesi tarafından davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurularının kesin karara karşı yapılması sebebiyle HMK'nın 346. maddesine göre reddedilmesi gerektiği, ancak mahkemece bu yönde bir karar verilmediği, dosyanın bu hali ile Dairemize gönderildiği, kararın kesin olması halinde İlk Derece Mahkemesince bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarih 3/4 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca parasal kesinlik sınırı nedeniyle temyiz edilemeyecek kararların temyizi halinde Yargıtay'ca temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi bu yolda Dairemizce de karar verilebileceği, kesinlik sınırının dikkate alınarak davacı vekilinin istinaf talebinin kesin karara ilişkin olması sebebiyle bu yönden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelemesinde;
Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, uyuşmazlığın bu hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği açıktır.
Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser yüklenicinin sermayesi, sanat ve becerisini kullanarak gerçekleştirdiği sonuçtur. İş sahibi ısmarladığı eserin belli nitelikler taşımasını, amacını karşılamasını arzu eder. Şayet ısmarlanan eser iş sahibinin beklentisini karşılamıyorsa sözleşmenin yararlar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eser, fen ve sanat kurallarına uygun ve iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imâl edilmelidir.
Ticari defterlerin delil olması yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları ise, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Davacının ticari defterleri ancak karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabileceğinden davacı taraf kendi ticari defterlerine delil olarak dayanmış ise davalı ticari defterlerinin de incelenmesini istemiş sayılmalı ve bu ticari defterler de incelenmelidir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Sözleşme ilişkisinin ispatlanması halinde, tebliğ edilip itiraz edilmeyen fatura miktar itibarıyla kesinleşir.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kuralla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; taraflara arasında iş sahibi davalı şirkete ait şirketin fabrika sahasında işçilerini çalıştırmasına ilişkin eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu, davalı şirketin 30.09.2018 tarihli Seri A Sıra No:... numaralı 75.924,83 TL bedelli faturanın 43.097,80 TL'sını ödendiği, kalan 32.827,03 TL'sı ile 22.10.2018 tarihli Seri A Sıra No:... numaralı 52.447,58 TL bedelli fatura miktarlarını ödemediğini iddiasıyla takip başlattığı, yapılan icra takibine itiraz üzerine itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İcra takibine yapılan itirazın davalıya tebliğ edildiğine ilişkin evraka rastlanmaması sebebiyle icra dosyasında alacaklının icra işlemleri yapmış olmasının itirazın tebliği anlamına gelmeyeceğinden davanın süresinde açıldığı değerlendirilmiştir.
Tacir olan tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemelerine göre; davacı şirketin davalıya düzenlediği iş bedeline ilişkin 30.09.2018 tarihli Seri A Sıra No:... numaralı 75.924,83 TL bedelli ve 22.10.2018 tarihli Seri A Sıra No:... numaralı 52.447,58 TL bedelli faturaların tarafların ticari defter kayıtlarında mevcut olduğu, davacının faturalar karşılığında davalıdan 83.067,76 TL banka üzerinden tahsilat yapmış olduğunu kayıtlarına intikal ettiği, Davacı ...'ın 2018 Yevmiye Defler kayıtlarında ...'nden (168.342,37-83.067,76=85.274,61) 85.274,61-TL alacaklı olduğu, Davalı ...'nin ...'dan satın almış olduğu hizmet bedellerine dair 168.342,37-TL turlarındaki faturaları 2018 Ticari defterlerine kayıt ettiği, Davalı Türsam Ulaşım Ve Enerji Sistemleri İmalat İthalat İhracat Taahhüt Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 2018 yılı yevmiye kayıtlarında, ...'dan satın almış olduğu hizmet bedellerine dair 168.342,37-TL faturalarına karşılık 83.067,76 TL banka üzerinden ödeme yapmış olduğu,14.11.2018 tarihinde 85.274,61-TL kaları borç bakiyesini davatının 2018 yılı yevmiye defterinin 761. Maddesinde Tursam Enerji Limited Şirketi'nin Kuveyt Türk bankası hesabından ödendiği (85.274,61-85.247,61)= 27,00-TL Alacak bakiyesi olduğu, Davalı ...'nin 2018 Ticari defter kayıtlarında 27,00-TL ...'dan alacaklı olduğu belirlenmiştir. Mahkemece, ticari defterdeki belirlemelere uygun şekilde 27,00 TL davacının alacaklı olduğunu tespit etmiş, bu hususta tekrar ek rapor aldırmamıştır.
Takibe konu iş bedeline ilişkin faturalara davalı taraf TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturaları süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydettiği, fatura münderecatını aynen kabul ettiği ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi (TTK'nın 84. ve 85. maddeleri) uyarınca ispatladığının kabulü gerekmiş olup, davalı taraf faturaların ticari deftere borç kaydederek fatura içeriğini kabul ettiği ve faturaların ve iş bedelinin kesinleşmiştir. Bu durumda, dava konusu işe ilişkin davacının düzenlediği 30.09.2018 tarihli 75.924,83 TL ve 22.10.2018 tarihli 52.447,58 TL bedelli faturalardaki yazılı miktar kesinleşmiştir. Bundan sonra davalı iş sahibi kesinleşen iş bedelini ödediğini kanıtlamalıdır.
Dosyanın incelemesinde; Davacı tarafından davalı hakkında aynı takibe ilişkin Hendek 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/416 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açılmış, Hendek 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.03.2020 Tarih 2018/416 Esas 2020/72 Karar sayılı ilamı ile itirazın iptaline karar verilmiştir. Davalı vekilince karar istinaf edilmiş Dairemizin 02.04.2021 tarihli, 2021/296 Esas, 2021/343 Karar sayılı kararıyla eksik inceleme ve araştırma sebebiyle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek dosya ilk derece Mahkemesine gönderilmiştir. İstinaf ilamı sonrasında Hendek 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 29/09/2021 tarih, 2021/131 Esas, 2021/360 Karar sayılı kararıyla görevsizlik kararı vererek dava dosyasını Sakarya Ticaret Mahkemesine göndermiştir. Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.01.2022 tarih, 2021/569 Esas, 2022/427 Karar sayılı kararıyla Hendek 2. Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik verilmiştir. Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen görevsizlik kararı davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemizce 21/04/2022 tarih, 2022/629 Esas 2022/594 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Dairemizin kararı sonrasında tebliğe rağmen taraflarca ilgili mahkemeye gönderme talebinde bulunulmadığından Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.06.2022 tarih, 2021/569 Esas, 2022/427 Karar sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve karar bu şekilde kesinleşmiştir. Davacı vekili tarafından 26.08.2022 tarihinde aynı takibe ilişkin Hendek 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/416 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkin eldeki davayı açılmıştır.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. Maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı bir dava olup, alacağın var olup olmadığının tespitinde dikkate alınması gereken tarih dava tarihidir. Eldeki davada, 26/08/2022 tarihinde itirazın iptali davasını açılmıştır. Davacı tarafça dava konusu faturalara ilişkin 30.10.2018 tarihinde Kdz.Ereğli 2. İcra Müdürlüğü’nün 2018/4214 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, borçlu tarafça borca itiraz edilmiştir. Davacı tarafça takibe konusu alacak için Hendek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/108 D.İş Esas, 2018/106 Karar sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı almıştır. Kararın uygulanması 12.11.2018 tarihinde Hendek İcra Müdürlüğü'nden istenerek, davalı şirketlerin malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulmuştur. Haciz konulması üzerine, esas takibe geçilmeden borçlu şirket ihtiyati haciz bedeli olan 85.247,61 TL'yi 14.11.2018 tarihinde hacizlerin kaldırılması için ihtirazi kayıtla borca itiraz ederek icra dosyasına yatırmıştır. Davacı Kdz. Ereğli 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4214 Esas sayılı dosyasındaki takip talebinden vazgeçmiş, Hendek İcra Müdürlüğü'nden itiraza uğrayan ve takibin devamı istenen Hendek İcra Müdürlüğü'nün 2018/1389 Esas sayılı dosya ile takibe geçilmiştir. Davalı tarafça takip konusu borca ve ferilerine itiraz etmiştir. Davacı tarafça Hendek 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/416 Esas sayılı dosyası ile 12.12.2018 tarihinde itirazın iptali davası açılmıştır. Mahkemece, Hendek İcra Müdürlüğü'nün 2018/1389 Esas sayılı takip dosyasında vaki itirazın iptaline, icra takibinin devamına karar verilmiştir. Davacı tarafından karar gereğince hükmedilen alacak kalemleri için davalı şirkete icra emri gönderilmesi ve dosyaya yatırılan bedelin ödenmesi talep edilmiştir. Davalı tarafından 14.11.2018 tarihinde icra dosyasına yatırılan 85.247,61 TL kesintilerden sonra davacıya 12.03.2020 tarihinde 76.629,00 TL ödenmiştir. Mahkeme kararı davalı tarafından tehir-i icra talepli olarak istinaf edilirken dosya alacağı ve 90 günlük işlemiş faizi ile birlikte davalı tarafından 16.06.2020 tarihinde dosyaya 63.565,18 TL teminat bedeli yapılmıştır. Davalının tehir-i icra kararının süresinin dolması üzerine 17.09.2020 tarihinde 62.743,59 TL davacıya ödeme yapılmıştır. Bu ödeme işleminin hatalı olduğunun anlaşılması üzerine ödenen 62.743,59 TL'nin dosyaya iadesi talep edilmiştir. İadenin sağlanamaması üzerine davacının Hendek İcra Müdürlüğü'nün 2018/1390 Esas sayılı dosyasındaki alacağı olan 50.483,85 TL üzerine haciz konularak 03.12.2021 tarihinde 2018/1389 esas sayılı icra dosyasına ödeme sağlanmıştır. Davacıya yapılan ve iadesi sağlanan bu bedeller dikkate alındığında (62.743,59 TL-50.483,85 TL) 12.259,74 TL alacağın davacı tarafından tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Davada, 03.12.2021 tarihinde haczen aktarılan 50.483,85 TL üzerinden itirazın iptali talep edilmiştir. Ayrıca, dosyaya iadesi sağlanan 50.483,85 TL içerisinde, vekalet ücretleri bulunması sebebiyle 22.206,58 TL'lık kısmı için 16.11.2022 tarihinde haciz kaldırılarak davacının alacaklı olduğu diğer takip dosyasına iade edilmiştir.
Davalı borçlu tarafından dosyaya yapılan ödemelerin İcra Dairesine ihtirazi kayıtla yapılması borcu karşılığında yapıldığı sonucunu değiştirmez. TBK'nun 100. maddesinde, ''Borçlu faiz veya masrafları tediyede gecikmiş değil ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir'' düzenlemesi yer almaktadır. Mahkemece, davalının 14.11.2018 tarihinde 85.274,61 TL kalan borç bakiyesini 85.247,61 TL ödeme düşüldüğünde 27,00 TL alacaklı olduğu belirlenmiştir. Mahkemece, davalının ödemesi dikkate alınarak yapılan hesaplamada; davalının tahsil harcı dışındaki harçların toplamı olan 84,00-TL takip masrafı, 35,90-TL başvuru harcı, 7.178,98-TL AAÜT 11/4.maddesince hesaplanan icra vekalet ücretinden davalının sorumlu olduğu kabulü yerindedir. Bu belirlemeye göre, davacının toplam 7.357,88 TL yönünden takibi devam ettirme hakkı bulunmaktadır. Davalı tarafça dosyaya yapılan 14.11.2018 tarihli ödemelerin icra takip dosyasına yatırıldığı tarih itibariyle takibe konu borca yapıldığının kabulü gerektiğinden davacının kendilerine yapılan ödeme tarihine göre faiz istemi talebi yerinde değildir. Bu durumda, ödemeler ve ödeme tarihlerine göre işletilecek yasal faiz dikkate alındığında dava açılmadan önce bakiye alacak ve ferilerinin ödendiği anlaşılmakla dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. İstinaf eden sıfatına göre mahkemenin kararı sonucu itibariyle yerinde görülmüştür.
Ayrıca, asıl borcun kısmen ödenmiş olması ve davacının alacağının belirlenmesi yargılamayı gerektirmesi sebebiyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI.KARAR
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin davacının istinaf başvurusunun usulden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
-
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2, 346 ve 352/1 maddeleri gereğince REDDİNE,
-
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/09/2023 tarih, 2022/755 E . 2023/471 K sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
-
Davacı taraftan alınması gerekli 427,60. TL karar harcından peşin alınan 269,85 TL+ 275,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 117,25 TL'nin talep halinde davacıya iadesine
-
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına,
-
Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
İstinaf kararının yerel mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK.362/1-a maddesi uyarınca 29/02/2024 tarihinde KESİN olarak karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalı
...
Üye
...
¸e-imzalı
...
Üye
...
¸e-imzalı
...
Katip
...
¸e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39