Sakarya BAM 5. HD 2023/1473 E. 2024/351 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
bam
2023/1473
2024/351
22 Şubat 2024
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1473
KARAR NO : 2024/351
KARAR TARİHİ : 22/02/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ : 01/11/2021
KARAR TARİHİ : 26/01/2023
NUMARASI : 2021/519 Esas -2023/63 Karar
DAVACI : ... - T.C. Kimlik No: ...-...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : SAFİ DERİNCE ULUSLARARASI LİMAN İŞLETMECİLİĞİ ANONİM ŞİRKETİ - ... -...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : Eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli için düzenlenen faturanın tahsiline yönelik yapılan icra takibine vaki kısmi itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemi
HÜKÜM : Kararın kaldırılması- yeniden hüküm
İSTİNAF EDEN : Davacı vekili
Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli için düzenlenen faturanın tahsiline yönelik yapılan icra takibine vaki kısmi itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;
Davalının liman işletmeciliği yaptığını, bu işletmede kullanılan forkliftin hasar görmesi üzerine, satıcı distribütörün yetkilendirmesi ile servis faaliyetleri yürüten müvekkili şirkete forkliftin tamiri ve onarımı için başvuruda bulunulduğunu, vekil eden tarafından da, davalı şirkete ait forkliftin bakım ve onarım yapılarak 224.878,37 TL tutarındaki tamirat bedeli davalı şirkete ait 25/02/2021 tarihinde fatura edildiğini, takip eden süreçte tamirat bedeline ilişkin olarak düzenlenilen faturaya ilişkin olarak vekil eden davacıya herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine davalı aleyhine fatura alacağına dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatıldığını, Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2021/87610 Esas nolu dosya kapsamında başlatılan ilamsız icra takibine 18/05/2021 tarihinde davalı vekili tarafından itiraz edildiğini, bu doğrultuda taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili olarak 24/05/2021 tarihinde arabuluculuk bürosuna başvurulduğunu, tarafların anlaşamadığını belirterek, davanın kabulü ile Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2021/87610 Esas sayılı icra dosyasında ki vaki itirazın iptaline, icra takibinin devamını, haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz eden davalı aleyhine asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;
Davacı tarafın davaya konu tüm iddia ve taleplerinde müvekkili şirketçe işletilen limanda kullanılan forkliftin tamiri hizmeti verdiğini, bu sebeple 224.873,37 TL tamirat bedeline hak kazandığını iddia etmekteyse de bu durumun davacı tarafın ifade ettiği kadar basit olmadığını, müvekkili şirkete ait Hyundai marka 50D-9SAE Model numaralı ve ... seri numaralı forklift 17/04/2020 tarihinde hasarlanmış ve gerekli onarımların yapılması için 04/05/2020 tarihinde Hyundai yetkili servisi olarak davacı tarafa teslim edildiğini, onarıma ilişkin 30/04/2020 tarihinde ilk teklifin sunulduğunu, bunun üzerine teslimin gerçekleştiğini, ilgili forkliftin onarımı için teslim alan davacı taraf ile birden çok kez yapılan şifahi görüşmelerde parça beklendiği gibi cevaplar verildiğini, birçok görüşmenin cevapsız bırakıldığını, davacı tarafın makul sürede onarım gerçekleştirmemesi ve hatta ilgili forklifti yaklaşık 1 yıl sonra onararak teslim etmiş olması davacı tarafın vekil edene uğranılan tüm zararlardan sorumlu olduğunu aleni bir şekilde ortaya koyduğunu belirterek, davacı tarafın hukuka ve hakkaniyete aykırı bir hiçbir dayanağı bulunmayan davasının reddine, %20'den az olmamak üzere davacı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; ''Davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, davalının Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2021/87610 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu kısmi itirazın kısmen iptali ile takibin 40.000,00 TL asıl alacak ve 776,71 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 40.776,71 TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek avans faizi ile birlikte devamına, alacak likit olduğundan İİK 67/2. madde uyarınca 40.776,71 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatına davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine'' karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinafa başvuru dilekçesinde özetle;
Yerel mahkemece onarım için gerekli makul sürenin tespitine ilişkin yeterli araştırma yapılmaksızın karar verildiğini, takas def'i hususunda değerlendirilme yapılabilmesi için, öncelikle davaya konu forkliftin onarımı için makul süre tespiti yapılması gerektiğini ve bu kapsamda bir zarar mevcut olması gerektiğini, yerel mahkemece makul süre tespiti hususunda yeterli inceleme yapılmaksızın ve itirazlarının dikkate alınmaksızın davaya konu forkliftin onarım süresi 2 ay olarak kabul edildiğini, takasa konu kiralama bedelinden yalnızca % 20 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak vekil eden davacının alacağından söz konusu kiralama bedeli mahsup edildiğini, Yerel mahkemece verilen işbu karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, tarafımızca kabulü mümkün olmadığını, davalı tarafın söz konusu forklifti onarım için vekil edene teslim etmesi ve sonrasında vekil eden kaynaklanmayan nedenlerle meydana gelen aksaklıklar dikkate alındığında vekil eden davacının onarımı makul süre içerisinde yaptığı açıkça anlaşıldığını, dava konusu forklift vekil eden davacıya 04.05.2020 tarihi itibariyle onarım için teslim edilmiş olmasına karşılık, taraflarca forkliftin onarım süresine ilişkin olarak herhangi bir teslim süresi kararlaştırılmadığını, taraflarca bu şekilde bir teslim süresi kararlaştırılmamış olmasına rağmen, vekil eden davacı tarafından gecikmeye mahal vermemek adına gerekli onarım işlemleri ivedilikle ve titizlikle yürütüldüğünü, yapılan ilk fiziki incelemeler neticesinde onarıma konu forkliftte başkaca arızaların varlığı da tespit edildiğini, tespit edilen bu yeni aksaklıkların ardından da iş sahibine bilgi vermeksizin habersiz bir şekilde külfet altına girmek istemeyen vekil eden tarafından, bu durumun davalı şirkete arz edildiğini ve devamında da tespit edilen yeni sorunların onarımı için ek malzemelere ihtiyaç duyulduğu belirtilerek, 12.06.2020 tarihinde ikinci bir revize fiyat teklif listesinin sunulduğunu, dosya kapsamında takas def'inin ileri sürülmesi mümkün olmadığını, davalı tarafın vekil edene teslim edilen forkliftin süresinde onarımının yapılmadığını, forkliftin vekil eden bulunduğu süre içerisinde forklift kiralaması yapmak zorunda kaldıklarını, zarara uğradıklarını ileri sürerek kiralama bedelinin takas def'i kapsamında kaldığını, vekil eden davacıya herhangi bir borçlarının bulunmadığını beyan etmişlerdir davalı tarafın onarımda olan forkliftin yerine salt bu onarım sebebiyle yeni bir forklif kiraladıklarına ilişkin beyanları gerçeği yansıtmamakta olduğunu, vekil eden davacıya onarım amacıyla bırakılan forklift beş tonluk olup, davalı tarafın salt bu forkliftin onarımda olması sebebiyle kiraladığını iddia ettiği forkliftlerin ağırlığı ise, davalı tarafça kiralama hususuna ilişkin olarak sunulan fatura kayıtlarından da anlaşılacağı üzere, on altı tonluk ve yedi tonluk olduğunu, dava konusu olan ve beş ton büyüklüğünde olan forkliftin onarım sürecinde, bu forklif yerine kiralandığı iddia edilen forklif sayısının fazla olması da, davalı tarafça yapılan kiralamalarını, dava konusu forkliftin onarımda olması sebebine dayanmadığını gösterdiğini, yerel mahkemece davalı şirket tarafından yapmış olduğu kiralamalara ilişkin kiralama bedelinin vekil edenin alacağından mahsup ederek, davanın kısmen kabulüne ilişkin vermiş olduğu kararın usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, istinaf taleplerinin kabulünü, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasını, davanın istinaf mahkemesinde görülerek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli için düzenlenen faturanın tahsiline yönelik yapılan icra takibine vaki kısmi itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK, 6098 sayılı TBK, 6102 sayılı TTK, 2004 sayılı İİK
- Değerlendirme
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli için düzenlenen faturanın tahsiline yönelik yapılan icra takibine vaki kısmi itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
Davacı; yanlar arasında forkliftin tamiri ve onarımına ilişkin sözleşme bulunduğunu, sözleşme kapsamında edimlerini tamamlamasına ve teslim etmesine rağmen davalının 25.02.2021 tarihli 224.878,34 TL tutarlı faturaya dayalı alacağın tahsili için davalı şirket aleyhine Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2021/87610 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalı tarafça 224.878,34 TL fatura alacağının (KDV dahil) 82.600,00 TL'sinin kabul etmediklerini, 142.278,34 TL'si ve takip öncesi işlemiş faizin de bu vesile ile 2.987,84 TL'si kabul etiklerini, 82.600,00 TL fatura alacağı, 1.734,61 TL takip öncesi işlemiş faize ve iş bu kısma ilişkin faize ve tüm fer'ilerine itiraz ettikleri, karşı davalı şirketin haksız olarak itiraz ettiklerini ve takibin durmasına sebebiyet verdiğini belirterek haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; şirkete ait Hyundai marka 50D-9SAE Model numaralı ve ...seri numaralı forklift 17/04/2020 tarihinde hasarlandığını, gerekli onarımların yapılması için 04/05/2020 tarihinde Hyundai yetkili servisi olarak davacı tarafa teslim edildiğini, onarıma ilişkin 30/04/2020 tarihinde ilk teklifin sunulduğunu, bunun üzerine teslimin gerçekleştiğini, ilgili forkliftin onarımı için teslim alan davacı taraf ile birden çok kez yapılan şifahi görüşmelerde parça beklendiği gibi cevaplar verildiğini, birçok görüşmenin cevapsız bırakıldığını, davacı tarafın makul sürede onarım gerçekleştirilmediğini, forkliftin yaklaşık 1 yıl sonra onararak teslim edildiğini, bu dönemde başka firmalardan forklift kirlanmak zorunda kalındığını, davacı tarafın uğranılan tüm zararlardan sorumlu olduğunu, forkliftin zamanında teslim edilmemesi sebbeiyle zararlarına ilişkin takas definde bulunduklarını, davacı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı tarafa eksik istinaf başvuru harcının ikmaline yönelik ihtaratlı muhtıra çıkarıldığı, davalı vekiline tebliğe rağmen verilen sürede eksikliğin giderilmemesi sebebiyle ek kararla davalı tarafın istinaf başvurusunun yapılmamasına karar verilmiştir. Bu ek karara karşı davalı tarafça istinafa başvurulmamıştır. Buna göre, Dairemizce, davacının istinaf talebinin incelenmesi yapılmıştır.
Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmede imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, uyuşmazlığın bu hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği açıktır.
Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser yüklenicinin sermayesi, sanat ve becerisini kullanarak gerçekleştirdiği sonuçtur. İş sahibi ısmarladığı eserin belli nitelikler taşımasını, amacını karşılamasını arzu eder. Şayet ısmarlanan eser iş sahibinin beklentisini karşılamıyorsa sözleşmenin yararlar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eser, fen ve sanat kurallarına uygun ve iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imâl edilmelidir.
Ticari defterlerin delil olması yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları ise, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Davacının ticari defterleri ancak karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabileceğinden davacı taraf kendi ticari defterlerine delil olarak dayanmış ise davalı ticari defterlerinin de incelenmesini istemiş sayılmalı ve bu ticari defterler de incelenmelidir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Sözleşme ilişkisinin ispatlanması halinde, tebliğ edilip itiraz edilmeyen fatura miktar itibarıyla kesinleşir.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kuralla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; taraflara arasında iş sahibi şirkete ait Hyundai marka 50D-9SAE Model numaralı ve ... seri numaralı forklift onarımına ilişkin eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu, forklift 04/05/2020 tarihinde Hyundai yetkili servisi olarak davacı tarafa teslim edildiğini, davalı tarafından davacıya çekilen 20.01.2021 tarihinde Kartal 4. Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname ile forkliftin onarım süresinin uzadığını ve 15 gün içinde onarımın tamamlanarak forkliftin kendilerine teslim edilmesini talep edildiği, taraflar arasında onarım süresi ile ilgili bir süre tayin edilmediği, forkliftin 25.02.2021 tarihinde onarılmış olarak davalıya teslim edildiği anlaşılmaktadır.
Tacir olan tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemelerine göre; davacı şirketin davalıya düzenlediği iş bedeline ilişkin 224.878,34-TL'lik faturanın tarafların ticari defter kayıtlarında mevcut olduğu, BA ve BS formları ile vergi dairesine bildirildiği, fatura karşılıklarının tahsil edilmediği anlaşılmaktadır. Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturadaki alacakla ilgili olarak, süre geçtikten sonra iade edilmesi veya ticari defterlere kaydedildikten sonra iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz süresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan iade edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Faturaya itiraz edilmemesi sözleşme ilişkisini kanıtlamaz ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde, bu sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşir. Bu durumda, dava konusu işe ilişkin davacının düzenlediği 224.878,34-TL'lik faturada yazılı miktar kesinleşmiştir. Bundan sonra davalı iş sahibi kesinleşen iş bedelini ödediğini kanıtlamalıdır.
Davacının kesinleşen 224.878,34-TL alacağa ilişkin ödemede bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı borçlu takibe itirazında 224.878,34 TL fatura alacağının 142.278,34 TL'si ve 2.987,84 TL'si takip öncesi işlemiş faizini kabul ettiklerini, 82.600,00 TL fatura alacağı, 1.734,61 TL takip öncesi işlemiş faize ve iş bu kısma ilişkin faize ve tüm fer'ilerine itiraz ettikleri belirtmişlerdir.
Davalı tarafça davacının onarım süresinde geciktiğini ve bu sürede forklift kiralanmak zorunda kalındığı belirtilerek bu zarar bedelinden dava konusu alacaktan takasını talep ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, bilirkişi raporlarında dava konusu forkliftin tamir süresinin 2 ay olduğu, davacının forkliftin teslim alması ile teslim etmesi arasında geçen sürenin 10 ay 20 gün olduğu, makul onarım süresi düşüldüğünde yüklenicinin 8 ay 20 gün boyunca teslimatı geciktirdiği, 5 tonluk forkliftin aylık ortalama kira bedeli 6.500,00 TL'nin olduğu kabul edilerek, gecikilen 240 gün için 52.000,00 TL kiralama ücreti hesaplanmıştır. Bu bedelden bakım ve onarım süreleri Covid-19 tedbirlerinin alındığı sürece denk gelmesi, bakım ve onarıma sözleşmesine ilişkin sonradan revizyon yapılması dikkate alınarak kiralama ücretinden %20 oranında hakkaniyet indirimi uygulanarak davalının gecikme nedeniyle kiralama zararı 41.600,00 TL olduğu belirlenmiştir. Fakat, iş sahibi tarafından yükleniciye Kartal 1. Noterliğinin 20.01.2021 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle onarımda bulunan forkliftin teslimi için 15 günlük süre tayin etmiştir. Bu şekilde, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinde işin teslim süresi için tarih belirlenmediği, davacının ihtarı ile araçın teslimine ilişkin süre belirlendiği anlaşılmaktadır. 20.01.2021 tarihli ihtarnamedeki 15 günlük süre dikkate alındığında 04.02.2021 tarihinde teslim süresi son bulmaktadır. Davalı iş sahibinin forklifti teslim tarihi ve aradan geçen süre dikkate alındığında onarım için teslim tarihine makul süre eklenmesi gerekmemektedir. Mahkemenin 5 tonluk forkliftin 6.500,00 TL aylık kira bedeli belirlemesi dosyadaki bilgi ve belgelere göre piyasa rayicine uygun olup, 04.02.2021-25.02.2021 tarihleri arasındaki dönem için davalıya gecikme tazminatına ilişkin zararının 4.116,60 TL olduğu hesaplanmıştır. Davalının takas talebi değerlendirildiğinde, takip dosyasında itiraz edilmeyen kısmın tahsil edildiğini, itiraz edilen 82.600,00 TL asıl alacaktan davalının kiralama zararı olarak belirlenen 4.116,60 TL mahsup edildiğinde davacının alacağı 78.483,40 TL olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemenin davalının temerrüte düştüğü tarihin belirlenmesine ilişkin değerlendirmesi doğru değil ise de, davacı tarafın faizin belirlenme yöntemine ilişkin istinafı bulunmadığından mahkemenin faizin hesaplama yöntemi ve bu yöndeki kabulü kesinleşmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nin faize ilişkin kabulü dikkate alınarak yapılan hesaplamada; dava konusu faturanın tebliğ tarihinin 25/02/2021 olduğu, TTK'nın 1530. maddesine göre 30 gün sonrası olan 25/03/2021 tarihinde davalının temerrütünün gerçekleştiği ve takip tarihinin 10/05/2021 olduğu gözetildiğinde F=AxNxT/100 formülünden 78.483,40 TL x 1 x 15, 75/100 = 12.361,13 TL yıllık faizin çıktığı ve 45 günlük faizin 1.523,97 TL'ye tekabül ettiği anlaşıldığından davanın 78.483,40 TL asıl alacak ile 1.523,97 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 80.007,37 TL üzerinden kabulüne, alacak likit olduğundan davalının haksız olarak itiraz ettiği belirlenen takip miktarı üzerinden icra inkar tazminatına mahkumiyetine dair aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurmak gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, istinafa gelmeyen davalı yönünden hükmün ferilerine ilişkin bu hususun kesinleştiği dikkate alınarak davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/01/2023 tarihli, 2021/519 Esas . 2023/63 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1. b. 2 maddesi gereği KALDIRILMASINA, aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına,
-
Davanın KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİ İLE,
-
Davalının Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2021/87610 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu kısmi itirazın kısmen iptali ile takibin 78.483,40 TL asıl alacak ve 1.523,97 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 80.007,37 TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya yönelik talebin reddine,
-
Alacak likit olduğundan İİK 67/2. madde uyarınca 80.007,37 TL üzerinden % 20 oranında hesaplanan 16.001,47 TL icra inkar tazminatına davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,
-
Alınması gerekli 5.465,30 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 292,23 TL (icra dosyasına yatırılan 1.148,00 TL miktardaki fazla harç mahsup edilmiştir) harcın mahsubu ile kalan 4.025,07 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)
-
İlk Derece Mahkemesince hesaplanan harç miktarı ile Dairemizce hesaplanan harç miktarının farklı olduğu, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince düzenlenen 17/10/2023 tarih, 2023/390 nolu harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iadesinin istenmesine,
-
6325 sayılı HUAK 18/A. 13,14. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden Kocaeli Arabuluculuk Bürosu 2021/536 numaralı dosyasında ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücreti, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması halinde haksız çıkacak taraftan tahsil olunacağı düzenlendiğinden davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)
-
İlk Derece Mahkemesince arabulucuğa ilişkin düzenlenen 17/10/2023 tarih, 2023/390 nolu harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iadesinin istenmesine,
-
Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 4.327,24 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ve 292,23 TL peşin harç olmak üzere toplam 351,53 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
12-Davacı tarafından yapılan 142,50 TL müzekkere ve tebligat gideri, 5.500,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 5.642,50 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmına göre belirlenen 5.360,37 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
13-Yargılama sonucunda ve re'sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re'sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve HMK m.333 düzenlemesi gözetilmek suretiyle avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
İstinaf incelemesi bakımından;
14-Davacının istinaf başvurusu kabul gördüğünden istinaf karar harcının (270,00 TL) talep halinde kendisine iadesine,
15-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapmış olduğu 738,00 TL istinaf başvuru harcı bedelinden ibaret istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
16-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
17-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
18-Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK.362/1-a maddesi uyarınca 22/02/2024 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalı
...
Üye
...
¸e-imzalı
...
Üye
...
¸e-imzalı
...
Katip
...
¸e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59